<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Gündem Gazetesi | Son Dakika Antalya Haberleri</title>
    <link>https://www.antalyagundem.com.tr</link>
    <description>Antalya haber, Antalya ve çevresindeki güncel olaylar, etkinlikler ve gelişmelerle ilgili en son bilgileri sunan haber kaynağıdır. Antalya'nın kültürel, ekonomik, sosyal ve turistik alanlardaki önemli gelişmeleri takip etmek için Antalya Gündem haber ile takipte kalın</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.antalyagundem.com.tr/rss/saglik-yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Jul 2026 01:18:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/rss/saglik-yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da 61 yaşındaki kadın yeniden sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-61-yasindaki-kadin-yeniden-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-61-yasindaki-kadin-yeniden-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da göbek fıtığı nedeniyle ağrı, karın şişliği ve nefes darlığı yaşayan 61 yaşındaki kadın, yapılan tomografinin ardından acil ameliyata alındı. Bağırsaklarının yaklaşık 40 santimetrelik bölümünde kangren ve delinme tespit edilen kadın, yoğun bakım sürecinin ardından sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da uzun süredir göbek fıtığı şikayeti bulunan 61 yaşındaki Nihal Uygun, ağrılarının artması, karın bölgesinde şişlik ve nefes darlığı şikayetleri üzerine Medical Park Antalya Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Yapılan değerlendirme ve tomografi sonuçlarında fıtığın sıkıştığı belirlenince Uygun, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş tarafından vakit kaybedilmeden ameliyata alındı. Ameliyatta, Uygun'un bağırsağının yaklaşık 40 santimetrelik bölümünde kangren geliştiği, bir kısmında ise delinme meydana geldiği belirlendi. Bağırsak içeriğinin karın boşluğuna aktığı, buna bağlı olarak sepsis, böbrek, karaciğer, akciğer ve solunum sistemiyle ilgili ciddi sorunlar oluştuğu ifade edildi. Ameliyatın ardından yoğun bakımda solunum cihazına bağlı takip edilen Uygun, yaklaşık 15 günlük tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Antalya’da 61 Yaşındaki Kadın Yeniden Sağlığına Kavuştu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyada-61-yasindaki-kadin-yeniden-sagligina-kavustu-2.jpg" width="1440" />Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, hastanın uzun süredir göbek fıtığı şikayeti bulunduğunu belirterek, son dönemde ağrı, bulantı ve kusma şikayetlerinin arttığını söyledi. Tomografi görüntülerinde sıkışmış göbek fıtığını gördüklerini ifade eden Ateş, "Sıkışmış göbek fıtığı olayını görür görmez direkt ameliyata aldım. Fıtık deyip hafife almamak lazım. Hastamızda olduğu gibi kangrene, hatta kangren olup bağırsakların delinmesine kadar gidebiliyor olay" dedi. Tedavi sürecinin olumlu ilerlediğini belirten Ateş, hastanın organ fonksiyonlarının toparladığını söyledi. Ateş, "Böbreklerimiz iyi şu anda. Böbrek üstü bezimiz iyi, akciğerlerimiz iyi. Güzel toparladık ve mutlu bir şekilde evine gönderiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Antalya’da 61 Yaşındaki Kadın Yeniden Sağlığına Kavuştu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyada-61-yasindaki-kadin-yeniden-sagligina-kavustu-1.jpg" width="1620" />Fıtıkların zamanında tedavi edildiğinde genellikle daha kolay müdahale edilebilen rahatsızlıklar olduğunu vurgulayan Ateş, ihmal edildiğinde ise hayati risk oluşturabileceğine dikkat çekerek, "Fıtıklar çok basit görünen, tedavisi de çok kolay yapılan rahatsızlıklar. Laparoskopik yöntemle bir gece yatırıp rahat bir şekilde ameliyat edip gönderebiliyoruz. Ancak kontrolden çıktığı zaman, sıkıştığında, kangren olduğunda hatta delindiğinde ölümcül dahi olabilen durumlardır. O yüzden fıtık deyip hafife almamak lazım. Zamanında müdahaleyle kurtulmak lazım" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-61-yasindaki-kadin-yeniden-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyada-61-yasindaki-kadin-yeniden-sagligina-kavustu-3.jpg" type="image/jpeg" length="56226"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nuri Cömert’ten kalp krizi uyarısı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/kardiyoloji-uzmani-dr-nuri-comertten-kalp-krizi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/kardiyoloji-uzmani-dr-nuri-comertten-kalp-krizi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de ölümlerin yaklaşık yüzde 36'sını oluşturan dolaşım sistemi hastalıklarına dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nuri Cömert, kalp krizinin risk faktörleri, belirtileri ve kriz anında yapılması gerekenlerle ilgili uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern yaşamın getirdiği stres, hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme alışkanlıklarının kalp ve damar hastalıklarının görülme sıklığını artırdığını belirten Memorial Antalya Hastanesi kardiyoloji bölümünden Dr. Nuri Cömert, kalp krizinin erken fark edilmesi ve gerekli önlemlerin alınmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.<br />
Kalp hastalıklarının her yaşta görülebileceğini belirten Cömert, erkeklerde 45 yaşından sonra, kadınlarda ise menopoz dönemiyle birlikte riskin belirgin şekilde arttığını kaydetti. Hareketsiz yaşam, kronik stres, sigara kullanımı, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet ve genetik yatkınlığın önemli risk faktörleri arasında yer aldığını aktardı.</p>

<p><img alt="Gizli Kalp Krizi Kalp Krizinin Sessiz Belirtileri" class="detail-photo img-fluid" height="1414" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2024/12/gizli-kalp-krizi-kalp-krizinin-sessiz-belirtileri.jpeg" width="2119" />Düzenli sağlık kontrollerinin önemine değinen Cömert, kolesterol, kan şekeri ve tansiyon değerlerinin bilinmesi gerektiğini belirterek, temel kan testleri ve kardiyoloji muayenesi sonrasında kişiye özel risk değerlendirmesi yapılabildiğini ifade etti.<br />
Yaz aylarında etkili olan sıcak hava dalgalarının da kalp ve damar sistemi üzerinde ek yük oluşturduğunu belirten Cömert, yüksek sıcaklıkların kalp atış hızını artırabildiğini, vücudun sıvı kaybına bağlı olarak kalp krizi riskinin yükselebildiğini söyledi. Özellikle yaşlılar ile hipertansiyon ve kalp hastalığı bulunan kişilerin sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini kaydetti.</p>

<p><img alt="Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nuri Cömert’ten Kalp Krizi Uyarısı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/kardiyoloji-uzmani-dr-nuri-comertten-kalp-krizi-uyarisi.jpg" width="1619" />Kalp krizinin genellikle göğüs ortasında baskı, sıkışma veya yanma hissiyle başladığını belirten Cömert, ağrının sol kola, sırta, boyuna veya omuza yayılabileceğini ifade etti. Ani nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, kusma, baygınlık hissi ve bazı hastalarda sindirim sistemi şikayetlerinin de kalp krizinin belirtileri arasında yer alabildiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kalp Krizi Gizli Kalp Krizi" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2024/12/kalp-krizi-gizli-kalp-krizi.jpeg" width="1503" />Kalp krizi şüphesi durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerektiğini belirten Cömert, hastanın oturur veya yarı yatar pozisyona getirilmesi, sıkı kıyafetlerinin gevşetilmesi ve yalnız bırakılmaması gerektiğini ifade etti. Kalp ve solunum durması gelişmesi halinde ise temel yaşam desteği ile otomatik harici defibrilatör (AED) kullanımının önem taşıdığını söyledi.<br />
Cömert, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altına alınmasının kalp krizi riskinin azaltılmasında etkili olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/kardiyoloji-uzmani-dr-nuri-comertten-kalp-krizi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2024/12/kalp-krizikalp-hastaliklari.jpeg" type="image/jpeg" length="10721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin ölünü gerçekleşen hastanın organları 3 kişiye umut oldu]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/beyin-olunu-gerceklesen-hastanin-organlari-3-kisiye-umut-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/beyin-olunu-gerceklesen-hastanin-organlari-3-kisiye-umut-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Fethiye ilçesinde beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın ailesinin verdiği kararla bağışlanan organları, 3 hastaya umut oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel bir hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi görürken yapılan tüm müdahalelere rağmen beyin ölümü gerçekleşen hastanın ailesi, organ bağışı kararı aldı. Sağlık Bakanlığı ile kurulan hızlı koordinasyon neticesinde, hastanın iki böbreği ve bir karaciğeri başarıyla teslim alındı. Hastanedeki operasyonun ardından hayati önem taşıyan organlar, donanımlı ekipler vasıtasıyla İzmir'e sevk edildi.</p>

<p><img alt="Beyin Olumu Gerceklesen Hastanin Organlari 3 Kisiye Umut Oldu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="990" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/beyin-olumu-gerceklesen-hastanin-organlari-3-kisiye-umut-oldu-1.jpg" width="1760" /></p>

<h2>3 HASTAYA UMUT OLDU</h2>

<p>Bağışlanan organları teslim alan Op. Dr. Rasım Farajov, "Hastanede Dr. Osman Bey ve ekibi, beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından bizimle son derece hassas bir şekilde iletişime geçerek organ bağışı sürecini anlattılar. Biz de bu onurlu talebi kabul ettik. Bir canımızı kaybettik ama iki böbrek ve bir karaciğer ile 3 hastaya umut, 3 hastaya can olacağımızı bilmek acımızı hafifletiyor. Buradan İzmir'e nakil için gidiyoruz. Bizlere her an destek olan ve bu süreci kusursuz yöneten hastane ekibine minnettarız" şeklinde konuştu.</p>

<h2>ORGAN BAĞIŞININ ÖNEMİNE VURGU YAPTI</h2>

<p>Özel hastanenin anestezi uzmanı Dr. Osman Yapakçı ise ailenin sergilediği fedakarlığın önemine değindi. Vefat eden hastaya Allah'tan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileyen Yapakçı, "30 yıllık meslek hayatım boyunca organ nakli bekleyen hastaların çaresizliklerine, her sabah yeni bir umutla uyanışlarına defalarca şahit oldum. Diğer tarafta ise beyin ölümü gerçekleşen ailelerin yaşadığı o tarifsiz acıyı çok iyi biliyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Beyin Olumu Gerceklesen Hastanin Organlari 3 Kisiye Umut Oldu (3)" class="detail-photo img-fluid" height="990" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/beyin-olumu-gerceklesen-hastanin-organlari-3-kisiye-umut-oldu-3.jpg" width="1760" /></p>

<h2>“İNSANLIĞIN ULAŞTIĞI EN ÜST MERTEBELERDEN BİRİDİR”</h2>

<p>Dün saat 15.00'ten bu yana çok yoğun, çok titiz bir süreç yönettik. Bakanlığımızın gözetiminde, hastanemizdeki geniş hekim kadromuzla tüm değerlendirmeleri eksiksiz tamamladık. Ailemizin verdiği bu asil karar, tıp dünyasının ve insanlığın ulaştığı en üst mertebelerden biridir. Kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz. Dileriz ki, operasyonu bekleyen hastalarımız bu organlarla şifa bulur ve hayata yeniden tutunurlar" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/beyin-olunu-gerceklesen-hastanin-organlari-3-kisiye-umut-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 23:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/beyin-olumu-gerceklesen-hastanin-organlari-3-kisiye-umut-oldu-2.jpg" type="image/jpeg" length="87254"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fizyoterapist Ahmet Olgun milyonların şifa bulduğu tedaviyi Antalya’ya taşıdı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada milyonlarca kişiye ulaşan Fizyoterapist Eren Mehmet Bozoğlu tarafından Türkiye’ye kazandırılan ‘Atlas terapi’ yöntemi; Bozoğlu’nun öğrenci Fizyoterapist Ahmet Olgun tarafından Antalya’da uygulanmaya başlandı. Tedavi yöntemini Antalya’da uygulayan Ahmet Olgun, baş-boyun ağrısından migrene, kulak çınlamalarından duruş bozukluklarına kadar birçok hastalıkta destekleyici tedavi sunduklarını dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Atlas Terapi' adı verilen özel tedavi yöntemiyle tanınan Fizyoterapist Eren Mehmet Bozoğlu, geliştirdiği bu yöntemle Atlas Terapi Derneği bünyesinde Türkiye’nin pek çok noktasından gelen hastalarına şifa oldu. Söz konusu tedavi yöntemiyle sosyal medyada milyonlarca takipçiye ulaşan Bozoğlu’nun tedavi yöntemi Antalya’da uygulanmaya başlandı. Bozoğlu’nun öğrencisi Fizyoterapist Ahmet Olgun’un Antalya’da uygulamaya başladığı tedavi yönetimi dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Fizyoterapist Ahmet Olgun Milyonların Şifa Bulduğu Tedaviyi Antalya’ya Taşıdı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi-3.jpeg" width="1200" />Bozoğlu'nun yetiştirdiği öğrencilerinden Fizyoterapist Ahmet Olgun, Antalya'nın Muratpaşa İlçesi Tekelioğlu Caddesi Fener Mahallesi Working Plaza’daki kliniğinde; özel terapi yöntemiyle hastalarını tedavi etmeye başladı. Söz konusu tedaviyle birlikte İşitme kaybı, kulak çınlaması, diş sıkma, şaşılık, baş-boyun ağrıları, migren, baş dönmesi, kas-iskelet ağrıları ve duruş bozuklukları yaşayan hastalara şifa dağıtan Fizyoterapist Olgun, uygulanan tedavi yönteminin ayrıntılarını anlattı.</p>

<h2>ÖZEL BİR TEDAVİ YÖNTEMİ</h2>

<p>‘Atlas terapi’ yönteminin özel bir manuel terapi yöntemi olduğunu ifade eden Olgun, “Atlas Terapiyle tedavi yöntemi omurganın en üst kısmında yer alan ve kafatasını taşıyan birinci boyun omurunun doğru hizalanmasını hedefleyen özel bir manuel terapi yöntemidir. Bu omurdaki kayma veya duruş bozukluklarını düzeltmeyi amaçlar” diye konuştu.</p>

<h2>“KAFATASI İLE OMURGA ARASINDAKİ GEÇİŞİ SAĞLAR”</h2>

<p><img alt="Fizyoterapist Ahmet Olgun Milyonların Şifa Bulduğu Tedaviyi Antalya’ya Taşıdı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi-2.jpeg" width="1200" />“Atlas, kafatası ile omurga arasındaki geçişi sağlar” diyen Olgun, “İçerisinden ve yakınından geçen beyin sapı, omurilik, sinirler ve damarlar nedeniyle vücuttaki pek çok sistemle doğrudan bağlantılıdır. Atlas omurundaki bir açı bozukluğu, sinirsel iletimi ve kan akışını etkileyebilir” dedi.</p>

