ABD merkezli Jeffrey Epstein dosyasında Türkiye’ye, özellikle Antalya’ya uzanan iddialar hukuki ve toplumsal tartışmaları yeniden alevlendirdi. Antalya Barosu, Antalya bağlantısına yönelik olarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Baro yönetimi, Antalya’da geçmiş yıllarda gündeme gelen çocuk istismarı iddiaları, Savarona davası ve 2011 yılında Rixos Otel’de hayatını kaybeden Burak Oğraş dosyasının hâlâ aydınlatılmamış olmasının Epstein dosyası ile birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Serap Ertuğrul ise çocuğa yönelik her türlü istismar ve şiddetin bir insanlık suçu olduğunu vurgulayarak, sorumlular kim olursa olsun yargı önünde hesap verene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini kamuoyuna ilan etti.

Antalya Barosu Epstein Skandalının Antalya Ayağına Dikkat Çekti (2)

Antalya Barosu Başkanı Ali Çağdaş Bozaner, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Epstein skandalı olarak geçen ve Amerika’da başlayıp birçok ülkedeki bağlantıları konusunda ciddi emareler bulunan bir çağ yangını olarak ifade edebileceğimiz bu olay, büyük örümceklerin hukukun ağırlığından nasıl da kolayca geçtiğini göstermektedir. Ekonomik, sınıfsal veya farklı kesimlere hukukun ayrıcalıklı kılındığını ve maalesef işlevsel bir hâl almadığını ortaya koyan bir durumla karşı karşıyayız. Biz başından bu yana bununla ilgili kamuoyuna açıklamalarımızı yaptık, düşüncelerimizi paylaştık. Ancak özellikle ifade etmek gerekir ki, dünyanın gözü önünde gerçekleşen bu insanlık suçunun sadece uluslararası kurum ve kuruluşlarca değil, her devletin ve ülkenin kendi içinde de hesabının sorulması, hesap verilmesinin istenmesi gerekmektedir. Halbuki öyleyken, ilgili belgelerle alakalı olarak Antalya’nın da ve Antalya’daki bazı olayların da isminin geçmesinden kaynaklı olarak bugün Çocuk Hakları Merkezimizin hazırladığı kapsamlı suç duyurusu dilekçemizi savcılığa teslim ettik"

Antalya Barosu Epstein Skandalının Antalya Ayağına Dikkat Çekti (1)

Umut ediyoruz ki Antalya’daki özellikle Savarona dosyası başta olmak üzere, yetiştirme yurdunda devletin gözetiminde olması gereken çocukların sistematik olarak istismara uğradığına ilişkin bulgular; yine 2011 yılında Rixos Otel’de hayatını kaybeden Burak Oğraş olayıyla ilgili hâlâ hukukun tecelli etmemesi, etkin, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma sürecinin yürütülmemesi gibi hususlar dikkate alınarak kapsamlı suç duyurumuz değerlendirilir. Antalya Barosu olarak ve aynı zamanda çocuklarına bayram armağan etmiş bir ülkenin evlatları olarak, çocuğa yönelik her türlü istismarın ve şiddetin karşısında olacağımızı; bu suçu işleyenler ve bu insanlık suçuna ortak olanlar kim olursa olsun, onlara ulaşana ve yargı önünde hesap verene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi ifade etmek istiyorum.

Antalya Barosu Epstein Skandalının Antalya Ayağına Dikkat Çekti (3)

Herkesi de çocuğa karşı şiddete ve istismara karşı sesini ve sözünü yükseltmeye; sonucu ne olursa olsun, amasız, fakatsız ve nereye ulaşırsa ulaşsın bu mücadeleye ortak olmaya davet ediyorum. Şimdi sözümüzü .Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Serap Ertuğrul ise Epstein dosyası aslında buzdağının görünen yüzü olduğunu ifade ederek, "Kapsamlı bir araştırmanın çok daha vahim olayları gün yüzüne çıkaracağına inanıyoruz. Bildiğimiz gibi, Amerika Birleşik Devletleri’nde yürütülen yargı süreçleri kapsamında kamuoyuna yansıyan ve uluslararası boyutta insan ticareti ile çocukların cinsel istismarına ilişkin iddiaları içeren Jeffrey Epstein dosyasında Türkiye ve özellikle Antalya bağlantısının ortaya çıkan bilgilerle büyük bir ciddiyetle takip edilmesi gerekmektedir" diye konuştu.

Antalya Barosu Epstein Skandalının Antalya Ayağına Dikkat Çekti (6)

"ANTALYA AYAĞI ARAŞTIRILSIN"

suç duyurusunda bulunduklarını dile getiren Av. Ertuğrul, "Kamuoyuna yansıyan mahkeme belgeleri, tanık anlatımları ve yazışmalarda İstanbul ve Antalya’yı kapsayan seyahat organizasyonları, lüks konaklamalar ve Antalya’daki bazı turizm tesisleriyle bağlantılı olduğu ileri sürülen planlamalara yer verildiği iddia edilmektedir. Bu iddiaların merkezinde Antalya’nın isminin geçmesi, konunun yerel boyutta da araştırılmasını zorunlu kılmaktadır" ifadelerine yer ver verdi. "Antalya’da görülen ve kamuoyunda Savarona davası olarak bilinen organize suç örgütü yargılamasında ortaya çıkan bazı yöntemlerle söz konusu dosyada yer alan iddialar arasında benzerlikler bulunduğu görülmektedir" diyen Av. Ertuğrul, "Her iki olayda da lüks otel ve yatların kullanılması, yabancı uyruklu küçük yaştaki mağdurların transferi, istismar iddialarında üst düzey bürokrat ve iş insanlarının adının geçmesi gibi benzerlikler, iddiaların ciddiyetini artırmaktadır. Bunun yanı sıra Türkiye’de kayıp çocuklara ilişkin bütüncül ve güncel verilerin kamuoyuna düzenli ve şeffaf biçimde sunulmaması; Antalya’da geçmiş yıllarda korunmaya muhtaç çocuklara yönelik istismar iddialarının gündeme gelmiş olması; 2011 yılında Antalya’daki Rixos Otel’de hayatını kaybeden Burak Oğraş olayının aradan geçen zamana rağmen kamu vicdanında giderilemeyen soru işaretleri barındırması gibi hususlar, müferit vakalar olarak değerlendirilemeyecek niteliktedir. Bu itibarla da yargı makamları tarafından kapsamlı, bağımsız ve etkin bir soruşturma yürütülmesi zorunludur" dedi.

Antalya Barosu Epstein Skandalının Antalya Ayağına Dikkat Çekti (4)

ÇOCUK İSTİSMARINA KARŞI ÇAĞRI

Antalya Barosu olarak, Çocuk Koruma Kanunu ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan koruma, yaşatma, geliştirme ve katılım ilkeleri çerçevesinde; çocukların her türlü ihmal ve istismara karşı korunma haklarının gözetilmesini sağlamaya kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Av. Ertuğrul, "Türkiye’nin ülke sınırları içinde bulunan her bir çocuk için taşıdığı koruma yükümlülüğü kapsamında tüm kamu kurum ve kuruluşlarını, çocuk hakları ihlallerini bildirmeye, denetleme, soruşturma ve cezalandırma sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz" sözlerine yer verdi.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