Antalya Barosu Hayvan Hakları Kurulu’ndan Av. Neslihan Parmaksız Güner, iklim krizi ve COP süreçlerine ilişkin yaptığı açıklamada; insan merkezli bakış açısının doğa ve hayvanları yok oluşa sürüklediğini belirtti. Kapitalist sistemle birlikte insanın kendisini üstün bir varlık olarak konumlandırdığını ifade eden Av. Güner, bu anlayışın doğayı ve hayvanları tüketilebilir bir nesneye dönüştürdüğünü söyledi.
İklim adaleti tartışmalarında kahramanlık söyleminin yanlış olduğuna işaret eden Av. Güner, yapılması gerekenin doğa ve hayvanların bağımsız hak özneleri olarak tanımlanması olduğunu vurguladı. COP zirvesinde fosil yakıtların sıkça gündeme gelmesine rağmen endüstriyel hayvancılığın, ormansızlaştırma ve hayvansal üretimin yol açtığı ekolojik sorunların bilinçli biçimde dışarıda bırakıldığını ifade eden Av. Güner, bu başlıkların COP31 sürecinde mutlaka tartışılması gerektiğini aktardı.

“HAYVANLARIN HAKLARINI KORUMAK İÇİN ÇABALIYORUZ”
Av. Neslihan Parmaksız Güner, insanoğlunun son 250 yıldır kapitalist, sistem ve sermaye ile birlikte hayvan haklarının yok sayıldığını ifade ede ederek, “İnsanoğlu kendisini farklı görmeye, üstün akıl görmeye başladı ve bunun sonucunda doğayı ve hayvanları tüketebileceğini düşündü. Biz de kurul olarak hayvanların haklarını korumak için çabalıyoruz. İnsanlar tüketmeye çalışırken hayvanlar yok oluyor. Hayvanların hakları yok ne yazık ki ve genelde ülkemizde her şey doğa dahil, hayvan hakları dahil, mülkiyet temelli” diye konuştu.

“DOĞA VE HAYVANLAR KENDİSİ BİRER HAK SÜJESİ OLMALI”
Hayvan haklarını savunurken hayvanların ve doğanın kendisini hakkın süjesi, özgürlük sahibi olması yoluyla şekillendirdiklerini ifade ederek, “Bu yolda mücadele ediyoruz. Belki bakış açısı olarak da bunu esas almalıyız. Çünkü çoğu eleştirileri, yazıları okurken yine genel olarak insanlığın hakları olarak ortaya çıkıyor. İklim adaleti konularında insanlar sanki bir şeyi kurtarıyormuş, kahramanlık yapıyormuş gibi oluyor. Gerçek o değil. Doğa ve hayvanlar kendisi birer hak süjesi olmalı ve biz onlara zarar verdik. Bu yanlışı düzeltmeliyiz” dedi.

ENDÜSTRİYEL HAYVANCILIK DİKKAT ÇEKİLDİ
Endüstriyel hayvancılığa özellikle dikkat çeken Av. Güner, “COP İklim zirvelerde sürekli fosil yakıtlar tartışılsa da bütün COP’larda hiçbir şekilde endüstriyel hayvancılık lobileri sayesinde tartışılmıyor. Oysa ciddi bir doğa zararı var: ormansızlaştırma, sera gazı var. En son gerçekleşen Brezilya’daki COP’ta, ormansızlaştırma dersek en büyük mağdur Brezilya. Ama ormansızlaştırmanın adı anılmadı. Yani sonuç olarak çıkmadı” sözlerine yer verdi.