<h2>DESTEKLEYİCİ TEDAVİ YÖNTEM ŞİFA OLDU</h2>

<p><img alt="Fizyoterapist Ahmet Olgun Milyonların Şifa Bulduğu Tedaviyi Antalya’ya Taşıdı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi-1.jpeg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atlasın omurdaki bozukluk, baş ve boyun ağrılarına neden olduğunu dile getiren Olgun, “Bu durum da kronik baş ağrılarına ve migrene sebebiyet verir. Aynı zamanda denge ve kulak problemleri oluşur. Baş dönmesi ve kulak çınlaması kaçınılmaz sonuç olarak karşımıza çıkar. Postür bozuklukları da ise kamburlukla beraber vücut asimetrisini bozar. Dolasıyla kas- iskelet sistemiyle birlikte çene sorunları ortaya çıkar. Uzman doktorların teşhislerinin ardından tedavi destekleyici özel terapi yönetimi olan Atlas Terapi'yi hastalara uygularız” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>HASTANIN YÜZÜNDEKİ GÜLÜMSEME TEDAVİNİN BAŞARISI OLDU</h2>

<p><img alt="Fizyoterapist Ahmet Olgun Milyonların Şifa Bulduğu Tedaviyi Antalya’ya Taşıdı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi-4.jpeg" width="1600" />Tedavinin hastalar üzerinde nasıl uygulandığını anlatan Olgun, sözlerini şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Öncelikli olarak hastanın boyun ve sırt bölgesinde analiz yaptıktan sonra Atlas ve çevresindeki kas-iskelet yapılarına özel manuel baskılar veya cihaz destekli teknikler uygulayarak, vücutta Atlas Omuru'nu olması gerektiği noktaya getiririz. Terapimizin ardından hastaların yüzündeki mutluluğu görmek uygulamadığımız tekniğin başarısıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ABDULREZZAK KILIÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 08:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="77099"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da 7 yıldır devam eden hukuk mücadelesi bitmiyor]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-7-yildir-devam-eden-hukuk-mucadelesi-bitmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-7-yildir-devam-eden-hukuk-mucadelesi-bitmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da estetik işlem sonrası dudağında doku kaybı yaşadığını ileri süren 3 çocuk annesi 47 yaşındaki aşçı Songül Uzunoğlu'nun hukuk mücadelesi 7 yıldır sürüyor. Ceza dosyasında doktorlar beraat ederken, Tüketici Mahkemesi Uzunoğlu lehine 994 bin 331 TL tazminata hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da aşçılık yapan 3 çocuk annesi Songül Uzunoğlu'nun, 2019 yılında özel bir merkezde yaptırdığı estetik işlem sonrası dudağında doku kaybı yaşadığını ileri sürerek başlattığı hukuk mücadelesi, aradan geçen 7 yılı aşkın süreye rağmen tamamlanmadı. Ceza yargılamasında doktorlar hakkında beraat kararı verilirken, Antalya 1. Tüketici Mahkemesi'nde görülen maddi ve manevi tazminat davasında Uzunoğlu lehine faiz hariç toplam 994 bin 331 TL tazminata hükmedildi. Kararın taraflarca istinafa taşınması üzerine dosya Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'ne gönderildi. Daire, esasa ilişkin inceleme yapmadan harç ve tebligat eksikliklerinin tamamlanması için dosyayı ilk kararı veren mahkemeye gönderdi.<br />
Arkadaşlarının tavsiyesi üzerine 2019 yılının Şubat ayında Muratpaşa ilçesi Lara bölgesindeki güzellik ve estetik merkezine başvuran Songül Uzunoğlu'na, iddiasına göre göz altı torbaları için yapılacak işlemde göbek bölgesinden alınacak yağ dokusunun yüz bölgesinde dolgu olarak kullanılacağı, operasyonun kalıcı, ekonomik ve 2 yıl garantili olduğu söylendi. Mart ayında yapılan ilk işlemin ardından kalıcı olacağı belirtilen dolgunun kısa sürede kaybolduğunu belirten Uzunoğlu, işlemin başarısız olması üzerine aynı merkeze yeniden başvurdu.</p>

<h2><img alt="Antalya’da 7 Yıldır Devam Eden Hukuk Mücadelesi Bitmiyor (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyada-7-yildir-devam-eden-hukuk-mucadelesi-bitmiyor-3.jpg" width="1080" /><br />
<br />
İŞLEM 4 KEZ TEKRARLANDI</h2>

<p><br />
Uzunoğlu'na 2019 yılı içerisinde farklı tarihlerde birden fazla işlem uygulandı. İlk işlemin ardından yüzündeki dolgunun kısa sürede eridiğini belirten Uzunoğlu, nisan ayında ikinci kez operasyona alındı. Bu süreçte kendisine alt dudağına da dolgu yapılmasının önerildiğini anlatan Uzunoğlu, mayıs ayında üçüncü kez merkeze çağrıldı. Göbek bölgesinden alınan yağ dokusu yeniden yüzüne uygulanırken, alt dudağına da dolgu yapıldı. Yapılan işlemler için toplam 7 bin 500 TL ödeyen Uzunoğlu, dolguların yeniden kaybolması üzerine 18 Kasım 2019'da dördüncü kez işlem yaptırdı, bu işlem sırasında dudağına da müdahale edildi.<br />
Son işlemden sonra şiddetli ağrı yaşadığını, dudağında morarma ve doku kaybı oluştuğunu ileri süren Uzunoğlu, süreçte defalarca operasyon geçirdiğini belirtti. Uzunoğlu, "2019 yılında bir arkadaş tavsiyesiyle Antalya'da gittiğim güzellik merkezine göz altı ışık dolgusu için başvurdum. Merkezin yönlendirmesiyle yağ grefti işlemi yapıldı. Ben göz altıma müdahale istemiştim fakat yüzüme de işlem yapıldı. Üç kez tekrarlandı ama dolgular tutmadı. Yüzümde tuhaflık ve orantısızlık olduğu için dördüncü işlemi telafi amaçlı yapacaklarını söylediler. Ben de kabul ettim çünkü zaten çok kötü görünüyordu" dedi.</p>

<h2><img alt="Antalya’da 7 Yıldır Devam Eden Hukuk Mücadelesi Bitmiyor (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyada-7-yildir-devam-eden-hukuk-mucadelesi-bitmiyor-2.jpg" width="1080" /><br />
<br />
"DUDAĞIMI BESLEYEN ANA DAMAR TIKANDI"</h2>

<p><br />
Dördüncü işlem sırasında dudağına da dolgu yapıldığını söyleyen Uzunoğlu, işlem sonrası hayatının değiştiğini ifade ederek, "Dördüncü işlemde dudağıma da dolgu yapıldı. Bu işlem sırasında dudağımı besleyen ana damarın tıkandığını ve dudak dokumu tamamen kaybettiğimi öğrendim. 2019 yılından beri sağlık sorunları, tedaviler ve hukuk mücadelesiyle yaşıyorum. Gördüğünüz dudağım, yanak içlerimden alınan dokularla oluşturulmaya çalışıldı. Bu süreçte defalarca operasyon geçirdim. Ağzımın içi hâlâ dikişli gibi. Hâlâ düzelmedi ve düzelmesi için ciddi operasyonlara, ciddi bir paraya ihtiyacım var" diye konuştu.<br />
Olayla ilgili Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada doktorlar, "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan yargılandı. Mahkeme, dosyada alınan Adli Tıp Kurumu raporunda hiperbarik oksijen tedavisine geç başlanmasının komplikasyon yönetimi açısından tıbben uygun olmadığının belirtildiğini, ancak zamanında tedavi uygulanmış olsa dahi dudakta nekroz tablosu gelişebileceğinin ifade edildiğini kaydetti. Mahkeme, sanıkların eylemleri ile taksirle yaralama suçu arasında kesin illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Estetik Operasyon sağlık turizmi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2024/06/estetik-operasyon-uzku-cover.webp" width="1280" /><br />
<br />
TÜKETİCİ MAHKEMESİ TAZMİNATA HÜKMETTİ</h2>

<p><br />
Antalya 1. Tüketici Mahkemesi'nde görülen maddi ve manevi tazminat davasında ise farklı bir değerlendirme yapıldı. Mahkeme, dosya kapsamı ve raporlar doğrultusunda uygulamaların tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı kanaatine vardı. Mahkeme, 8 bin 250 TL tedavi masrafı ve 236 bin 81 TL iş gücü kaybı olmak üzere 244 bin 331 TL maddi tazminata, ayrıca 750 bin TL manevi tazminata hükmetti ve Uzunoğlu lehine faiz hariç toplam 994 bin 331 TL tazminat kararı verildi. Karşı taraf ise bu talepleri reddetti.</p>

<h2><br />
<br />
DOSYA BÖLGE ADLİYE SÜRECİNDE</h2>

<p><br />
Tüketici Mahkemesi'nin 21 Mart 2025 tarihli kararının ardından taraflar istinaf yoluna başvurdu. Bölge Adliye Mahkemesi, 18 Mart 2026 tarihli kararında dosyayı esastan incelemeden önce harç ve tebligat eksiklikleri bulunduğunu belirledi. Daire, bu eksikliklerin tamamlanması için dosyayı ilk kararı veren mahkemeye gönderdi. Bu sebeple tazminat dosyasında istinaf incelemesi henüz tamamlanmadı.</p>

<h2><br />
<br />
"MAHKEME İLERLEMİYOR"</h2>

<p><br />
Tazminat davasının 2025 yılında karara bağlandığını ancak ödeme yapılmadığını öne süren Uzunoğlu, sürecin uzadığını belirterek, "Doktor ceza davasından ceza almadı. Çünkü dava taksirle yaralama suçundan açılmıştı. Tüketici Mahkemesi'ndeki tazminat davam 2025 yılında sonuçlandı fakat o tarihten beri ödeme yapılmadığı gibi dosyanın uzatılmaya çalışıldığını düşünüyorum. Karşı taraf üst mahkemeye başvurdu, biz de sabırla bekledik. 2019 Kasım ayından beri bu sürecin içindeyim, 2026 Temmuz ayındayız. Son olarak tebligat ve evrak eksiklikleri nedeniyle dosya yeniden ilk mahkemeye gönderildi. Mahkeme ilerlemiyor. Kimse benim hakkımı aramıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><br />
<br />
"BEN BİR İNSANIM, BEN BİR KADINIM"</h2>

<p><br />
Hâlâ tedaviye ve yeni operasyonlara ihtiyaç duyduğunu söyleyen Uzunoğlu, yaşadığı sürecin hem fiziksel hem de psikolojik olarak kendisini yıprattığını dile getirdi. Uzunoğlu, "Ben bu haldeyim. Hâlâ tedavilere, hâlâ operasyonlara ihtiyacım var. Dudağımın durumu ortada. Gülüşüm yok, yemek yemek problem. Ben artık adaletin yerine gelmesini istiyorum. Ben bir insanım, ben bir kadınım. İnsanlar günümüzde bu işlemleri çok sık yaptırıyor. Ben hayatımda böyle bir şey yaptırdım ve güvendim. Beni bu hale getirdiler. Buna rağmen yaptıkları hatanın arkasında durmadılar, destek olmadılar. Bir insanın hayatını, yaşamını hiçe saydılar. Benim hakkımı kim arayacak" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-7-yildir-devam-eden-hukuk-mucadelesi-bitmiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 08:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyada-7-yildir-devam-eden-hukuk-mucadelesi-bitmiyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="32143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Umutsuzluğa kapılan hastaya Antalya çare buldu]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da başvurduğu hastanede durumu riskli görülerek Antalya'ya gelen bağırsak kangreni hastası 20 yaşındaki Sudenur Erboy, uygulanan medikal tedaviyle sağlığına kavuştu. Yaklaşık 4 ay boyunca yürümekte, nefes almakta ve günlük yaşamını sürdürmekte zorlandığını anlatan Erboy, "20 yaşında biri için bunları yaşamak bence oldukça üzücü bir durumdu. Bir ara çare bulamayacağımı düşündüm. Ta ki Gökhan hocamla tanışana kadar. Şimdi çok çok iyiyim" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da yaşayan 20 yaşındaki Sudenur Erboy, karın ağrısı ve tuvalete çıkamama şikayetleriyle başlayan rahatsızlığı nedeniyle yaklaşık 4 ay boyunca farklı hastanelere başvurdu. Alanya'dan Denizli'ye, İstanbul'dan Antalya'ya kadar birçok hastanede tedavi aradığını anlatan Erboy'un, bağırsak kangreni tanısı sonrası durumu riskli olarak değerlendirildi. İstanbul'da başvurduğu hastanede yatış alması gerektiği belirtilen genç kız, aynı gün ambulansla Antalya'ya getirildi. Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş tarafından kabul edilen Erboy, uygulanan medikal tedavinin ardından sağlığına kavuştu.</p>

<h2><img alt="Umutsuzluğa Kapılan Hastaya Antalya Çare Buldu (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu-3.jpg" width="1440" /><br />
<br />
"HAYATİ TEHLİKESİ ÇOK YÜKSEKTİ"</h2>

<p><br />
Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, hastanın kendilerine şehir dışından ambulansla yönlendirildiğini belirterek, "Hastamız, karın ağrısı şikayetiyle başvurduğu hastanelerde bağırsak kangreni tanısı almış. Bu süreçte çok büyük sıkıntılar yaşamış. Bir süre müdahale edilemediği için hastalığı ilerlemiş. Şehir dışından ambulansla bize yönlendirildi, biz de hastamızı kabul ettik. Gerçekten ciddi sıkıntıları vardı ve hayati tehlikesi çok yüksekti. Şu anda gayet iyi durumdayız, mutluyuz. Hatta 20 yaşını da burada kutladık. Bağırsak kangreni hızlı ilerleyen, zamanında müdahale edilmediğinde hayatı riske atan ciddi bir durumdur. Hastamızın yaşının genç olması nedeniyle muhtemelen bazı durumlar atlanmış olabilir. Ancak şu anda iyi olması bizim için en önemli nokta" diye konuştu.</p>

<h2><img alt="Umutsuzluğa Kapılan Hastaya Antalya Çare Buldu (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu-4.jpg" width="1440" /><br />
<br />
"GELDİĞİNDE AĞRIDAN NEFES ALMAKTA ZORLANIYORDU"</h2>

