AK Parti İstanbul eski milletvekili Metin Külünk, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki yolsuzluk soruşturmasını değerlendirdi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve bazı iş insanlarının yargılandığı dosyanın 702 sayfalık iddianame ve 41 tanıkla geniş bir kapsam taşıdığını ifade eden Külünk, dosyada yer alan iddialar ve ilişkiler ağının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı soruşturmayla dikkat çekici ölçüde benzerlik gösterdiğini savundu. Külünk, sürecin neden ağır ilerlediğinin araştırılması gerektiğini belirterek dosyanın tüm bağlantılarıyla aydınlatılması çağrısında bulundu.

Vekil Ozdemir Muhittin Boceki Unutmadi (1)-1

“HUKUKUN SINIRLARI İÇERİSİNDE HERKESİN HESABINI GÖRMELİDİR”

AK Parti İstanbul eski Milletvekili Metin Külünk, yazısında ise şu sözlere yer verdi:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi merkezli soruşturma ve devam eden yargılama; kamuoyuna yansıyan iddialar, dosyaya giren deliller ve ortaya konulan ilişkiler ağıyla, yalnızca birtakım münferit eylemlerin değil, iç içe geçmiş bir yapılanma iddiasının tartışıldığı büyük bir dosyaya dönüşmüştür. Bu tablo; kutsalı ve kuralı olmayan bir kazanma anlayışının, para ve güç uğruna farklı çevrelerden insanları nasıl aynı zeminde buluşturabildiğini göstermesi bakımından dikkatle takip edilmelidir. Bursa Büyükşehir Belediyesi merkezli soruşturma da kapsamı ve ileri sürülen suçlamalar bakımından İstanbul’daki dosyanın daha küçük ölçekli bir modeli görünümündedir. İddialara göre burada da kuralsız kazanç ve güç elde etme arzusuyla hareket eden, farklı çevrelerden kişilerin yer aldığı bir yapı söz konusudur. Art arda ortaya çıkan bu dosyalar, CHP yönetimindeki belediyelerde benzer yöntemlerin tekrar eden bir modele dönüşüp dönüşmediği sorusunu gündeme getirmektedir. Üstelik iddialara konu yapıların yalnızca kendi içlerinde çalışmadıkları; işledikleri öne sürülen suçları gizlemek ve kendilerini korumak amacıyla farklı çevrelerden koruyucu unsurlar oluşturmaya yöneldikleri de mutlaka araştırılmalıdır. Adalet; kişinin makamına, siyasi kimliğine veya yakınlıklarına bakmadan, hukukun sınırları içerisinde herkesin hesabını görmelidir.

Ak Partili Külünk’ten Antalya’daki Yolsuzluk Soruşturmasına İbb Benzetmesi (2)

ANTALYA DOSYASI İSTANBUL DOSYASINA BENZİYOR

Şimdi asıl “Bugüne merhaba” deme gerekçemize gelelim: Antalya… Antalya, yıllardır kamuoyuna yansıyan yolsuzluk iddiaları bakımından Türkiye’nin en çok tartışılan şehirlerinden biridir. Bugün Antalya Büyükşehir Belediyesi merkezli dosyada ortaya konulan iddialar da meselenin yalnızca belediye yönetimiyle sınırlı olmadığını düşündüren geniş bir ilişkiler ağına işaret etmektedir. Hazırlanan 702 sayfalık iddianamede 41 sanık hakkında; irtikâp, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık ve iftira gibi son derece ağır suçlamalar yer almaktadır. Dosyada belediye yöneticilerinin yanı sıra iş insanlarının bulunması, soruşturmanın neden bütün bağlantılarıyla ele alınması gerektiğini göstermektedir. Antalya dosyası, öne sürülen yöntemler ve ilişkiler bakımından İstanbul Büyükşehir Belediyesi dosyasına dikkat çekici ölçüde benzemektedir. İddialar doğruysa, kendilerini saklamak ve suç şüphelerini gölgelemek için yalnızca kendi siyasi çevrelerinden değil, başka siyasi kimlikleri ve adını kullanan çevrelerden de yararlanmaya çalıştığı çok açık. Burada ölçümüz son derece açıktır: Kim olursa olsun, hangi siyasi partiye mensup bulunursa bulunsun veya hangi partinin adını kullanırsa kullansın; yolsuzluğa, rüşvete ve haksız kazanca bulaştığı ileri sürülen herkes hukuk önünde hesap vermelidir.

SÜREÇ AĞIR İLERLİYOR

Antalya dosyasının hacmi ve ortaya koyduğu iddia edilen ilişkiler ağı, İstanbul dosyasının neredeyse yarısı büyüklüğünde bir yapı izlenimi vermektedir. Peki, süreç neden bu kadar ağır ilerliyor? Dosyanın büyüklüğü mü? Para hareketlerinin ve ilişkiler ağının karmaşıklığı mı? Farklı kurumlara ve siyasi çevrelere uzandığı ileri sürülen bağlantılar mı? Yoksa kamuoyunun henüz bilmediği başka sebepler mi? Antalya’nın bütün yönleriyle aydınlatılmaya ihtiyacı vardır. Hiçbir kişi, makam, parti veya çevre hukukun üzerinde değildir.

DOSYANIN BÜTÜN BAĞLANTILARI ORTAYA ÇIKARILMALIDIR

Adalet yalnızca bir kesim için değil, herkes için işletilmelidir. Elbette masumiyet karinesi esastır ve kesin hükmü bağımsız mahkemeler verecektir. Ancak soruşturmanın eksiksiz yürütülmesini, bütün bağlantıların açığa çıkarılmasını ve milletin tek kuruşunun dahi hesabının sorulmasını istemek, toplumun en doğal hakkıdır. Gerçeklerin üzeri örtülmeden, dosyanın bütün bağlantıları ortaya çıkarılmalıdır. Çünkü adalet gecikebilir; fakat asla yönünü ve adresini şaşırmamalıdır.”

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