Akdeniz Üniversitesi’nde personelin giriş çıkışlarını takip etmek amacıyla uygulamaya konulan Mesai Takip Sistemi (MTS) yargı sürecine konu olmuştu. Antalya 5. İdare Mahkemesi davayı değerlendirirken, dosya Konya Bölge İdare Mahkemesi’nde incelemeye başlandı. Söz konusu uygulama daha önce biyometrik yüz tanıma nedeniyle dava konusu olmuştu. Uygulama ile birlikte her personelin giriş çıkışlarında kart okutma ve yüz tanıma sistemi kullanma zorunluluğu getirilmişti. İlerleyen süreçte ise üniversite yönetiminin giriş çıkış saatlerini denetleyebilmek için fotoğraf çektiği iddia edildi. Bu iddia istinaf mahkemesine taşınırken, Akdeniz Üniversitesi yönetimi savunmasında sistemin hukuka uygun olduğunu ifade ettiği savunması ortaya çıktı Üniversite yönetimi, uygulamanın 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında meşru menfaat çerçevesinde değerlendirildiğini ve personelin internet sitesinde yayınlanan aydınlatma metni ile bilgilendirildiğini ifade etti. Ayrıca veri güvenliğinin sağlanması için uluslararası bilgi güvenliği standartlarının uygulandığı dile getirildi.

KVKK’YA AYKIRI İŞLEM İDDİASI
Sendikalar ve çalışanlar, sistemin fotoğraf çekerek personel takibi yapmasının kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği açısından sorunlu olduğunu savundu. Sistemin kurulumu sırasında yasal altyapının sonradan oluşturulduğu ve daha önce verilen yargı kararlarına rağmen uygulamanın sürdürüldüğü yönündeki iddialar tartışmaları büyüttü.

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ’NDE “FOTOĞRAF ÇEKİLMİYOR” SAVUNMASI
Üniversite savunmasında, 1 Ocak 2025’te yürürlüğe giren Mesai Takip Sistemi Yönergesi ’nin amacının personelin çalışma saatlerine riayetini sağlamak ve kamu hizmetlerinin etkinliğini artırmak olduğunu vurguladı. Sisteme göre öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri dışında kalan personelin giriş çıkışlarını kimlik kartlarını MTS cihazına okutarak yapması zorunlu tutuldu. Yönetim savunmasında kart okutma sırasında çekilen fotoğrafların biyometrik veri olmadığı, sitemde yüz tanıma veya otomatik eşleştirme yapılmadığı ifade edildi. Savunmada, “Akdeniz Üniversitesi fotoğraflı mesai takip sistemi, biyometrik veri toplamaz ve analiz yapamaz. Sistem kurulmadan önce personellerin fotoğrafı çekilmemiştir veya personelden son 6 ay içerisinde çekilmiş biyometrik fotoğraf istenmemiştir. Bu sebepten biyometrik veriye esas güncel bir fotoğraf bilgisi olmadığı için sistemin yüz tanımayı yapabilecek bir kaynağı yoktur. Fotoğrafı çekmesinin amacı bir çalışanın başka bir çalışan adına devam kaydı oluşturmasını engellemektir. Sadece şüpheli bir durum veya şikâyete konu olacak hallerde, kartı okutan kişinin o kart sahibi olup olmadığını tespit etmek amacı ile fotoğrafı disiplin cezası zaman aşımı süresi sonuna kadar saklar” ifadelerine yer verildi.

ÜNİVERSİTE İÇİ AYRICALIK İDDİASI
Öte yandan üniversite içinde MTS dışında tutulan personellerin olması kampüs içinde tartışma konusu olduğu ileri sürüldü. Özellikle yönergede “Akdeniz Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi (Hastane) Yönetim Kurulu, Hastanede görevli personelin MTS’ye tabi olup olmayacağına veya ne şekilde tabi olacağına karar verebilir” ibaresi tartışmayı alevlendirdi. Kurum içi tartışmada ise hastanenin üniversitenin bir birimi olduğu savunuldu. Yönetim savunmasında, bazı personelin sistem dışında bırakılmasının görevlerinin niteliğinden kaynaklandığı vurguladı. Akademik özgürlük gerekçesiyle ders veren öğretim elemanlarının mesai kontrolüne tabi tutulmadığı, denetçiler, avukatlar ve güvenlik personelinin ise görevlerinin niteliği gereği sisteme dahil edilmediği kaydedildi.

İSTİNAF KARARI MERAK KONUSU OLDU
Konya Bölge İdare Mahkemesi’nin vereceği kararın, üniversitelerde kullanılan elektronik mesai takip sistemleri açısından emsal olabileceği değerlendirilirken, tartışmalar üniversite içinde de büyüdü. Söz konusu tartışma konusu olmaya devam ederken istinaftan gelecek kararı merak konusu oldu.