<p><br />
Hastanın kendilerine geldiğinde günlük temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda olduğunu aktaran Op. Dr. Ateş, "Hızlı bir şekilde kendine geldi. Yaklaşık bir ay boyunca neredeyse yürüyememiş, idrarını dahi yapamamış. Bize geldiğinde de idrarını ve büyük abdestini yapamıyor, ağrıdan nefes almakta zorlanıyordu. Şimdi ise çok daha iyi. Hastamız gelir gelmez medikal tedavisine başladık. Yaklaşık 10 gün önce tedavisi uygulandı. Tedaviden sonraki 2-3 gün içerisinde kendine gelmeye başladı. Sonrasında toparlanma süreci biraz zaman aldı. Bugün 10'uncu gündeyiz ve hastamızın geldiği noktadan dolayı mutluyuz" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Umutsuzluğa Kapılan Hastaya Antalya Çare Buldu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu-2.jpg" width="1620" /><br />
<br />
"DOKTOR KONTROLÜ DIŞINDA ALINAN HER ŞEY ZARAR VEREBİLİR"</h2>

<p><br />
Bağırsak sağlığı ve kullanılan destek ürünlerine ilişkin uyarıda da bulunan Op. Dr. Ateş, "Doktor kontrolü dışında alınan her şey, faydadan çok zarar verebilir. Kullandığımız vitaminlerden bağırsakların çalışmasına yardımcı olan maddelere kadar her şeyin doktor kontrolünde alınması gerekiyor" diye konuştu.</p>

<h2><img alt="Umutsuzluğa Kapılan Hastaya Antalya Çare Buldu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu-1.jpg" width="1440" /><br />
<br />
"GEZMEDİĞİM HASTANE KALMADI DİYEBİLİRİM"</h2>

<p><br />
Alanya'dan geldiğini belirten Sudenur Erboy ise yaklaşık 4 aydır hastalıkla mücadele ettiğini söyledi. Denizli, İstanbul ve Antalya'da birçok hastaneye başvurduğunu anlatan Erboy, "Alanya'dan geliyorum. Yaklaşık 4 aydır bu hastalıkla mücadele ediyorum. Daha önce birçok hastaneye başvurdum, farklı illere gittim. Denizli, İstanbul ve Antalya'da gezmediğim hastane kalmadı diyebilirim. Çok kez başvurdum ancak genelde hekimler sanırım sorumluluk almak istemedi. Tuvaletime çıkamadığım için bu durumu biraz psikolojime yordular" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><br />
<br />
"İSTANBUL'DAN AMBULANSLA ANTALYA'YA GELDİM"</h2>

<p><br />
Tedaviye yanıt bulamayınca İstanbul'a gittiğini, burada da birçok hastaneye başvurduğunu anlatan Erboy, "Tedavime bulunduğum yerde yanıt bulamayınca il değiştirdim, İstanbul'a gittim. İstanbul'da da birçok hastaneye başvurdum. En son gittiğim hastanede, durumumun çok riskli olduğu ve hemen yatış almam gerektiği söylendi. Biz de aynı gün acil bir şekilde ambulansla Antalya'ya geri geldik. Gökhan hocamızı tanıdıklarımız aracılığıyla duyduk, bu konuda gerçekten çok iyi olduğunu öğrendik. Sağ olsun, Gökhan hocam da beni kabul etti. Burada çok güzel bir şekilde iyileştim" dedi.<br />
Yaşadığı sürecin günlük hayatını tamamen etkilediğini dile getiren Erboy, "Öncesinde yürüyemiyor, kalkamıyordum. Sürekli kramp ve sancılar yaşıyordum. Doktora gittiğimde herhangi bir yatış yapılmadı, bana yalnızca ilaçlarla düzelebileceği söylendi. Ancak ilaçlarla düzelmedim. Sonunda gerçekten kendime geldiğim için çok mutluyum. Artık yürüyorum, nefes alabiliyorum. Çok mutluyum ve Gökhan hocamla tanıştığım için de kendimi çok şanslı hissediyorum" dedi.<br />
<br />
Uzun süre çare aramanın psikolojik olarak da kendisini yıprattığını söyleyen Erboy, "Bir ara çare bulamayacağımı düşündüm. Sürekli il değiştirdik, hastane hastane gezdik. Artık insanın gerçekten psikolojisi bozuluyor. ‘Sanırım düzelemeyeceğim' dedim. Ta ki Gökhan hocamla tanışana kadar. Şimdi çok çok iyiyim" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 08:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu-5.jpg" type="image/jpeg" length="83425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcaklar artıyor Uzm. Dr. İrem Özçelik uyardı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/sicaklar-artiyor-uzm-dr-irem-ozcelik-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/sicaklar-artiyor-uzm-dr-irem-ozcelik-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzm. Dr. İrem Özçelik, yazın en tehlikeli sağlık sorunlarından biri olan sıcak çarpması konusunda uyarılarda bulundu. Özçelik, "Sıcak çarpması erken müdahale edildiğinde genellikle kalıcı hasar bırakmıyor. Ancak gecikildiğinde böbrek yetmezliği, beyin hasarı ve hatta ölüm riski taşıyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcakların, özellikle risk grubundaki kişiler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Memorial Antalya Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. İrem Özçelik, sıcak çarpmasının hayati tehlike oluşturabilen acil bir durum olduğunu söyledi. Özçelik, sıcak çarpmasının belirtileri, risk grupları ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler paylaştı.<br />
<img alt="Antalya 28 Haziran Hava Durumu (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalya-28-haziran-hava-durumu-2-1.webp" width="1280" /><br />
Sıcak çarpmasının vücut ısısının kontrol mekanizmalarının bozulması sonucu ortaya çıktığını belirten Özçelik, "Sıcak çarpması, vücut ısısının kontrol mekanizmalarının bozulması sonucu ortaya çıkan ve hayati tehlike oluşturabilen acil bir durumdur. Vücut 40°C ve üzeri sıcaklığa ulaştığında terleme mekanizması yetersiz kalır, ısı dağılımı bozulur ve organ hasarları başlayabilir. Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve açık havada çalışanlar risk grubundadır. Sıcak çarpması sadece güneş altında olmaz. Kapalı, havasız ve çok sıcak ortamlarda da gelişebilir. Unutulmamalıdır ki park halindeki bir aracın iç sıcaklığı yaz aylarında dakikalar içerisinde tehlikeli seviyelere ulaşabilir. Bu nedenle çocuklar, yaşlılar ve evcil hayvanlar camlar açık olsa dahi araç içinde bırakılmamalıdır" dedi.<br />
<br />
Sıcak çarpmasının genellikle ani başladığını ifade eden Özçelik, "Sıcak çarpması genellikle ani başlar ve yüksek vücut sıcaklığı (40°C ve üzeri), sıcak ve kızarık cilt, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, hızlı nabız ve nefes alma, kas krampları ile bilinç bulanıklığı, kafa karışıklığı ve hatta bayılma gibi belirtilerle kendini gösterir" diye konuştu.<br />
<img alt="Antalya 28 Haziran Hava Durumu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalya-28-haziran-hava-durumu-2.jpg" width="1200" /><br />
Risk grubunda yer alan kişilere dikkat çeken Özçelik, "65 yaş üstü bireyler, bebekler ve küçük çocuklar, kalp, tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalığı bulunanlar, aşırı kilolu kişiler, alkol ve bazı ilaçları kullananlar ile açık alanda uzun süre kalanlar, tarım işçileri ve sporcular sıcak çarpması açısından daha fazla risk altındadır" dedi.<br />
<br />
Sıcak çarpmasına karşı alınabilecek önlemleri sıralayan Özçelik, "Susamasanız bile günde en az 2,5-3 litre su tüketmeye özen gösterin. Ancak kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişiler doktorlarının önerdiği miktara uymalıdır. Alkol, yoğun kafeinli ve şekerli içeceklerden uzak durulmalıdır. Bebekler susadıklarını ifade edemez, yaşlılarda ise susama hissi azalabilir. Bu nedenle düzenli olarak su içmeleri sağlanmalıdır. Yoğun terleme sonrası sadece su değil elektrolit kaybı da yaşanır. Uzun süre sıcakta çalışan veya yoğun fiziksel aktivite yapan kişiler, doktor önerisi doğrultusunda sade maden suyu ya da şekersiz elektrolit içeren içeceklerden faydalanabilir" ifadelerini kullandı. Özçelik, "Güneşin en dik olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı, pamuklu, bol ve açık renkli kıyafetler tercih edilmeli ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Klima veya vantilatör ile serin kalınmalı, serin duş alınmalı, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı ve risk grubundaki kişiler sık sık kontrol edilmelidir" dedi.<br />
<img alt="Antalya 28 Haziran Hava Durumu (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalya-28-haziran-hava-durumu-4.webp" width="1280" /><br />
Sıcak çarpmasında ilk müdahalenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Özçelik, "Şüphe durumunda kişiyi serin bir yere alın, kıyafetlerini gevşetin ve gerekirse fazla kıyafetleri çıkarın. Boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerini serin ya da soğuk su ile ıslatın. Bilinci kapalı kişilere ağızdan su vermeyin ve derhal 112 Acil'i arayarak tıbbi yardım isteyin" dedi.a</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/sicaklar-artiyor-uzm-dr-irem-ozcelik-uyardi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/sicaklar-artiyor-uzm-dr-irem-ozcelik-uyardi.jpg" type="image/jpeg" length="39853"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da yapılan tedavi kanseri yok etti]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-yapilan-tedavi-kanseri-yok-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-yapilan-tedavi-kanseri-yok-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yapılan kolonoskopisinde kalın bağırsağın tamamına yakınını kaplayan yüzlerce polip ve çekum bölgesinde kalın bağırsak kanseri tespit edilen hasta poliplerin ilerleyen dönemde yeni kanser odaklarına dönüşme riskine karşı yaklaşık 3,5 saat süren kapalı (laparoskopik) ameliyatla kalın bağırsağının tamamı çıkarılarak sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Antalya'da Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne (dış merkezde yapılan kolonoskopide çok sayıda polip belirlenmesi üzerine) başvuran 65 yaşındaki İbrahim Tıraş'a yapılan kontrol kolonoskopisinde kalın bağırsağın tamamına yakınını kaplayan yüzlerce polip ve çekum bölgesinde kalın bağırsak kanseri tespit edildi. Poliplerin ilerleyen dönemde yeni kanser odaklarına dönüşme riskine karşı yaklaşık 3,5 saat süren kapalı (laparoskopik) ameliyatla kalın bağırsağının tamamı çıkarıldı. Başarılı operasyonun ardından İbrahim Tıraş ertesi gün ayağa kalkarken kısa sürede günlük yaşamına döndü.<br />
<img alt="Antalya’da Yapılan Tedavi Kanseri Yok Etti (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-yapilan-tedavi-kanseri-yok-etti-4.jpg" width="1920" /><br />
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ve Tıbbi Biyoteknoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Dandin, hastanın dış merkezde yapılan kolonoskopide çok sayıda polip tespit edilmesi üzerine kendilerine başvurduğunu söyledi. Yapılan kontrol kolonoskopisinde kalın bağırsağın tamamına yakınını kaplayan yüzlerce polip tespit ettiklerini belirten Dandin, alınan biyopsi örneklerinin patolojik incelemesinde çekum bölgesinde de kalın bağırsak kanseri belirlendiğini ifade etti. Poliplerin zaman içinde farklı bölgelerde de kansere dönüşme riski taşıdığını belirten Dandin, bu nedenle kalın bağırsağının tamamının alınmasına karar verdiklerini kaydetti.<br />
<img alt="Antalya’da Yapılan Tedavi Kanseri Yok Etti (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-yapilan-tedavi-kanseri-yok-etti-5.jpg" width="1920" /><br />
Patoloji sonuçlarının çekum bölgesindeki bağırsak kanseri ile yüzlerce polibi doğruladığını belirten Dandin, bunun uygulanan cerrahi yöntemin doğruluğunu ortaya koyduğunu söyledi. Yaklaşık 3,5 saat süren kapalı ameliyatta kalın bağırsağının tamamını çıkardıklarını belirten Dandin, "İnce bağırsağın polipsiz kısmını rektuma bağlayarak işlemi torba oluşturmadan tamamladık. Hastamız ameliyat sonrasında çok daha az ağrı yaşadı, kısa sürede ayağa kalktı ve komplikasyon gelişmeden taburcu edildi" dedi.<br />
<img alt="Antalya’da Yapılan Tedavi Kanseri Yok Etti (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-yapilan-tedavi-kanseri-yok-etti-1.jpg" width="1825" /><br />
Akdeniz Üniversitesi'nde laparoskopik ve robotik cerrahi alanında yoğun deneyime sahip olduklarını belirten Dandin, bu yöntemlerin hastalara daha az ağrı, daha düşük komplikasyon riski ve daha kısa hastanede kalış süresi sağladığını söyledi. Ameliyat sonrası hastaları anestezinin etkisi geçer geçmez yürüttüklerini, aynı gün ya da ertesi gün ağızdan beslenmeye başladıklarını ifade eden Dandin, "Bu hastamızda da ameliyatı torba açmadan gerçekleştirdik. Şu anda kemoterapi tedavisi devam ediyor ancak günlük yaşamını rahatlıkla sürdürebiliyor" diye konuştu. Hastalığın ailesel geçiş gösterebildiğine dikkati çeken Dandin, hastanın çocuklarının da taramadan geçirileceğini, geride bırakılan rektum bölümünün ise belirli aralıklarla kontrol edilerek olası risklerin yakından takip edileceğini bildirdi.<br />
<img alt="Antalya’da Yapılan Tedavi Kanseri Yok Etti (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-yapilan-tedavi-kanseri-yok-etti-3.jpg" width="1857" /><br />
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı ameliyat ile sağlığına yeniden kavuşan İbrahim Tıraş ise doktorunun ameliyatı torba açılmadan gerçekleştirebileceğini söylemesiyle rahatladığını belirterek, "Kendimi doktoruma emanet ettim. Başarılı geçen ameliyatın ardından ertesi gün yürümeye başladım. Beş gün hastanede kaldıktan sonra taburcu oldum. Şu anda sağlıklı bir şekilde hayatıma devam ediyorum. Tedbir amaçlı kemoterapi görüyorum ve doktorumun takibi sürüyor." dedi. Tedavi sürecinde emeği geçen sağlık çalışanlarına teşekkür eden Tıraş, "Beni sağlığıma kavuşturan başta Doç. Dr. Özgür Dandin olmak üzere Akdeniz Üniversitesi yönetimine ve emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-yapilan-tedavi-kanseri-yok-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 08:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-yapilan-tedavi-kanseri-yok-etti-2.jpg" type="image/jpeg" length="56498"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşılamanın Önemi Hane Ziyaretinde Anlatıldı.]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/asilamanin-onemi-hane-ziyaretinde-anlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/asilamanin-onemi-hane-ziyaretinde-anlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşılar, çocukları bulaşıcı hastalıklardan koruyan ve toplum sağlığının güçlendirilmesinde önemli rol oynayan en etkili koruyucu sağlık uygulamalarından biridir. Ülkemizde uygulanan Ulusal Çocukluk Dönemi Aşılama Takvimi kapsamında çocuklar; difteri, boğmaca, tetanos, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, tüberküloz, çocuk felci, hepatit A ve B, suçiçeği, Haemophilus influenzae tip b ve pnömokoka bağlı hastalıklar olmak üzere 13 hastalığa karşı ücretsiz olarak aşılanmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşılar, uluslararası kalite standartlarına uygun olarak üretilmekte, gerekli tüm güvenlik ve etkinlik testlerinden geçirilerek kullanıma sunulmaktadır. Üretimden uygulama aşamasına kadar tüm süreçler titizlikle takip edilmekte, aşıların uygun koşullarda saklanması ve taşınması elektronik sistemlerle sürekli olarak izlenmektedir. Aşı ile önlenebilir hastalıklara karşı korunmayan çocuklar; körlük, işitme kaybı, felç, karaciğer yetmezliği ve kalıcı beyin hasarı gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu nedenle çocukların yaşlarına uygun zamanda aşılanmaları, hem bireysel sağlıklarının korunması hem de toplum bağışıklığının sürdürülebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.</p>

