CHP’nin mutlak butlan kararından sonra Kemal Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan koltuğuna oturdu. Kararla CHP ikiye bölünürken, yaşanan sıcak gündem Türkiye’nin gündemindeki yerini korumaya devam ediyor. Genel Merkez’deki karışıklık devam ederken, Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu isim vermeden birbirlerine yükleniyor. Dün CHP'de mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından başlayan liderlik ve yetki tartışması, Salı günü TBMM'de yapılacak grup toplantısıyla yeni bir krize dönüşmüştü. Karşılıklı restleşmenin, parti genel merkezine polis zoruyla girilmesinin ardından ikinci en önemli kırılma noktası oldu.

Mahkeme kararıyla genel başkanlığa getirilen Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin, Türkiye Gazetesi'nin aktardığına göre, "arınma" stratejisi kapsamında bazı milletvekillerinin hem partiden ihraç edilmesi hem de dokunulmazlıklarının kaldırılarak yargılanması gerektiği görüşünde olduğu belirtilmişti.

MİLLETVEKİLLERİ İLE İLGİLİ FEZLEKE
CHP Grup Başkanı Özgür Özel ile bazı milletvekilleri hakkında hazırlanan fezlekelerle birlikte Meclis'e gönderilen dosya sayısının 60'a yaklaştığı ifade edilmişti. Son olarak Özel'in yanı sıra Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Antalya milletvekilleri Mustafa Erdem ve Cavit Arı hakkında hazırlanan fezlekelerin Ankara'ya gönderildiği bildirilmişti.

TEK TEPKİ YETER
Hem ülke hem de CHP’nin gündemi karışıkken, Antalya’nın milletvekili seçimlerinde listenin birinci sırasında yer alan ve ‘Kartvizit vekil olmayacağız. Her kesime dokunacağız’ sözleriyle çalışma yapan Sururi Çorabatır, adeta ortadan kayboldu. Yaşanan süreç ile ilgili Çorabatır, sosyal medya hesaplarından, “Cumhuriyet Halk Partisi, köklü tarihi boyunca demokrasinin, hukuk devletinin ve toplumsal dayanışmanın en önemli taşıyıcılarından biri olmuştur.
SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ
Cumhuriyet Halk Partimizin Genel Merkezine yönelik herhangi bir polis müdahalesi anlayışı da kabul edilemez. Hiçbir partilimizin karşı karşıya gelmesini, gerilimlerin büyümesini ya da demokratik tartışmaların farklı alanlara taşınmasını doğru bulmuyorum. Ayrışmayı değil dayanışmayı büyüten, örgütün sözünü esas alan, kapsayıcı ve demokratik bir kurultay sürecinin en kısa zamanda hayata geçirilmesi; hem partimizin geleceği hem de ülkemizin demokrasi mücadelesi açısından büyük önem taşımaktadır” sözlerinden sonra sessizliğe gömüldü. Ne parti de, ne de ülke gündeminde yaşanan olaylar ile ilgili her hangi bir açıklamada ve destekte bulunmayan Çorabatır’ın neden sessiz kaldığı merak konusu oldu. Öte yandan Çorabatır’ın Kemal Kılıçdaroğlu’na mı yoksa Özgür Özel’e mi destek verdiği bilinmezliğini koruyor.





