Antalya Barosu, BirGün Gazetesi Muhabiri İsmail Arı’nın yaptığı bir haber nedeniyle tutuklanmasına resmi sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi. İsmail Arı’nın tutuklanmasının kabul edilemez olduğunu aktaran Antalya Barosu, bu tür uygulamaların münferit değil, sistematik bir baskı niteliği taşıdığının altını çizdi. Ceza hukukunun temel güvencelerini zayıflattığına vurgu yapan Baro, “Gazetecilik faaliyetlerinin suçlama konusu yapılması, basın ve ifade özgürlüğüne ağır ve kabul edilemez bir müdahaledir” dedi.

Antalya Barosu Ismail Ari (3)

“SİSTEMATİK BİR BASKIDIR”

Resmi sosyal medya hesabı üzerinden İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösteren Antalya Barosu şu ifadelere yer verdi:

“Birgün Gazetesi muhabiri İsmail Arı’nın gazetecilik faaliyeti kapsamında yaptığı haber ve paylaşımlar nedeniyle tutuklanması, Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik sistematik ihlallerin somut bir örneğidir. Gazetecilik faaliyetlerinin suçlama konusu yapılması, basın ve ifade özgürlüğüne ağır ve kabul edilemez bir müdahaledir. Bu tür uygulamalar artık münferit değil, basın emekçilerine yönelik sistematik bir baskı niteliği taşımakta; demokratik toplum düzenine zarar vermektedir.

Antalya Barosu Ismail Ari (1)

“KABUL EDİLEMEZ”

Ceza muhakemesi hukukunda tutuklama, ancak kaçma şüphesi veya delil karartma ihtimali gibi zorunlu hallerde başvurulabilecek istisnai bir tedbirdir. Gazetecilik faaliyetinin suç isnadına dayanak yapılması suretiyle tutuklama uygulanması, ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik açık bir girişimdir. Özellikle TCK 217/A ve TCK 216’nın uygulanmasında suç unsurlarının dar ve öngörülebilir şekilde yorumlanması gerekirken, gazetecilik faaliyetlerinin bu kapsamda değerlendirilmesi kabul edilemezdir ve ceza hukukunun temel güvencelerini zayıflatmaktadır.

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SİSTEMATİK BİÇİMDE DARALTILDIĞINI GÖSTERMEKTEDİR”

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM içtihatları, ifade ve basın özgürlüğüne müdahalelerde kanunilik, öngörülebilirlik ve demokratik toplumda gereklilik kriterlerinin sıkı şekilde uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Anayasa Mahkemesi de gazetecilik faaliyetlerinin cezai yaptırımlarla baskı altına alınmasının ifade özgürlüğünü ihlal edeceğini açıkça ortaya koymaktadır. Buna rağmen gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma ve tutuklamaya maruz kalmaları, basın özgürlüğünün sistematik biçimde daraltıldığını göstermektedir.

Antalya Barosu Ismail Ari (2)

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN FİİLEN KULLANILAMAZ HALE GELDİĞİNİ GÖSTERMEKTEDİR”

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından yayımlanan 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye’nin 180 ülke arasında 159. sırada yer alması, ihlallerin yapısal ve süreklilik arz ettiğini ortaya koymaktadır. Bu tablo, basın özgürlüğünün fiilen kullanılamaz hale geldiğini göstermektedir. Nitekim gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanması da bu durumun güncel örneklerindendir.

“HUKUKA AYKIRI TUTUKLAMALARA SON VERİLMELİ”

Bu kapsamda Antalya Barosu olarak gazetecilik faaliyetlerinin TCK 217/A ve TCK 216 kapsamında geniş ve öngörülemez yorumlarla baskı aracına dönüştürülmesinin önüne geçilmesi, Ceza hukukunun, insan haklarının evrensel ve anayasal ilkelerine, AİHM ve AYM içtihatlarına uygun hareket edilmesi, Basın özgürlüğünü ortadan kaldıran hukuka aykırı tutuklamalara son verilmesi gerektiğini kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Muhabir: SERCAN AYTIŞ