Antalya’da 45 yıldır tohum ıslahı üzerine çalışma yapan Genetika Tohum’un Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Seçim, tohumun bir bağımsızlık olduğunu belirterek İran örneği verdi. Tohuma yatırım yapmayan ülkelerin aç kalacağını belirten Seçim, önemli açıklamalar yaptı.
TOHUM ARTIK BİR BAĞIMSIZLIK ARACI
2025 yılında ANSİAD tarafından düzenlenen yılın girişimcisi ödülünü alan Dr. Ahmet Seçim, Türkiye’nin bir tarım ülkesi, Antalya’nın ise turizm ile birlikte tarım kenti olduğuna dikkat çekti. Tarımı olabildiğinde geliştirip tanıtmaları gerektiğini belirten Seçim, tohumculuğun tarımın başlangıcı olduğunu ifade ederek, tohumun bir bağımsızlık olduğunu ifade etti.
ÜRETİM DE NÜFUS KADAR ARTMAZSA KRİZ ÇIKAR
“Tohum yoksa aç kalırız” diyen Dr. Ahmet Seçim, “Tohumda genetik kalite çok önemli. Genetik kalite; yüksek verimlilik ile hastalık dirençli çeşitlerin elde edilmesidir. 1950 yıllarında 1 dekar alandan 3 tonluk verim alıyorduk ancak o yıllarda dünya nüfusu 3 milyar civarındaydı. Şu anda tarla ürünlerinde 16-20, yüksek teknolojili seralarda 20-25 ton verim alıyoruz. Nüfus 4 kat arttığında üründen de 4 kat artış olmalı. Aksi takdirde gıda krizleri başlar. Kuraklık ve iklim değişikliğinde yetişebilecek ürünler geliştirmeliyiz” şeklinde konuştu.
İRAN ÖRNEĞİ VERDİ, AÇLIĞA DİKKAT ÇEKTİ
Tohumun bir ülkenin bağımsızlığı olduğunu belirten Ahmet Seçim, “Şu anda dünyada savaş egemenliği hakim. Bu ülkelerden İran’da ciddi tohum sıkıntıları var. Çünkü bu zaman kadar tohum üzerine hiçbir yatırım yapmamışlar. Birkaç yıl önce bazı tohum firmaları kurulmuş ancak bir tohum firmasının gelişip verim vermesi için en az 10 yıla ihtiyacı var. İran abluka altında ciddi bir tohum sıkıntısı yaşıyorlar. Savaş ortamı biraz daha devam devam ederse gelecek yıllarda ciddi anlamda açlık tehlikesi ile karşılaşacaklar” şeklinde konuştu.
TARIMDA ISLAH ALTYAPISI HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Türkiye’nin tohum konusunda ciddi mesafe aldığını belirten Genetika Tohum Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Seçim, şunları söyledi: “Tohumculuk anlamında dışa bağımlılığımız neredeyse yok. Bazı kışlık çeşitlerde dışa bağımlıyız ancak bu konuda da kendimizi geliştiriyoruz. Öncelikle ıslah altyapımızı oluşturmak zorundayız. Bunu yaparken biyoteknolojik ve moleküler çalışmalar yapıyoruz. Bunlar laboratuvar terimleri ancak çok zor işler değil. Hasta olup olmadığımız öğrenmek için nasıl hastaneye gidiyorsak, biyoteknolojik önlemlerle bitkilerin hastalıklarını tespit edip önlem alıyoruz. Bu nedenle ıslah altyapımızın kesinlikle çok güçlü olması gerekiyor."