<p><img alt="1-60" class="detail-photo img-fluid" height="3284" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/1-60.jpg" width="2525" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan başkanlığında, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hacer Nur Yüce ve ilgili birim temsilcilerinin katılımıyla bir hane ziyareti gerçekleştirildi. Ziyarette aileye aşının önemi, aşıyla önlenebilir hastalıkların oluşturabileceği riskler ve çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmesinde aşının rolü hakkında bilgilendirme yapıldı. İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan, aşıların çocukları ciddi hastalıklardan koruyan en etkili ve güvenilir sağlık uygulamalarından biri olduğunu belirterek, çocukların ulusal aşı takvimine uygun şekilde aşılanmasının sağlıklı nesillerin yetişmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANTALYA İL SAĞLIK/BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/asilamanin-onemi-hane-ziyaretinde-anlatildi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 08:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/2-40.jpg" type="image/jpeg" length="62042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Her yerim ağrıyor’ diyorsanız bu habere dikkat]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/her-yerim-agriyor-diyorsaniz-bu-habere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/her-yerim-agriyor-diyorsaniz-bu-habere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Her yerim ağrıyor, uyku düzenim yok, sabahları yorgun kalkıyorum, bir türlü dinlenemiyorum" şikayetlerinin fibromiyalji belirtisi olabileceğine dikkati çeken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ayşe Yener Güçlü, rahatsızlığın erken teşhis ve doğru yaklaşımla kontrol altına alınabildiğini ve hastaların tedaviye aktif katılımı ve yaşam tarzı değişiklikleri, iyileşme sürecini hızlandırdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fibromiyaljinin yaygın vücut ağrısı, uyku bozukluğu, yorgunluk, tüm vücutta tutukluk, baş ağrısı, ellerde ve ayaklarda uyuşma gibi yakınmalarla ortaya çıktığını söyleyen Memorial Antalya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, hastalığın sebebinin tam olarak bilinmemekle birlikte travma, spor yaralanmaları, uyku bozuklukları, otonomik disfonksiyon ve psikolojik bozuklukların rol oynayabileceğini hatırlattı. Güçlü, erkeklere kıyasla kadınlarda çok daha sık görülen fibromiyaljinin, her yaştan insanı etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="‘Her Yerim Ağrıyor’ Diyorsanız Bu Habere Dikkat (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1707" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/her-yerim-agriyor-diyorsaniz-bu-habere-dikkat-1.jpg" width="2560" />Fibromiyaljiyi tetikleyen başlıca faktörleri stres, düzensiz bir hayat ve yorgunluk, aşırı sigara tüketimi, aşırı alkol tüketimi, psikolojik sorunlar, uzun süre oturma ya da ayakta durma, yüksek çalışma temposu olarak sıralayan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ayşe Yener Güçlü, "Fibromiyaljinin tedavisinde istikrar büyük önem taşır. Yanlış veya eksik tanı konulduğunda hastalar farklı doktorlara giderek gereksiz ilaç yükü altında kalabiliyor ve hastalık kronikleşebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="‘Her Yerim Ağrıyor’ Diyorsanız Bu Habere Dikkat (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/her-yerim-agriyor-diyorsaniz-bu-habere-dikkat-4.jpg" width="1280" />Bu nedenle doğru tanı ve düzenli tedavi yaklaşımı şarttır. Tanı konulurken vücudun üst ve alt yarısında, birden fazla bölgede 3 aydan uzun süren kronik ağrı ve hassas noktalar dikkate alınır. Diğer olası hastalıkları dışlamak için detaylı muayene yapılıyor. Tedavide sadece ilaç yeterli olmamaktadır. İlaç tedavisine (ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler) ek olarak hastaların yaşam tarzında önemli değişiklikler yapması gerekir. Stresten arındırılmış düzenli bir yaşam, dengeli beslenme ve kaliteli uyku, tedavinin temel taşlarını oluşturur" dedi.</p>

<p><img alt="‘Her Yerim Ağrıyor’ Diyorsanız Bu Habere Dikkat (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/her-yerim-agriyor-diyorsaniz-bu-habere-dikkat-1-1.webp" width="1280" />Yüksek yoğunluklu robotik lazer tedavisi fibromiyalji yönetiminde son yıllarda giderek daha fazla tercih edilen etkili, non-invaziv ve güvenli bir yöntem olduğuna dikkat çeken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, yüksek yoğunluklu robotik lazer tedavisinin, derin dokulara nüfuz ederek hücre seviyesinde güçlü bir biyostimülasyon sağladığını kaydetti. Güçlü, "Bu sayede iltihabı azaltır, kan dolaşımını ve oksijenlenmeyi artırır, kas gerginliğini gevşetir, doku onarımını hızlandırır ve sinir uçlarındaki ağrı sinyallerini bloke ederek hızlı ağrı kesici etkisi oluşturur.</p>

<p><img alt="‘Her Yerim Ağrıyor’ Diyorsanız Bu Habere Dikkat (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/her-yerim-agriyor-diyorsaniz-bu-habere-dikkat-3.jpg" width="1280" />Fibromiyalji hastalarında yüksek yoğunluklu robotik lazer tedavisi sayesinde ağrı şiddeti belirgin şekilde azalır, uyku kalitesi iyileşir, sabah yorgunluğu ve genel yorgunluk hissi geriler, vücut esnekliği artar ve günlük yaşam kalitesinde önemli ölçüde düzelme gözlenir. Genellikle 8-10 seanslık kürler halinde uygulanan bu tedavi, ilaç veya enjeksiyon gerektirmez, yan etkisi minimumdur ve hastalar tarafından konforlu bulunur" dedi.</p>

<p><img alt="‘Her Yerim Ağrıyor’ Diyorsanız Bu Habere Dikkat (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1660" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/her-yerim-agriyor-diyorsaniz-bu-habere-dikkat-2.jpg" width="2560" />Güçlü, sporun da tedavi sürecinde kilit rol üstlendiğini, haftada en az 3 gün düzenli egzersiz yapılmasının önerildiğini, özellikle uzun saatler masa başında çalışmak, hareketsizlik, uzun süre yazı yazmak, ağırlık kaldırmak ve kolları gergin pozisyonda tutmanın şikayetleri artıracağını belirterek fibromiyaljiden korunmak için önerileri şu şekilde sıraladı: "Uykunuzu düzenleyin, düzenli spor yapın, sağlıklı ve dengeli beslenin, stresten uzak durun."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/her-yerim-agriyor-diyorsaniz-bu-habere-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 08:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/her-yerim-agriyor-diyorsaniz-bu-habere-dikkat-5.jpg" type="image/jpeg" length="45492"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da sağlık skandalı! Hastanın yanlış bacağını ameliyat etti]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-saglik-skandali-hastanin-yanlis-bacagini-ameliyat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-saglik-skandali-hastanin-yanlis-bacagini-ameliyat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kumluca ilçesinde 2 yıl önce spor yaparken sağ dizinden sakatlanan Selvihan Özdemir (33), gittiği özel hastanedeki doktor tarafından yanlış dizinden ameliyat edildi. Başka bir hastanede sakatlandığı dizinden ameliyat olmak zorunda kalan ve hukuk mücadelesi başlatan Özdemir, bu yıl mayıs ayında aldığı Adli Tıp raporu ile doktorun yanlış ameliyat yaptığını kanıtladı. Özdemir, ilgililer hakkında 2 milyon liralık tazminat davası açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kumluca'da yaşayan Selvihan Özdemir, 2024 yılının Ocak ayında spor yaparken sağ dizinden sakatlanınca ilçedeki devlet hastanesinin acil servisine başvurdu. Burada yapılan ilk müdahalede diz kapağı yerine oturtulan Özdemir'e ameliyat olması gerektiği söylendi. Doktor araştırmalarına başlayan Özdemir, görüştüğü doktorlardan 'Bu ameliyatı yapamam' yanıtını aldı. Yaklaşık 2 ay sonra bir arkadaşının tavsiyesi ile ilçedeki özel hastaneye giden Özdemir, uzman doktor M.B.E.'ye muayene oldu. Doktor M.B.E.'nin ameliyatı yapabileceğini söylemesi ile Selvihan, ameliyata karar verdi. Selvihan Özdemir, 2024 Mart'ta ameliyat oldu. Operasyonun ardından kendine gelen Özdemir'in sakatlandığı sağ dizi yerine sol dizinden ameliyat edildiği anlaşıldı. Selvihan Özdemir ve ailesi, doktor M.B.E. ile görüşüp konuyu anlattı. Başta yanlış yapmadığını söyleyen doktor, bir süre sonra hatasını kabul edip, ameliyat masraflarını ve yeni tedavi sürecini takip edeceğini içeren bir tutanak imzaladı.</p>

<p><img alt="Antalya’da Sağlık Skandalı! Hastanın Yanlış Bacağını Ameliyat Etti (7)" class="detail-photo img-fluid" height="1214" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-saglik-skandali-hastanin-yanlis-bacagini-ameliyat-etti-7.jpg" width="800" /></p>

<h2>2 YILIN SONUNDA 'HATALI AMELİYAT' RAPORU ALDI</h2>

<p>Aynı hastanede başka bir doktorun tedavisiyle ilgilendiği Selvihan Özdemir, ambulansla sevk edildiği Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağ dizinden ameliyat edildi. Yaşadığı sürecin ardından her iki dizinden de ameliyat olmak zorunda kalan ve zor günler geçiren Özdemir, uzun süre ayağa kalkamadı. Ailesinin bakımına muhtaç kalan ve işinden olan Özdemir, olanların ardından hukuk mücadelesi başlattı. Yaklaşık 2 yıl mücadele eden Selvihan Özdemir'in savcılığa yaptığı başvuruya eksik evrak yüzünden takipsizlik kararı verildi. Sağlık Bakanlığı'nın da olayla ilgili soruşturma izni vermemesine rağmen Özdemir, mücadeleden vazgeçmedi. Bu yıl mayıs ayında Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan aldığı raporla doktorun yanlış ameliyat yaptığını kanıtlayan Selvihan Özdemir, doktor M.B.E. ve diğer sorumlular hakkında 'Doktorun hatalı teşhis ve tedavisi sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini' gerekçesiyle 2 milyon liralık tazminat davası açtı.</p>

<p><img alt="Antalya’da Sağlık Skandalı! Hastanın Yanlış Bacağını Ameliyat Etti (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1564" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-saglik-skandali-hastanin-yanlis-bacagini-ameliyat-etti-5.jpg" width="900" /></p>

<h2>'SÖZLERİ BANA GÜVEN VERDİ'</h2>

<p>Yaşadıklarını DHA muhabirine anlatan Selvihan Özdemir, "2024 Ocak'ta spor yaparken sağ dizimden sakatlandım. Diz kapağım çıktı. Bağlar koptu. Kemiğimin uç tarafı kırıldı. Ambulansla devlet hastanesine gittim. Acil bölümünde çıkan dizimi oturttular. Ertesi gün doktor, beni muayeneye çağırdı. Ayağımın filmlerini gösterdi. Ameliyat olmam gerektiğini söyledi, en kısa sürede. 'Benim yapabileceğim bir ameliyat değil. Profesyonel destek alman gerekiyor' dedi. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine gittiğim özel hastanedeki doktor, 'Bu ameliyatı yapabilirim' dedi. Çok gitmek istemedim açıkçası. Aradan süre geçti. Hiçbir doktor ameliyatımı yapmadı. Yine aynı doktora yönlendirdi arkadaşım. O doktora gitmek zorunda kaldım. Birkaç kere muayene etti. 'Sağ dizinde şöyle sorunlar var. Bunları bunları yapacağız' diye anlattı. 'Gece gündüz bir sorun çıkarsa beni arayabilirsin' dedi. Sözleri bana güven verdi" dedi.</p>

<p><img alt="Antalya’da Sağlık Skandalı! Hastanın Yanlış Bacağını Ameliyat Etti (3)" class="detail-photo img-fluid" height="2588" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-saglik-skandali-hastanin-yanlis-bacagini-ameliyat-etti-3.jpg" width="3068" /></p>

<h2>'PATELLAYI OTURTAMADIM'</h2>

<p>2024 yılı Mart'ında hastaneye ameliyat için yatış yaptığını anlatan Selvihan Özdemir, "Ameliyat olacağım bu özel hastanede hiçbir şekilde röntgen çekilmedi. Sadece ameliyatın gerektirdiği kan verme, anestezi uzmanıyla görüşme gibi işlemler yapıldı. İmzalar atıldı. Ertesi gün de hastaneye yatış yaptık. Doktor bey, muayene etmedi. O gün sabahtan sol ayağıma işaret bıraktı, gitti. Bana, 'Nakil yapacağım. Kemik nakli bağ nakli yapılacak' dedi. Ben de 'Sol bacaktan alınıp sağ bacağa takılacak, o yüzden ilk önce sol bacağa işaret konuldu' diye düşündüm. İlacı verdiler, uyudum. Ameliyat esnasında sol bacağımdaki acıyla uyandım. Dedim ki 'Sol bacağım çok acıyor. Yanımdaki görevli 'Oradan da işlem yapılıyor, çok normal. Ben sana sakinleştirici vereceğim uyuyacaksın' dedi. Ne kadar zaman geçti, bilmiyorum. Yine cihazlar ötmeye başladı. O seslere yine uyandım. O esnada kendi aralarında konuştuklarını duydum. Doktor, 'Patellayı oturtamadım' diyor. Yine korktum ama ilacın etkisiyle uyumuşum" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Antalya’da Sağlık Skandalı! Hastanın Yanlış Bacağını Ameliyat Etti (6)" class="detail-photo img-fluid" height="1264" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-saglik-skandali-hastanin-yanlis-bacagini-ameliyat-etti-6.jpg" width="1146" /></p>

