Antalya Barosu genel kurulu ve seçimlerine ilişkin iddialar gündeme gelmeye devam ediyor. Antalya Barosu eski delegelerinden Avukat Mehmet Şimşek, Divan Başkanı Zafer Köken'in başkan adayı Alperen Erol'u tehdit ederek adaylıktan çekilmeye zorladığını öne sürmesinin ardından Erol’dan flaş açıklama geldi. 18 Ekim Pazar günü gerçekleştirilen seçimlerden bir gün önce Alperen Erol adaylıktan çekildiğini açıklamıştı.

ŞİMŞEK’İN İDDİALARININ ARDINDAN EROL KONUŞTU
Seçimlerin ardından ise iddiaların ardı arkası kesilmedi. Divan Başkanı Zafer Köken'in, başkan adayı Alperen Erol'a hakkında devam eden bir kınama cezası bulunduğunu ileri süren Avukat Mehmet Şimşek, daylık başvurusunu işleme alamayacağı yönünde baskı yaptığını ve Erol'un bu nedenle adaylıktan çekilmeye zorlandığını ileri sürmüştü. İddiaların ardından açıklama yapan Erol, Divan Başkanı Zafer Köken’in tutumunda tarafsızlık yönünden soru işaretleri oluştuğunu iddia etti.

ALPEREN EROL’DAN İDDİALARA NET YANIT
Konuya ilişkin resmi sosyal medya hesabı üzerinden yazılı açıklamada bulunan Avukat Alperen Erol şu sözlere yer verdi:
“Antalya Barosu Başkanlığına adaylığım sürecinde yaşadıklarım hakkında meslektaşlarımın ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamayı yapma gereği duydum. Önceden hazırlanan maksatlı ifadeler üzerinden bir tutum oluşturulmak istenmiş; diğer adayların varlığı bilinçli biçimde yok sayılarak tek aday algısı yaratılmaya çalışılması, demokratik seçim iradesine açık bir müdahaledir.

“DİVAN BAŞKANININ TARAFSIZLIĞINA İLİŞKİN SORU İŞARETLERİ DOĞDU”
Genel kurulda, tek aday olarak seçime girilmesinin önünün açılmasına tepki gösterdiğimde, Divan Başkanı tarafından başkanlık adaylığına ilişkin yazılı başvurumun bulunmadığı ifade edilmiştir. Oysa seçim sürecinde ortaya çıkan bu yaklaşım, adaylığımın kabul edilip edilmeyeceği konusunda seçim divanının tarafsızlığına ilişkin ciddi soru işaretleri doğurmuştur.
“ŞAHSIMA TALEPLER İLETİLDİ”
Bu süreçteki nedenlerden biri de, Genel Kurul divan başkanlığı için önerilen meslektaşımızın, bu göreve aday meslektaşların tarafından divan başkanlığının oylamaya sunulması ve başka bir divan başkanı adayı üzerinde uzlaşma sağlanması yönünde şahsıma çok ciddi talepler iletilmiş; ancak kısıtlı süre içerisinde bu konuda bir çözüme ulaşılamamıştır.
“SEÇİM SÜRECİNDE ÜZERİMDE OLUŞAN BASKI...”
Meslektaşlarımın tepkileri üzerine divan başkanlığı adayının, geri çekilmesini isteme rağmen, bu talebimin kabul edilmemesi ve seçim sürecinde üzerimde oluşan baskı, yaşananların yalnızca usule ilişkin bir tartışma olmadığını göstermiştir. Benim açımdan mesele, yalnızca baro başkanlığına aday olmak veya seçimi kazanmak değildir. Asıl mesele; hukukun üstünlüğünün, demokratik seçim ilkelerinin, tarafsızlığın ve meslektaş iradesinin korunmasıdır.

“PSİKOLOJİK BASKI İTİBARIMI ZEDELEYECEK NİTELİKTE OLUŞMUŞTUR”
Seçim hâkiminin değerlendirmesine tabi olması gereken bir konuda (Gerekçeli Süre Tutum-Temyiz CMK 295 * Ağır Ceza: Beraat - Antalya Barosu: Kınama -2022 Tarihli), ve seçim kurulunun sözlü onayına rağmen, Divan Başkanı tarafından yetki sınırlarını aşan açıklamalarla adaylığımın kabul edilmeyeceği yönünde psikolojik baskı itibarımı zedeleyecek nitelikte oluşmuştur.
“ADAYLIKTAN ÇEKİLMEK ZORUNDA KALDIM”
Divan Başkanının tutumu ve adaylığımın kabul edilmeyeceği yönündeki söylem, adaylık konuşmalarının başlamasına az bir süre kala gerçekleşmiş olup, hukuka aykırı bulduğum bu dayatmaya karşı, Antalya Barosu Başkanlığı adaylığından sözlü olarak çekilmek zorunda kaldım.. Adaylığımı sürdürmem halinde alacağım oylardan duyulan endişenin, tek adayla seçime gidilmesi yönündeki dayatmada etkili olduğu kanaatindeyim.
“BU BİR VAZGEÇİŞ DEĞİL”
Benim için önemli olan bir makamı elde etmek değil, o makama giden yolun hukuka, demokrasiye ve meslek etiğine uygun olmasıdır. Yaşananları ve sözlü olarak adaylıktan çekilme nedenlerimi Antalya Barosu avukatlarının ve kamuoyunun takdirine sunuyorum. Bu bir vazgeçiş değil, daha güçlü bir başlangıçtır. Bir sonraki döneme daha güçlü ve kararlı hazırlanacağız. Mücadelemiz bitmedi, sözümüz var!”




