Türkiye’nin köklü sinema organizasyonlarından 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali için geri sayım sona erdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bugün renkli kortej ile start verdi. 24-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Antalya sokaklarına yansıdı.

ALTIN PORTAKAL DA GÖRKEMLİ AÇILIŞ
Kortejde Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir ve ünlü sanatçı Meryem Uzerli kortejin en önünde yer alırken, Pınar Altuğ, Emre Kınay ve ünlü isimler vatandaşları selamladı. Coşkulu kortejin ardından Antalya Spor Salonu’nda açılış töreni gerçekleştirildi.

ANTALYA'DA ÜNLÜ GEÇİDİ
Açılış törenine Meryem Uzerli, Ersin Korkut, Büşra Pekin, Hülya Duyar gibi sanatçılar katılım sağladı.

BÜŞRA ÖZDEMİR KIRMIZI HALI DA KONUŞTU
Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir kırmızı halıda, “Açılışımızı halkımızla yapıyoruz. Antalya'lıların sahip çıktığı bir festivali yeniden yaşatıyor olmaktan dolayı çok mutluyuz. Bugün geleneksel kortejimizle başladı. Çok yoğun bir katılım vardı. Antalya Life Festivali'ne sahip çıkmıştım. Ve bugün burada bazı ödüller sahiplerini bulacak ve 8 günlük serüvenin sonunda da Altın Portakal venüs heykelciklerimiz sahiplerini bulacak. Başarılı, dolu dolu, sinemayla, sanatla dolu sekiz gün diliyorum ben Antalya'ya. Yaşasın sinema, yaşasın Altın Portakal” sözlerine yer verdi.
ZAİM: "63. YIL ÇOK ÖNEMLİ"
Kırmızı halı geçişinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan festivalin Jüri Başkanı Derviş Zaim, "63. yıl çok önemli bir festival. Bunun devam etmesini istiyorum. Bizim kültürel olarak gelişmemiz, büyümemiz çok önemli. Dolayısıyla herkesin taş taşı üstüne koyması gereken bir mekandayız. Umarım ileriki yıllarda çok daha iyi zamanlarda hep beraber yaşarız" dedi.
Tüm festivallerin yayılması ve gelenekselleşmesi gerektiğini belirten sanatçı Şenay Gürler, "Antalya'nın böyle bir festivalinin olması çok değerli ve çok önemli diye düşünüyorum. Çünkü hem bağımsız filmleri izleme şansımız oluyor. Gişelerde izleyemediğimiz filmleri, heyecanla bekliyorum. Seyircinin ilgisi de çok iyi. Antalyalılar o kadar şahane insanlar ki korteje katıldılar. Bütün yol boyunca inanılmaz ilgi gösterdiler. Sanırım sinemaya da ilgi gösterecekler" dedi.
ANTALYA'NIN KALBİ 63 YILDIR SİNEMA İLE ATIYOR
Pınar Altuğ ve Emre Kınay'ın sunuculuğunu üstlendiği Altın Portakal heyecanı tüm hızıyla devam ederken Kınay ve Altuğ "Antalya'nın kalbi 63 yıldır sineme ile atıyor" ifadelerine yer verirken Antalya'da geleneksel kortej görüntüleri yayınlandı.

“FESTİVALİN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ GELECEĞE TAŞIMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTIK”
Açılışta konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir şu sözlere yer verdi:
“63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’mizin açılış gecesine hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Sizlerle birlikte olmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyorum. Çünkü bu akşam 63 yıllık hikâyeyi hep birlikte yeniden yaşayacağız. Festivalimizi hazırlarken büyük emek verdik. Festivalin ruhunu, heyecanını ve birleştirici gücünü geleceğe taşımak için gece gündüz çalıştık. Çünkü bazı değerler vardır ki yalnızca bulunmaz; aynı zamanda büyütülür, yaşatılır ve gelecek kuşaklara emanet edilir.
“SİNEMANIN KALPLER ARASINDA KÖPRÜLER KURMASINA KATKI SUNDUK”
Altın Portakal da işte böyle bir değerdir. Bu emanete sahip çıkmaya, onu daha da büyütmeye, Antalya’dan bütün Türkiye’ye ve dünyaya taşımaya karar verdik. Geçtiğimiz yıl ünlülerin karşısına kalpten gelen bir heyecanla çıkmıştık. Kalpten gelen filmleri izledik, kalpten gelen hikâyelere kulak verdik. İnsanların birbirini anlamasına, sinemanın kalpler arasında köprüler kurmasına katkı sunduk.

“ANTALYA’NIN SİNEMAYLA KURDUĞU BAĞ GEÇİCİ DEĞİL”
Bu yıl ise bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Sinemaya duyduğumuz sevgi geçici değil. Antalya’nın sinemayla kurduğu bağ geçici değil. Altın Portakal’a sahip çıkma irademiz geçici değil. Bizim sinemaya bağlılığımız daima, kararlılığımız daima, inancımız daima. İşte bu yüzden 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ni hep birlikte sahiplenelim.
“İNSANLARIN HİKÂYELERİNE TANIKLIK EDECEĞİZ”
Ne yazık ki bugün dünyanın dört bir yanından savaş haberleri alıyoruz. Ekranlarımızda yıkılan şehirleri, evlerinden koparılan insanları, hayatını kaybeden çocukları görüyoruz. Hiçbir savaş sıradan değildir. Hiçbir çocuğun ölümü yalnızca bir haber başlığından ibaret değildir. Bu anlayışla bu yıl festivalimizin programına özel bir bölüm ekledik: Kökler, Işık ve Kamera. Savaşın gölgesinde üretmeye çalışan sinemacıların hikâyelerine odaklanan bu bölümde Lübnan, İran, Filistin ve Ukrayna’dan 13 film göstereceğiz. Bu filmler aracılığıyla savaşın ortasında yaşamaya, üretmeye ve anlatmaya devam eden insanların hikâyelerine tanıklık edeceğiz.

“DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE SİLAHLAR KONUŞMASIN”
Dileğimiz çok açık: Dünyanın hiçbir yerinde silahlar konuşmasın; sanat, kültür ve insanlığın ortak dili konuşsun. Sinemanın ışığı dünyanın hiçbir coğrafyasında sönmesin. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” sözüyle sanatın önemini ortaya koymuştur. Sanatçının büyümesi ve kentimizin sanatla nefes alması için çalışmayı görev biliyoruz.
“63 YILLIK SERÜVEN, ZAMANLA HEPİMİZİN ORTAK HİKÂYESİNE DÖNÜŞTÜ”
Bu vesileyle Altın Portakal mirasını geçmişten bugüne taşıyan tüm belediye başkanlarımıza, değerli jüri üyelerimize, festivalimizin hazırlanmasında emeği geçen çalışma arkadaşlarımıza, sinema sanatçılarımıza, sinema emekçilerimize ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Her gün farklı hayaller kuruyoruz ama o hikâyelerin içerisinde kendimizi de buluyoruz. Altın Portakal’ın 63 yıllık serüveni, zamanla hepimizin ortak hikâyesine dönüştü.
Geçmişten geleceğe uzanan bu yolculukta her kuşak kendisinden bir şey katıyor. Antalya’yı Türkiye’ye, Türkiye’yi dünyaya bağlayan ve her şeye rağmen yoluna kararlılıkla devam eden bir hikâye… Biz de bu hikâyeyi hep birlikte yazmaya devam edeceğiz. Dün, bugün ve yarın… Daima sinemayla, daima sanatla, daima… Sinemanın ışığı hiç sönmesin. Yaşasın sinema, yaşasın sanat!”





