<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Gündem Gazetesi | Son Dakika Antalya Haberleri</title>
    <link>https://www.antalyagundem.com.tr</link>
    <description>Antalya haber, Antalya ve çevresindeki güncel olaylar, etkinlikler ve gelişmelerle ilgili en son bilgileri sunan haber kaynağıdır. Antalya'nın kültürel, ekonomik, sosyal ve turistik alanlardaki önemli gelişmeleri takip etmek için Antalya Gündem haber ile takipte kalın</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.antalyagundem.com.tr/rss/saglik-yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 18:48:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/rss/saglik-yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kepez Belediyesi Bağımlılıkla Mücadele ve Psikososyal Destek Birimi kurdu]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/kepez-belediyesi-bagimlilikla-mucadele-ve-psikososyal-destek-birimi-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/kepez-belediyesi-bagimlilikla-mucadele-ve-psikososyal-destek-birimi-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Kepez Belediyesi, bağımlılıkla mücadelede önemli bir sosyal belediyecilik projesini hayata geçirdi. Bağımlılıkla Mücadele ve Psikososyal Destek Birimi, bağımlı bireylerin aile fertlerine ve yakınlarına psikososyal destek ve danışmanlık hizmeti sunacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kepez Belediyesi, toplum sağlığını korumaya, aile yapısını güçlendirmeye ve bağımlılıkla mücadelede koruyucu çalışmaları yaygınlaştırmaya yönelik önemli bir adım attı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün öncülüğünde kurulan Bağımlılıkla Mücadele ve Psikososyal Destek Birimi, hizmete açıldı. Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda faaliyet gösterecek olan birim, bağımlılığı yalnızca bireyi etkileyen bir sorun olarak değil, aileyi ve toplumu da yakından ilgilendiren çok yönlü bir mesele olarak ele alacak. Bu kapsamda bağımlılıktan etkilenen bireylerin aile ve yakınlarına koruyucu, önleyici ve destekleyici hizmetler sunulacak. Alanında uzman 3 psikolog ve 1 sosyal hizmet uzmanından oluşan ekip tarafından yürütülecek çalışmalarda, bireysel danışmanlık, psikososyal değerlendirme ve rehberlik hizmetleri verilecek.</p>

<h2>BAĞIMLILIĞIN HER TÜRÜNE YÖNELİK DESTEK</h2>

<p>Bağımlılıkla Mücadele ve Psikososyal Destek Birimi; teknoloji ve internet, sosyal medya, dijital oyun, alkol, sigara ve tütün ürünleri, kumar ile madde bağımlılığı gibi farklı bağımlılık türlerinden etkilenen bireylerin ailelerine yönelik destek çalışmaları yürütecek. Ayrıca bağımlılık nedeniyle yaşanan psikososyal sorunların azaltılmasına yönelik bireysel ve aile odaklı hizmetler de sunulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kepez Belediyesi Bağımlılıkla Mücadele Ve Psikososyal Destek Birimi Kurdu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="2250" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/kepez-belediyesi-bagimlilikla-mucadele-ve-psikososyal-destek-birimi-kurdu-2.JPG" width="3000" /></p>

<h2>KORUYUCU VE ÖNLEYİCİ ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLECEK</h2>

<p>Birim bünyesinde bireysel danışmanlık ve psikososyal destek hizmetlerinin yanı sıra aile görüşmeleri, vaka yönetimi, farkındalık eğitimleri, seminerler ve atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Okullar, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak projeler geliştirilerek bağımlılıkla mücadelede toplumsal farkındalığın artırılması amaçlanacak.</p>

<h2>"BAĞIMLILIKLA MÜCADELE TOPLUMSAL BİR SORUMLULUKTUR"</h2>

<p>Kepez Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü ve Veteriner İşleri Müdürü Vahap Alagöz, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün öncülüğünde hayata geçirilen Bağımlılıkla Mücadele ve Psikososyal Destek Birimi'nin Antalya'da yerel yönetimler düzeyinde bağımlı yakınlarına yönelik bütüncül destek sunan örnek sosyal belediyecilik projelerinden biri olduğunu belirtti.Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca bağımlı bireyi değil, ailesini ve toplumu da kapsayan bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Alagöz, "Toplum sağlığını korumak, aile bütünlüğünü güçlendirmek ve bağımlılığın olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla Bağımlılıkla Mücadele ve Psikososyal Destek Birimi'ni faaliyete geçirdik. Alanında uzman 3 psikolog ve 1 sosyal hizmet uzmanıyla vatandaşlarımıza hizmet veriyoruz" dedi. Birim bünyesinde 15 yaş ve üzeri bireylere, bireysel sorunlarıyla başa çıkabilmelerine destek olmak amacıyla uzman psikologlar tarafından gizlilik ilkesi esas alınarak ücretsiz profesyonel danışmanlık hizmeti sunulduğunu ifade eden Alagöz, kuruma başvuran her bireyin mahremiyetine saygı duyan, güvenli ve destekleyici bir hizmet anlayışıyla çalıştıklarını söyledi. Alagöz, birimde madde bağımlısı bireylerin yakınlarına, internet, oyun ve sosyal medya bağımlısı bireylerin yakınlarına, kumar, alkol ve sigara bağımlısı bireylerin aile ve yakınlarına bireysel danışmanlık ve psikososyal destek hizmeti verildiğini belirterek, "Ayrıca aile görüşmeleri ve danışmanlık çalışmaları, farkındalık eğitimleri, seminerler ve atölye çalışmaları düzenliyoruz. Okullar, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak projeler yürütmek de birimimizin öncelikli hedefleri arasında yer alıyor” diye konuştu.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KEPEZ BELEDİYESİ / BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/kepez-belediyesi-bagimlilikla-mucadele-ve-psikososyal-destek-birimi-kurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/kepez-belediyesi-bagimlilikla-mucadele-ve-psikososyal-destek-birimi-kurdu-1.JPG" type="image/jpeg" length="60757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konyaaltı Belediyesi minik Yağız’ın hayatına dokunuyor]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/konyaalti-belediyesi-minik-yagizin-hayatina-dokunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/konyaalti-belediyesi-minik-yagizin-hayatina-dokunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyninde tespit edilen tümör sonucu ameliyat olan 6 yaşındaki Yağız İşgören, ameliyat sonrası toparlanma sürecini Konyaaltı Belediyesi’nin yüzme kursuyla destekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konyaaltı Belediyesi’nin yıl boyunca farklı yaş gruplarına yönelik düzenlediği spor kursları devam ediyor. Belediyenin ilk kez sunduğu yüzme kursuna katılan 6 yaşındaki Yağız İşgören de yaklaşık dört ay önce geçirdiği beyin sapı ameliyatının ardından toparlanma sürecini desteklemek amacıyla yüzme eğitimi alıyor. Kurs antrenörleri, ameliyatın ardından olası etkilerin azaltılması ve Yağız’ın fiziksel gelişiminin desteklenmesi amacıyla sürdürülen eğitim sürecini yakından takip ediyor.</p>

<p><img alt="Konyaaltı Belediyesi Minik Yağız’ın Hayatına Dokunuyor (5)" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/konyaalti-belediyesi-minik-yagizin-hayatina-dokunuyor-5.jpeg" width="1151" /></p>

<h2>OĞLUNUN SON DURUMUNU ANLATTI</h2>

<p>Doktorların yüzme sporunu önermesi üzerine kursa başladıklarını belirten Yağız İşgören’in annesi Öznur İşgören, “Yağız altı yaşında ve bir beyin sapı ameliyatı geçirdi. Sol kolunda ve ayağında güçsüzlük mevcut. Antalya’nın Kaş ilçesinde yaşıyorduk. Konyaaltı Belediyesi’nin ücretsiz yüzme kursu duyurusuyla birlikte buraya geldik” diye konuştu. Üçüncü ders ile oğlunun vücudunun sol kısmındaki koordinasyonun iyiye gittiğini aktaran İşgören, “Konyaaltı Belediyesi, vatandaşlara sunduğu hizmetlerle önemli bir yetkinliğe sahip. Oğlum önceden yürürken sol ayağında aksaklık oluyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Konyaaltı Belediyesi Minik Yağız’ın Hayatına Dokunuyor (1)" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/konyaalti-belediyesi-minik-yagizin-hayatina-dokunuyor-1.jpeg" width="1153" /></p>

<p>Şimdi ise sol ayağını da yüzme kursunda çalıştırdığı için yürümesi daha dengeli duruma geldi. Yüzme kursundan sonra kollarının çalışır hale gelmesi bizi sevindirdi. Bizlere dokunabiliyor. Bu tür imkanları ve hizmetleri sağladığı için Konyaaltı Belediye Başkanımız Cem Kotan’a teşekkür ediyorum. Sağ olsun” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KONYAALTI BELEDİYESİ/ BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/konyaalti-belediyesi-minik-yagizin-hayatina-dokunuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/konyaalti-belediyesi-minik-yagizin-hayatina-dokunuyor-3.jpeg" type="image/jpeg" length="27520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da 39 yaşındaki hasta ilk kez uygulanan yöntemle sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-39-yasindaki-hasta-ilk-kez-uygulanan-yontemle-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-39-yasindaki-hasta-ilk-kez-uygulanan-yontemle-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun zamandır yemek yerken takılma, yutma güçlüğü ve göğüs ağrısı şikâyetleri yaşayan 39 yaşındaki hastanın yemek borusundaki 13 santimetrelik iyi huylu tümör, Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ilk kez uygulanan özel kapalı cerrahi yöntemle başarıyla çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya'da yaşayan Emrah İlhan, uzun yıllardır devam eden göğüs ağrısı, yemek yerken boğazında takılma hissi ve yutma güçlüğü şikâyetleri nedeniyle, sosyal medyada çıkan haberler üzerine muayene olmak için Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı'ndan Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin'e başvurdu. Yapılan muayene ve tetkikler sonucunda hastanın yemek borusunda iyi huylu tümör tespit edildi. Endoskopi ile tanısı netleştirilen hastaya, rızası alınarak kapalı yöntemle ameliyat planlandı.</p>

<p><img alt="Antalya’da 39 Yaşındaki Hasta Ilk Kez Uygulanan Yöntemle Sağlığına Kavuştu (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1195" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/antalyada-39-yasindaki-hasta-ilk-kez-uygulanan-yontemle-sagligina-kavustu-3.jpg" width="896" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başarılı geçen operasyonun ardından hastanın kontrolünde açıklamalarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin, "Hastamıza çok az sayıda sağlık tesisinde uygulanan ve hastanemizde ilk kez gerçekleştirdiğimiz teknikle, hastanın sağ tarafından yaklaşık 4 santimetrelik bir kesiyle girerek 13 santimetrelik kitleyi başarıyla çıkardık. Ameliyat sonrasında hastamızın yemek borusunu birkaç gün dinlendirdik ve bu süreçte damardan beslenmesini sağladık. Kapalı ameliyatlar, hastaların ameliyat sonrası dönemlerini daha konforlu geçirmeleri, estetik açıdan avantaj sağlamaları ve hastanede yatış süresini azaltmaları açısından önemli avantajlar sunuyor.</p>

<p><img alt="Antalya’da 39 Yaşındaki Hasta Ilk Kez Uygulanan Yöntemle Sağlığına Kavuştu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/antalyada-39-yasindaki-hasta-ilk-kez-uygulanan-yontemle-sagligina-kavustu-1.jpg" width="2560" /></p>

