Antalya Barosu, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat Erinç Sağkan’ın katılımıyla düzenlediği basın toplantısında, 19 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan ve Türkiye genelinde yayılan protestoların birinci yıl dönümünü değerlendirdi. Toplantıda Antalya’da yaşanan sürece ilişkin hazırlanan raporlar kamuoyu ile paylaşılırken, ifade özgürlüğü ve toplantı hakkına yönelik ihlallerin altı çizildi. 138 sayfalık rapor, yaşanan hak ihlallerini bir kez daha gözler önüne sererken, adeta bir hafıza niteliği taşıdı.

KENT VE ÜLKE HAFIZASINA KATKI SUNDU
Antalya Barosu Başkanı Avukat Ali Çağdaş Bozaner, baronun olayların ilk anından itibaren sahada aktif rol aldığını belirterek, yurttaşların demokratik haklarını kullanabilmesi için avukatların adliye ve emniyetlerde kesintisiz hukuki destek sağladığını dile getirdi. Hazırlanan raporların yalnızca geçmişi belgelemekle kalmadığını, aynı zamanda kent ve ülke hafızasına katkı sunduğunu vurguladı. Bozaner konuşmasında şu sözlere yer verdi: “18 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun otuz bir yıl aradan sonra idari bir kararla diplomasının iptali akabinde, 19 Mart’ta gözaltına alınması ve devamında tutuklanması suretiyle belediye başkanlığından uzaklaştırılmasıyla birlikte İstanbul Saraçhane başta olmak üzere Türkiye’nin farklı kentlerinde başlayan ve insanların demokratik protesto haklarını anayasal güvenceleri kapsamında yerine getirmek için sivil, saldırısız, barışçıl şekilde toplanmalarına yönelik hukuka aykırı ve zaman zaman suç teşkil eden orantısız kolluk müdahalelerinin bizzat tanıklığını ve raporlarını kurullarımız oluşturdu. Bu raporlar sadece bugüne değil, sadece toplantı ve gösteri anlamındaki ifade özgürlüğü ve anayasal hakların tarihten bugüne kullanımı açısından değil, yarınlara da ışık tutması; bu mağduriyetlerin bir daha yaşanmaması anlamında da önemlidir. Yeri geldiğinde hukukun üstünlüğünün gerçekten egemen kılındığı bir noktada, artık belgelerle ortaya konulan ve zamanında görevlerini yerine getirmedikleri gibi suç teşkil eden işlem ve eylemlerde bulunanların da mutlaka hesabının verilebilmesi açısından da kritik bir rol oynamaktadır.”

ORANTISIZ MÜDAHALE UYGULANDI
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat Erinç Sağkan ise ifade özgürlüğünün demokrasinin temel unsuru olduğunu vurgulayarak, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine yönelik müdahalelerin bu hakkın ihlali anlamına geldiğini söyledi. Sağkan, yargı pratiklerinin ifade özgürlüğünü korumaktan uzaklaştığını, özellikle “dezenformasyon yasası” olarak bilinen düzenlemenin gazeteciler ve yurttaşlar üzerinde baskı oluşturduğunu dile getirdi. Sağkan, “Türkiye’deki ifade hürriyeti temel sorunu üzerinden değerlendirmek gerekiyor. Çünkü bildiğiniz üzere, anayasada güvence altına alınan barışçıl toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkı en temel insan hak ve özgürlüklerinden biridir ve ifade hürriyetinin en doğal şekilde vücut bulan hâlidir. Haliyle toplantı ve gösteri yürüyüşlerine yapılan hukuka aykırı ve orantısız her müdahale, ifade hürriyetine dönük bir müdahaledir” ifadelerini kullandı.

Toplumsal Olay ve Davaları İzleme Kurulumuz adına, Başkan Av. Salim Berkay Aksu ise “Rapor içerisinde toplumsal olay ve toplanma hakkının hem tarihsel hem de toplumsal olarak genel bir panoramasını oluşturmayı hedefledik. Zamana yayılan bir süreçte, toplumsal davalar ve toplanma hakkıyla ilgili bir gelişme kat edilmiş midir, geçmişle bugün arasındaki bağlantı nedir ve gelecekte bu zemin neyi vaat etmektedir sorularına yanıt aradık. Ancak maalesef ciddi bir hayal kırıklığıyla karşılaştık. Geçmişten bugüne bir arpa boyu yol alınamadığını verilerle ortaya koyduk” dedi.

252 GÖZALTI 172 KAMU DAVASI
Baro tarafından hazırlanan raporlarda, Antalya’da en az 258 gözaltı ve en az 172 kişiye kamu davası açıldığı tespit edilirken; kolluk müdahalelerinin orantısız olduğu, sağlık kontrollerinin usule aykırı yapıldığı ve bazı durumlarda kötü muamele iddialarının bulunduğu ifade edildi. Raporda ayrıca kolluk personeli hakkında herhangi bir soruşturma açılmadığına dikkat çekildi.

HUKUKA AYKIRI MÜDAHALE
Toplantıda ayrıca 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun günümüz hukuk standartlarıyla uyumsuz olduğu ifade edilerek kaldırılması ya da değiştirilmesi gerektiği belirtildi. Kolluk kuvvetlerine insan hakları eğitimi verilmesi, orantısız güç kullanımının önlenmesi ve barışçıl toplanma hakkının güvence altına alınması raporun temel önerileri arasında yer aldı.




