Sonra Manavgat’ın eski belediye başkanı Şükrü Sözen’in tutuklanması. Antalya İl Emniyet Müdürü’nün cezaevinde olması. Her iki operasyon sonrası ortaya çıkan iddianame. Tabi kentin konuştukları arasında yer alsa da adeta pas geçilen hafriyat dosyası. İddianame sonrası Böcek ailesi ile ilgili suçlamalar Halit Ziya Uşaklıgil’in Aşk-ı Memnu kitabını aratmayacak cinsten. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Kim kimle beraber, kim kime saat almış, kim kime otomobil hediye etmiş anlamak mümkün değil.
İddianame resmen ağır roman…
Öte yandan son günlerde bir başka gündem de inşaat firmaları. Muratpaşa Belediyesi’ne RG İnşaat, Konyaaltı Belediyesi’ne ise Fenix İnşaat ile ilgili yargı yolunun açılması. Bu iki inşaat firması belli ki bazı kamu görevlilerini zora sokacak.
Tabi bu arada bir de araya oda seçimleri girdi. Kıran kırana seçimler. Seçilenlerin bir kısmı koşa koşa AESOB Başkanı Adlıhan Dere’ye gidip bağlılıklarını bildirdi, bir kısmı ise Dere karşıtı olduğunu tavırları ile belli etti. Bunlar Antalya’nın kanaat önderlerinin gündemi. Dolaysıyla aslında basının da gündemi…
Oysa Antalya’nın konuşması gereken gerçek gündem, içerisinde bulunduğu deprem riskidir. Bundan 3 yıl önce yaşanan felaket sonrası acilen yapılması gereken kentsel dönüşümler yerine gündem rantsal dönüşümlerin sonuçlarıdır. Üstelik Antalya’da son günlerde sık sık deprem meydana gelip kendisini hatırlatmasına rağmen…
Kimsenin umurunda bile değil. Antalya’da deprem meselesi ilgili meslek örgütleri tarafından 6 Şubat, 17 Ağustos gibi felaketlerin yıl dönümlerinde gündeme getiriliyor, ancak sonrası yok.
İlgili meslek odalarının yanı sıra biz basın kuruluşları da sadece özel günlerde andığımız deprem gerçeğini sonrasında unutuyoruz. Bir yandan Antalya’nın ranta kurban edilmemesi için mücadelemiz sürerken, diğer yandan deprem gerçeğini bizlerde ıskalıyoruz.
Antalya’da deprem olsa ne yapacağız? Toplanma merkezlerimiz neresi? Antalya’da kaç bina risk altında? Riskli binalarda kaç kişi yaşıyor? Özellikle 1999 öncesi Konyaaltı’nda fore kazık temel sistemi ile üretilmeyen yapıların durumu ne? Daha bir sürü soru işareti. Keşke depremle mücadele 100 kişinin balık istifi ile sığabileceği parklara “Toplanma yeri” levhası asılmasının ötesine gidilebilse.
Geçtiğimiz günlerde Antalya’da olağanüstü yağışlar sonrası birçok yeri sel bastı. Maşallah belediye başkanlarımız üzerlerinde eğreti duran çalışma yeleklerini giyerek poz verdiler. Hepsi de “Biz hazırız” mesajı verdiler.
İnşallah siz haklısınızdır. İnşallah gerçekten tüm doğal felaketlere hazırsınızdır. Ben işin teknik kısmından hiç anlamam. Ancak bendeki izlenim Antalya Allah’a emanet.
Esen kalın…

Muhabir: CEM ÇON