<p>İlçemizde bu tarz ameliyatlar daha önce yapılmadığı için hastalar genellikle başka merkezlere gitmek zorunda kalıyordu. Bu durum hasta ve hasta yakınlarını maddi açıdan da zorluyordu. Üniversite hastanemizde bu tür ameliyatları artık başarıyla gerçekleştirebiliyor olmanın gururunu yaşıyoruz" dedi. Ameliyatın ardından yeniden rahat nefes alabildiğini ve çok mutlu olduğunu ifade eden Emrah İlhan ise, "Yemek yemek gibi temel ihtiyaçlarımı yaparken sorun yaşıyordum. Şimdi ise tekrar yaşadığımı hissetmeye başladım. Sağlığıma kavuştuğum için çok mutluyum. Hocam ve onun nezdinde emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-39-yasindaki-hasta-ilk-kez-uygulanan-yontemle-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/antalyada-39-yasindaki-hasta-ilk-kez-uygulanan-yontemle-sagligina-kavustu-2.jpg" type="image/jpeg" length="86221"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer’den uyku uyarısı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/uzm-dr-elif-sarionder-gencerden-uyku-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/uzm-dr-elif-sarionder-gencerden-uyku-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, bilimsel verilerin uykunun vücudun en kapsamlı biyolojik onarım sürecini kapsadığını belirterek, "Yetişkin bir bireyin geceleri 7 ila 9 saat arasında kesintisiz ve kaliteli uyuması, tıbbi bir öneri değil; fizyolojik bir zorunluluktur" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Girişimsel Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, yetersiz ve kalitesiz uykunun baş ağrısı, bellek zayıflaması, dikkat dağınıklığı ve kronik yorgunluk gibi belirtilere neden olduğunu belirtti. Toplumda yaygın olan yanılgının aksine uykunun, beynin işlevlerini askıya aldığı pasif bir dinlenme hali olmadığını, bilimsel verilere göre uykunun vücudun en kapsamlı biyolojik onarım sürecini kapsadığını söyledi. Gencer, "Yetişkin bir bireyin geceleri 7 ila 9 saat arasında kesintisiz ve kaliteli uyumasının tıbbi bir öneri değil; fizyolojik bir zorunluluktur. Bilimsel literatür, kronik uyku yetersizliğinin yalnızca yorgunlukla sınırlı kalmayıp pek çok ciddi sağlık sorunuyla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır" dedi.<br />
<img alt="Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer’den Uyku Uyarısı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/uzm-dr-elif-sarionder-gencerden-uyku-uyarisi.jpg" width="1621" />Uykunun önemi hakkında bilinmesi gerekenleri anlatan Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, "Derin uyku evrelerinde beyin; gün boyu biriken zararlı atık maddeleri; özellikle de Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilen proteinleri özel bir temizlik mekanizması aracılığıyla uzaklaştırır. Öğrenilen bilgiler kalıcı belleğe aktarılır, stres hormonları yeniden dengelenir ve bağışıklık sistemi güçlenir. Kısaca ifade etmek gerekirse: uyku, beynin ve tüm organların kendini yenilediği en kritik dönemdir. Uykusuzluğun neden olduğu rahatsızlıklar arasında kalp-damar hastalıkları riskinde belirgin artış, tip 2 diyabet ve obezite eğilimi, bağışıklık sisteminin zayıflaması, depresyon ve anksiyete bozukluklarının tetiklenmesi, zihinsel işlev kaybının hızlanması ve unutkanlık, trafik kazaları başta olmak üzere dikkat gerektiren alanlarda hata oranının yükselmesine neden olmaktadır" ifadelerini kullandı.<br />
<img alt="Cocuklarda Uykunun Onemi" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2024/10/cocuklarda-uykunun-onemi.jpg" width="720" /><br />
Sağlıklı bir uyku başlayabilmesi için vücut iç sıcaklığının yaklaşık 1 ila 1,5 derece düşmesi gerektiğinin altını çizen Gencer, "Bu düşüş, beyine "uyku zamanı geldi" sinyalini veren en temel tetikleyicilerden biridir. Ortam sıcaklığı yüksek olduğunda vücut bu ısı düşüşünü gerçekleştiremez; dolayısıyla hem uykuya dalmak güçleşir hem de uyku yüzeysel kalır. Sıcak havalarda yaşanan uyku sorunlarının başlıca nedenleri ise vücut ısısının düşememesi, terleme ve sık uyanma, kalp hızının yükselmesi, gece neminin artması ve geç saatlere uzanan aydınlık gelmektedir. Vücut ısısının düşememesi nedeniyle yüksek ortam sıcaklığı derin uyku evresine geçişi doğrudan engeller. Beyin, vücut ısısı yeterince düşmeden derin uyku moduna geçemez. Gece boyunca aşırı terleme bireyi sık sık uyandırır; uyku bütünlüğünü bozarak sabah yorgun uyanılmasına zemin hazırlar. Sıcaklık arttıkça kalp, vücudu soğutmak için daha hızlı çalışır. Bu fizyolojik uyarılma hâli, sinir sisteminin dinlenme moduna geçişini geciktirir. Yüksek nem oranı terlemenin buharlaşmasını engeller ve vücudun kendini soğutma kapasitesini daha da kısıtlar. Yaz aylarında günün uzaması, akşam saatlerinde güneş ışığına maruziyeti artırır. Bu durum melatonin salgısını geciktirir ve uyku başlangıç saatini olumsuz etkiler" şeklinde konuştu.<br />
<img alt="Depresyon Uyku Sorunlari" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2025/01/depresyon-uyku-sorunlari.jpg" width="1280" />Sıcak havalarda uyku kalitesini korumak için önerilerde bulunan Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, "Yatmadan 1 ila 2 saat önce odayı havalandırın. Klima kullanılıyorsa 18-20 derece arasında ayarlanmalı; doğrudan üzerinize üflemeyecek şekilde konumlandırılmalıdır. Sıcak havalarda soğuk duş cazip gelse de ılık duş tercih edilmelidir. Ilık su, vücut yüzey sıcaklığını düşürerek iç ısının azalmasına katkı sağlar ve uykuya geçişi kolaylaştırır. Pamuklu, keten veya bambu içerikli çarşaf ve yastık kılıfları ısıyı hapsetmez, nem yönetimini destekler. Sentetik malzemeler terlemeyi artırarak, uyku konforunu bozar. Sıcak havalarda yeterli sıvı tüketimi zorunludur. Bununla birlikte yatmadan 1-2 saat önce aşırı sıvı alımından kaçınılması, gece tuvalete kalkma ihtiyacını azaltarak uyku sürekliliğini korur. Sindirim süreci vücut ısısını yükseltir; sıcak havalarda bu etki çok daha belirgin hissedilir. Yatmadan en az 2-3 saat önce hafif ve sindirimi kolay besinler tercih edilmelidir. Yatmadan 2-3 saat öncesine kadar yapılan yoğun fiziksel aktivite hem vücut ısısını hem de kortizol düzeyini yükselterek uykuya geçişi geciktirir. Yaz aylarının uzayan aydınlığına karşı kalın perde veya karartma perdesi kullanın. Işık maruziyetinin azaltılması, melatonin salgısının zamanında başlamasını destekler" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/uzm-dr-elif-sarionder-gencerden-uyku-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2025/11/uyku-oncesi-ekrandan-uzak.webp" type="image/jpeg" length="22228"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazipaşa Devlet Hastanesi’nde çalışanların talepleri masaya yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/gazipasa-devlet-hastanesinde-calisanlarin-talepleri-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/gazipasa-devlet-hastanesinde-calisanlarin-talepleri-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde hizmet veren Gazipaşa Devlet Hastanesi’nde, sağlık çalışanlarının görüş, talep ve beklentilerinin değerlendirildiği "Çalışan Memnuniyeti Toplantısı" gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastanede her ay düzenli olarak gerçekleştirilen toplantının yeni oturumu, Başhekim Op. Dr. Ali Gök başkanlığında hastane yönetim ekibi ve sağlık çalışanlarının katılımıyla yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Gazipasa Devlet Hastanesinde Calisanlarin Sorunlari Masaya Yatirildi (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/gazipasa-devlet-hastanesinde-calisanlarin-sorunlari-masaya-yatirildi-1.jpg" width="1800" /></p>

<h2>ÇALIŞANLARIN TALEPLERİ DEĞERLENDİRİLDİ</h2>

<p>Toplantıda, hastanenin kurum içi işleyiş süreçleri kapsamlı şekilde ele alınırken, sağlık çalışanlarının görevleri sırasında sahada karşılaştıkları sorunlar, beklentileri ve talepleri değerlendirildi. Çalışanlar tarafından iletilen çözüm önerileri de toplantının gündeminde yer aldı. Yönetim ve çalışanlar arasında doğrudan iletişimin güçlendirilmesinin amaçlandığı toplantıda, sağlık hizmetlerinin sunum sürecinde karşılaşılan sorunların tespit edilmesi ve çözüm yollarının değerlendirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<h2>KURUMSAL AİDİYET DUYGUSUNUN GÜÇLENDİRİLMESİ HEDEFLENİYOR</h2>

<p>Gazipaşa Devlet Hastanesi yönetimi tarafından düzenli hale getirilen çalışan memnuniyeti toplantılarıyla, sağlık çalışanlarının kurumsal aidiyet duygusunun güçlendirilmesi ve kurum içi iletişimin geliştirilmesi hedefleniyor. Toplantıların aynı zamanda çalışanların kendilerini ifade edebilecekleri, sorun ve önerilerini doğrudan yönetime aktarabilecekleri bir iletişim ortamı oluşturmasına katkı sağladığı belirtildi.</p>

<p><img alt="Gazipasa Devlet Hastanesinde Calisanlarin Sorunlari Masaya Yatirildi (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/gazipasa-devlet-hastanesinde-calisanlarin-sorunlari-masaya-yatirildi-3.jpg" width="1800" /></p>

<h2>SAĞLIK HİZMETLERİNİN KALİTELİ DEVAM ETTİRİLMESİNİ AMAÇLIYOR</h2>

<p>Hastane yönetimi, çalışan memnuniyetinin artırılmasının yanı sıra çalışma ortamının daha verimli ve destekleyici bir yapıya kavuşturulması ve vatandaşlara sunulan sağlık hizmetlerinin etkin, kaliteli ve sürdürülebilir şekilde devam ettirilmesini amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/gazipasa-devlet-hastanesinde-calisanlarin-talepleri-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 20:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/gazipasa-devlet-hastanesinde-calisanlarin-sorunlari-masaya-yatirildi-2.jpg" type="image/jpeg" length="56139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsviçreli iki kadına hastane şoku! Hastane 71 bin fatura çıkardı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/isvicreli-iki-kadina-hastane-soku-hastane-71-bin-fatura-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/isvicreli-iki-kadina-hastane-soku-hastane-71-bin-fatura-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde tatil sırasında halsizlik, baş dönmesi ve güneş çarpması şikayetiyle özel bir hastanenin acil servisine başvuran İsviçre vatandaşı iki genç kız, uygulanan muayene, kan tahlili ve serum için toplam bin 293 euro (yaklaşık 71 bin TL) fatura çıkarılınca konuyu Sağlık Bakanlığı ve CİMER'e taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre'de yaşayan Fatma Dilek Kırkbunar ile İsviçre vatandaşı arkadaşı Morena Marie Opprecht, Alanya'da tatil yaparken 29 Temmuz günü saat 23.50'de halsizlik, bulantı ve güneş çarpması şikayetleriyle Başkent Üniversitesi Alanya Uygulama ve Araştırma Merkezi Acil Servisi'ne başvurdu. Her iki hastaya da acil servis muayenesi, serum tedavisi, rutin kan tahlilleri ve ilaç uygulaması yapıldı. Aynı gece taburcu edilen iki hasta adına ayrı ayrı 646,72 euro (yaklaşık 35 bin 500 TL) olmak üzere toplam bin 293 euro (yaklaşık 71 bin TL) tutarında fatura düzenlendi. İki hasta hastane yönetimine yazılı itirazda bulunurken, ücretlendirmenin normal olduğu söylendi. Ödedikleri paranın fahiş olduğunu iddia eden Kırkbunar ve Opprecht, konuyu Sağlık Bakanlığı ile CİMER'e taşıdı.</p>

<p><img alt="İsviçreli Iki Kadına Hastane Şoku! Hastane 71 Bin Fatura Çıkardı (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/isvicreli-iki-kadina-hastane-soku-hastane-71-bin-fatura-cikardi-5.jpg" width="1600" /></p>

<p>Fatma Dilek Kırkbunar, "Biz arkadaşımla birlikte kaldığımız otelde rahatsızlandık. Sağlık durumumuz iyi değildi. Alanya'da tatil yapıyorduk. En yakın hastaneye gittik, acile giriş yaptık. Kayıt yapıldı. Bizden sigorta kartımız istendi. Kayıt sırasında kişi başı 210 euro (muayene ücreti) aldılar. Sonrasında kan alındı. Kan alma sırasında 'Burada kalsanız daha iyi olur. Size sadece serum takılacak' dediler. Kan alındıktan sonra tekrar kayıt yerine gittik. Orada tekrar 440 euro ödedik. Ben 210 euro ödemenin sebebini sorduğumda bunun kayıt parası olduğu söylendi. 440 euroyu ise serum için aldılar. İsviçreli arkadaşım da bunun İsviçre'ye göre bile çok pahalı olduğunu söyledi. Arkadaşımla tatile gelmiştik, mağdur olduk ve gerekli yerlere başvurularımızı yaptık" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="İsviçreli Iki Kadına Hastane Şoku! Hastane 71 Bin Fatura Çıkardı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1183" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/isvicreli-iki-kadina-hastane-soku-hastane-71-bin-fatura-cikardi-1.jpg" width="807" /></p>

<h2>HASTANEDEN AÇIKLAMA</h2>

<p>Konuyla alakalı hastaneden yapılan yazılı açıklamada ise, verilen sağlık hizmetlerinin fiyatlandırmasında Türk Tabipler Birliğinin (TTB) Hekimlik Uygulama Veri (HUV) tabanı (eski adı TTB Asgari Ücret Tarifesi) fiyat tarifesi girişi kullanıldığı bildirildi. Bu tarifede her hizmet için zorluk derecesine göre bir birim belirlendiği ifade edilen açıklamada, "Hastaya uygulanan herhangi bir sağlık işleminin ücreti, bu işlemin HUV listesi tanımında görülen biriminin, işlemin uygulandığı ile ait o yıl için belirlenmiş TTB katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakama yüzde 10 KDV'nin ilave edilmesi ile bulunan değerdir. Bulunan bu değer taban rakam olup, altına inilemez ancak verilen hizmetin kalitesi doğrultusunda katsayı arttırılabilir (Yüksek teknoloji ekipman, acilde uzman hekim değerlendirmesi, tercümanlık, birebir danışmanlık hizmeti vb….). Ayrıca TTB HUV tarifesinde muayene saati ve muayene gününün tatil olmasına bağlı olarak birim değişikliği mevcut olup, hepsi için ayrı tanımlama vardır'' ifadelerine yer verildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/isvicreli-iki-kadina-hastane-soku-hastane-71-bin-fatura-cikardi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/isvicreli-iki-kadina-hastane-soku-hastane-71-bin-fatura-cikardi-3.jpg" type="image/jpeg" length="55479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kepez Belediyesi 35 bin öğrenciyi ücretsiz muayene etti]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/kepez-belediyesi-35-bin-ogrenciyi-ucretsiz-muayene-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/kepez-belediyesi-35-bin-ogrenciyi-ucretsiz-muayene-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Kepez Belediyesi, ilçe genelindeki 200 okulda gerçekleştirdiği göz sağlığı taramalarıyla 35 bin 694 öğrenciyi ücretsiz göz muayenesi hizmetiyle buluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kepez Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla çocukların eğitim hayatını ve günlük yaşamını etkileyebilecek sağlık sorunlarının erken dönemde tespit edilmesi amacıyla öğrencilere yönelik göz sağlığı taramaları gerçekleştiriyor. Eğitim ve öğretim dönemlerinde ilçedeki okullarda yürütülen göz taramalarıyla her yıl yüzlerce öğrencinin göz sağlığı kontrol edilerek, olası görme sorunlarının erken dönemde tespit edilmesi sağlanıyor.</p>

