Halkların İklim Meclisi Antalya Meclisi adına Erol Malçok’un okuduğu basın açıklamasında, İkizköy’de termik santraller ve maden projelerine karşı toprağını, suyunu ve yaşam alanlarını savunan Esra Işık’ın tutuklanmasının hukuksuz olduğu vurgulandı. Açıklamada, fosil yakıtlara dayalı politikaların doğa tahribatını derinleştirdiği belirtilerek acele kamulaştırma uygulamalarına tepki gösterildi.

CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı ise yaptığı değerlendirmede, Işık’ın tutuklanmasının toprağını savunan yurttaşlara yönelik bir gözdağı olduğunu ifade ederek, zenginlikleri ve yaşam alanlarını koruma mücadelesinin süreceğini kaydetti.

Antalya Esra Isik Icin Meydanlarda (3)

“ESRA IŞIK'IN SUÇU YAŞAM ALANLARINI SAVUNMAKTIR”

Halkların İklim Zirvesi Antalya Meclisi adına açıklamayı okuyan Erol Malçok şu ifadelere yer verdi:

“Muğla İkizköy'de acele kamulaştırmayla topraklarına el konmasına karşı direnen, Akbelen'de ormanı savunan, termik santrallerin karşısında duran yaşam savunucusu Esra Işık, 30 Mart 2026'da gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştır. Esra Işık'ın "suçu", Anayasa'nın 56. maddesinde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını kullanmak, toprağını, suyunu ve yaşam alanlarını savunmaktır.

“FOSİL YAKIT TEMELLİ ÜRETİM MODELİNİN SONA ERMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

Halkların İklim Zirvesi bileşenleri olarak, COP süreçlerinin devletler ve şirketler arasında bir pazarlığa hapsolduğu, fosil yakıtlardan çıkışa dair bağlayıcı adımların atılmadığı bu tabloda; yaşamı piyasanın konusu yapan anlayışa karşı kamusal sorumluluğu, toplumsal denetimi ve demokratik katılımı savunuyoruz. Fosil yakıt temelli üretim modelinin sona ermesini, enerji demokrasisini ve adil dönüşümü talep ediyoruz.

Antalya Esra Isik Icin Meydanlarda (1)-1

“AKBELEN ORMANI'NI KATLEDEN SİSTEM ŞİMDİ DE O ORMANI SAVUNANLARIN PEŞİNDE”

İşte bu taleplerimizin tam karşısında duran bir gerçek var: Hakkında kapatılma kararlan bulunan Muğla'daki termik santraller, üstelik enerji bakımından vazgeçilmez olmadıkları halde çalışmaya devam ediyor. Bu santrallere kömür sağlamak için acele kamulaştırma kararlarıyla köylülerin toprakları gasp edilmeye çalışılıyor. Daha önce Akbelen Ormanı'nı katleden bu sistem, şimdi de o ormanı savunanların peşinde. Şirketleri koruyan resmi COP özneleri, toprağını koruyan köylüyü özgürlüğünden yoksun bırakmaktan çekinmiyor.

“SİYASAL TERCİHLERİN SONUCU OLDUĞUNUN EN SOMUT KANITIDIR”

Resmi COP süreçlerinde fosil yakıt şirketlerinin çıkarları korunurken, bu şirketlerin yol açtığı ekolojik yıkıma karşı duranlar cezalandırılıyor. Acele kamulaştırma yetkisi, kömür şirketlerinin iştahını karşılamak için kullanılırken: toprağını, suyunu, ormanını savunan köylü tutuklanıyor. Bu, ekolojik felaketin bir yazgı değil, siyasal tercihlerin sonucu olduğunun en somut kanıtıdır.

Antalya Esra Isik Icin Meydanlarda (2)

“FOSİL YAKITLARDAN ADİL VE PLANLI ÇIKIŞ MÜMKÜNDÜR”

Oysa biz biliyoruz ki fosil yakıtlardan adil ve planlı çıkış mümkündür. Enerji demokrasisi, kamusal varlıkların korunması, gıda egemenliği ve agroekoloji acil önceliklerimizdir. Bu taleplerimizi hayata geçirmek için mücadele edenler tutuklanmamalı, aksine yaşamın korunması için verdikleri haklı mücadelede yanlarında olmalıyız.

“ESRA IŞIK'IN TUTUKLANMASI MÜCADELEMİZİ BÜYÜTECEKTİR”

Halkların İklim Zirvesi bileşenleri olarak, iklim adaletsizliğinin tüm mağdurlarını uluslararası ölçekte bir araya getirme çabasıyla buradayız. Esra Işık'ın tutuklanması, yaşam savunucularına yönelik baskıları durdurmayacak, tam tersine mücadelemizi büyütecektir.

