Antalya Barosu, Antalya İş Mahkemelerinin Antalya Adliyesi'nden ayrılarak Kepez ilçesindeki Şehir Hastanesi bölgesine taşınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaparak karara tepki gösterdi. Mahkemelerin taşınacağı alanın fiziki koşulları, adalet hizmetinin konteyner ve benzeri geçici yapılarda yürütülmesinin yaratacağı sakıncalar, bölünmüş adliye yapısının avukatlar ve yurttaşlar bakımından doğuracağı güçlüklerin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına iletildiğini belirten Antalya Barosu, Adalet Bakanlığı’na da yazılı başvuru yapıldığını duyurdu.

Antalya Barosundan Konteyner Adliye Resti (1)

Mahkemelerin farklı bir alana dağıtılmasının sadece ulaşım sorunu oluşturmayacağını belirten Antalya Barosu, “Yargılamanın hızını, dosya güvenliğini, kurumsal işleyişi ve adalet hizmetinin niteliğini ilgilendiren yapısal bir meseledir. İş Mahkemelerine ait fiziki dosyaların taşınması, saklanması, korunması, istinaf süreçlerinde yeniden farklı bir yere gönderilmesi; bürokrasiyi, kırtasiyeciliği ve yargılama süreçlerini artırabilecek niteliktedir” dedi.

TAŞINMA KARARINA İLİŞKİN ADALET BAKANLIĞI’NA BAŞVURU YAPILDI

Resmi sosyal medya hesabı üzerinden yazılı açıklama yapan Antalya Barosu şu sözlere yer verdi:

“Antalya İş Mahkemeleri, Baromuzun öneri ve itirazlarına rağmen Antalya Adliyesi’nden ayrılarak Kepez bölgesindeki Şehir Hastanesi tarafına taşınmıştır. Antalya Barosu olarak, söz konusu taşınma planına ilişkin meslektaşlarımızdan gelen görüş ve öneriler kapsamlı biçimde değerlendirilmiş, taşınması öngörülen alanın fiziki koşulları, adalet hizmetinin konteyner ve benzeri geçici yapılarda yürütülmesinin yaratacağı sakıncalar, bölünmüş adliye yapısının avukatlar ve yurttaşlar bakımından doğuracağı güçlükler Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmiş, konuya ilişkin Adalet Bakanlığına da yazılı başvuru yapılmıştır.

Antalya Barosundan Konteyner Adliye Resti (1)-2

Ayrıca vurgulamak gerekir ki Adliye, yalnızca mahkeme salonlarından ibaret değildir. Adliye yurttaşın hak aradığı, avukatın mesleğini icra ettiği, tanığın dinlendiği, işçinin alacağını talep ettiği, işverenin savunmasını yaptığı, yargılamanın bütün unsurlarının bir araya geldiği kamusal bir adalet alanıdır.

“ADALETE ERİŞİM FİZİKEN ZORLAŞTIRILIYOR”

İş Mahkemeleri ise niteliği gereği yurttaşların yoğun şekilde taraf olduğu mahkemelerdir. Özellikle işçiler bakımından yargılamaya erişim, çoğu zaman ekonomik ve fiili koşullar nedeniyle zaten güçlük barındırmaktadır. Mahkemenin uzak bir bölgeye ve elverişsiz fiziki koşullara taşınması, bu güçlüğü daha da artıracaktır. Bu anlamda hak arama özgürlüğü, yalnızca dava açabilme hakkından ibaret değildir. Bu anlamda zaten halihazırda yapısal sorunlarla mücadele eden avukatlar ve yurttaşların adalete erişiminin fiziken de zorlaştırılması vahim bir tabloyu gözler önüne sermektedir. Bu durum meslektaşlarımız bakımından da ciddi sonuçlar doğurmaktadır.