<p><img alt="Kepez Belediyesi 35 Bin Öğrenciyi Ücretsiz Muayene Etti (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1006" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/kepez-belediyesi-35-bin-ogrenciyi-ucretsiz-muayene-etti-3.jpg" width="1512" /></p>

<p>Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, bugüne kadar Kepez genelindeki 200 okulda toplam 35 bin 694 öğrencinin göz muayenesi gerçekleştirildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan taramalarda, öğrencilerin görme sağlığı değerlendirilerek erken müdahale imkanı sağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kepez Belediyesi 35 Bin Öğrenciyi Ücretsiz Muayene Etti (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1067" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/kepez-belediyesi-35-bin-ogrenciyi-ucretsiz-muayene-etti-2.jpg" width="1600" /></p>

<h2>ÇOCUK EVLERİNDE TARAMA</h2>

<p>Göz sağlığı taramaları yalnızca okullarla sınırlı kalmadı. Çocuk Evleri Sitesi’nde kalan 161 çocuğa da göz muayenesi hizmeti sunuldu. Kepez Belediyesi, okullarda yürüttüğü göz sağlığı taramalarının yanı sıra ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına da gözlük desteği sağladı.</p>

<p><img alt="Kepez Belediyesi 35 Bin Öğrenciyi Ücretsiz Muayene Etti (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1006" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/kepez-belediyesi-35-bin-ogrenciyi-ucretsiz-muayene-etti-1.jpg" width="1512" /></p>

<h2>ÇOCUKLARIMIZ BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ</h2>

<p>Çocukların sağlığının ve mutluluğunun her şeyden önemli olduğunu vurgulayan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, “Çocuklarımız bizim için çok kıymetli. Onların geleceğe güvenle bakabilmeleri, sağlıklı ve başarılı bir eğitim hayatı sürdürebilmeleri için sosyal belediyecilik anlayışıyla üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiriyoruz. Erken yaşta yapılan sağlık kontrolleriyle çocuklarımızın yaşam kalitesini artırmayı ve ihtiyaç duydukları desteği zamanında sağlamayı hedefliyoruz” dedi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KEPEZ BELEDİYESİ/ BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kepez Son Dakika Haberleri, Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/kepez-belediyesi-35-bin-ogrenciyi-ucretsiz-muayene-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/kepez-belediyesi-35-bin-ogrenciyi-ucretsiz-muayene-etti-4.jpg" type="image/jpeg" length="91613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu’ndan rahim ağzı kanseri uyarısı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/prof-dr-evrim-erdemoglundan-rahim-agzi-kanseri-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/prof-dr-evrim-erdemoglundan-rahim-agzi-kanseri-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, günümüzde büyük oranda önlenebilen nadir kanser türlerinden biri olan Rahim ağzı (serviks) kanserinin Hastalığın tedavisinde güncel tıp çalışmalarına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rahim ağzı (serviks) kanserinin cerrahi tedavisinde son on yılda tıp dünyasında devrim niteliğinde adımlar atılıldığını , artık her hastaya en ağır ameliyatı yapmak yerine, "kişiye özel ve sadece gerektiği kadar" müdahale etme dönemi başladığını söyleyen Jinekolojik Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu rahim ağzı kanseri cerrahisindeki bu yeni ve hayat kurtaran yöntemler hakkında bilgi verdi.<br />
<img alt="Meme Kanseri 1120X747 1" class="detail-photo img-fluid" height="747" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2025/07/meme-kanseri-1120x747-1.webp" width="1120" /><br />
Kanserden korunma süreci önce virüsten kaçınmakla, ardından da düzenli kontrollerle sağlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, bu korunmanın en önemli iki adımını HPV aşısı ve tarama testleri oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Erdemoğlu, " Aşı, ilk cinsel ilişkiden önce (9-14 yaşlarında) yapıldığında en yüksek korumayı sağlıyor. Ancak virüs bulaşmış ya da hücre değişimi tedavisi görmüş kişilerde bile, hastalığın tekrarlama riskini azalttığı için ileri yaşlarda da büyük fayda getiriyor. Tarama süreci ise smear (Pap) ve HPV testleri ile kolayca yapılabiliyor. Rahim ağzı kanseri erken evrelerde neredeyse hiç belirti vermediği için bu testleri düzenli yaptırmak hayati önem taşıyor. Hastalık ilerleyip belirti gösterdiğinde ise en sık karşılaşılan durum, adet dönemleri dışındaki veya cinsel ilişki sonrasındaki anormal kanamalar olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür şikayetleri olan hastaların hiç vakit kaybetmeden bir jinekoloji uzmanına başvurması büyük önem taşıyor" diye konuştu.<br />
<br />
Geçmiş yıllarda erken evredeki her hastaya rahmin ve çevre dokuların tamamen alındığı çok geniş ameliyatlar uygulandığını, güncel tıp çalışmalarının, tümör boyutu 2 santimetreden küçük ve düşük riskli olan hastalarda çok daha basit ameliyatların da aynı derecede güvenli olduğunu gösterdiğini kaydeden Prof. Dr. Erdemoğlu, üstelik bu sayede hastaların, ameliyat sonrasında idrar tutma veya kaçırma gibi sıkıntılı süreçleri çok daha az yaşadığını, hatta çok erken yakalanan bazı vakalarda, sadece rahim ağzından küçük, koni şeklinde bir dokunun çıkarılmasının (konizasyon işlemi) bile tedavi için yeterli olabildiğini kaydetti.</p>

<p><img alt="Meme Kanseri Farkındaligi" class="detail-photo img-fluid" height="1300" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2025/07/meme-kanseri-farkindaligi.jpg" width="1900" />Çocuk sahibi olmak isteyen genç hastalarda rahmi koruyan cerrahi seçeneklerin ön plana çıktığı bilgisini paylaşan Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, tümörün küçük olması ve kanserin lenf bezlerine sıçramaması durumunda, sadece rahim ağzının alınması gibi yöntemlerle rahmin gövdesi korunabildiğini hatırlattı. Erdemoğlu şöyle devam etti: " Deneyimli merkezlerde uygulanan bu yöntemle hastalar hem kanserden kurtuluyor hem de sonrasında anne olabiliyor. Rahim tamamen alınmak zorunda kalınan durumlarda, kemoterapi veya ışın tedavisinden önce yumurta ya da embriyo dondurulabiliyor, yumurtalıklar ışın alanının dışına taşınabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kanser 01" class="detail-photo img-fluid" height="709" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2025/06/kanser-01.jpg" width="1417" />Bu nedenle üreme çağındaki her hastaya, hastalığın evresi ne olursa olsun tedaviden önce mutlaka doğurganlık danışmanlığı veriliyor. Eskiden ameliyatlarda leğen kemiği içindeki tüm lenf bezleri temizleniyordu. Ancak bu durum hastalarda yaşam boyu süren, bacaklarda aşırı şişme (lenfödem) problemine yol açıyordu. Bugün ise kanserin ilk uğrayacağı "nöbetçi" lenf bezi özel bir boyayla işaretlenip cerrahi sırasında inceleniyor. Eğer bu nöbetçi bez temiz çıkarsa diğer bezlere hiç dokunulmuyor. Bu yöntem hastayı kanserden korurken, ameliyat sonrası hayat kalitesini de en üst düzeyde tutuyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/prof-dr-evrim-erdemoglundan-rahim-agzi-kanseri-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/08/prof-dr-evrim-erdemoglundan-rahim-agzi-kanseri-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="34385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi ‘Yapılamaz’ denileni yaptı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/akdeniz-universitesi-yapilamaz-denileni-yapti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/akdeniz-universitesi-yapilamaz-denileni-yapti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırgızistan’da yaşayan 8 yaşındaki Akhmarcan Nursultanova, 4 yaşından bu yana mücadele ettiği ve erkek kardeşini de aynı hastalık nedeniyle kaybettiği Pulmoner Arteriovenöz Malformasyon hastalığından, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı girişimsel tedaviyle kurtuldu. Sağlığına kavuşan küçük Akhmarcan, ülkesine döndüğünde yaşıtları gibi koşup oynamayı, büyüdüğünde ise doktor olmayı hayal ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fırat Kardelen ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla, akciğerde kısa devre oluşturan anormal damar yapıları anjiyografi yöntemiyle kapatıldı. Prof. Dr. Kardelen, Pulmoner Arteriovenöz Malformasyonun oldukça nadir görülen doğumsal bir damar hastalığı olduğunu belirterek, hastalığın akciğerlerde oksijenlenmesi gereken kanın anormal damar bağlantıları nedeniyle temizlenmeden yeniden dolaşıma katılmasına yol açtığını söyledi. Başarılı operasyonun ardından sağlık durumu düzelen Akhmarcan’ın oksijen seviyeleri normale yaklaşırken, küçük kızın en büyük hayali ülkesine döndüğünde arkadaşlarıyla özgürce koşup oynayabilmek.</p>

<h2>ÇOK ENDER GÖRÜLEN BİR VAKA</h2>

<p>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fırat Kardelen, “Vakamız çok ender görülen bir hasta. Doğumsal kalp hastalıklarını %1 oranında biz görüyoruz. Bu, onların arasında çok çok nadir olarak gördüğümüz bir doğumsal kalp hastalığı. Daha çok bizim karşılaştığımız kalp delikleri, kapak problemleridir ama bu hastamızda çok özel bir şekilde akciğere giden damar yatağında bir yumak şeklinde bir oluşum var. Sağ alt kısmında akciğere giden kirli kan ya da az oksijenli olan kan, akciğerlerde temizlenmek üzere giderken bir kısa yolla geriye dönüyor ve kalbin sol tarafına ulaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Akdeniz Üniversitesi ‘Yapılamaz’ Denileni Yaptı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/akdeniz-universitesi-yapilamaz-denileni-yapti-1.JPG" width="1619" /> Oradan da sistemik dolaşım dediğimiz dolaşıma geçtiğinde çocuğun oksijen düzeylerinde düşmeye neden oluyor. Normalde 70 satürasyonla akciğerlere giden kan, 95-100 satürasyonla gelip vücuda o şekilde gitmesi gerekirken, o 70 satürasyonlu kan kısa bir devreyle tekrar sol taraftan kalbin içinden vücuda geçtiği için hastamızda düşük oksijen düzeyi ile karşılaşıyoruz. Yaklaşık 3 yıldır hastamız bu şekilde dolaşıyordu. İlk tetkiklerimizi yaptıktan sonra tomografi çekerek radyoloji bölümünün desteğiyle hastamıza tanı koyduk. Daha sonrasında da anjiyografi yaparak hastanın o anormal damar yatağında kısa döngü yapan damar yatağını özel "tıkaç" dediğimiz bir sistemle tıkayarak sağlığına kavuşturmayı amaçladık ve çok güzel, başarılı bir işlem oldu.” dedi.</p>

<h2>5 TANE CİHAZLA KAPATABİLDİK</h2>

<p>Hastaya 5 cihaz koyarak anormal damar yatağını kapattıklarını belirten Prof. Dr. Kardelen, “Bu hastalarda bazen birden fazla damar yatağında problemle karşılaşıyoruz. Bu hastamızda beş tane cihaz koyarak ancak o anormal damar yatağını kapatmayı başarabildik. Daha fazlası da ilerisi için de takibe devam edeceğiz. Bazı hastalarımızda yeniden bu damar oluşumları tekrar tekrar devam edip ileride de sorun oluşturabiliyor. O nedenle takiplerine devam edip, ilerideki kontrollerine göre belki daha fazla girişim de gerekebilen özel bir durum bu. Tedavi edilmezse zaten hastamızda daha önce de karşılaştığı bir problem var, az oksijenli kan vücuda gittiği gibi pıhtılaşmaya yatkınlık olabildiği için beyne, tüm vücuda pıhtı atma olasılığı var. Bu problem nedeniyle beyinde apse dediğimiz özel enfeksiyonların olma olasılığı var. Diğer yandan hemoglobin düzeyi, hastamızın kan düzeyi çok yüksekti. Az oksijenli olduğu için kan düzeyini artırması gerekiyor. Buna bağlı problemler olabiliyor, diğer organlarda problemler olabiliyor.” diye konuştu.</p>

<h2>BU BİR EKİP İŞİ</h2>

<p><img alt="Akdeniz Üniversitesi ‘Yapılamaz’ Denileni Yaptı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/akdeniz-universitesi-yapilamaz-denileni-yapti-4.JPG" width="1619" />Hastanın özel bir durumu olduğuna da değinen Prof. Dr. Kardelen, “Bir de hastamızın özel bir durumu var. Genellikle bu problem kalıtsal özelliği olan bir durum ama hastamızda kalıtsal bir özellik şu ana kadar saptayamadık. İkincil nedenler olabiliyor, hastamızda çok daha nadir olan, nedenini bilmediğimiz, kendiliğinden bu damar yatağının anormal bir çoğalması şeklinde bir durum söz konusu. Tedavi edilmezse de ileride çok daha ağır komplikasyonlarla maalesef olumsuz sonuçlar yaşayabilir. Bu işi bir ekip olarak yürütüyoruz. Tüm ekip arkadaşlarıma da ben teşekkür ediyorum. Anesteziyolojideki arkadaşlar, girişimsel radyolojideki arkadaşlar ve kendi ekibimdeki tüm arkadaşlarla birlikte bu işlemi gerçekleştirdik. Hepsine teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>HAZİRAN AYINDA FELÇ GEÇİRMİŞ</h2>

