Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Ramazan ayına yönelik yayımladığı genelgeye ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, kamusal eğitimin parasız, bilimsel, laik ve eşitlikçi olması gerektiğinin altını çizdi.
"ANAYASA VE MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU'NA AYKIRI"
Açıklamada, söz konusu genelgenin Anayasa'nın laiklik, eşitlik, din ve vicdan özgürlüğü ile eğitim-öğretimin Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda yürütülmesi ilkeleriyle çeliştiği vurgulandı. Baro, devletin tüm inançlar karşısında tarafsız kalma yükümlülüğünü hatırlatarak, eğitim ortamında çoğulculuğun korunması gerektiğini belirtti.

"AKRAN BASKISI VE DIŞLANMA RİSKİ VAR"
Eğitim ortamında yapılacak inanç temelli yönlendirmelerin çocukların bilişsel ve sosyal gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Eğitimcilerin görevi, her öğrencinin farklılıklarını güvenle yaşayabileceği ve eşit fırsatlarla gelişebileceği bir ortam yaratmaktır. Eğitim kurumlarında farklı inançlara sahip ya da herhangi bir inanca mensup olmayan öğrenciler açısından dışlanma riski, oruç tutmayan öğrenciler bakımından akran baskısı ve özellikle pansiyonlu okullarda ortaya çıkabilecek fiili zorlanmalar göz ardı edilmiştir. Bu genelge, bu yönüyle de çocukların temel hak ve özgürlükleri bakımından ciddi sakıncalar beraberinde getirecektir.”

"ÖNCELİK İNANÇ DEĞİL, ÜCRETSİZ YEMEK OLMALI"
Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi, “Çocuk yoksulluğunun derinleştiği bir dönemde kamusal öncelik; öğrencileri inanç eksenli düzenlemelerle karşı karşıya bırakmak değil, çocuğun çağdaş ve eşit eğitim hakkına erişimi ile yeterli, sağlıklı ve ücretsiz beslenme hakkını güvence altına almaktır. Sosyal hukuk devleti olmanın gereği budur.” dedi.

"GENELGEYİ GERİ ÇEKİN"
Antalya Barosu ÇHM, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi hükümlerini de hatırlatarak Milli Eğitim Bakanlığı'nı anayasal sınırlar içinde hareket etmeye davet etti. Açıklama, “Çocukların üstün yararı ilkesi doğrultusunda bu genelgenin geri çekilmesi ve laik eğitim ortamının her kademede sağlanması” çağrısıyla son buldu.