<h2>'DOKTOR SONUNDA HATASINI KABUL ETTİ'</h2>

<p>Bir süre sonra doktorun kendisini uyandırdığını kaydeden Selvihan Özdemir, "Ameliyat bitti. Arkadaşlar dikişleri atıyor. Sonra yukarı servise gideceğiz. Ama sol bacağıma dikiş yapıyorlar. Onları hissediyorum artık. 'Sağ bacağımın işlemi bitti. Sol bacağımın da işlemi bitecek, gideceğiz' diye düşündüm. Serviste sol bacağım yanmaya başladı. Ama sağ bacağımda herhangi bir şey hissetmiyorum. Abime 'Sol bacağım çok acıyor bakabilir misin' dedim. Abim bakıp, 'Sağ bacağında hiçbir şey yok. Sol bacağını sarmışlar' dedi. 'Şaka yapıyor herhalde' dedim. Örtüyü kaldırıp, baktığımızda doktor hiçbir problem olmayan sol bacağımı ameliyat yapmış. Sağ bacağımda hiçbir işlem yapılmamış. Olayın etkisiyle şok oldum. O hastaneyi ve doktoru tavsiye eden iş arkadaşıma, 'Doktor beyi arar mısın? Normal olmayan bir durum var' dedim. Doktoru aradık, 'Ben yanlış yapmadım' dedi. 'Benim sağ bacağım sakat' dedim. Aylardır ağrısını acısını çekiyorum. Sonra doktor apar topar hastaneye geldi. İlk önce hatasını kabul etmek istemedi. 'Sıralama yanlış' dedi. 'Aslında ikisinde de sakatlık var' dedi. Biz bunu kabul etmedik tabi. Doktor sonunda hatasını kabul etti. 'Tüm tedavi ve masraflarını üstleneceğim' dedi. 'Size nasıl güveneceğiz? Burası özel hastane devlet kurumu değil' dedik. O da bize güvence verebilmek için bir tutanak imzalayacağını söyledi; hatalı ameliyat yaptığına dair. Tüm her şeyi kabul ettiğine dair kendi imzası bulunan tutanak verdi. İmzalı kağıdı verdiği akşamı jandarma geldi. İfademi aldı" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Antalya’da Sağlık Skandalı! Hastanın Yanlış Bacağını Ameliyat Etti (4)" class="detail-photo img-fluid" height="3246" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-saglik-skandali-hastanin-yanlis-bacagini-ameliyat-etti-4.jpg" width="2076" /></p>

<h2>'ÇEKTİĞİM ACI BAMBAŞKA'</h2>

<p>Bu olayın ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini ve burada tedavisinin devam ettiğini söyleyen Selvihan Özdemir, "Orada da yatağa bağlı şekilde yaşadım. 15 gün sonra gerçekten sakat olan sağ bacağımdan ameliyat oldum. Bir ay içinde iki bacağımdan da ameliyat olmuş oldum. Bir ay hastanede kaldım. Daha 30 yaşındayım, yatağa bağlı yaşadım. Annem babam bana bakmak zorunda kaldı. Hiç yürüyemedim. Bu yaşımda bez tutuldu bana. Yaşadığım psikolojik durumu tarif edemem. Çektiğim acı zaten bambaşka. Şu anda iki bacağımda da sorun var. Hiçbir sorun olmayan sol ayağımdan ameliyat yapıldı. Ameliyattan sonra daha fazla sorun yaşamaya başladım. Ayaklarım kıvrılmıyor. Koşamıyorum. Koşmayı bırak, hızlıca yürüyemiyorum. Çok uzun süre ayakta kaldığımda veya soğuk havalarda şişiyor. Bir saat oturursam kalkınca hemen yürüyemiyorum. Çökemiyorum. Avukatım mağdur olduğuma dair Adli Tıp’tan rapor aldı. Mağduriyetimin giderilmesini istiyorum" diye konuştu.</p>

<p></p>

<h2>'YANLIŞ BACAK AMELİYAT EDİLMİŞTİR'</h2>

<p>Avukat Ayşegül İnal da "Malpraktis davalarında genelde mahkemelerin inceleme konusu meydana gelen mağduriyet açısından komplikasyon sonucu olup olmadığıdır. Olayımızda herhangi bir komplikasyon söz konusu değildir. Zira müvekkilimin hiçbir şikayeti olmadığı yanlış bacak ameliyat edilmiştir. Bununla ilgili hukuki süreci başlattık. İlgililer hakkında şikayetçi olduk. Aynı zamanda tazminat davasını açtık. Süreç devam etmektedir" dedi. Öte yandan olayla ilgili doktor M.B.E. ve görev yaptığı hastaneden herhangi bir açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-saglik-skandali-hastanin-yanlis-bacagini-ameliyat-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 07:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-saglik-skandali-hastanin-yanlis-bacagini-ameliyat-etti-1.jpg" type="image/jpeg" length="12042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk cerrahlar İngiltere'de canlı ameliyat yaptı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/turk-cerrahlar-ingilterede-canli-ameliyat-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/turk-cerrahlar-ingilterede-canli-ameliyat-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası alanda robotik kanser cerrahi çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Oktar Asoğlu, İngiltere'de düzenlenen 10'uncu Portsmouth Kolorektal Kongresi'nde dünyanın birçok noktasındaki hekimlerin izlediği canlı ameliyat gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası alanda kanser hastalıkları ve robotik kanser cerrahi çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Oktar Asoğlu, İngiltere'de 9-13 Haziran tarihleri arasında düzenlenen 10'uncu Portsmouth Kolorektal Kongresi'nde Türk tıp dünyası adına bir ilke imza attı. Kolorektal cerrahinin dünya çapında tanınan isimlerinin, cerrahi tekniklerin gelişimine yön veren araştırmacıların buluştuğu 10'uncu Portsmouth Kolorektal Kongresi'nde, eşzamanlı canlı ameliyatlar yapıldı. Bu cerrahi oturumların moderatörlüğünü ise modern rektum kanseri cerrahisinin mimarı olarak kabul edilen Sir Bill Heald yaptı. Kongre merkezinden ayrı olarak, Queen Alexandra Hastanesi'nde belirlenen 3 ayrı ameliyathanede aynı anda yapılan 3 robotik kanser cerrahi ameliyatlarını Avrupa'nın önde gelen kolorektal cerrahlarından Norveçli Prof. Lars Thomas Seeberg, kendi alanında küresel otorite kabul edilen Güney Koreli Prof. Gyu-Seog Choi ve Türkiye'den alanındaki önemli isimlerden Prof. Dr. Oktar Asoğlu gerçekleştirdi.</p>

<p><img alt="Türk Cerrahlar İngiltere'de Canlı Ameliyat Yaptı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="863" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/turk-cerrahlar-ingilterede-canli-ameliyat-yapti-1.jpg" width="1193" /></p>

<h2>AMELİYATLAR BAŞARIYLA SONUÇLANDI</h2>

<p>Katılımcı ve moderatörlerin bir yandan sorular sorduğu, değerlendirmelerde bulunduğu robotik ameliyatlar 2,5 saat sürdü. Farklı tekniklerle rektum kanseri hastalarına yapılan eş zamanlı 3 ameliyat başarıyla sonuçlandı. Kongrenin canlı ameliyatlar kısmını kongre merkezinde yüzlerce, online olarak da dünya çapında binlerce cerrah izledi. Alanındaki en prestijli toplantılardan biri olan kongreye, İngiltere'nin önemli cerrahlarından ve kongre başkanı Prof. Jim Khan tarafından davet edildiğini belirten Prof. Dr. Asoğlu, “Canlı ameliyat, bir cerrah için mesleki güvenin en önemli göstergelerinden biridir. Çünkü ameliyatınızı dünyanın dört bir yanından gelen yüzlerce meslektaşınız canlı izlerken, aynı zamanda soru sorar ve değerlendirir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Türk Cerrahlar İngiltere'de Canlı Ameliyat Yaptı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="829" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/turk-cerrahlar-ingilterede-canli-ameliyat-yapti-3.jpg" width="1053" /></p>

<p>Meslek hayatı boyunca Avrupa, Asya ve Rusya başta olmak üzere çok sayıda kongrede konuşmacı, moderatör ve canlı cerrah olarak katılan ve bugüne kadar onlarca kongrede canlı ameliyat gerçekleştiren Oktar Asoğlu, “Ancak Portsmouth Kolorektal Kongresi'nin ayrı bir yeri var. Çünkü bu kongre yalnızca bir bilimsel toplantı değil, alanının en seçkin platformlarından biri. Ayrıca bu yıl kongrenin 10'uncu yılıydı ve cerrahinin en önemli isimleri bir araya gelmişti. Bill Heald'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen canlı cerrahi programında yer almak benim için ayrıca anlamlıydı" dedi.</p>

<p><img alt="Türk Cerrahlar İngiltere'de Canlı Ameliyat Yaptı (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1426" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/turk-cerrahlar-ingilterede-canli-ameliyat-yapti-5.jpg" width="903" /></p>

<p>Online ve canlı ameliyat sırasında konsantrasyonun önemine dikkati çeken Prof. Dr. Asoğlu, “Hissettiğim şey heyecandan çok konsantrasyondu. Çünkü karşınızda bir kanser hastası var ve önceliğiniz her zaman hastanın güvenliğidir. Ben robotik intersfinkterik rezeksiyon gerçekleştirdim. Aynı anda diğer iki ameliyathanede Prof. Lars Thomas Seeberg abdominoperineal rezeksiyon (APR), Prof. Gyu-Seog Choi ise lateral pelvik lenf nodu diseksiyonu yapıyordu. Farklı merkezlerde üç ileri rektum kanseri yaklaşımı ameliyatları eş zamanlı canlı yayınlandı." Prof. Dr. Asoğlu, ameliyat sonrası farklı ülkelerden doktorların operasyonun kalitesi ve robotik cerrahinin uygulanışı konusunda olumlu geri bildirimlerde bulunduğunu, bu bildirimlerin çok değerli olduğunu kaydetti.</p>

<p><img alt="Türk Cerrahlar İngiltere'de Canlı Ameliyat Yaptı (6)" class="detail-photo img-fluid" height="1013" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/turk-cerrahlar-ingilterede-canli-ameliyat-yapti-6.jpg" width="781" /></p>

<h2>TÜRK CERRAHİSİ ADINA ÖNEMLİ</h2>

<p>Portsmouth Kolorektal Kongresi'nin canlı cerrahi programında rektum ve kolorektal kanser ameliyatı gerçekleştirmek üzere davet edilen ilk Türk cerrah olan Prof. Dr. Oktar Asoğlu, şu bilgiyi verdi: “Bildiğim kadarıyla yabancı bir ülkede düzenlenen bir kongrede, yabancı bir hasta üzerinde canlı kolorektal kanser cerrahisi gerçekleştiren başka Türk cerrah olmadı. Bunun için son derece yüksek düzeyde mesleki güven gerektirir. Bu nedenle dünyada çok az sayıda cerrah böyle bir sorumluluğu üstlenebilmektedir. Bu açıdan bakıldığında bunun hem şahsım hem de Türk cerrahisi adına önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum."</p>

<p><img alt="Türk Cerrahlar İngiltere'de Canlı Ameliyat Yaptı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/turk-cerrahlar-ingilterede-canli-ameliyat-yapti-4.jpg" width="1147" /></p>