<p>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Ekici, “Aslında öyküsü oldukça dramatikti. Haziran ayı içerisinde bir felç olayı geçirmişti ve bu durum tabii ki yapısal damarsal anomalisiyle de yakın ilişkiliydi. Bizim ilk gördüğümüzde belirgin morarması, çomak parmak dediğimiz bayağı dramatik bir kalp hastalığını zaten bize telkin ediyordu. Ekosu normal olmasına rağmen tabii ileri testler gerekiyor. BT anjiyo ile bu pulmoner arteriyovenöz malformasyon teşhisi teyit edildi. Bu anomali çok nadir, ben meslek hayatımda 10 yılda bir falan görebildiğim nadir bir durum. Hastamız çok şükür uygulanan tedavilerle, yapılan anjiyoda kapatma işlemiyle güzel bir sonuç elde ettik. Takiplerine de mutlaka devam edeceğiz. Bundan sonra da bir süre daha antibiyotik ve ağızdan bazı ilaçlar kullanması gerekecek ve düzenli kontrollere gelecek. Çok şükür sağlığına kavuştuğunu söyleyebiliriz. Teşhis konmadığında da Allah korusun kötü sonuçlar olabilecek, sekel, özür, sakatlık bırakabilecek ciddi bir damarsal sorun. Tedavisi de hasta için en zararsız, en rahatsız etmeyen, cerrahi olmayan bir işlem olan anjiyografi ile öncelikle yürütülüyor.” diye konuştu.</p>

<h2>GELDİĞİNDEKİ OKSİJEN DEĞERİ</h2>

<p>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Aycan, “Hastamız bize geldiğinde kandaki oksijen düzeyi %70'ti satürasyon değeri. Bu normalde hayatta bağdaşmayan bir durum, normal bir insanda bu değerleri görsek hayatını kaybedecek, hatta ciddi beyin hasarı olabilecek bir durum. Bizim anestezi açısından en önemli risk, bu hastanın geliştirdiği toleransı bozmamak, ona yönelik ilaçlar uygulamak. En ufak bir değişiklikte hastada kan basıncı düşmesi, bu dediğimiz hipoksik durumun daha da kötüleşmesi ve hayat kaybı riski olabilecek bir anestezi yöntemi uygulamamamız gerekiyordu. Bunun için biz bu hastaya uygun anestezi yöntemi seçerek kan basıncı değerlerini koruduk. En ufak bir pıhtı oluşumunu, hava kabarcığının beyne gitmesini önlememiz gerekiyor. Bunun için biz bunu özel yöntemlerle takip ettik. Hastayı çok yakından takip ettik ve başarılı bir şekilde işlemi gerçekleştirdik.” şeklinde konuştu.</p>

<h2>KARDEŞİNİ DE BU HASTALIKTAN KAYBETTİ</h2>

<p><img alt="Akdeniz Üniversitesi ‘Yapılamaz’ Denileni Yaptı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/akdeniz-universitesi-yapilamaz-denileni-yapti-3.JPG" width="1619" />Akhmarcan Nursultanova’nın Antalya’da yaşayan akrabası Venera Ateş, “4 yaşından bu yana sorun yaşıyormuş. Ondan buraya davet ettik, sağ olsunlar sorunu buldular. Umutları olmadan gelmişlerdi. Bir umut olarak burayı görmek istedik. 4 yaşından bugüne kadar çok sorun yaşamış, felç bile geçirmiş. Küçük kardeşini bu hastalıktan dolayı kaybettiler ameliyat esnasında. O yüzden çok korkuyla gelmişlerdi. Şu anda sağ olsun doktorlarımızdan Allah razı olsun, gerçekten de çok iyi, başarılı doktorlarımız var Akdeniz Üniversitesi'nde. Yardımcı oldular. Kırgızistan’a gittiğinde koşup oynamak, doktor olmak istiyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ / BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/akdeniz-universitesi-yapilamaz-denileni-yapti-1</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/akdeniz-universitesi-yapilamaz-denileni-yapti-2.JPG" type="image/jpeg" length="21545"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’dan gıda zehirlenmesi uyarısı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyadan-gida-zehirlenmesi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/antalyadan-gida-zehirlenmesi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsimi ile birlikte artan hava sıcaklığının bakterilerin üreme hızını arttığını belirten uzmanlar mangal keyfi, piknik ve deniz kenarı yemeklerinin en yoğun olduğu dönemde yaşanabilecek gıda zehirlenmelerine karşı vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Antalya Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Şirin Elmi, yaz aylarında artan hava sıcaklığının bakterilerin üreme hızını ciddi oranda artırdığını belirterek özellikle mangal partileri, plaj piknikleri ve uzun yolculuklarda yiyeceklerin uygun şartlarda saklanmaması nedeniyle besin zehirlenmeleri ile sık karşılaşıldığını belirtti. Bu tür zehirlenmeler genellikle Salmonella, E. coli ve Staphylococcus gibi bakterilerden kaynaklandığının altını çizen Elmi, "Erken fark edildiğinde evde uygulanabilecek basit önlemlerle atlatılabilse de, bazı durumlarda ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Bu nedenle yaz mevsiminde gıda hijyenine her zamankinden daha fazla özen göstermek, hem kendinizi hem de ailenizi korumak açısından büyük önem taşıyor" dedi.</p>

<p><img alt="Antalya Büyükşehir Belediyesi Mahalle Mahalle Yemek Dağıtıyor (3) (Large)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/03/antalya-buyuksehir-belediyesi-mahalle-mahalle-yemek-dagitiyor-3-large.JPG" width="1620" />Yaz aylarında besin zehirlenmelerden korunmanın yöntemlerini anlatan Memorial Antalya Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Şirin Elmi, "Sıcak ve nemli hava, bakterilerin hızla çoğalması için ideal ortam oluşturur. Özellikle et, tavuk, mayonezli salatalar, süt ürünleri ve deniz ürünleri riskli gıdalar arasında yer alır. Yazın fark edilmeden tüketilen bozulmuş yiyecekler, mide bulantısı, kusma ve ishal gibi şikayetlere yol açabilir. Bazı vakalarda ise ciddi dehidrasyon ve hastaneye yatış gerektirebilir. Yaz keyfin bozacak besin zehirlenmesinden basit önlemlerle korunmak mümkündür. Hijyen kurallarına ve gıda güvenliğine dikkat ederek sağlıklı ve keyifli bir yaz geçirilebilir" ifadelerini kullandı.<br />
<img alt="Antalya’dan Gıda Zehirlenmesi Uyarısı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyadan-gida-zehirlenmesi-uyarisi.jpg" width="1621" /><br />
Besin zehirlenmesinin şiddetli bulantı ve kusma başta olmak üzere karın ağrısı ve kramp, sulu veya kanlı ishal, baş ağrısı, ateş, halsizlik, kas ağrıları, ağız kuruluğu ve aşırı susama gibi belirtilerle kedisini gösterdiğini söyleyen Elmi, yaz aylarında besin zehirlenmesinden korunmak için önemli ipuçları verdi. Gıdaların uygun sıcaklıkta saklanması gerektiğinin altını çizen Elmi, " Buzdolabı sıcaklığını 4C’nin altında tutun. Sıcak havada bozulabilecek yiyecekleri 2 saatten fazla dışarıda bırakmayın. Özellikle mangalda etlerin iç kısmının da tamamen piştiğinden emin olun. Çiğ et ile pişmiş etleri aynı tabağa koymayın. Yemek hazırlamadan önce ve sonra ellerinizi sabunla en az 20 saniye yıkayın. Mutfak tezgahı ve ekipmanlarını temiz tutun. Mayonezli ve sütlü salataları buzdolabında saklayın ve aynı gün tüketin. Güneş altında uzun süre bekletmeyin" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Özellikle yazın açıkta satılan yiyeceklerden ve şüpheli yerlerden uzak durulması gerektiğini söyleyen Elmi, "Musluk suyu yerine şişelenmiş su tercih edin. Buzları da güvenilir kaynaklardan kullanın. Artan yemekleri en fazla 2 saat içinde buzdolabına kaldırın ve 1-2 gün içinde tüketin. Şüphe durumunda atın. Kusma ve ishal 24 saatten uzun sürerse, yüksek ateş, kanlı dışkı, şiddetli karın ağrısı veya idrar miktarında azalma olursa vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması önemlidir. Özellikle çocuklarda ve yaşlılarda dehidrasyon çok hızlı ilerleyebilir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyadan-gida-zehirlenmesi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2025/12/iste-guvenli-gida-icin-dikkat-edilecek-hususlar-2.jpg" type="image/jpeg" length="19483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıllar önce yaptığı bağış annesinin hayatını kurtardı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/yillar-once-yaptigi-bagis-annesinin-hayatini-kurtardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/yillar-once-yaptigi-bagis-annesinin-hayatini-kurtardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli'de yaşayan 34 yaşındaki Sezer Çümen'in 6 yıl önce kan bağışı için girdiği Kızılay'da hiç tanımadığı bir hastaya umut olmak için yaptığı kök hücre bağışı, yıllar sonra lösemiyle mücadele eden annesinin hayatını kurtardı. Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi'nde (TÜRKÖK) 1,2 milyon kişinin tarandığı süreçte hastaya yüzde 100 uyum sağlayan donörün kendi oğlu çıkması, doktorların "milyonda bir" diye nitelendirdiği bir umut hikayesine dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Denizli'de yaşayan 55 yaşındaki Fatma Çümen, 3 Mayıs 2025 yılında evinde birden ateşlendi. Tek oğlu olan Sezer Çümen'in (34) hastaneye götürdüğü kadına lösemi teşhisi konuldu. Denizli Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'nde 1,5 aylık kemoterapi sürecinin ardından taburcu olan Fatma Çümen'in rahatsızlıkları devam etti. Ardından oğlu ile birlikte Antalya'daki Memorial Sağlık Grubu Medstar Hastanesi'ne gelen talihsiz kadına kemlik iliği nakli kararı alındı.<br />
<br />
<img alt="Yıllar Önce Yaptığı Bağış Annesinin Hayatını Kurtardı (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/yillar-once-yaptigi-bagis-annesinin-hayatini-kurtardi-5.jpg" width="1620" />İlk olarak Fatma Çümen'in kardeşlerinden örnek alındı, bir kardeşi uyumlu çıktı ancak rahatsızlığı nedeniyle bağışçı olamadı. Bunun üzerine Çümen, TÜRKÖK datasına kaydettirildi. Yapılan taramada ise hastanın 6 yıl önce Kızılay'a bağışta bulunan bir kişiyle yüzde 100 uyumlu olduğu tespit edildi. Bu kişinin kendi öz oğlu Sezer Çümen çıktığının öğrenilmesinin ardından herkes şoka uğradı. Doktorları da şaşırtan olay sonrası gerekli hazırlıklar yapılıp, Fatma Çümen'e oğlundan ilik nakli gerçekleştirildi.<br />
<img alt="Yıllar Önce Yaptığı Bağış Annesinin Hayatını Kurtardı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1796" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/yillar-once-yaptigi-bagis-annesinin-hayatini-kurtardi-4.jpg" width="1080" />Fatma Çümen'in sağlığına kavuşarak hastaneden taburcu olması ile umutsuzluk gözyaşları bir anda sevinç gözyaşlarına dönüştü. Sezer Çümen, yaşananları şu sözlerle anlattı:<br />
"6 yıl önce yolda Kızılay'a kan verirken, oradaki arkadaş ‘Gelin siz de donör bağışında bulunun' demişti. Bir gün birisine uyum sağlar ve hayatı kurtulur diye bağışta bulunmuştum. Üzerinden yıllar geçti, şimdi karşımıza geldi. Annemle veri tabanında uyumlu olduğumuz ortaya çıkmış. Tabii bundan sonradan haberimiz oluyor. Kök hücre bankasından bir telefon geldi, iliğimin birine uyum sağladığını söylediler. Tabii bunun annem olduğunu ne karşı taraf ne de ben biliyorum. Ardından bir telefon daha geldi ve annem olduğunu öğrendim. Çok şaşırdık, inanamadık, ağladım. Naklimizi olduk. Annem yoğun bir kemoterapi aldı, zor bir süreç ama artık toparlıyor."<br />
<br />
<img alt="Yıllar Önce Yaptığı Bağış Annesinin Hayatını Kurtardı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/yillar-once-yaptigi-bagis-annesinin-hayatini-kurtardi-3.jpg" width="1620" />Sadece bir tüp kan vererek bir can kurtulabileceğini söyleyen Çümen, "Başkasına verseydim de bu mutluluğu yaşardım. Bu bebeğe, çocuğa ya da yetişkin bir insana çıkabilir. Kimse bana bir şey olmaz demesin. Verecek olduğunuz bir tüp kan her şeyi değiştiriyor. Bizi örnek alarak bunu görebilirsiniz" ifadelerini kullandı. Sevinç gözyaşı döken anne Fatma Çümen ise, "Bu yaşa getirdiğim oğlum beni kurtardı. Allah ondan razı olsun, hakkım helal olsun" dedi.</p>

<p><img alt="Yıllar Önce Yaptığı Bağış Annesinin Hayatını Kurtardı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/yillar-once-yaptigi-bagis-annesinin-hayatini-kurtardi-2.jpg" width="1620" />Süreçle ilgili bilgi veren Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çetin, nakil için önce hastanın kardeşlerine bakıldığını ancak uyum sağlayan kardeşinin rahatsızlığı nedeniyle verici olamadığını belirterek, TÜRKÖK taramasında uygun donör bulunması için sürecin başlatıldığını anlattı. Yaklaşık 1,2 milyon kişinin yer aldığı verici datasından çıkan uygun donörün hastanın kendi oğlu çıkmasıyla şaşırdıklarını aktaran Çetin, "Bu milyonda bir gelecek bir pozitif rastlantı.</p>

