ATSO Başkanı Ali Bahar’ın ölümüyle ilgili davada kritik 3’üncü duruşması görüldü. İlk olarak “taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla başlayan dava, ortaya çıkan deliller ve ailenin itirazları üzerine “kasten öldürme” şüphesiyle Kemer’deki dava, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşındı. Olay anına ilişkin ses kayıtlarının çözümlenmesi konusunda yaşanan teknik sorunlar duruşmaya damga vurmuştu. Mahkemenin ses kayıtlarını incelemesi için başvurduğu TÜBİTAK, bu alanda rapor hazırlayacak teknik bir birimin bulunmadığını bildirilmişti. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ise uzman bir heyet oluşturmamıştı. Tüm bu gelişmelere yaşanırken mahkeme ses kayıtlarının çözümü için dosyanın Ankara Üniversitesi’nde gönderme kararı almış, olay anının 112 Acil Çağrı Merkezi ses kayıtlarının detaylı biçimde inceleme kararını vermişti.
Duruşmanın en önemli başlıklarından biri olayın ‘kaza mı yoksa kasten gerçekleştirilen bir eylem mi?’ olduğu sorusu oldu. Bahar ailesinin avukatı Naim Karakaya ise ses kayıtlarında Ali Bahar’ın sanıklardan Y.C.Ç.’ye öfkeyle bağırdığının duyulduğunu savunarak kayıtların ayrıntılı biçimde analiz edilmesini talep etti. Mahkeme, kurumların rapor hazırlamaması nedeniyle ses kayıtlarının incelenmesi için yeni bir kurum belirlenmesine karar verdi. Ali Bahar’ın ölümüne ilişkin davada sanıklar bir kez daha hâkim karşısına çıktığı duruşmada, Bahar ailesinin avukatları olay anına ilişkin ses kayıtlarının yeniden ve daha ayrıntılı biçimde incelenmesini istedi. Avukatlar ayrıca olayın aydınlatılması amacıyla bilirkişi keşfi yapılmasını talep ederken, sanıklar hakkında tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasını da mahkemenin değerlendirmesine sundu.

Duruşmada Bahar ailesi adına yapılan açıklamalarda, yaklaşık 2 yıldır devam eden yargı sürecinin aile açısından ağır bir bekleyişe dönüştüğü vurgulandı. “Dava iki yıldır devam ediyor. Biz yarasını almaya çalışıyoruz, bu konunun çözülmesini istiyoruz.” sözleriyle sürecin bir an önce sonuçlanması yönündeki beklenti dile getirildi. Duruşmanın önemli başlıklarından biri, olay anına ilişkin ses kayıtlarının niteliği ve içeriğinin mahkeme tarafından ne ölçüde değerlendirilebildiği oldu. Bahar ailesinin avukatları, kayıtların yeniden incelenmesine ve özellikle konuşmaların daha net şekilde ortaya çıkarılmasına yönelik taleplerini sundu. Duruşma sırasında ses kayıtlarının anlaşılmasında güçlük yaşandığına da dikkat çekildi. Aile tarafı, kayıtların teknik olarak daha kapsamlı şekilde çözülmesinin olayın nasıl gerçekleştiğini ortaya çıkarmak açısından önemli olduğunu savundu.
Avukatlar, ses kayıtlarının yanı sıra olayın oluş biçiminin aydınlatılması için bilirkişi incelemesi ve keşif yapılmasını da istedi. Böylece dosyada bulunan mevcut delillerin olayın gerçekleştiği koşullar üzerinden yeniden değerlendirilmesi talep edildi. Bahar ailesinin avukatları ayrıca yargılama kapsamında tanıkların durumu hakkında taleplerini mahkemeye sundu. Sanıklar hakkında tutuklama ve adli kontrol taleplerinin vurgulanmasının sebebi, sanıkların duruşmada hazır bulunarak olayla ilgili mahkeme huzurunda dinlenmesinin önem taşıması olarak ifade edildi.

ALİ BAHAR'IN EŞİ VE KIZI İSYAN ETTİ
Dosyanın önemini belirleyen unsurlardan biri olarak değerlendirilen ses kayıtlarının net bir çözümlemesi, bilirkişi incelemesi ve keşif taleplerinin mahkeme tarafından nasıl değerlendirileceği, davanın bundan sonraki seyri açısından önem taşıyor. Bahar ailesi, yaklaşık 2 yıldır devam eden yargılamada olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasını ve sürecin sonlandırılmasını istedi. Ara kararın açıklanması için mahkeme heyeti dava tarihini ileri bir tarihe verdi. Ali Bahar'ın eşi Şebnem Bahar, ""Biz sanığın buraya gelmesini, burada yargılanmasını canıgönülden istiyoruz. Ancak görüyorsunuz, ses sisteminden siz bile zor duyuyorsunuz. Karşımdaki insanı ekranda görünce o mahkeme hissi oluşmuyor. Biz buna nasıl duruşma diyelim, nasıl karar verilecek? Bana bir kişi bunu anlatsın lütfen" dedi. Ladın Bahar: "dava 2 yıldır devam ediyor. Biz yara sarmaya çalışıyoruz. Bu konunun çözülmesini istiyoruz."
MAHKEME KARARINI AÇIKLADI
Talepleri dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksik bilirkişi raporlarının dönüşünün beklenmesine, sanıklar hakkındaki mevcut adli kontrol tedbirlerinin aynen devamına ve tarafların bazı ek taleplerinin reddine karar vererek duruşmaya saat 14.00'te devam edilmek üzere ara verdi. Ali Bahar'ın davası 2 Kasım saat 14.00te ertelendi.