<h2>GENÇ CERRAHLARA TAVSİYELER</h2>

<p>Yeni yetişen genç cerrahlara da seslenen Asoğlu, “Genç meslektaşlarıma tavsiyem, cerrahiyi yalnızca ameliyat yapmak olarak görmemeleridir. İyi bir cerrah olabilmek için ameliyat yapmak gerekir. Daha iyi bir cerrah olabilmek için ise araştırmak, yayın yapmak, öğretmek ve dünyayı takip etmek gerekir. Genç cerrahların bilimsel üretimden uzak kalmamalarını ve mutlaka güncel literatürün içinde yer almalarını öneriyorum" dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/turk-cerrahlar-ingilterede-canli-ameliyat-yapti</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/turk-cerrahlar-ingilterede-canli-ameliyat-yapti-2.jpg" type="image/jpeg" length="26000"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Neslihan Yaprak Barıt’tan stres uyarısı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/doc-dr-neslihan-yaprak-barittan-stres-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/doc-dr-neslihan-yaprak-barittan-stres-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplumun yaklaşık yüzde 20-25’ini hayatlarının bir döneminde etkileyen ağız içi yaralar, yemek yemeyi, konuşmayı ve günlük yaşamı zorlaştıran ağrılı lezyonlar arasında yer alıyor. Doç. Dr. Neslihan Yaprak Barıt, "Aftlar genellikle kendiliğinden iyileşse de sık tekrarlayan veya 2 haftadan uzun süren yaralarda altta yatan nedenlerin araştırılması büyük önem taşır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ağız içi yaralar, yani aftlar, toplumda sık görülen ve kişinin günlük yaşam konforunu ciddi şekilde etkileyen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Yemek yemeyi, konuşmayı, diş fırçalamayı ve hatta gülümsemeyi bile zorlaştırabilen bu ağrılı lezyonların toplumun yaklaşık yüzde 20-25’ini hayatlarının bir döneminde etkilediği belirtiliyor. Özellikle tekrarlayan ağız yaralarının kadınlarda erkeklere göre daha yaygın görüldüğünü ifade eden Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Neslihan Yaprak Barıt, aftların genetik yatkınlık, stres, beslenme yetersizlikleri ve bağışıklık sistemiyle ilgili çok sayıda faktörle ilişkili olabileceğini söyledi. Ağız içi yaraların genellikle kendiliğinden iyileştiğini ancak tekrarlayan vakalarda dikkatli olunması gerektiğini belirten Doç. Dr. Barıt, "Bu ağrılı lezyonlar günlük yaşamı, yemek yemeyi, konuşmayı ve hatta gülümsemeyi bile zorlaştırabilir. Aftlar çoğu zaman kendiliğinden iyileşir ancak sık tekrarlayan vakalarda altta yatan nedenlerin araştırılması büyük önem taşır" dedi.<br />
<img alt="Stres Ve Travma Gercekten Yaslandirir Mi" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/stres-ve-travma-gercekten-yaslandirir-mi.jpg" width="1600" />Ağız içi yaraların bulaşıcı olmadığını ve uçukla karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Barıt, aftların kesin nedeninin tam olarak bilinmediğini belirtti. Doç. Dr. Barıt, "Ağız içi yaralar bulaşıcı değildir ve uçuk ile karıştırılmamalıdır. Aftların kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte çok faktörlü bir tablo söz konusudur" ifadelerini kullandı.<br />
Yanak veya dudak içini ısırma, sert yiyecekler, diş fırçalama sırasında oluşan tahrişler ya da protez kaynaklı yaralanmaların aftları tetikleyebileceğini aktaran Barıt, stres ve psikolojik faktörlerin de ağız içi yaralarda önemli rol oynadığını söyledi. B12 vitamini, demir, çinko ve folik asit eksikliklerinin aft oluşumunda etkili olabileceğine dikkat çeken Barıt, bağışıklık sisteminin zayıfladığı grip, yorgunluk ve uykusuzluk dönemlerinde de ağız içi yaraların daha sık görülebildiğini kaydetti. Asitli, baharatlı ve sert yiyeceklerin ağız içi yaraları artırabileceğini belirten Barıt, "Portakal, domates gibi asitli gıdalar, baharatlı ve sert yiyecekler ağız içini tahriş ederek mevcut yaraların ağrısını artırabilir. Ayrıca Behçet hastalığı, çölyak hastalığı, Crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi otoimmün veya inflamatuar hastalıklar da tekrarlayan ağız yaralarıyla ilişkili olabilir" diye konuştu.<br />
<img alt="Stres Ve Anksiyete Vucudumuzda Kendini Nasil Belli Ediyor" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/stres-ve-anksiyete-vucudumuzda-kendini-nasil-belli-ediyor.jpg" width="1280" /><br />
Ağız içi yaraların özellikle asitli ya da sıcak yiyeceklerle temas ettiğinde şiddetli ağrı, yanma ve hassasiyete neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Barıt, aftların genellikle beyaz veya sarı renkli yaralar şeklinde görüldüğünü, çevresinde ise kırmızı bir halka oluştuğunu ifade etti. Bu lezyonların kişinin günlük yaşamını olumsuz etkilediğini söyleyen Barıt, "Ağız içi yaralarda şiddetli ağrı, yanma ve hassasiyet görülebilir. Bu şikayetler özellikle asitli veya sıcak yiyeceklerle temas ettiğinde artar. Yutma, konuşma ya da diş fırçalama sırasında rahatsızlık daha belirgin hale gelebilir" dedi.<br />
<img alt="Stres Yonetimi Ve Beyin" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/stres-yonetimi-ve-beyin.jpg" width="1280" />Aftların çoğu zaman 7 ila 10 gün içinde iyileştiğini belirten Doç. Dr. Barıt, yaraların uzun sürmesi ya da sık tekrarlaması halinde mutlaka uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı. Barıt, "Aftlar genellikle 7-10 günde geçer. Ancak sık tekrarlıyor veya 2 haftadan uzun sürüyorsa, altta yatan bir sistemik sorun olabileceği için kulak burun boğaz ve baş boyun cerrahisi uzmanına başvurmak gerekir" ifadelerini kullandı.<br />
Büyük, derin, sık tekrarlayan ya da tedaviye rağmen iyileşmeyen yaralarda zaman kaybedilmemesi gerektiğini belirten Barıt, yüksek ateş, lenf bezi şişliği ve kilo kaybı gibi ek belirtilerin de önemli uyarı işaretleri olduğunu söyledi. Doç. Dr. Barıt, "Yaralar 2 haftadan uzun sürüyorsa, çok büyük, derin veya çok sık tekrarlıyorsa, yüksek ateş, lenf bezi şişliği ve kilo kaybı gibi ek belirtiler varsa ya da tedaviye rağmen iyileşmiyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir" dedi.<br />
<img alt="Stres Ve Beyin" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/stres-ve-beyin.jpg" width="1280" />Ağız içi yaraların önlenmesinde stres yönetiminin önemli bir yer tuttuğunu belirten Doç. Dr. Barıt, düzenli yaşam alışkanlıklarının atakları azaltabileceğini söyledi. Barıt, "Stres yönetimini öğrenmek, günlük egzersiz yapmak, meditasyonu hayata dahil etmek ve düzenli uykuya önem vermek ağız içi yaraların kontrolünde destekleyici olabilir" dedi.<br />
Dengeli beslenmenin, vitamin ve mineral eksikliklerinin kontrol ettirilmesinin önemine de değinen Barıt, ağız hijyeninin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Doç. Dr. Barıt, "Dengeli beslenmeye özen gösterilmeli, vitamin ve mineral eksiklikleri kontrol ettirilmeli, ağız hijyenine dikkat edilmeli ve tahriş edici faktörlerden kaçınılmalıdır. Düzenli diş hekimi ve kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı kontrolleri de ihmal edilmemelidir" diye konuştu.<br />
<br />
Çoğu ağız içi yaranın kendiliğinden iyileştiğini ancak ağrı ve iyileşme süresini azaltmak için bazı basit uygulamalardan destek alınabileceğini belirten Doç. Dr. Barıt, tuzlu su veya karbonatlı su ile gargaranın fayda sağlayabileceğini ifade etti. Barıt, "Günde 3-4 kez tuzlu su veya karbonatlı su ile gargara yapılabilir. Papatya ya da ada çayı demlenerek gargara olarak kullanılabilir. Doğal bal, Hindistan cevizi yağı veya dut pekmezi uygulaması da destekleyici yöntemler arasında yer alabilir" dedi.<br />
Ağız içini tahriş eden gıdalardan uzak durulması gerektiğini vurgulayan Barıt, "Asitli, baharatlı ve sert yiyeceklerden uzak durmak, yumuşak kıllı diş fırçası tercih etmek ve SLS yani sodyum lauril sülfat içermeyen diş macunu kullanmak ağız içi tahrişleri azaltmaya yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Evde yapılan uygulamaların fayda göstermediği durumlarda uzman kontrolünde tedavi seçeneklerinin devreye girdiğini belirten Doç. Dr. Barıt, topikal kortikosteroid jel veya spreyler, antiseptik ağız gargaraları, lokal anestezik içeren ağrı kesici jeller ve eksiklik tespit edilmesi halinde vitamin ile mineral takviyelerinin kullanılabileceğini söyledi. Sık ve şiddetli tekrarlayan vakalarda daha ileri tedavilerin gündeme gelebileceğini belirten Barıt, "Uygun vakalarda düşük seviyeli lazer tedavisi uygulanabilir. Sık ve şiddetli tekrarlayan ağız içi yaralarında ise sistemik kortikosteroid veya immünsüpresif ilaçlar uzman kontrolünde kullanılabilir. Günümüzde ağız içi yaralar modern yaklaşımlar ve basit önlemlerle daha konforlu şekilde yönetilebiliyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/doc-dr-neslihan-yaprak-barittan-stres-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 07:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/doc-dr-neslihan-yaprak-barittan-stres-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="43987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi uyarısı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/uzmanlardan-kirim-kongo-kanamali-atesi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/uzmanlardan-kirim-kongo-kanamali-atesi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene vakalarında artış yaşanırken, uzmanlar Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına karşı vatandaşları uyardı. Hastalığın ciddi kanamalara, organ yetmezliğine ve ölüme kadar varabilen sonuçlara yol açabileceğini belirten uzmanlar, vücuda tutunan kenenin kesinlikle kişinin kendisi tarafından çıkarılmaması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte park, bahçe ve yeşil alanlarda kene yoğunluğunun arttığını belirten uzmanlar, vatandaşların özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı konusunda dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi kanamalarla seyrediyor, daha sonra organ yetmezliğine gidebiliyor, ciddi kanamaya neden olabiliyor hatta ölümcül seyredebiliyor. Özellikle erişkinlerde daha ağır seyretme eğiliminde. Çocuklarda da tabii uyanık olmamız gerekiyor. Ciddi kan transfüzyonlara takipte ihtiyaç olabiliyor. Organ tutunmaları olabiliyor, organ yetmezlikleri gelişebiliyor. Maalesef ülkemizde de ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak görülmekte" dedi.</p>

<p><img alt="Uzmanlardan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Uyarısı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/uzmanlardan-kirim-kongo-kanamali-atesi-uyarisi-1.jpg" width="1500" /></p>

<h2>"BELİRTİ GÖRÜLDÜĞÜ ANDA SAĞLIK KURULUŞUNA HEMEN BAŞVURMALI"</h2>

<p>Yaz geldiğini kenelerin mevsiminin başladığına dikkat çeken Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Parklar, bahçeler artık dolup taşmaya başladı ve keneler hepimizin korkulu rüyası olmaya yakında başlayacak. Bir kere eğer vücudumuzda kene fark ettiğimiz anda kendimiz çıkartmaya çalışmayacağız, en yakın sağlık kurumuna başvurup kenenin bir uzman tarafından çıkartılması gerekiyor. Kenenin bir kısmı vücutta kalabilir. Kenenin eğer şişmişse kene, kenenin kan emdiği anlamına gelmekte ve sağlık kuruluşunda düzgünce çıkartılması gerekmekte.</p>

<p><img alt="Uzmanlardan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Uyarısı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/uzmanlardan-kirim-kongo-kanamali-atesi-uyarisi-3.jpg" width="1500" /></p>

<p>Kene ile ilgili en çok korktuğumuz hastalık ülkemizde de görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi. Bu nedenle de kene tutunan vakaları takip etmemiz gerekiyor. Bunun için ilk sağlık kuruluşuna başvurduğu anda bir tam kan sayımı yapıyoruz. Daha önceden elimizde bir veri olsun diye yapıyoruz. Daha sonra hastaya 9 gün boyunca herhangi bir semptomu olup olmadığını takip etmesini istiyoruz. Ateş, karın ağrısı, kramp, vücutta döküntü, yanaklarda kızarıklık, kusma, halsizlik, karın ağrısı, benek benek noktalar, bunlar görüldüğü anda sağlık kuruluşuna hemen başvurmasını söylüyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Uzmanlardan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Uyarısı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/uzmanlardan-kirim-kongo-kanamali-atesi-uyarisi-4.jpg" width="1500" /></p>

<h2>"BİZ HASTAYI TAKİP EDİYORUZ"</h2>

<p>Hastanın eve geldiğinde kurallara uyması gerektiğine değinen Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Herhangi bir ateş, karın ağrısı, kas ağrısı, yüzde kızarıklık, vücutta döküntü, kusma, halsizlik, ateş bunlardan biri olursa hastaneye gelmesini söyleyeceğiz. O zaman hastanede daha ayrıntılı tetkikler alıyoruz. Bu ayrıntılı tetkiklerde bir bozulma varsa bizim halk sağlığı merkezimize örnek gönderiyoruz. Normalde daha önceden keneyi eğer zehirli kene mi diye örnek gönderiyoruz artık onu yapmıyoruz, biz hastayı takip ediyoruz artık" diye konuştu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/uzmanlardan-kirim-kongo-kanamali-atesi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/uzmanlardan-kirim-kongo-kanamali-atesi-uyarisi-2.jpg" type="image/jpeg" length="35494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk doktor, dünyanın gözü önünde canlı ameliyat yapacak]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/turk-doktor-dunyanin-gozu-onunde-canli-ameliyat-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/turk-doktor-dunyanin-gozu-onunde-canli-ameliyat-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası alanda robotik kanser cerrahi çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Oktar Asoğlu, İngiltere'de düzenlenecek 10'uncu Portsmouth Colorectal Kongresi'nde canlı ameliyat gerçekleştirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası alanda kanser hastalıkları ve özellikle robotik kanser cerrahi çalışmalarıyla tanınan ve Rusya Kolorektal Cerrahlar Derneği'nin (RSCS) onursal üyesi de seçilen Prof. Dr. Oktar Asoğlu, İngiltere'de 9-12 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek 10'uncu Portsmouth Colorectal (Kolorektal) Kongresi'nde Türk tıp dünyası adına bir ilki gerçekleştirecek. Prof. Dr. Asoğlu, Kolorektal Kongresi'nde, dünyanın farklı ülkelerinden katılacak bu alandaki en önemli bilim insanlarının önünde canlı ameliyat gerçekleştirecek.</p>

<h2>MODERATÖR, BU İŞİN TEKNİĞİNİ TANIMLAYAN KİŞİ</h2>

<p><img alt="Türk Doktor, Dünyanın Gözü Önünde Canlı Ameliyat Yapacak (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1645" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/turk-doktor-dunyanin-gozu-onunde-canli-ameliyat-yapacak-3.jpg" width="1080" />Kolorektal cerrahi alanında düzenlenecek 10'uncu büyük kongreye davet edildiğini belirten Prof. Dr. Oktar Asoğlu, “Kongrenin özelliği canlı yayınlarla yapılan bir kongre, hem salona hem online yapılıyor. Böylelikle binlerce kişiye ulaşabiliyor. İlginç tarafı rektum kanserinde devrim yaratan Bill Shields, 90 yaşına geldi. Onun moderatörlüğünde 3 cerrah, canlı ameliyat yapacağız. Eş zamanlı ve dünyada bu işin standardını koyan 90'a yakın bilim insanı da orada olacak. Moderatörlüğünü, tekniği tanımlayan bilim insanı yapıyor, diğerleri de standartları koyan bilim insanları. Biz de canlı performansla ameliyat yapacağız ve 2- 2,5 saatlik bir süreçte bu tartışılacak" dedi.</p>

<h2>İNGİLTERE'DE TÜRK TIBBI ADINA İLK</h2>

<p><img alt="Türk Doktor, Dünyanın Gözü Önünde Canlı Ameliyat Yapacak (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1920" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/turk-doktor-dunyanin-gozu-onunde-canli-ameliyat-yapacak-2.jpg" width="908" />Daha önce Rusya, Avrupa ve Asya'da bu alandaki kongrelerde de canlı ameliyat gerçekleştiren Prof. Dr. Asoğlu, “İngiltere'deki bu büyük kongrede de yabancı bir hastayı, yabancı bir ülkedeki kongre sırasında ameliyat eden, benim bildiğim kadarıyla ilk kez oluyor. Ben başka ülkelerde onlarca kez ameliyat yaptım. İngiltere'deki kongre de bir nevi meslek zirvesi. Buna götüren şey de tabii, yıllardır belirli bir alanda çalışma, yayın yapma, uzun yıllar kongrelerde çeşitli basamaklarda görev aldıktan sonra bilimsel yaptığınız şeylerin karşılığı" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>'BİLİMİ TOPLUM YARARINA DÖNÜŞTÜRÜYORUZ'</h2>