<p><img alt="Yıllar Önce Yaptığı Bağış Annesinin Hayatını Kurtardı (6)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/yillar-once-yaptigi-bagis-annesinin-hayatini-kurtardi-6.jpg" width="1620" />Annesinin kardeşleriyle özdeş iken kendisiyle özdeşliğini beklemiyorduk. Fakat şans eseri oğlu yüzde yüz, yani 12'de 12 uyumlu çıktı. Bunun üzerine taramayı hemen bırakıp çocuğu üzerinden ilerledik. Bu milyonda 1 görülecek nadir bir durum" dedi.<br />
Normalde bir hastanın kardeşlerinden donör bulma şansının yüzde 25 ile 40 arasında değiştiğini ifade eden Çetin, bu gibi donör olma başvuruları sayesinde artık nakil bekleyen hastaların uygun donör bulma ihtimalinin arttığına ve bu sayede de sağlığına kavuşabildiğine dikkati çekti. Çetin, "Verici olmak çok önemli ve hastaların hayatını kurtarıyor. Türkiye'nin kendi donör programı olmasaydı verici bulamayacaktık. Donör programına oğlu gidip başvurmasaydı, hastaya verici çıkmayacaktı, belki dünyada bulamayacaktık. Bu program sayesinde artık hastalarımıza uygun donörü bulabiliyoruz" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Yıllar Önce Yaptığı Bağış Annesinin Hayatını Kurtardı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/yillar-once-yaptigi-bagis-annesinin-hayatini-kurtardi-1.jpg" width="1620" />Hemotoloji Uzmanı Doç. Dr. Müfide Okay Özgeyik de, kendilerine lösemi rahatsızlığıyla başvuran Fatma Çümen'in tedavisinde ilk başta akıllı ilaçlar kullandıklarını ancak alınan kemik iliği biyopsisinde kan değerlerinin düşüklüğünün yanında kemik iliği yetmezliği tespit edince nakil kararı aldıklarını kaydetti. TÜRKÖK taramasında uygun donörün çıktığını ancak bunun 6 yıl önce bağışta bulunan oğlu olduğunu ilk etapta bilmediklerini aktaran Özgeyik, bu durumun örnek olması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Yıllar Önce Yaptığı Bağış Annesinin Hayatını Kurtardı (7)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/yillar-once-yaptigi-bagis-annesinin-hayatini-kurtardi-7.jpg" width="1620" />Özgeyik, "Böyle bir örnek varken tüm toplumumuzun TÜRKÖK gibi bağışçılar için önemli bir kaynak olan Kızılay'a bağışçı olmasını öneriyorum. Her ne kadar yakınları için ihtiyaç olmasa da belki de hiç tanımadıkları lösemili çocuk ya da erişkin hasta için umut olabilirler. O hasta kendi yakınınız da olabilir. 30 yaş üstünde herhangi bir hastalığı olmayan tüm insanların sadece bir tüp kanla bağışçı olması bizim için çok önemli" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/yillar-once-yaptigi-bagis-annesinin-hayatini-kurtardi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/yillar-once-yaptigi-bagis-annesinin-hayatini-kurtardi-8.jpg" type="image/jpeg" length="28779"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’daki doktorlardan sezaryen cezalarına sert tepki]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyadaki-doktorlardan-sezaryen-cezalarina-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/antalyadaki-doktorlardan-sezaryen-cezalarina-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Tabip Odası, sezaryen oranlarının yüksekliği gerekçesiyle Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı hekimlere yönelik geçici meslekten men ve zorunlu eğitim uygulamasına tepki gösterdi. Antalya Tabip Odası Başkanı Hüseyin Can Ertürk ile Oda Sekreteri Op. Dr. Güray Ünlü, yaşanan krizin sağlık sistemindeki yapısal sorunlar olduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı'nın primer sezaryen oranlarının yüksekliği gerekçesiyle bazı kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına yönelik aldığı geçici meslekten men ve zorunlu eğitim kararları sağlık camiasında tartışmaları beraberinde getirdi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı hekimlerin sezaryen oranlarının yüksekliği gerekçesiyle geçici olarak meslekten men edilmesi ve zorunlu eğitime tabi tutulmasına yönelik uygulama, Antalya’da da gündeme taşındı. Antalya Tabip Odası, söz konusu uygulamaya ilişkin değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaştı. Tabip Odası toplantı salonunda yapılan açıklamalarda, uygulamanın hekimlik mesleğine ve sağlık hizmetleri üzerinden mesleğe etkilerine dikkat çekildi. Konya ilişkin Antalya Tabip Odası tarafından yapılan açıklamada ise uygulamanın hem hukuka hem de tıp bilimine aykırı olduğu ileri sürülerek kararın geri çekilmesini gerektiği ifade edildi.</p>

<h2>SİSTEMİN YÜKÜNÜ HEKİMLER TAŞIYOR</h2>

<p><img alt="Antalya’daki Doktorlardan Sezaryen Cezalarına Sert Tepki (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1512" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyadaki-doktorlardan-sezaryen-cezalarina-sert-tepki-2-1.jpeg" width="2016" />Antalya Tabip Odası Başkanı Hüseyin Can Ertürk, Türkiye'de yıllardır uygulanan sağlıkta dönüşüm politikalarının sağlık sisteminde kamusal bir hak kaybına neden olduğunu ifade ederek, "Sağlıkta dönüşüm programı sonucu halk sağlığı ve sevk zinciri adeta ikinci plana itilmiş, sağlıkta özel sektör payı ciddi ölçüde artmış ve sağlık adeta zarar etmesi imkânsız dev bir işletmeye dönüştürülmüştür. Sağlık Bakanı'nın bütçe görüşmelerinde açıkladığı günlük bir milyon poliklinik, 18 bin ameliyat ve 500 bin tetkik rakamları bunun en açık göstergesidir. Bu dev sistemin yükünü ise hem kamuda hem özel sektörde hekimler taşımaktadır” diye konuştu.</p>

<h2>UYGULANAN YAPTIRIMLAR HUKUKA AYKIRIDIR</h2>

<p><img alt="Antalya’daki Doktorlardan Sezaryen Cezalarına Sert Tepki (1)-2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyadaki-doktorlardan-sezaryen-cezalarina-sert-tepki-1-2.webp" width="1280" />Uzmanlık diplomasına sahip doktorlara yönetmelik ve kurul kararıyla yaptırım uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Dr. Ertürk. “Diplomasını almış, uzmanlık eğitimini tamamlamış ve kanunların verdiği yetkiyle çalışan bir hekime, yasal süreçler işletilmeden yönetmelik ya da kurul kararıyla yaptırım uygulanması hem anayasal hem de hukuki açıdan telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>35 YILLIK DOKTORLAR 'MESLEKİ YETERSİZ' İLAN EDİLDİ</h2>

<p>Sağlık Meslekleri Kurulu'nun aldığı kararla beş kadın doğum uzmanının altı ay süreyle meslekten men edilerek zorunlu eğitime gönderildiğini hatırlatan Antalya Tabip Odası Sekreteri ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Güray Ünlü ise "Bazıları 35 yıllık hekim olan meslektaşlarımız, on binlerce doğumu anne ve bebek sağlığıyla başarıyla gerçekleştirmiş kişilerdir. Buna rağmen yalnızca primer sezaryen oranları gerekçe gösterilerek 'mesleki yetersiz' ilan edilmişlerdir. Bu süreçte doğum dışındaki vakalarda bile hekimlik yapamaz hale getirilmeleri kabul edilemez” dedi.</p>

<h2>SEZARYEN ORANLARI GEREKÇE GÖSTERİLDİ</h2>

<p><img alt="Antalya’daki Doktorlardan Sezaryen Cezalarına Sert Tepki (2)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyadaki-doktorlardan-sezaryen-cezalarina-sert-tepki-2.jpg" width="1200" />Mesleki yetersizliğin mahkeme kararı, disiplin soruşturması ve bilimsel bilirkişi raporuyla tespit edilebileceğini ifade eden Ünlü, kararın dayandırıldığı 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yanlış yorumlandığını söyledi. Ünlü, "Meslektaşlarımızın bilgi ve becerileri hakkında hiçbir somut kanıt sunulmadan yalnızca primer sezaryen oranlarının yüksekliği gerekçe gösterilerek yetersiz ilan edilmeleri hukuken kabul edilemez” dedi.</p>

<h2>"SEZARYEN ORANLARININ NEDENİ HEKİMLER DEĞİL"</h2>

<p>"Kadınların doğurganlığını azaltan neden sezaryen değildir” diyen Ünlü, “Normal doğum oranları yüksek olan Avrupa ülkelerinde de nüfus artış hızı düşmektedir. Ayrıca geçmişte üç kez yapılabileceği söylenen sezaryen ameliyatı, uygun şartlarda bugün çok daha fazla sayıda güvenli şekilde gerçekleştirilebilmektedir” dedi. Ünlü, Türkiye'de sezaryen oranlarını artıran en önemli nedenlerin malpraktis baskısı, komplikasyon riski, sağlık sistemindeki organizasyon eksiklikleri ve performans sistemi olduğunu savunarak "Hekim, oluşabilecek en kötü senaryoyu önlemek için çoğu zaman sezaryen kararı almak zorunda kalmaktadır. Bunun nedeni yetersizlik değil, sistemin hekimi yalnız bırakmasıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“KÖTÜ İŞLEYEN BİR SİSTEM İÇİNDE HATA YAPABİLİR”</h2>

<p><img alt="Antalya’daki Doktorlardan Sezaryen Cezalarına Sert Tepki (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1512" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyadaki-doktorlardan-sezaryen-cezalarina-sert-tepki-1-1.jpeg" width="2016" />Yeterli ebe ve hemşire bulunması, yeni doğan uzmanı, anestezi uzmanı, ameliyathane personeli, laboratuvar, yoğun bakım ve kan bankası gibi unsurlar en az hekimin bilgisi kadar önemli olduğunu ifade eden Ünlü, “En başarılı hekim bile kötü işleyen bir sistem içinde hata yapabilir. Sezaryen oranı düşük ülkelerin ortak özelliği güçlü ebelik sistemidir. Ebeler asli görevlerine döndürülmeli, üniversitelerde ebelik kontenjanları artırılmalı ve doğum sayısı yüksek merkezlerde daha nitelikli eğitim verilmelidir” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Yüksek riskli merkezlerin aynı kriterlerle değerlendirilmemesi gerektiğini, yenidoğan yoğun bakım altyapısının güçlendirilmesini, güçlü bir kan bankacılığı sisteminin kurulmasını ve malpraktis davalarında hekimlerin yalnız bırakılmamasını isteyen Ünlü, "Ülkemize özgü özel sağlık hukuku oluşturulmalı, kusursuz sorumluluk anlayışı geliştirilmeli ve hastaların mağduriyetleri devlet güvencesiyle giderilmelidir. Sorun hekimleri cezalandırarak değil, sistemi güçlendirerek çözülebilir" sözlerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ABDULREZZAK KILIÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyadaki-doktorlardan-sezaryen-cezalarina-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/doktorlardan-tepki.jpg" type="image/jpeg" length="46260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi'nden dünya çapında başarı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/akdeniz-universitesinden-dunya-capinda-basari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/akdeniz-universitesinden-dunya-capinda-basari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Verem araştırmalarındaki bilimsel çalışmalarıyla dünya sıralamasına giren Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yılmaz Çoban, çok ilaca dirençli ve yaygın ilaç dirençli tüberküloz türlerinin artış gösterdiğini belirterek, "Tanıda yaşanan gecikmeler, yeni ilaçlara karşı direnç gelişimi ve bazı bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler mücadeleyi zorlaştırmaktadır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yılmaz Çoban, verem hastalığına neden olan Mycobacterium tuberculosis bakterisi üzerine yürüttüğü bilimsel çalışmalarla uluslararası akademik etki sıralamasında başarı elde etti. Bilim insanlarının yayınlarını, çalışmalarına yapılan atıfları ve akademik etkilerini değerlendiren ScholarGPS tarafından yayımlanan sıralamada Çoban, Mycobacterium tuberculosis alanında yaşam boyu etki kategorisinde dünya genelinde 104'üncü sırada yer aldı. Çoban, aynı alandaki son 5 yıllık bilimsel çalışmaların değerlendirildiği kategoride ise dünya 87'ncisi oldu.<br />
<img alt="Akdeniz Üniversitesi Urap Dünya Sıralamasında 40 Basamak Yükseldi (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/akdeniz-universitesi-urap-dunya-siralamasinda-40-basamak-yukseldi-5.JPG" width="1600" /><br />
Tüberkülozun dünya genelinde enfeksiyon hastalıklarına bağlı ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olmayı sürdürdüğünü belirten Prof. Dr. Ahmet Yılmaz Çoban, "Tüberküloz (verem), dünya genelinde enfeksiyon hastalıklarına bağlı ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olmaya devam etmektedir. Çalışmalarımız ağırlıklı olarak verem hastalığının etkeni olan Mycobacterium tuberculosis için yeni tanı ve ilaç duyarlılık yöntemlerinin geliştirilmesi, antitüberküloz ilaçların etkinliğinin değerlendirilmesi ve yeni tedavi yaklaşımlarının araştırılması üzerine yoğunlaşmaktadır. Özellikle ilaç dirençli tüberkülozun erken ve doğru tanılanmasına yönelik yöntem geliştirme çalışmaları ile mevcut tedavi seçeneklerinin etkinliğini artırmaya yönelik araştırmalar yürütüyoruz" dedi.<br />
Araştırma, tanı ve eğitim faaliyetlerini aynı çatı altında buluşturmak amacıyla Akdeniz Üniversitesi bünyesinde önemli bir altyapı oluşturduklarını aktaran Çoban, "Bu çalışmaları daha ileriye taşımak amacıyla 2019 yılında Akdeniz Üniversitesi bünyesinde Verem Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'ni kurarak araştırma, tanı ve eğitim faaliyetlerini aynı çatı altında buluşturan önemli bir altyapı oluşturduk" ifadelerini kullandı.<br />
<img alt="Akdeniz Üniversitesi'nden Dünya Çapında Başarı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/akdeniz-universitesinden-dunya-capinda-basari-1.jpg" width="1200" /><br />
Mikobakterilerin laboratuvar ortamında çoğaltılması amacıyla özgün bir besiyeri geliştirdiklerini kaydeden Çoban, çalışmanın uluslararası patentle korunduğunu belirterek, "Bunun yanı sıra, mikobakterilerin laboratuvar ortamında çoğaltılmasına yönelik geliştirdiğimiz ve uluslararası patentle korunan özgün besiyeri AYC.2.1. broth ve AYC.2.2. agar gibi yenilikçi çalışmalarla, temel bilim araştırmalarını uygulamaya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Amacımız, laboratuvar bulgularını klinik uygulamaya aktararak tüberkülozun tanı ve tedavisine katkı sağlamak ve bu alandaki uluslararası bilgi birikimine yeni veriler kazandırmaktır" diye konuştu.<br />
<br />
Tüberkülozla mücadelede karşılaşılan en önemli sorunlardan birinin ilaç direnci olduğuna dikkati çeken Çoban, "Günümüzde tüberkülozla mücadelede en önemli sorunlardan biri, çok ilaca dirençli (MDR-TB) ve yaygın ilaç dirençli (XDR-TB) suşların artış göstermesidir. Bunun yanında tanıda yaşanan gecikmeler, yeni ilaçlara karşı direnç gelişimi ve bazı bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler de mücadeleyi zorlaştırmaktadır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Akdeniz Üniversitesi'nden Dünya Çapında Başarı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/akdeniz-universitesinden-dunya-capinda-basari-2.jpg" width="1279" />Türkiye'de tüberküloz kontrol programlarının başarılı şekilde yürütüldüğünü ifade eden Çoban, dirençli vakaların erken teşhis edilmesi ve moleküler epidemiyolojik çalışmaların artırılması gerektiğini vurguladı. Çoban, "Türkiye'de tüberküloz kontrol programları başarılı şekilde yürütülmekle birlikte, dirençli olguların erken tanısı ve moleküler epidemiyolojik çalışmaların artırılması önem taşımaktadır. Dünya genelinde ise hızlı, düşük maliyetli tanı yöntemleri, yeni antitüberküloz ilaçların geliştirilmesi ve direnç mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasına yönelik araştırmalara ihtiyaç bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/akdeniz-universitesinden-dunya-capinda-basari</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/akdeniz-universitesinde-mezun-kart-donemi-basliyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="62708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da 61 yaşındaki kadın yeniden sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-61-yasindaki-kadin-yeniden-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-61-yasindaki-kadin-yeniden-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da göbek fıtığı nedeniyle ağrı, karın şişliği ve nefes darlığı yaşayan 61 yaşındaki kadın, yapılan tomografinin ardından acil ameliyata alındı. Bağırsaklarının yaklaşık 40 santimetrelik bölümünde kangren ve delinme tespit edilen kadın, yoğun bakım sürecinin ardından sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da uzun süredir göbek fıtığı şikayeti bulunan 61 yaşındaki Nihal Uygun, ağrılarının artması, karın bölgesinde şişlik ve nefes darlığı şikayetleri üzerine Medical Park Antalya Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Yapılan değerlendirme ve tomografi sonuçlarında fıtığın sıkıştığı belirlenince Uygun, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş tarafından vakit kaybedilmeden ameliyata alındı. Ameliyatta, Uygun'un bağırsağının yaklaşık 40 santimetrelik bölümünde kangren geliştiği, bir kısmında ise delinme meydana geldiği belirlendi. Bağırsak içeriğinin karın boşluğuna aktığı, buna bağlı olarak sepsis, böbrek, karaciğer, akciğer ve solunum sistemiyle ilgili ciddi sorunlar oluştuğu ifade edildi. Ameliyatın ardından yoğun bakımda solunum cihazına bağlı takip edilen Uygun, yaklaşık 15 günlük tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu.</p>

