Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde 2 Haziran’da düzenlenen mezuniyet töreninde öğrencilerin, konuşma yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı ve İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seçil Deren Van Het Hof'a sırtlarını dönmesiyle başlayan protesto tören krizine neden olmuştu. Yaşanan gelişmelerin ardından Gazetecilik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Narin Tülay Bektaş Şeker’in öğrencilere temsili diploma vermemesi dikkatlerden kaçmamış, öğrencilerin tepkisini çekmişti. Bu durum kamuoyunda da tartışmalara yol açmıştı. Tartışmaların sürmesi üzerine Prof. Dr. Narin Tülay Bektaş Şeker sosyal medya üzerinden açıklama yaptı. Açıklamasında olayın sosyal medyada çarpıtıldığını savunan Şeker, kendisine yönelik eleştirilere tepki gösterdi.

SOSYAL MEDYA KULLANICILARINA TEPKİ
“Sosyal medya güruhuna cevabımdır” diyen Prof. Dr. Narin Tülay Bektaş Şeker, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Haftaiçi çok yoğunluğum olduğu için bugüne nasipmiş. Korkmayın istesem de sizin seviyenize inemem. Yazacaklarımı anlamakta zorlanmayın diye maddeliyorum;
ztv adlı ne olduğu belli olmayan, sahibi, sorumlusu gizli, bir uydurma sayfada hakkımda çarpıtılarak, cımbızlanarak ve hedef gösterilerek yazılan habere cevap-düzeltme hakkımı yine aynı haberin altına yorum şeklinde iliştirdim ama sosyal medya güruhu olan sizler muhatabını bulduk dercesine günlerdir çeşitli saldırılarda bulunuyorsunuz. Beni anlayan ve destekleyen yorumları, haberi aslına uygun olarak yazan yukarıda paylaştığım Aydınlık gibi yayın organlarını ayrı tutarak ayrıca teşekkürlerimi iletiyorum. Daha çok tık ve yorum almak için haberleri çarpıtarak, istediği yerini cımbızlayıp aktaran ztv haber gibi vasıfsız haber kanallarını kınıyorum. Sayemde, hiç alamayacağınız kadar yorumu ve tık’ı aldınız! Almaya da devam edeceksiniz bu cevabımdan sonra.

EMEK VERDİĞİMİZ ÖĞRENCİLERİMİZE BİR GAZETECİLİK DERSİ VERDİM
Protestonun anayasal bir hak olduğunu söyleyen yorumlar olmuş evet ben de öyle düşünüyorum. Çocuklar orada anayasal haklarını kullandılar, engelleyen de olmadı. Aynı hakkın benim için de geçerli olduğunu idrak edemeyen yorumlara atfen; ben de anayasal hakkımı kullandım ve protesto ettim. Hem de ztv gibi kanallara ve dört yıl emek verdiğimiz öğrencilerimize bir gazetecilik dersi verdim “hoşunuza gitmeyen her olayda sırtınızı mı döneceksiniz, nerede öğrendiğiniz ilkeli gazetecilik” diye.
BAŞARI BELGELERİNİZ VERİLMEYECEK
Haberlerde ve yorumlarda çarpıtılan diğer bir konu da benim, öğrencilerimin 4 yıllık emeklerini yok sayıp diplomalarını yakmam şeklindeki asılsız ifadelerdi. Halbuki orada kastettiğim şey; “törende benim elimden, size başarı belgeleriniz verilmeyecek” idi. “Karşımıza gelse iki çift laf edemeyecek” bir kitlenin buradan bana ve beni destekleyen yorumlara yaptıkları saldırıların psikolojisini de anladığımı bilmenizi istiyorum.

BEN BİR “CESUR YÜREĞİM”
Son olarak; ben bir cesur yüreğim, hiçbir zaman hiç kimsenin, hiçbir gücün önünde eğilmedim, bükülmedim, bu kişilik özelliğimle de her zaman gurur duyarım. Bu yaptığım yorumun ardından da çeşitli saldırılar olacağını biliyorum, dediğim gibi ben bir “cesur yüreğim”, ne kendimi ne de tepki mi gizledim, sizin gibi “büyük korkaklar” değil.”