<p><img alt="Türk Doktor, Dünyanın Gözü Önünde Canlı Ameliyat Yapacak (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1332" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/turk-doktor-dunyanin-gozu-onunde-canli-ameliyat-yapacak-1.jpg" width="1080" />Hedefinin İtalya, Meksika gibi diğer ülkeler olduğunu anlatan Prof. Dr. Oktar Asoğlu, yıllardır vazgeçmeden bilim adına çalışmalarını büyük gayretle sürdürdüğünü anlattı. Türkiye'de akademik yayınlar ya da makalelerin genellikle ünvan alıncaya kadar, kriter doldurmak için yapıldığı ve kesintisiz sürdürülmediği eleştirisinde bulunan Prof. Dr. Asoğlu, “Yani ben kesintisiz sürdüren, her yıl 5-6 tane uluslararası yayın yapan, ünvan bile kullanmıyorum. Çünkü bilim adına yapıyoruz. Yani bilimin standartlarını belirlemeye çalışmak amaçlı. Çünkü amaç ameliyat yapmak değil. Aynı zamanda bir başka ameliyathanede, bir başka ülkede, başka bir cerrah bir ameliyat yaparken bizim bu standartları koyabilmemizle başka bir hayata dokunsun. Bilimi üretkenlik, toplum yararına dönüştürmeyi hedefleyen bir hayat çizdim. Bunlar da onun karşılığı" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>'DÜNYANIN HER YERİNDEN İZLENECEK'</h2>

<p>10 Haziran Çarşamba günü saat 11.00'de canlı ameliyatın gerçekleşeceğini belirten Prof. Dr. Asoğlu, “Tabii online dünyanın her yerinden izlenecek. Tıbbi cerrahlar kendini tanımlayıp kongreye online kayıt yaptırıyor. Kayıt yaptırdıktan sonra online olarak tüm kongreyi izliyor, soru sorabiliyor, moderatör kanalıyla soru da sorabiliyor. Yani cerrahlar izleyebilecek. Canlı ameliyatı Güney Kore'den 10 bin vaka yapmış çok üst düzey bir cerrah Prof. Choi ve Norveç'ten Prof. Lars Thomas ile birlikte yapacağız. İki isim de çok önemli cerrahlar. Üçümüz aynı ameliyatın farklı versiyonlarını yapacağız eş zamanla. Tabii ilginç tarafı asıl orada bir sürü moderatör var. Bunlar da dünya standartlarını koymuş bilim insanları, ameliyatı yorumluyor. Bill Shields bu tekniği tanımlayan kişi. En güzel tarafı da ben asistanken ismini duyduğum, izlediğim, heyecanla merak ettiğim adamın önünde bunu yapıyor olmak ayrı bir şey olacak" dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/turk-doktor-dunyanin-gozu-onunde-canli-ameliyat-yapacak</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/turk-doktor-dunyanin-gozu-onunde-canli-ameliyat-yapacak-4.jpg" type="image/jpeg" length="63315"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da obeziteyle mücadelede örnek başarı… Bir yılda 26 kilo verdi]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-obeziteyle-mucadelede-ornek-basari-bir-yilda-26-kilo-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-obeziteyle-mucadelede-ornek-basari-bir-yilda-26-kilo-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da Sağlıklı Hayat Merkezi'ndeki beslenme danışmanlığına başvuran İsmihan Özdemir (56), 1 yılda 121 kilodan 95 kiloya düştü. Özdemir'in programını düzenleyen diyetisyen Ömer Akıdan, "Diyetisyenlerin görevi; sadece kilo verdirmek değildir, sağlıklı yaşamayı da öğretiyoruz. Hızlı kilo verme isteğiyle yapılan bilinçsiz diyetler ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Konyaaltı Sağlıklı Hayat Merkezi'ne başvuran İsmihan Özdemir, 1 yıllık süreçte 26 kilo verdi. Diyetisyen Ömer Akıdan'ın takibinde düzenli beslenme ve su tüketimi alışkanlığı kazanan Özdemir, sürecin sonunda 121 kilodan 95 kiloya düştü. Diyetisyene başvurmadan önce çeşitli diyetler uygulayan ancak kilo veremediğini söyleyen Özdemir, diyetisyen yardımıyla kilo vermeye başladığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Antalya’da Obeziteyle Mücadelede Örnek Başarı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1056" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-obeziteyle-mucadelede-ornek-basari-1.jpg" width="1469" /></p>

<h2>“1 YILDA 26 KİLO VERDİM”</h2>

<p>1 yıldır diyetisyen desteği aldığını kaydeden İsmihan Özdemir, "Daha önce de farklı dönemlerde destek almıştım ancak bu son 1 yıl benim için en başarılı dönem oldu. Diyetisyenim Ömer Bey ile tanıştım. Sonuçta obezite bir hastalık. Biz çoğu zaman bunu sadece 'şişmanlık' olarak görüyoruz ama bu süreçte insanların daha fazla desteğe ihtiyacı oluyor. 1 yılda 26 kilo verdim. Diyete 121 kilo ile başlamıştım. Şu anda 95 kiloyum. Düzenli beslenmeyi öğrendim. Öğünlerimde neyi, ne kadar tüketmem gerektiğini öğrendim. Düzenli su içme alışkanlığı kazandım. Bazen iki-üç gün boyunca neredeyse hiç su içmediğim olurdu. Şimdi ise günlük 3-4 litre su tüketiyorum ve bunu düzenli hale getirdim. Kısacası, diyetisyenimin desteği ile sağlıklı yaşam ve beslenmeyi öğrendim" dedi.</p>

<p><img alt="Antalya’da Obeziteyle Mücadelede Örnek Başarı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1680" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-obeziteyle-mucadelede-ornek-basari-4.jpg" width="1001" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“MESLEĞİMİ YAKLAŞIK 14 YILDIR YAPIYORUM”</h2>

<p>14 yıllık diyetisyen Ömer Akıdan ise kişilerin diyetisyen desteği almadan sanal medya ve internetten uyguladıkları diyetlerin olumsuz sonuçlara yol açabileceğine dikkati çekti. Diyetisyen Akıdan, "Amacımız; yalnızca kişilere kilo verdirmek değil; kilolarını koruyabilecekleri sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmalarına yardımcı olmak. Mesleğimi yaklaşık 14 yıldır yapıyorum. Bu süreçte 50, 60 hatta 70 kiloya kadar sağlıklı şekilde kilo veren danışanlarımız oldu. Buraya gelen birçok danışanımız daha önce çok katı diyetler uygulayarak kısa sürede 10-15 kilo vermiş, sonrasında bu kiloları fazlasıyla geri almış olabiliyor. Amacımız; kilo kaybının yanı sıra, diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik hastalıklardan da bireyleri korumak. Biz burada yalnızca beslenme planı hazırlamıyoruz. Davranış değişikliği üzerinde de çalışıyoruz. Çünkü kişiler sadece harcadıklarından fazla yedikleri için kilo almaz. Bunun altında, duygusal yeme davranışları ya da yetersiz fiziksel aktivite gibi pek çok etken bulunabilir" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Antalya’da Obeziteyle Mücadelede Örnek Başarı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1120" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-obeziteyle-mucadelede-ornek-basari-3.jpg" width="1680" /></p>

<h2>“DİYETİSYENLERİN GÖREVİ; SADECE KİLO VERDİRMEK DEĞİL”</h2>

<p>Diyetisyenlere duyulan ihtiyacın giderek arttığına dikkati çeken Akıdan, "Özellikle obezite oranlarının yükseldiği bir dönemde, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması büyük önem taşıyor. Diyetisyenlerin görevi; sadece kilo verdirmek değil, sağlıklı yaşamayı öğretiyoruz. İnternette veya sosyal medyada 'diyet' kelimesini arattığınızda milyonlarca farklı öneriyle karşılaşabiliyorsunuz. Ancak bu uygulamaların sağlıklı olup olmadığı konusunda çoğu kişinin yeterli bilgisi bulunmuyor. Hızlı kilo verme isteğiyle yapılan bilinçsiz diyetler ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kas kayıpları, böbrek ve karaciğer problemleri, hormonal bozukluklar ve tiroit rahatsızlıkları bunlardan sadece bazıları. İnternet ortamında veya sosyal medyada karşılaşılan diyet programları bilinçsiz şekilde uygulanmamalı. Her bireyin sağlık durumu, yaşam tarzı ve ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle sağlıklı beslenme konusunda mutlaka bir diyetisyenden destek alınmalı. Bilinçsiz uygulanan diyetler, geri dönüşü zor sağlık sorunlarına neden olabilir" sözlerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-obeziteyle-mucadelede-ornek-basari-bir-yilda-26-kilo-verdi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 07:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalyada-obeziteyle-mucadelede-ornek-basari-2.jpg" type="image/jpeg" length="98963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[650 gram doğan 'Leyloş bebek' hayata tutundu]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/650-gram-dogan-leylos-bebek-hayata-tutundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/650-gram-dogan-leylos-bebek-hayata-tutundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da 650 gram ağırlığında, 33 santim boyunda, 24 haftalık dünyaya gelen Leyla İlge Yalçın bebek, hayata tutundu. Doğduğunda anne kokusunu ve sıcaklığını hiç bilmeden yenidoğan yoğun bakıma alınan, ailesinin 'Leyloş' dediği bebek evine kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen büyük depremde Malatya'da yaşayan Duygu Yalçın (33) ile eşi Ali Yalçın (35), ev ve iş yerleri yıkılınca Antalya'ya yerleşti. Burada yeni bir hayat kuran çift, ilk yavrularını kucaklarına almaya hazırlanırken, Duygu Yalçın'ın rahim ağzı açıklığı nedeniyle bebek 24 haftalık dünyaya geldi. 650 gram ağırlığında, 33 santim boyundaki bebeği gördüğünde hissettiklerini, "Hamilelikte karnımda çok bir şey hissedemeden, karnım çok büyümeden doğumla karşı karşıya geldik" sözleriyle anlatan Duygu Yalçın, o sürecin çok zor olduğunu söyledi. Bebeğini öyle görünce çok ağladığını belirten Duygu Yalçın, "Ne olduğunu anlayamamıştık. Çok da korktuk. Çünkü gerçekten küçücüktü. Öyle orada, yenidoğan yoğun bakımda yatıyordu. Cihazlara, makinelere bağlıydı" dedi.</p>

<h2>'ÇOK ZOR BİR ANDI'</h2>

<p><img alt="650 Gram Doğan 'Leyloş Bebek' Hayata Tutundu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/650-gram-dogan-leylos-bebek-hayata-tutundu-2.jpg" width="1080" />Doğduğunda bebeğini hiç kucağına alamadığını belirten Yalçın, "O çok zor. Tarifi yok. Ben kelimelerle anlatamam onu. Karnınızda taşıyorsunuz. Hiçbir şey hayal ettiğiniz gibi olmuyor. Her şey çok ani gelişiyor. Bebeğinizi kucağınıza alamıyorsunuz. Yani o hayal ettiğiniz olay yok. Çok zor bir andı bizim için. İlk kez kuvözde gördük kızımızı. Çünkü çok ani müdahale gerekiyordu" diye konuştu.</p>

<h2>'KÜÇÜCÜKTÜ, TUTAMADIM BİLE’</h2>

<p>'Leyloş' diye seslendikleri bebeğini ilk kez üç hafta sonra kucağına aldığını anlatan Duygu Yalçın, "Çok güzel bir duyguydu, kelimelerle anlatılmaz. Bebeğimizin ne kadar güçlü olduğunu, onu ilk kucağıma aldığımda hissettim. 800 grama çıkmıştı. Kucağıma aldığımda atletimin içine giriyordu. Küçücüktü, tutamadım bile. Hemşirelerimiz yardımcı oldular. Hiç kıpırdayamadım kucağıma verdiklerinde. Onun çok güçlü olduğunu o an hissettim" dedi.</p>

<h2>'BİZİ HİÇ YALNIZ BIRAKMADILAR'</h2>

<p><img alt="650 Gram Doğan 'Leyloş Bebek' Hayata Tutundu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1920" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/650-gram-dogan-leylos-bebek-hayata-tutundu-1.jpg" width="1080" />Anne Yalçın, Doç. Dr. Ali Annagür'e teşekkür ederek, "Hocamız çok telkin etti. Gerçekten çok şanslı hissediyoruz hocamıza denk geldiğimiz için. Aynı zamanda yenidoğan hemşirelerimize teşekkür ederiz. Bizi bu süreçte hiç yalnız bırakmadılar. Eşim çalıştığı için gelemediğimiz zamanlar oldu. Hep fotoğrafları attılar bize. Onların emeğiyle, sabrıyla, Leyloş'un gücüyle buraya kadar geldik. Çok şükür" diye konuştu.</p>

<h2>'KIZIMIZ GÜÇLÜ ÇIKTI MAŞALLAH'</h2>

<p>Baba Ali Yalçın da "O anki duygular gerçekten tarif edilemiyor. Önce Allah'a, sonra doktorlara, hemşirelere güvendik. Kızımız güçlü çıktı maşallah" dedi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Yenidoğan (Neonatoloji) Uzmanı Doç. Dr. Ali Annagür ise Leyla bebeğin 24 haftalık 650 gram dünyaya geldiğini, kaybedilme ihtimali yüksek bir bebek olduğunu söyledi. Doç. Dr. Annagür, "Erken doğan bu bebeklerde kalp, akciğer, beyin, göğüs, bağırsak gibi tüm sistemlerle ilgili karşımıza komplikasyonlar çıkma ihtimali yüksek. 24 hafta ve altında doğan bebeklerin yaklaşık yüzde 50'si kaybedilir. Yaşayanlarda özürlü oranı yüksek oluyor. Ama günümüzdeki teknolojik gelişmeler, tedavi seçeneklerinin daha iyiye doğru gitmesinin, bebeklerin sağlıklı, özürsüz bir şekilde hayata tutunmalarına büyük katkısı oluyor" diye konuştu.</p>

<h2>'İNATLA YAŞAMA TUTUNDU'</h2>

<p><img alt="650 Gram Doğan 'Leyloş Bebek' Hayata Tutundu (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/650-gram-dogan-leylos-bebek-hayata-tutundu-4.jpg" width="1080" />Leyla bebeğin inatla yaşama tutunduğunu anlatan Doç. Dr. Annagür, "Biz bu süreçte ekip olarak onun yanındaydık. Leyla, annesi ve babası, onların duası sayesinde bugünlere ulaştık. Biz Leyla'yı yaklaşık 4 ay kadar misafir ettik. Sağlıklı bir şekilde ailesine kavuşturmakta aracı olmaktan mutluyuz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>RAHMİN YAPISINDAKİ PROBLEMDEN KAYNAKLANIYOR</h2>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ali Fuat Şengör de rahim ağzı açıklığının genelde doğuştan rahmin yapısında bir problem nedeniyle oluştuğunu belirtti. Op. Dr. Şengör, "Rahmin yapısındaki bu şekil bozuklukları karşımıza rahim ağzı yetmezliği olarak çıkıyor.</p>

