Antalya Barosu, Ankara 2 Nolu Baro Başkanlığı'nın hakimlik ve savcılık sınavlarına giren üyelerine referans olduklarını ve kendilerine ayrıcalık tanındığını söylediği yönündeki açıklamalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Söz konusu ifadeleri yargı bağımsızlığı ve liyakat açısından eleştiren Antalya Barosu, hakimlik ve savcılık gibi kamu görevlerine alımlarda belirleyici ölçütün başarı ve liyakat olması gerektiğini vurguladı.

Baro açıklamasında, genç hukukçuların haklarının korunması ve yargının siyasi hesaplardan uzak tutulması gerektiği ifade edildi. Ayrıca, kamu görevlerine girişte eşitlik ilkesinin esas alınması gerektiğine dikkat çekilerek, torpil iddialarının yargıya olan güveni zedelediği belirtildi.

Antalya Barosu’ndan Ankara 2 No’lu Baro’nun ‘Torpil’ Açıklamasına Tepki (2)

“LİYAKATİN NASIL AYAKLAR ALTINA ALINDIĞININ AÇIK BİR İTİRAFIDIR”

“Mücadelemiz gençlerin geleceğinin torpile, yargının ise siyasi hesaplara teslim edilmediği bir türkiye içindir” diyen Antalya Barosu açıklamasında ise şu sözlere yer verdi:

“Ankara 2 Nolu Baro Başkanının, hakimlik ve savcılık sınavlarına giren üyeleri için tereddütsüzce sarf ettiği "Bizler referans olduk, sağ olsunlar bize ayrıcalık tanındı" şeklindeki sözleri, ülkemizde yargı bağımsızlığının ve liyakatin nasıl ayaklar altına alındığının açık bir itirafıdır. Bu ifadeler; Anayasa'mızın 70. maddesi uyarınca yalnızca liyakatle yapılması gereken hakim ve savcı alımlarındaki asıl kriteri tüm çıplaklığıyla ifşa etmiştir.

Antalya Barosu’ndan Ankara 2 No’lu Baro’nun ‘Torpil’ Açıklamasına Tepki (1)-1

BAROLAR HUKUK VE YARGI BAĞIMSIZLIĞI İÇİN VAR

Bilinmelidir ki barolar; hukukun üstünlüğünü ve yargı bağımsızlığını güvence altına almak için vardır. Barolar, yargı mensubu olmak isteyenlere "torpil" mekanizması işletmek için kurulmazlar. Sırf "makbul avukat" yaratmak uğruna yasalar değiştirilip genel kurullar hukuksuzca ertelenerek kurdurulan numaralı baroların, bugün "makbul hakim ve savcı" devşirme merkezlerine evrildiği açıkça görülmektedir. Genel kurul dönemlerinde genç meslektaşlarımızı "bize üye olursanız hakim-savcı olursunuz" vaadiyle istismar etmeleri, içine düştükleri çaresizliğin de acı bir göstergesidir. Bir yanda emeğiyle ve başarısıyla kamu görevine girmeye çalışan gençler; diğer yanda üyelerine sağladığı "ayrıcalıkla" övünen bir baro başkanı. Bu çelişki, utanç verici bir tabloyu gözler önüne sermektedir.

Antalya Barosu Konteyner Adliye Krizini Yargiya Tasidi2

MÜCADELE YARGININ İSE SİYASİ HESAPLARA TESLİM EDİLMEDİĞİ BİR TÜRKİYE İÇİNDİR

Bu utanç verici ayrıcalığı "başarı" gibi pazarlayanlara soruyoruz: Yıllarca dirsek çürüten, yüksek puanlar almasına rağmen mülakat denilen garabette elenen genç hukukçularımızın hakkı ne olacak? Geçim kaygısı ve liyakatsizlik sarmalında umutsuzluğa sürüklenen, bu karanlık tablo yüzünden canına kıyan genç avukatların vebalini nasıl taşıyacaksınız? Hakimlik ve savcılık, bir baro başkanının referansıyla ayrıcalık dağıtılacak makamlar olamaz. Liyakat, birilerinin lütfu değil, anayasal bir gerekliliktir. Baroları siyasi bir kimliğe bürüyerek savunmayı bölmeyi amaçlayan "numaralı baro" garabetinden ve mülakat sisteminden derhal vazgeçilmelidir. Antalya Barosu olarak mücadelemiz; gençlerin geleceğinin torpile, yargının ise siyasi hesaplara teslim edilmediği bir Türkiye içindir. Liyakatin ve adaletin egemen olduğu o güne dek sesimizi ve sözümü yükseltmeyi sürdürecek bu ülkenin aydınlık gençlerinin hakkını sonuna kadar savunacağız.”

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