<p><img alt="Antalya’da 61 Yaşındaki Kadın Yeniden Sağlığına Kavuştu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyada-61-yasindaki-kadin-yeniden-sagligina-kavustu-2.jpg" width="1440" />Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, hastanın uzun süredir göbek fıtığı şikayeti bulunduğunu belirterek, son dönemde ağrı, bulantı ve kusma şikayetlerinin arttığını söyledi. Tomografi görüntülerinde sıkışmış göbek fıtığını gördüklerini ifade eden Ateş, "Sıkışmış göbek fıtığı olayını görür görmez direkt ameliyata aldım. Fıtık deyip hafife almamak lazım. Hastamızda olduğu gibi kangrene, hatta kangren olup bağırsakların delinmesine kadar gidebiliyor olay" dedi. Tedavi sürecinin olumlu ilerlediğini belirten Ateş, hastanın organ fonksiyonlarının toparladığını söyledi. Ateş, "Böbreklerimiz iyi şu anda. Böbrek üstü bezimiz iyi, akciğerlerimiz iyi. Güzel toparladık ve mutlu bir şekilde evine gönderiyoruz" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Antalya’da 61 Yaşındaki Kadın Yeniden Sağlığına Kavuştu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyada-61-yasindaki-kadin-yeniden-sagligina-kavustu-1.jpg" width="1620" />Fıtıkların zamanında tedavi edildiğinde genellikle daha kolay müdahale edilebilen rahatsızlıklar olduğunu vurgulayan Ateş, ihmal edildiğinde ise hayati risk oluşturabileceğine dikkat çekerek, "Fıtıklar çok basit görünen, tedavisi de çok kolay yapılan rahatsızlıklar. Laparoskopik yöntemle bir gece yatırıp rahat bir şekilde ameliyat edip gönderebiliyoruz. Ancak kontrolden çıktığı zaman, sıkıştığında, kangren olduğunda hatta delindiğinde ölümcül dahi olabilen durumlardır. O yüzden fıtık deyip hafife almamak lazım. Zamanında müdahaleyle kurtulmak lazım" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-61-yasindaki-kadin-yeniden-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyada-61-yasindaki-kadin-yeniden-sagligina-kavustu-3.jpg" type="image/jpeg" length="19787"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nuri Cömert’ten kalp krizi uyarısı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/kardiyoloji-uzmani-dr-nuri-comertten-kalp-krizi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/kardiyoloji-uzmani-dr-nuri-comertten-kalp-krizi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de ölümlerin yaklaşık yüzde 36'sını oluşturan dolaşım sistemi hastalıklarına dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nuri Cömert, kalp krizinin risk faktörleri, belirtileri ve kriz anında yapılması gerekenlerle ilgili uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern yaşamın getirdiği stres, hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme alışkanlıklarının kalp ve damar hastalıklarının görülme sıklığını artırdığını belirten Memorial Antalya Hastanesi kardiyoloji bölümünden Dr. Nuri Cömert, kalp krizinin erken fark edilmesi ve gerekli önlemlerin alınmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.<br />
Kalp hastalıklarının her yaşta görülebileceğini belirten Cömert, erkeklerde 45 yaşından sonra, kadınlarda ise menopoz dönemiyle birlikte riskin belirgin şekilde arttığını kaydetti. Hareketsiz yaşam, kronik stres, sigara kullanımı, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet ve genetik yatkınlığın önemli risk faktörleri arasında yer aldığını aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Gizli Kalp Krizi Kalp Krizinin Sessiz Belirtileri" class="detail-photo img-fluid" height="1414" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2024/12/gizli-kalp-krizi-kalp-krizinin-sessiz-belirtileri.jpeg" width="2119" />Düzenli sağlık kontrollerinin önemine değinen Cömert, kolesterol, kan şekeri ve tansiyon değerlerinin bilinmesi gerektiğini belirterek, temel kan testleri ve kardiyoloji muayenesi sonrasında kişiye özel risk değerlendirmesi yapılabildiğini ifade etti.<br />
Yaz aylarında etkili olan sıcak hava dalgalarının da kalp ve damar sistemi üzerinde ek yük oluşturduğunu belirten Cömert, yüksek sıcaklıkların kalp atış hızını artırabildiğini, vücudun sıvı kaybına bağlı olarak kalp krizi riskinin yükselebildiğini söyledi. Özellikle yaşlılar ile hipertansiyon ve kalp hastalığı bulunan kişilerin sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini kaydetti.</p>

<p><img alt="Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nuri Cömert’ten Kalp Krizi Uyarısı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/kardiyoloji-uzmani-dr-nuri-comertten-kalp-krizi-uyarisi.jpg" width="1619" />Kalp krizinin genellikle göğüs ortasında baskı, sıkışma veya yanma hissiyle başladığını belirten Cömert, ağrının sol kola, sırta, boyuna veya omuza yayılabileceğini ifade etti. Ani nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, kusma, baygınlık hissi ve bazı hastalarda sindirim sistemi şikayetlerinin de kalp krizinin belirtileri arasında yer alabildiğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Kalp Krizi Gizli Kalp Krizi" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2024/12/kalp-krizi-gizli-kalp-krizi.jpeg" width="1503" />Kalp krizi şüphesi durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerektiğini belirten Cömert, hastanın oturur veya yarı yatar pozisyona getirilmesi, sıkı kıyafetlerinin gevşetilmesi ve yalnız bırakılmaması gerektiğini ifade etti. Kalp ve solunum durması gelişmesi halinde ise temel yaşam desteği ile otomatik harici defibrilatör (AED) kullanımının önem taşıdığını söyledi.<br />
Cömert, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altına alınmasının kalp krizi riskinin azaltılmasında etkili olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/kardiyoloji-uzmani-dr-nuri-comertten-kalp-krizi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2024/12/kalp-krizikalp-hastaliklari.jpeg" type="image/jpeg" length="52081"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin ölünü gerçekleşen hastanın organları 3 kişiye umut oldu]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/beyin-olunu-gerceklesen-hastanin-organlari-3-kisiye-umut-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/beyin-olunu-gerceklesen-hastanin-organlari-3-kisiye-umut-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Fethiye ilçesinde beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın ailesinin verdiği kararla bağışlanan organları, 3 hastaya umut oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel bir hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi görürken yapılan tüm müdahalelere rağmen beyin ölümü gerçekleşen hastanın ailesi, organ bağışı kararı aldı. Sağlık Bakanlığı ile kurulan hızlı koordinasyon neticesinde, hastanın iki böbreği ve bir karaciğeri başarıyla teslim alındı. Hastanedeki operasyonun ardından hayati önem taşıyan organlar, donanımlı ekipler vasıtasıyla İzmir'e sevk edildi.</p>

<p><img alt="Beyin Olumu Gerceklesen Hastanin Organlari 3 Kisiye Umut Oldu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="990" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/beyin-olumu-gerceklesen-hastanin-organlari-3-kisiye-umut-oldu-1.jpg" width="1760" /></p>

<h2>3 HASTAYA UMUT OLDU</h2>

<p>Bağışlanan organları teslim alan Op. Dr. Rasım Farajov, "Hastanede Dr. Osman Bey ve ekibi, beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından bizimle son derece hassas bir şekilde iletişime geçerek organ bağışı sürecini anlattılar. Biz de bu onurlu talebi kabul ettik. Bir canımızı kaybettik ama iki böbrek ve bir karaciğer ile 3 hastaya umut, 3 hastaya can olacağımızı bilmek acımızı hafifletiyor. Buradan İzmir'e nakil için gidiyoruz. Bizlere her an destek olan ve bu süreci kusursuz yöneten hastane ekibine minnettarız" şeklinde konuştu.</p>

<h2>ORGAN BAĞIŞININ ÖNEMİNE VURGU YAPTI</h2>

<p>Özel hastanenin anestezi uzmanı Dr. Osman Yapakçı ise ailenin sergilediği fedakarlığın önemine değindi. Vefat eden hastaya Allah'tan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileyen Yapakçı, "30 yıllık meslek hayatım boyunca organ nakli bekleyen hastaların çaresizliklerine, her sabah yeni bir umutla uyanışlarına defalarca şahit oldum. Diğer tarafta ise beyin ölümü gerçekleşen ailelerin yaşadığı o tarifsiz acıyı çok iyi biliyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Beyin Olumu Gerceklesen Hastanin Organlari 3 Kisiye Umut Oldu (3)" class="detail-photo img-fluid" height="990" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/beyin-olumu-gerceklesen-hastanin-organlari-3-kisiye-umut-oldu-3.jpg" width="1760" /></p>