Antalya Barosundan Konteyner Adliye Resti (1)-1

“YALNIZCA ULAŞIM SORUNU TEZAHÜR ETMEMEKTEDİR”

* Adliye hizmetlerinin parçalı biçimde yürütülmesi, yalnızca ulaşım sorunu şeklinde de tezahür etmemektedir. Aynı zamanda yargılamanın hızını, dosya güvenliğini, kurumsal işleyişi ve adalet hizmetinin niteliğini ilgilendiren yapısal bir meseledir. İş Mahkemelerine ait fiziki dosyaların taşınması, saklanması, korunması, istinaf süreçlerinde yeniden farklı bir yere gönderilmesi; bürokrasiyi, kırtasiyeciliği ve yargılama süreçlerini artırabilecek niteliktedir. Özellikle hızlı ve etkin biçimde sonuçlanması gereken iş yargılamalarında, tarafların ve tanıkların duruşmalara katılamaması, avukatların aynı gün içinde farklı adliye noktaları arasında sıkışması ve fiziki dosya akışının zorlaşması, yargılamaların uzamasına neden olabilecektir. Bu sonuç, iş yargılamasının amacına da aykırıdır.

“ADALETE ERİŞİM DUYGUSUNU ZEDELEMEKTEDİR”

* Adalet hizmetinin fiziki mekânı, yargılamanın niteliğinden bağımsız düşünülemez. Elverişsiz fiziki koşullarda, geçici yapılarda veya adliye bütünlüğünden kopuk alanlarda yürütülen yargılama faaliyeti; yurttaşta adalete erişim duygusunu, avukatta mesleki çalışma düzenini ve yargılamada kurumsal bütünlüğü zedelemektedir.

Antalya Barosundan Konteyner Adliye Resti (3)

“HALİ HAZIRDA OLUMSUZ BİR EMSAL NİTELİĞİNDEDİR”

Antalya Adliyesinin maalesef en başından beri süregelen plansızlıktan kaynaklı mevcut fiziki yetersizlikleri elbette görmezden gelinemez. Ancak bu sorun, adliye bütünlüğünü bozacak, yargı hizmetini parçalayacak, avukatın iş yükünü arttıracak, yurttaşın mahkemeye erişimini zorlaştıracak, adliye emekçisini görmezden gelecek yöntemlerle çözülmemelidir. Ankara özelinde bölünmüş ve çok parçalı adliye yapısının yıllara yayılan süreçte yarattığı sakıncalar bu anlamıyla halen giderilememiş olup hali hazırda olumsuz bir emsal niteliğindedir.

ÇÖZÜM SUNULDU

Bu anlamda öncelikli çözüm Antalya Adliyesinin yanında bulunan alana ivedilikle ek bina yapılması, ilerleyen süreçte Bölge Adliye/İdare Mahkemesinin başka bir alana taşınarak mevcut yerin Antalya Adliyesine tahsis edilmesi veya adliye bütünlüğünü koruyacak kalıcı ve planlı çözümlerin geliştirilmesidir. Bu süre zarfında söz konusu durum, yargı erkinin bölünmesiyle değil, doğrudan duruşma yapılmayan ve yurttaş/avukat teması yoğun olmayan idari birimlerin değerlendirilmesiyle, yine mevcut adliye çevresinde veya yakınında, toplu taşıma hatlarının kesişim noktasında yer alan erişimi kolay kamu binalarının geçici tahsisi/kiralanması yoluyla çözülebilecektir.

“KALICI ÇÖZÜMLERİN HAYATA GEÇİRİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

Antalya Barosu olarak açıkça ifade ediyoruz: Adalet hizmeti geçici, elverişsiz ve bölünmüş mekanlara sıkıştırılamaz. İş Mahkemelerinin ana adliyeden koparılması avukatlar, stajyer avukatlar, adliye emekçileri, işçiler, işverenler, tanıklar ve tüm yurttaşlar bakımından hak arama özgürlüğünü zorlaştıracak sonuçlar doğuracaktır. Bu nedenle İş Mahkemelerinin taşınmasından vazgeçilmesi, adliye bütünlüğünü, yurttaşın mahkemeye erişimini ve avukatlık mesleğinin gereklerini ve adliye emekçilerinin durumunu gözeten kalıcı çözümlerin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz.”

Muhabir: DEMET GÖKÇE