<p><img alt="650 Gram Doğan 'Leyloş Bebek' Hayata Tutundu (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/650-gram-dogan-leylos-bebek-hayata-tutundu-3.jpg" width="1080" /> Biz bu durumu genelde 13-14'üncü haftada dikiş atarak önlemeye çalışıyoruz. Ama bazen gözden kaçabiliyor. Bebek büyürken rahmin aynı hızla büyüyememesinden dolayı bebeğin yerine sığmaması ve rahim ağzı kısalığından dolayı erken doğum gerçekleşiyor" diye konuştu. Leyla bebeğin annesinde de aynı durum söz konusu olduğu için 24'üncü haftada erken doğum gerçekleştiğini kaydeden Op. Dr. Şengör, "Yenidoğan yoğun bakımın desteği ve iyi bakımları sayesinde çok şükür sağlam, sağlıklı olarak bebeğimizi taburcu ettik" dedi. Leyla bebeğe hastane yönetimi tarafından kep ve cübbe giydirilirken, ailesine de 'Yılın Ailesi' belgesi verildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/650-gram-dogan-leylos-bebek-hayata-tutundu</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 08:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/650-gram-dogan-leylos-bebek-hayata-tutundu-5.jpg" type="image/jpeg" length="40407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da anne karnındaki 200 gramlık bebek mucize yaşadı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-anne-karnindaki-200-gramlik-bebek-mucize-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-anne-karnindaki-200-gramlik-bebek-mucize-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli’de yaşayan Demet (34) ve Ersen Oymak (43) çiftinin ikiz bebeklerinden birine, idrar yolu tıkanıklığı teşhisi konuldu. Antalya’da fetoskopik lazer yöntemiyle anne karnında müdahale edilen bebek, yaşama tutundu. 200 gram ağırlığındaki bebeğin operasyonunun iyi geçtiğini söyleyen Prof. Dr. Selahattin Kumru, "Bu yöntemin bilinirliği oldukça düşük. Modern teknolojinin tıbba sunduğu yeni bir imkan" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’da başvurdukları merkezlerde ikiz gebeliğin sağlıklı ilerlemediği belirtilerek sonlandırma önerilen çift, yaptıkları araştırma sonrası Antalya’da fetoskopik lazer yöntemiyle daha önce 8 bebeğin anne karnında operasyonunu gerçekleştiren Kadın Hatalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Selahattin Kumru’ya ulaştı. Operasyonda, yaklaşık 17 haftalık ve 200-250 gram ağırlığındaki bebeğin idrar torbasına kamera ile girilerek lazer yardımıyla tıkanıklık açıldı. Operasyonu gerçekleştiren ekip, müdahale sonrası bebeğin yeniden idrar çıkışı sağladığını ve yaşam şansının arttığını belirtti.</p>

<h2>‘CİDDİ BİR SORUN YAŞAMASI PSİKOLOJİK OLARAK ETKİLEDİ’</h2>

<p><img alt="Antalya’da Anne Karnındaki 200 Gramlık Bebek Mucize Yaşadı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1620" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/antalyada-anne-karnindaki-200-gramlik-bebek-mucize-yasadi-3.jpg" width="1080" />14 haftalık hamileyken yapılan kontrolde bu durumun ortaya çıktığını belirten Demet Oymak, “O zaman hem bebeklerin cinsiyetini hem de erkek olanın idrar çıkışının olmadığını öğrendik. Bizi Denizli'den Ankara’ya sevk ettiler. Orada bize, şu an müdahale edilse bile bebeğin suyunun azalabileceği, ileride ciddi problemler yaşayabileceği ve böbrek rahatsızlığı nedeniyle doğsa bile yaşayamayabileceği söylendi. Hatta sonlandırmayı düşünüp düşünmediğimizi sordular. Biz bunu hiç istemedik. Oradan dönerken Selahattin Hoca’yı gördüm, Antalya’ya geldik. Operasyon başarılı geçti. Bir bebeğimin ciddi sorun yaşaması beni psikolojik olarak çok etkiledi. Çünkü ona bir şey olursa diğer bebeği de kaybetme ihtimalimiz vardı. Şu an sağlıklıyız" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>SÜREÇ HASSAS</h2>

<p><img alt="Antalya’da Anne Karnındaki 200 Gramlık Bebek Mucize Yaşadı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/antalyada-anne-karnindaki-200-gramlik-bebek-mucize-yasadi-1.jpg" width="1620" />Sürecin stresli geçtiğini belirten Ersen Oymak, “4 çocuğumuz var. Eşim şu anda ikiz bebeklerimize hamile. Selahattin Hocamızın 2020 yılında anne karnında benzer bir ameliyat yaptığını öğrendik. Bu umutla geldik. Buradaki ekip hem maddi hem manevi yanımızda oldu. Şu anda çok şükür sorunumuz görünmüyor. Süreç hassas olduğu için bebeğin sürekli gözlemlenmesi gerekiyor. Bir baba olarak bu süreç benim için de çok zordu. Çünkü bebeğin doğamama ihtimali vardı. Antalya- Denizli olması ayrı bir avantaj oldu. Çünkü bu süreç ciddi masraf çıkarıyor. Borç harç bu tedaviyi sürdürmeye çalıştık" dedi.</p>

<h2>‘İDRAR TORBASINA GİRDİK, LAZERLE TIKANIKLIĞI AÇTIK’</h2>

<p>Kamera yöntemiyle tıkanıklığa ulaştıklarını kaydeden Prof. Dr. Selahattin Kumru, “Denizli’den gelen ikiz gebelikte, bebeklerden birinde sorun yoktu ancak diğerinde idrar yolu tıkanıklığı vardı. Kamerayla idrar torbasına girdik ve lazerle tıkanıklığı açtık. Sonrasında açılan bölgede yara iyileşme dokusu geliştiği için ikinci bir işlem yapmak zorunda kaldık. Şu anda bebeğin idrar çıkışı mevcut ve durumu iyi. Bebeğimiz yaklaşık 17 haftalıktı. Tahmini ağırlığı 200 gram civarındaydı. Bu yöntemin bilinirliği hala oldukça düşük. Çünkü modern teknolojinin tıbba sunduğu yeni bir imkan. Hem doktorlar arasında hem de toplumda çok yaygın bilinmiyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 1 milyon doğum olduğunu düşünürsek, 200 vaka ortaya çıkıyor. Bunların bir kısmı geç fark ediliyor, bir kısmı kaybediliyor ya da farklı yöntemlere yönlendiriliyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>‘BEBEKLERDE 10 BİNDE 2 GÖRÜLÜYOR’</h2>

<p>İdrar çıkışı olmadığında bebeğin anne karnı sıvısının azaldığını belirten Prof. Dr. Kumru, “Bebeklerde nadir görülen, yaklaşık 10 binde 2 sıklıkta karşılaştığımız idrar yolu çıkış tıkanıklıklarını ultrasonda tespit ediyoruz. Böbreklerde üretilen idrar, idrar torbasında birikiyor ancak dışarı çıkamadığı için mesane normalden daha büyük görünüyor. Ameliyata karar vermeden önce genetik inceleme öneriyoruz. Eğer tüm değerlendirmeler uygunsa ve bebeğin idrar yapamamasına bağlı amniyon sıvısı azalıyorsa müdahale kararı alıyoruz. Suyun azalması akciğer gelişimini olumsuz etkiler. Göbek kordonu baskı altında kalabilir ve bebek anne karnında kaybedilebilir.</p>

<p><img alt="Antalya’da Anne Karnındaki 200 Gramlık Bebek Mucize Yaşadı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/antalyada-anne-karnindaki-200-gramlik-bebek-mucize-yasadi-2.jpg" width="1620" />Müdahale edilmeyen olgularda bebeklerin yaklaşık yüzde 25’i hayatta kalabiliyor. Son yıllarda daha gelişmiş merkezlerde fetoskopik lazer yöntemi ile bu işlem uygulanmaya başlandı. Operasyon sırasında anneye lokal ya da genel anestezi uygulanıyor. Daha sonra bebeğin göbek kordonundan veya kas içine kas gevşetici ilaç veriyoruz. Bebeğin hareket etmesini engelliyoruz" diye konuştu.</p>

<h2>‘LAZER YÖNTEMİNİN BAŞARI ORANI YÜZDE 75 CİVARINDA’</h2>

<p>Tıkanıklık nedeniyle bebeklerin böbreklerinde hasar olabileceğine dikkati çeken Prof. Dr. Kumru, “Bu nedenle bebeklerin doğumdan sonra da düzenli takip edilmesi gerekiyor. Lazer yönteminin başarı oranı yüzde 75 civarında. İşlemi yaparken dikkatli olmak gerekiyor. Kullandığımız kamera sistemi ve yaptığımız girişimler nedeniyle erken doğum, su gelmesi, düşük ya da tekrar işlem gereksinimi gibi riskler bulunuyor. Yaklaşık yüzde 25 oranında bu komplikasyonlarla karşılaşabiliyoruz. Şu ana kadar 9 bebeğe uyguladık. İlk lazer yaptığımız bebek yaklaşık 9 yaşında ve böbrek fonksiyonları iyi durumda. Diyalize ihtiyaç duymadı. Diğer hastalarımızı da takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-anne-karnindaki-200-gramlik-bebek-mucize-yasadi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 07:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/antalyada-anne-karnindaki-200-gramlik-bebek-mucize-yasadi-4.jpg" type="image/jpeg" length="52486"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya sahillerinde mideye uyarısı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/antalya-sahillerinde-mideye-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/antalya-sahillerinde-mideye-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da özellikle Konyaaltı Sahili’nde midye satışları hijyen tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Başkanı Ali Manavoğlu'nun uygun koşullarda saklanmayan midyelerin ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğine dikkat çekti. Turizm sezonunun başlaması ile birlikte Antalya sahillerindeki sokak lezzetlerine ilgi arttı. Özellikle Konyaaltı sahilinde satılan midyeler hijyen tartışmalarının odağında yerini aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uygun koşullarda hazırlanıp saklanmayan midyelerin ağır metal bakteri ve virüs kaynaklı gıda zehirlenme olaylarına neden oluyor. Gıda Mühendisleri Odasında Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, midye ve çiğ köfte gibi hazır ürünlerin yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığına kayıtlı işletmelerden temin edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Antalya Sahillerinde Mideye Uyarısı (7)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/antalya-sahillerinde-mideye-uyarisi-7.webp" width="1280" />Soğuk zincirin korunmasının hayati önem taşıdığını söyleyen Manavoğlu, tüketicilerin gıda güvenliği konusunda bilinçli olması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2>MİDYE TÜKETİMİNE DİKKAT EDİLMELİ</h2>

<p>Midye, çiğ köfte gibi riskli ürünlerde dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Manavoğlu, Bu tür gıdalar tüketebilir ancak Tarım ve Orman Bakanlığı’na kayıtlı bir firmanın ürettiği midyeyi, soğuk zincir ve uygun koşullarda alınması gerekir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Antalya Sahillerinde Mideye Uyarısı (5)" class="detail-photo img-fluid" height="3564" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/antalya-sahillerinde-mideye-uyarisi-5.webp" width="4455" />Az miktarda tüketir, hevesini geçirir. Normal insanlar için de aynı şey geçerli. Midyeyi çok seviyorsanız Tarım ve Orman Bakanlığı’na kayıtlı bir firmadan alın, soğuk zincirde evinizde hemen hazırlayın, tüketin. Böylece riski minimize edersiniz.</p>

<p><img alt="Antalya Sahillerinde Mideye Uyarısı (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/antalya-sahillerinde-mideye-uyarisi-1-1.webp" width="1280" />Tüketici anlamında da ne yazık ki okuryazarlığımız çok zayıf. Bakanlığımız ve yerel yönetimler noktasında da biz denetim sayılarının arttırılmasını istiyoruz” sözlerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ABDULREZZAK KILIÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/antalya-sahillerinde-mideye-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 01:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/antalya-sahilleride-midye-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="43861"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASM Grup Elemanları hak arayışında]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/asm-grup-elemanlari-hak-arayisinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/asm-grup-elemanlari-hak-arayisinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile Sağlığı Merkezi Grup Elemanları Derneği, aile sağlığı merkezlerinde görev yapan grup elemanlarının yıllardır hiçbir özlük hakkı olmadan, asgari ücret ve altında rakamlarla hizmet verdiklerini belirterek, haklarının verilmesini talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile Sağlığı Merkezi Grup Elemanları Derneği, aile sağlığı merkezlerinde görev yapan grup elemanlarının yıllardır süren çalışma şartlarına ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Grup çalışanlarının 21 yıldır özlük hakkı olmadan asgari ücret ve altında rakamlarla hizmet ettiğini belirten Aile Sağlığı Merkezi Grup Elemanları Derneği, yetkililere seslendi.</p>

<p><img alt="Asm Grup Elemanlari Hak Arayisinda (3)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/asm-grup-elemanlari-hak-arayisinda-3.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>GRUPLANDIRMA ELEMANLARI SES YÜKSELTTİ</h2>

<p>Ülke genelinde belirli dönemlerde yapılan kadro çalışmalarında gruplandırma elemanlarının ayrıştırılmasına tepki gösteren Dernek, aynı çatı altında ayrıştırılmadan özlük haklarının verilerek çalışmaya devam etmek istediklerini vurguladı.</p>

<p><img alt="Asm Grup Elemanlari Hak Arayisinda (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1279" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/asm-grup-elemanlari-hak-arayisinda-2-1.jpg" width="1280" /></p>

<h2>“21 YILDIR ÖZLÜK HAKKI OLMADAN HİZMET ETMEKTEYİZ”</h2>

<p>Gruplandırma elemanlarının da sağlık çalışanı olduğunun altını çizen Aile Sağlığı Merkezi Grup Elemanları Derneği, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Aile sağlığı merkezi gruplandırma elemanları olarak yıllardır hiçbir Özlük hakkımız olmamasına rağmen özveriyle çalışıp kamuya hizmet vermekteyiz. Ülkemizde aile hekimliği sistemi 2005 yılında başlamış ve halen devam etmektedir bizler 21 yıldır hiçbir Özlük hakkımız olmadan asgari ücret ve altında rakamlarla ülkemize hizmet etmekteyiz.</p>

<p><img alt="Asm Grup Elemanlari Hak Arayisinda (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/asm-grup-elemanlari-hak-arayisinda-2.webp" width="1280" /></p>

<h2>“ÖZLÜK HAKKIMIZIN VERİLEREK ÇALIŞMAK İSTİYORUZ”</h2>

<p>Ülkemizde belirli dönemlerde kadro çalışmaları yapılmış ve gruplandırma elemanları hepsinde ayrıştırılmıştır. Bizler Türkiye’nin ailenin sağlığın yüz yılında aynı çatı altında ayrıştırılmadan Özlük haklarımız verilerek çalışmalarımıza devam etmek istiyoruz. Gruplandırma elemanları da bu ülkenin sağlık çalışanlarıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Aile Sağlığı Merkezi Grup Elemanları Derneği/bülten</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/asm-grup-elemanlari-hak-arayisinda</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/05/asm-grup-elemanlari-hak-arayisinda-3-1.jpg" type="image/jpeg" length="51750"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