<h2>“İNSANLIĞIN ULAŞTIĞI EN ÜST MERTEBELERDEN BİRİDİR”</h2>

<p>Dün saat 15.00'ten bu yana çok yoğun, çok titiz bir süreç yönettik. Bakanlığımızın gözetiminde, hastanemizdeki geniş hekim kadromuzla tüm değerlendirmeleri eksiksiz tamamladık. Ailemizin verdiği bu asil karar, tıp dünyasının ve insanlığın ulaştığı en üst mertebelerden biridir. Kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz. Dileriz ki, operasyonu bekleyen hastalarımız bu organlarla şifa bulur ve hayata yeniden tutunurlar" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/beyin-olunu-gerceklesen-hastanin-organlari-3-kisiye-umut-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 23:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/beyin-olumu-gerceklesen-hastanin-organlari-3-kisiye-umut-oldu-2.jpg" type="image/jpeg" length="95425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fizyoterapist Ahmet Olgun milyonların şifa bulduğu tedaviyi Antalya’ya taşıdı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada milyonlarca kişiye ulaşan Fizyoterapist Eren Mehmet Bozoğlu tarafından Türkiye’ye kazandırılan ‘Atlas terapi’ yöntemi; Bozoğlu’nun öğrenci Fizyoterapist Ahmet Olgun tarafından Antalya’da uygulanmaya başlandı. Tedavi yöntemini Antalya’da uygulayan Ahmet Olgun, baş-boyun ağrısından migrene, kulak çınlamalarından duruş bozukluklarına kadar birçok hastalıkta destekleyici tedavi sunduklarını dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Atlas Terapi' adı verilen özel tedavi yöntemiyle tanınan Fizyoterapist Eren Mehmet Bozoğlu, geliştirdiği bu yöntemle Atlas Terapi Derneği bünyesinde Türkiye’nin pek çok noktasından gelen hastalarına şifa oldu. Söz konusu tedavi yöntemiyle sosyal medyada milyonlarca takipçiye ulaşan Bozoğlu’nun tedavi yöntemi Antalya’da uygulanmaya başlandı. Bozoğlu’nun öğrencisi Fizyoterapist Ahmet Olgun’un Antalya’da uygulamaya başladığı tedavi yönetimi dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Fizyoterapist Ahmet Olgun Milyonların Şifa Bulduğu Tedaviyi Antalya’ya Taşıdı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi-3.jpeg" width="1200" />Bozoğlu'nun yetiştirdiği öğrencilerinden Fizyoterapist Ahmet Olgun, Antalya'nın Muratpaşa İlçesi Tekelioğlu Caddesi Fener Mahallesi Working Plaza’daki kliniğinde; özel terapi yöntemiyle hastalarını tedavi etmeye başladı. Söz konusu tedaviyle birlikte İşitme kaybı, kulak çınlaması, diş sıkma, şaşılık, baş-boyun ağrıları, migren, baş dönmesi, kas-iskelet ağrıları ve duruş bozuklukları yaşayan hastalara şifa dağıtan Fizyoterapist Olgun, uygulanan tedavi yönteminin ayrıntılarını anlattı.</p>

<h2>ÖZEL BİR TEDAVİ YÖNTEMİ</h2>

<p>‘Atlas terapi’ yönteminin özel bir manuel terapi yöntemi olduğunu ifade eden Olgun, “Atlas Terapiyle tedavi yöntemi omurganın en üst kısmında yer alan ve kafatasını taşıyan birinci boyun omurunun doğru hizalanmasını hedefleyen özel bir manuel terapi yöntemidir. Bu omurdaki kayma veya duruş bozukluklarını düzeltmeyi amaçlar” diye konuştu.</p>

<h2>“KAFATASI İLE OMURGA ARASINDAKİ GEÇİŞİ SAĞLAR”</h2>

<p><img alt="Fizyoterapist Ahmet Olgun Milyonların Şifa Bulduğu Tedaviyi Antalya’ya Taşıdı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi-2.jpeg" width="1200" />“Atlas, kafatası ile omurga arasındaki geçişi sağlar” diyen Olgun, “İçerisinden ve yakınından geçen beyin sapı, omurilik, sinirler ve damarlar nedeniyle vücuttaki pek çok sistemle doğrudan bağlantılıdır. Atlas omurundaki bir açı bozukluğu, sinirsel iletimi ve kan akışını etkileyebilir” dedi.</p>

<h2>DESTEKLEYİCİ TEDAVİ YÖNTEM ŞİFA OLDU</h2>

<p><img alt="Fizyoterapist Ahmet Olgun Milyonların Şifa Bulduğu Tedaviyi Antalya’ya Taşıdı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi-1.jpeg" width="1200" /></p>

<p>Atlasın omurdaki bozukluk, baş ve boyun ağrılarına neden olduğunu dile getiren Olgun, “Bu durum da kronik baş ağrılarına ve migrene sebebiyet verir. Aynı zamanda denge ve kulak problemleri oluşur. Baş dönmesi ve kulak çınlaması kaçınılmaz sonuç olarak karşımıza çıkar. Postür bozuklukları da ise kamburlukla beraber vücut asimetrisini bozar. Dolasıyla kas- iskelet sistemiyle birlikte çene sorunları ortaya çıkar. Uzman doktorların teşhislerinin ardından tedavi destekleyici özel terapi yönetimi olan Atlas Terapi'yi hastalara uygularız” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>HASTANIN YÜZÜNDEKİ GÜLÜMSEME TEDAVİNİN BAŞARISI OLDU</h2>

<p><img alt="Fizyoterapist Ahmet Olgun Milyonların Şifa Bulduğu Tedaviyi Antalya’ya Taşıdı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi-4.jpeg" width="1600" />Tedavinin hastalar üzerinde nasıl uygulandığını anlatan Olgun, sözlerini şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Öncelikli olarak hastanın boyun ve sırt bölgesinde analiz yaptıktan sonra Atlas ve çevresindeki kas-iskelet yapılarına özel manuel baskılar veya cihaz destekli teknikler uygulayarak, vücutta Atlas Omuru'nu olması gerektiği noktaya getiririz. Terapimizin ardından hastaların yüzündeki mutluluğu görmek uygulamadığımız tekniğin başarısıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ABDULREZZAK KILIÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 08:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/fizyoterapist-ahmet-olgun-milyonlarin-sifa-buldugu-tedaviyi-antalyaya-tasidi-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="85498"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da 7 yıldır devam eden hukuk mücadelesi bitmiyor]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-7-yildir-devam-eden-hukuk-mucadelesi-bitmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-7-yildir-devam-eden-hukuk-mucadelesi-bitmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da estetik işlem sonrası dudağında doku kaybı yaşadığını ileri süren 3 çocuk annesi 47 yaşındaki aşçı Songül Uzunoğlu'nun hukuk mücadelesi 7 yıldır sürüyor. Ceza dosyasında doktorlar beraat ederken, Tüketici Mahkemesi Uzunoğlu lehine 994 bin 331 TL tazminata hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da aşçılık yapan 3 çocuk annesi Songül Uzunoğlu'nun, 2019 yılında özel bir merkezde yaptırdığı estetik işlem sonrası dudağında doku kaybı yaşadığını ileri sürerek başlattığı hukuk mücadelesi, aradan geçen 7 yılı aşkın süreye rağmen tamamlanmadı. Ceza yargılamasında doktorlar hakkında beraat kararı verilirken, Antalya 1. Tüketici Mahkemesi'nde görülen maddi ve manevi tazminat davasında Uzunoğlu lehine faiz hariç toplam 994 bin 331 TL tazminata hükmedildi. Kararın taraflarca istinafa taşınması üzerine dosya Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'ne gönderildi. Daire, esasa ilişkin inceleme yapmadan harç ve tebligat eksikliklerinin tamamlanması için dosyayı ilk kararı veren mahkemeye gönderdi.<br />
Arkadaşlarının tavsiyesi üzerine 2019 yılının Şubat ayında Muratpaşa ilçesi Lara bölgesindeki güzellik ve estetik merkezine başvuran Songül Uzunoğlu'na, iddiasına göre göz altı torbaları için yapılacak işlemde göbek bölgesinden alınacak yağ dokusunun yüz bölgesinde dolgu olarak kullanılacağı, operasyonun kalıcı, ekonomik ve 2 yıl garantili olduğu söylendi. Mart ayında yapılan ilk işlemin ardından kalıcı olacağı belirtilen dolgunun kısa sürede kaybolduğunu belirten Uzunoğlu, işlemin başarısız olması üzerine aynı merkeze yeniden başvurdu.</p>

<h2><img alt="Antalya’da 7 Yıldır Devam Eden Hukuk Mücadelesi Bitmiyor (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyada-7-yildir-devam-eden-hukuk-mucadelesi-bitmiyor-3.jpg" width="1080" /><br />
<br />
İŞLEM 4 KEZ TEKRARLANDI</h2>

<p><br />
Uzunoğlu'na 2019 yılı içerisinde farklı tarihlerde birden fazla işlem uygulandı. İlk işlemin ardından yüzündeki dolgunun kısa sürede eridiğini belirten Uzunoğlu, nisan ayında ikinci kez operasyona alındı. Bu süreçte kendisine alt dudağına da dolgu yapılmasının önerildiğini anlatan Uzunoğlu, mayıs ayında üçüncü kez merkeze çağrıldı. Göbek bölgesinden alınan yağ dokusu yeniden yüzüne uygulanırken, alt dudağına da dolgu yapıldı. Yapılan işlemler için toplam 7 bin 500 TL ödeyen Uzunoğlu, dolguların yeniden kaybolması üzerine 18 Kasım 2019'da dördüncü kez işlem yaptırdı, bu işlem sırasında dudağına da müdahale edildi.<br />
Son işlemden sonra şiddetli ağrı yaşadığını, dudağında morarma ve doku kaybı oluştuğunu ileri süren Uzunoğlu, süreçte defalarca operasyon geçirdiğini belirtti. Uzunoğlu, "2019 yılında bir arkadaş tavsiyesiyle Antalya'da gittiğim güzellik merkezine göz altı ışık dolgusu için başvurdum. Merkezin yönlendirmesiyle yağ grefti işlemi yapıldı. Ben göz altıma müdahale istemiştim fakat yüzüme de işlem yapıldı. Üç kez tekrarlandı ama dolgular tutmadı. Yüzümde tuhaflık ve orantısızlık olduğu için dördüncü işlemi telafi amaçlı yapacaklarını söylediler. Ben de kabul ettim çünkü zaten çok kötü görünüyordu" dedi.</p>

<h2><img alt="Antalya’da 7 Yıldır Devam Eden Hukuk Mücadelesi Bitmiyor (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyada-7-yildir-devam-eden-hukuk-mucadelesi-bitmiyor-2.jpg" width="1080" /><br />
<br />
"DUDAĞIMI BESLEYEN ANA DAMAR TIKANDI"</h2>

<p><br />
Dördüncü işlem sırasında dudağına da dolgu yapıldığını söyleyen Uzunoğlu, işlem sonrası hayatının değiştiğini ifade ederek, "Dördüncü işlemde dudağıma da dolgu yapıldı. Bu işlem sırasında dudağımı besleyen ana damarın tıkandığını ve dudak dokumu tamamen kaybettiğimi öğrendim. 2019 yılından beri sağlık sorunları, tedaviler ve hukuk mücadelesiyle yaşıyorum. Gördüğünüz dudağım, yanak içlerimden alınan dokularla oluşturulmaya çalışıldı. Bu süreçte defalarca operasyon geçirdim. Ağzımın içi hâlâ dikişli gibi. Hâlâ düzelmedi ve düzelmesi için ciddi operasyonlara, ciddi bir paraya ihtiyacım var" diye konuştu.<br />
Olayla ilgili Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada doktorlar, "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan yargılandı. Mahkeme, dosyada alınan Adli Tıp Kurumu raporunda hiperbarik oksijen tedavisine geç başlanmasının komplikasyon yönetimi açısından tıbben uygun olmadığının belirtildiğini, ancak zamanında tedavi uygulanmış olsa dahi dudakta nekroz tablosu gelişebileceğinin ifade edildiğini kaydetti. Mahkeme, sanıkların eylemleri ile taksirle yaralama suçu arasında kesin illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi.</p>

<h2><img alt="Estetik Operasyon sağlık turizmi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2024/06/estetik-operasyon-uzku-cover.webp" width="1280" /><br />
<br />
TÜKETİCİ MAHKEMESİ TAZMİNATA HÜKMETTİ</h2>

<p><br />
Antalya 1. Tüketici Mahkemesi'nde görülen maddi ve manevi tazminat davasında ise farklı bir değerlendirme yapıldı. Mahkeme, dosya kapsamı ve raporlar doğrultusunda uygulamaların tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı kanaatine vardı. Mahkeme, 8 bin 250 TL tedavi masrafı ve 236 bin 81 TL iş gücü kaybı olmak üzere 244 bin 331 TL maddi tazminata, ayrıca 750 bin TL manevi tazminata hükmetti ve Uzunoğlu lehine faiz hariç toplam 994 bin 331 TL tazminat kararı verildi. Karşı taraf ise bu talepleri reddetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><br />
<br />
DOSYA BÖLGE ADLİYE SÜRECİNDE</h2>

<p><br />
Tüketici Mahkemesi'nin 21 Mart 2025 tarihli kararının ardından taraflar istinaf yoluna başvurdu. Bölge Adliye Mahkemesi, 18 Mart 2026 tarihli kararında dosyayı esastan incelemeden önce harç ve tebligat eksiklikleri bulunduğunu belirledi. Daire, bu eksikliklerin tamamlanması için dosyayı ilk kararı veren mahkemeye gönderdi. Bu sebeple tazminat dosyasında istinaf incelemesi henüz tamamlanmadı.</p>

<h2><br />
<br />
"MAHKEME İLERLEMİYOR"</h2>

<p><br />
Tazminat davasının 2025 yılında karara bağlandığını ancak ödeme yapılmadığını öne süren Uzunoğlu, sürecin uzadığını belirterek, "Doktor ceza davasından ceza almadı. Çünkü dava taksirle yaralama suçundan açılmıştı. Tüketici Mahkemesi'ndeki tazminat davam 2025 yılında sonuçlandı fakat o tarihten beri ödeme yapılmadığı gibi dosyanın uzatılmaya çalışıldığını düşünüyorum. Karşı taraf üst mahkemeye başvurdu, biz de sabırla bekledik. 2019 Kasım ayından beri bu sürecin içindeyim, 2026 Temmuz ayındayız. Son olarak tebligat ve evrak eksiklikleri nedeniyle dosya yeniden ilk mahkemeye gönderildi. Mahkeme ilerlemiyor. Kimse benim hakkımı aramıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><br />
<br />
"BEN BİR İNSANIM, BEN BİR KADINIM"</h2>