Antalya Esra Isik Icin Meydanlarda (4)

“ACELE KAMULAŞTIRMA KARARLARI İPTAL EDİLMELİDİR!”

Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır! Termik santraller kapatılmalı, acele kamulaştırma kararları iptal edilmelidir! Fosil yakıtlardan çıkış için adil ve planlı bir dönüşüm hayata geçirilmelidir. Esra yalnız değildir. Haklı olanlar susmayacak. Yaşamdan, adaletten, eşitlikten yana durmaya devam edeceğiz. Mucadelemiz ortak, kararlılığımız büyük.”

“ESRA IŞIK’I MÜCADELESİYLE TANIYORUZ”

Basın açıklamasında konuşan CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı şu ifadelere yer verdi:

“İktidarın yarattığı bir hukuksuzluğu burada ifade etmek üzere hep birlikteyiz. Esra Işık’ı ne zaman tanıdığımı burada sizlerle paylaşayım. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Zeytin Yasası” olarak bildiğimiz ve günlerce ülke gündemini meşgul eden, hepimizi rahatsız eden bir kanun teklifi vardır. Bu kanun teklifine başta Esra Işık olmak üzere İkizköy muhtarı ve Esra’nın annesi Necla Işık, İkizköylü ablalarımız, teyzelerimiz; hayatını, ömrünü başta İkizköy’de olmak üzere Milas’ta, Muğla’da ve ülkemizin birçok zeytin bölgesinde yaşayan vatandaşlarımızın mücadelesiyle tanıyoruz.

“ESRA AÇIKLAMASI OLMADAN BUGÜN TUTUKLANMIŞ DURUMDA”

Esra ve annesi, oradaki tüm ablalarımız, teyzelerimiz yani bölgenin kadınları o günlerde belki de bir haftayı, on günü Meclis’in kapısında geçirdiler. Soğuk günlerde, yağmurlu günlerde, yağmurda hepimizin başından aşağı yağışın olduğu günlerde yılmadan, usanmadan ve büyük bir kararlılıkla bu Zeytin Yasası’nın esasen bir facia getireceğini; bölgede zeytinlere, doğaya, toprağa zarar vereceğini yüksek sesle haykırdılar. İşte bu mücadelenin, oradaki tüm Milaslı kadınlar gibi bir parçası olan, önder olan Esra; hiçbir yasaya aykırı davranışı olmadan, açıklaması olmadan bugün tutuklanmış durumda.

“TOPRAĞINI KORUMAYA ÇALIŞANLARA KARŞI YAPILMIŞ BİR GÖZDAĞIDIR”

Hepimiz biliyoruz ki bu tutuklama sadece ve sadece iktidarın toprağını, suyunu, zeytinini, ormanını korumaya çalışanlara karşı yapılmış bir gözdağıdır. Ve bu iktidar topraktan yana, sudan yana, ormandan yana, zeytinden yana değil; oradaki şirketlerden yana olduğunu bu Zeytin Yasası’nı çıkararak zaten göstermiştir. Bizlerin Meclis’te verdiği mücadeleyle günlerce süren o süreç sonrasında sayısal çoğunluklarıyla bu kanun geçti. Ama biz Anayasa Mahkemesi’ne götürerek bu kanunun iptali için mücadelemizi sürdürüyoruz.

“BU ARKADAŞIMIZIN BİR SUÇLU OLMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”

Ancak acele kamulaştırma yöntemiyle vatandaşın arazisine el koyanlar, kendi evini, kendi tarlasını savunmaya çalışanları da içeri atmaktan geri durmamıştır. İşte bugün iktidarın yanlışlarını ifade eden gazeteciler nasıl tutuklanmış ve içerideyse, siyasetçilere nasıl sabaha karşı operasyonlarla içeri atma yöntemleri uygulanıyorsa; toprağını korumaya çalışanlar da bugün tutuklanarak cezaevine atılmış durumda. Bunun tek sebebi var: Yani bu arkadaşımızın bir suçlu olması söz konusu değil. Tek sebep, iktidarın topraktan yana değil; rantçıdan, zenginden ve şirketlerden yana olan uygulamasıdır.

“VATANDAŞLARIMIZIN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Başta Esra olmak üzere haksızlığa uğrayan herkesin yanında; zeytinliklerini, tarlalarını korumaya çalışan tüm vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğimizi buradan Antalya’dan bir kez daha yüksek sesle ilan ediyoruz.”

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