<p><br />
Hâlâ tedaviye ve yeni operasyonlara ihtiyaç duyduğunu söyleyen Uzunoğlu, yaşadığı sürecin hem fiziksel hem de psikolojik olarak kendisini yıprattığını dile getirdi. Uzunoğlu, "Ben bu haldeyim. Hâlâ tedavilere, hâlâ operasyonlara ihtiyacım var. Dudağımın durumu ortada. Gülüşüm yok, yemek yemek problem. Ben artık adaletin yerine gelmesini istiyorum. Ben bir insanım, ben bir kadınım. İnsanlar günümüzde bu işlemleri çok sık yaptırıyor. Ben hayatımda böyle bir şey yaptırdım ve güvendim. Beni bu hale getirdiler. Buna rağmen yaptıkları hatanın arkasında durmadılar, destek olmadılar. Bir insanın hayatını, yaşamını hiçe saydılar. Benim hakkımı kim arayacak" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/antalyada-7-yildir-devam-eden-hukuk-mucadelesi-bitmiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 08:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/07/antalyada-7-yildir-devam-eden-hukuk-mucadelesi-bitmiyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="18639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Umutsuzluğa kapılan hastaya Antalya çare buldu]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da başvurduğu hastanede durumu riskli görülerek Antalya'ya gelen bağırsak kangreni hastası 20 yaşındaki Sudenur Erboy, uygulanan medikal tedaviyle sağlığına kavuştu. Yaklaşık 4 ay boyunca yürümekte, nefes almakta ve günlük yaşamını sürdürmekte zorlandığını anlatan Erboy, "20 yaşında biri için bunları yaşamak bence oldukça üzücü bir durumdu. Bir ara çare bulamayacağımı düşündüm. Ta ki Gökhan hocamla tanışana kadar. Şimdi çok çok iyiyim" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da yaşayan 20 yaşındaki Sudenur Erboy, karın ağrısı ve tuvalete çıkamama şikayetleriyle başlayan rahatsızlığı nedeniyle yaklaşık 4 ay boyunca farklı hastanelere başvurdu. Alanya'dan Denizli'ye, İstanbul'dan Antalya'ya kadar birçok hastanede tedavi aradığını anlatan Erboy'un, bağırsak kangreni tanısı sonrası durumu riskli olarak değerlendirildi. İstanbul'da başvurduğu hastanede yatış alması gerektiği belirtilen genç kız, aynı gün ambulansla Antalya'ya getirildi. Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş tarafından kabul edilen Erboy, uygulanan medikal tedavinin ardından sağlığına kavuştu.</p>

<h2><img alt="Umutsuzluğa Kapılan Hastaya Antalya Çare Buldu (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu-3.jpg" width="1440" /><br />
<br />
"HAYATİ TEHLİKESİ ÇOK YÜKSEKTİ"</h2>

<p><br />
Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, hastanın kendilerine şehir dışından ambulansla yönlendirildiğini belirterek, "Hastamız, karın ağrısı şikayetiyle başvurduğu hastanelerde bağırsak kangreni tanısı almış. Bu süreçte çok büyük sıkıntılar yaşamış. Bir süre müdahale edilemediği için hastalığı ilerlemiş. Şehir dışından ambulansla bize yönlendirildi, biz de hastamızı kabul ettik. Gerçekten ciddi sıkıntıları vardı ve hayati tehlikesi çok yüksekti. Şu anda gayet iyi durumdayız, mutluyuz. Hatta 20 yaşını da burada kutladık. Bağırsak kangreni hızlı ilerleyen, zamanında müdahale edilmediğinde hayatı riske atan ciddi bir durumdur. Hastamızın yaşının genç olması nedeniyle muhtemelen bazı durumlar atlanmış olabilir. Ancak şu anda iyi olması bizim için en önemli nokta" diye konuştu.</p>

<h2><img alt="Umutsuzluğa Kapılan Hastaya Antalya Çare Buldu (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu-4.jpg" width="1440" /><br />
<br />
"GELDİĞİNDE AĞRIDAN NEFES ALMAKTA ZORLANIYORDU"</h2>

<p><br />
Hastanın kendilerine geldiğinde günlük temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda olduğunu aktaran Op. Dr. Ateş, "Hızlı bir şekilde kendine geldi. Yaklaşık bir ay boyunca neredeyse yürüyememiş, idrarını dahi yapamamış. Bize geldiğinde de idrarını ve büyük abdestini yapamıyor, ağrıdan nefes almakta zorlanıyordu. Şimdi ise çok daha iyi. Hastamız gelir gelmez medikal tedavisine başladık. Yaklaşık 10 gün önce tedavisi uygulandı. Tedaviden sonraki 2-3 gün içerisinde kendine gelmeye başladı. Sonrasında toparlanma süreci biraz zaman aldı. Bugün 10'uncu gündeyiz ve hastamızın geldiği noktadan dolayı mutluyuz" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Umutsuzluğa Kapılan Hastaya Antalya Çare Buldu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu-2.jpg" width="1620" /><br />
<br />
"DOKTOR KONTROLÜ DIŞINDA ALINAN HER ŞEY ZARAR VEREBİLİR"</h2>

<p><br />
Bağırsak sağlığı ve kullanılan destek ürünlerine ilişkin uyarıda da bulunan Op. Dr. Ateş, "Doktor kontrolü dışında alınan her şey, faydadan çok zarar verebilir. Kullandığımız vitaminlerden bağırsakların çalışmasına yardımcı olan maddelere kadar her şeyin doktor kontrolünde alınması gerekiyor" diye konuştu.</p>

<h2><img alt="Umutsuzluğa Kapılan Hastaya Antalya Çare Buldu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu-1.jpg" width="1440" /><br />
<br />
"GEZMEDİĞİM HASTANE KALMADI DİYEBİLİRİM"</h2>

<p><br />
Alanya'dan geldiğini belirten Sudenur Erboy ise yaklaşık 4 aydır hastalıkla mücadele ettiğini söyledi. Denizli, İstanbul ve Antalya'da birçok hastaneye başvurduğunu anlatan Erboy, "Alanya'dan geliyorum. Yaklaşık 4 aydır bu hastalıkla mücadele ediyorum. Daha önce birçok hastaneye başvurdum, farklı illere gittim. Denizli, İstanbul ve Antalya'da gezmediğim hastane kalmadı diyebilirim. Çok kez başvurdum ancak genelde hekimler sanırım sorumluluk almak istemedi. Tuvaletime çıkamadığım için bu durumu biraz psikolojime yordular" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><br />
<br />
"İSTANBUL'DAN AMBULANSLA ANTALYA'YA GELDİM"</h2>

<p><br />
Tedaviye yanıt bulamayınca İstanbul'a gittiğini, burada da birçok hastaneye başvurduğunu anlatan Erboy, "Tedavime bulunduğum yerde yanıt bulamayınca il değiştirdim, İstanbul'a gittim. İstanbul'da da birçok hastaneye başvurdum. En son gittiğim hastanede, durumumun çok riskli olduğu ve hemen yatış almam gerektiği söylendi. Biz de aynı gün acil bir şekilde ambulansla Antalya'ya geri geldik. Gökhan hocamızı tanıdıklarımız aracılığıyla duyduk, bu konuda gerçekten çok iyi olduğunu öğrendik. Sağ olsun, Gökhan hocam da beni kabul etti. Burada çok güzel bir şekilde iyileştim" dedi.<br />
Yaşadığı sürecin günlük hayatını tamamen etkilediğini dile getiren Erboy, "Öncesinde yürüyemiyor, kalkamıyordum. Sürekli kramp ve sancılar yaşıyordum. Doktora gittiğimde herhangi bir yatış yapılmadı, bana yalnızca ilaçlarla düzelebileceği söylendi. Ancak ilaçlarla düzelmedim. Sonunda gerçekten kendime geldiğim için çok mutluyum. Artık yürüyorum, nefes alabiliyorum. Çok mutluyum ve Gökhan hocamla tanıştığım için de kendimi çok şanslı hissediyorum" dedi.<br />
<br />
Uzun süre çare aramanın psikolojik olarak da kendisini yıprattığını söyleyen Erboy, "Bir ara çare bulamayacağımı düşündüm. Sürekli il değiştirdik, hastane hastane gezdik. Artık insanın gerçekten psikolojisi bozuluyor. ‘Sanırım düzelemeyeceğim' dedim. Ta ki Gökhan hocamla tanışana kadar. Şimdi çok çok iyiyim" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 08:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/umutsuzluga-kapilan-hastaya-antalya-care-buldu-5.jpg" type="image/jpeg" length="27951"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcaklar artıyor Uzm. Dr. İrem Özçelik uyardı]]></title>
      <link>https://www.antalyagundem.com.tr/sicaklar-artiyor-uzm-dr-irem-ozcelik-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyagundem.com.tr/sicaklar-artiyor-uzm-dr-irem-ozcelik-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzm. Dr. İrem Özçelik, yazın en tehlikeli sağlık sorunlarından biri olan sıcak çarpması konusunda uyarılarda bulundu. Özçelik, "Sıcak çarpması erken müdahale edildiğinde genellikle kalıcı hasar bırakmıyor. Ancak gecikildiğinde böbrek yetmezliği, beyin hasarı ve hatta ölüm riski taşıyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcakların, özellikle risk grubundaki kişiler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Memorial Antalya Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. İrem Özçelik, sıcak çarpmasının hayati tehlike oluşturabilen acil bir durum olduğunu söyledi. Özçelik, sıcak çarpmasının belirtileri, risk grupları ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler paylaştı.<br />
<img alt="Antalya 28 Haziran Hava Durumu (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalya-28-haziran-hava-durumu-2-1.webp" width="1280" /><br />
Sıcak çarpmasının vücut ısısının kontrol mekanizmalarının bozulması sonucu ortaya çıktığını belirten Özçelik, "Sıcak çarpması, vücut ısısının kontrol mekanizmalarının bozulması sonucu ortaya çıkan ve hayati tehlike oluşturabilen acil bir durumdur. Vücut 40°C ve üzeri sıcaklığa ulaştığında terleme mekanizması yetersiz kalır, ısı dağılımı bozulur ve organ hasarları başlayabilir. Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve açık havada çalışanlar risk grubundadır. Sıcak çarpması sadece güneş altında olmaz. Kapalı, havasız ve çok sıcak ortamlarda da gelişebilir. Unutulmamalıdır ki park halindeki bir aracın iç sıcaklığı yaz aylarında dakikalar içerisinde tehlikeli seviyelere ulaşabilir. Bu nedenle çocuklar, yaşlılar ve evcil hayvanlar camlar açık olsa dahi araç içinde bırakılmamalıdır" dedi.<br />
<br />
Sıcak çarpmasının genellikle ani başladığını ifade eden Özçelik, "Sıcak çarpması genellikle ani başlar ve yüksek vücut sıcaklığı (40°C ve üzeri), sıcak ve kızarık cilt, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, hızlı nabız ve nefes alma, kas krampları ile bilinç bulanıklığı, kafa karışıklığı ve hatta bayılma gibi belirtilerle kendini gösterir" diye konuştu.<br />
<img alt="Antalya 28 Haziran Hava Durumu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalya-28-haziran-hava-durumu-2.jpg" width="1200" /><br />
Risk grubunda yer alan kişilere dikkat çeken Özçelik, "65 yaş üstü bireyler, bebekler ve küçük çocuklar, kalp, tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalığı bulunanlar, aşırı kilolu kişiler, alkol ve bazı ilaçları kullananlar ile açık alanda uzun süre kalanlar, tarım işçileri ve sporcular sıcak çarpması açısından daha fazla risk altındadır" dedi.<br />
<br />
Sıcak çarpmasına karşı alınabilecek önlemleri sıralayan Özçelik, "Susamasanız bile günde en az 2,5-3 litre su tüketmeye özen gösterin. Ancak kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişiler doktorlarının önerdiği miktara uymalıdır. Alkol, yoğun kafeinli ve şekerli içeceklerden uzak durulmalıdır. Bebekler susadıklarını ifade edemez, yaşlılarda ise susama hissi azalabilir. Bu nedenle düzenli olarak su içmeleri sağlanmalıdır. Yoğun terleme sonrası sadece su değil elektrolit kaybı da yaşanır. Uzun süre sıcakta çalışan veya yoğun fiziksel aktivite yapan kişiler, doktor önerisi doğrultusunda sade maden suyu ya da şekersiz elektrolit içeren içeceklerden faydalanabilir" ifadelerini kullandı. Özçelik, "Güneşin en dik olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı, pamuklu, bol ve açık renkli kıyafetler tercih edilmeli ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Klima veya vantilatör ile serin kalınmalı, serin duş alınmalı, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı ve risk grubundaki kişiler sık sık kontrol edilmelidir" dedi.<br />
<img alt="Antalya 28 Haziran Hava Durumu (4)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/antalya-28-haziran-hava-durumu-4.webp" width="1280" /><br />
Sıcak çarpmasında ilk müdahalenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Özçelik, "Şüphe durumunda kişiyi serin bir yere alın, kıyafetlerini gevşetin ve gerekirse fazla kıyafetleri çıkarın. Boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerini serin ya da soğuk su ile ıslatın. Bilinci kapalı kişilere ağızdan su vermeyin ve derhal 112 Acil'i arayarak tıbbi yardım isteyin" dedi.a</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık &amp; Yaşam</category>
      <guid>https://www.antalyagundem.com.tr/sicaklar-artiyor-uzm-dr-irem-ozcelik-uyardi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyagundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/antalyagundem-com-tr/uploads/2026/06/sicaklar-artiyor-uzm-dr-irem-ozcelik-uyardi.jpg" type="image/jpeg" length="98636"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
