Antalya’da peş peşe yapılan rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarında çok sayıda belediye başkanı ve bürokrat, tutuklanarak cezaevine girdi. Antalya tarihinde ilk kez bu kadar çok belediye başkanının cezaevine girmesi tartışmaları da beraberinde getirdi.
KOCAGÖZ ÇIKTI, 4 BAŞKAN HALA CEZAEVİNDE
Teleferik kazasında tutuklanarak cezaevine giren Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, yaklaşık 2 aylık tutukluluğunun ardından cezaevinden çıkarken, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, Manavgat Belediyesi eski başkanı Şükrü Sözen ve Döşemealtı Belediyesi eski başkanı Turgay Genç, tutuklu olarak halen cezaevinde bulunuyor. Yaşanan süreçle ilgili Antalya’nın tecrübeli siyasetçileri ilginç yorumlar yaptı.

SAĞIR: OPERASYONLARDA 2019 ÖNCESİ GÖRMEZDEN GELİNİYOR
Antalya’nın önemli siyasetçilerinden Nizamettin Sağır, özellikle Antalya ve İstanbul’da yapılan operasyonların siyasi olduğunu savundu. Bazı usulsüzlüklerin olabileceğini ancak aynı olayların Menderes Türel döneminde de olmasına rağmen sadece 2019 sonrasının yargılanmasının olayın siyasi olduğunu gösterdiğini belirten Sağır, “Bir dönemi görmeyip, diğer tarafı en ince ayrıntısına kadar irdeliyorsanız bu operasyonlar siyasidir. Ölçünüz hukuk değil de siyasi ise halk bunu inandırıcı bulmaz. Cumhuriyet döneminde hiçbir zaman böyle bir olay olmadı. Hukukun siyasetin bir aleti olarak kullanıldığı operasyonlar, bildiğim kadarıyla Demokrat Parti döneminde olmuş. O dönemde de bu kadar değildi” dedi.
17-25 ARALIK MİLATTI, ŞİMDİ 2019 MİLAT OLDU
24 yıldır tek başına iktidar olan bir partinin, aynı paralelde olmayan hiç kimsenin yaşama şansının olmadığını düşündüğünü belirten Sağır, operasyonlarla ilgili görüşlerini şöyle anlattı: “Bütün operasyonlarda kendi dönemlerinin sorgulanması hiç yapılmıyor. Yolsuzluk operasyonunda evraklara el konuluyor, ihale kendi dönemlerinde yapıldıysa, 2019’dan önceki evraklara bakılmıyor. AK Parti döneminin sona erdiği 2019’dan sonrasına bakılıyor. Bunun uygulaması 17-25 Aralık’ın milat olarak kabul edilmesi ile başlandı. O dönemin devamı mahiyetinde uygulamalar yapılıyor. Yolsuzluk usulsüzlük yapılmış olabilir. Ancak bütün yolsuzluğu tek bir parti üzerine yoğunlaştırırsanız, halk bunu siyasi olarak görür”.

BÖCEK RÜŞVETTEN ALINDI, SUÇLAMA İRTİKAPA DÖNÜŞTÜ
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e yönelik operasyonların rüşvet alma suçundan başladığını belirten Sağır, İddianamede rüşvete yer verilmediğini ve irtikap suçunun bulunduğuna dikkat çekti. İrtikap suçunun sadece devletin kamu görevlileri tarafından işlenebileceğini belirten Sağır, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rüşvetin vereni ve alanı olur. Yani en az 2 suçlusu olur. İddianamede Böcek’e rüşveti veren insanlar devre dışı kaldı. İstanbul’daki operasyonun yargılamaları da başladı. Şu ana kadar ciddi bir rüşvet bulgusu görmedik. Adalet Bakanı; Muhittin Böcek ile ilgili, ‘Elimizde BAZ kayıtları var. Bunlar Manisa’da bir araya gelmişler’ dedi. Bahsettiği kişilerden birisi partinin genel başkanı, diğeri belediye başkanı. Bunların bir araya gelmesi kadar doğal bir şey olamaz. Para alışverişi varsa bunun belgesi olması lazım. Adalet Bakanı’nın böyle konuştuğu bir ortamda hukuk olmaz”.

AKHAN: İKTİDAR OLAMAMANIN AÇLIĞIYLA PERVASIZ DAVRANMIŞLAR
AK Parti eski il başkanlarından Habip Akhan ise CHP’nin uzun süredir iktidara gelmediği için rüşvet konularında aç olduğunu ve bu kadar pervasız davrandığını belirtti. Cezaevinde olan belediye başkanlarından Manavgat belediyesi eski başkanı Şükrü Sözen’in daha önce de Kasırga operasyonundan cezaevine girdiğini belirten Akhan, “Bu operasyonlar ilk kez olmuyor. Ancak bu dönemde çok fazla oldu. Dosyaya tam olarak hakim değilim ancak Manavgat dosyasında çok fazla pervasızlık var. Baklava kutularının içinde rüşvet görüntüleri var. Bir insan rüşvet alacaksa makam odasında baklava kutusunda mı alır? Uzun süre iktidara gelmedikleri için çok pervasız hareket ettiklerini düşünüyorum” dedi.
OPERASYONLARIN SİYASİ OLDUĞUNU SÖYLEMEK İŞİN EN KOLAYI
Davaların siyasi olduğu yönündeki eleştirileri yorumlayan Akhan, şunları söyledi: “Bir belediye başkanı tutuklanıyor. Bunun sosyal ve hukuki tepkilerinin olacağı belli. Operasyonu yapanlar bunu mutlaka düşünmüştür. Siyasi olduğunu söylemek, işin en kolayı. Yakın tarihte kooperatif soruşturması yapıldı, bu operasyonların da siyasi olduğu söyleniyor. Muhittin Böcek ile ilgili birçok delil var ortada. Gizli tanık beyanı diğer delillerle örtüşmezse geçerli olmaz. Böcek’in Özgür Özel’e 20 milyon Dolar verdiği söyleniyor ancak bununla ilgili delil yok. Delil olmadığı için de dava açılmadı. Yani yargı; sanığın kimliğine, kişiliğine, işin siyasi boyutuna bakmaz, delile bakar”.

SUBAŞI: PEŞİNEN SUÇLANIP CEZALAR İNFAZ EDİLİYOR
Antalya Büyükşehir Belediyesi eski başkanlarından ve eski Antalya milletvekili Hasan Subaşı, yaşanan operasyonların yanlış ve maksatlı olduğunu söyledi. Benzer olayların bugüne kadar hiç yaşanmadığını belirten Subaşı, “Kaçma ve delil karartma şüphesi varsa tutuklama söz konusu olabilir. Yasamızda masumiyet karinesi vardır. Buna göre hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan kimse suçlu sayılmaz. Ancak bugün yapılan uygulamalarda, insanlar peşinen suçlu ilan ediliyor ve cezaları infaz ediliyor. Bunlar çok yanlış. Hukuk devleti ilkelerinden vazgeçemeyiz” dedi.
DEMOKRATİK PARLAMENTER SİSTEME DÖNMELİYİZ
“Türkiye’de önemli ölçüde rejim değişikliğinin sinyalleri yaşanıyor” diyen Subaşı, süreçle ilgili görüşlerini şöyle anlattı: “Ülke olarak bir an önce hukuk devleti olma yolunda gerekli adımların atılmasını umut ediyorum. Operasyonlar, yasalarımızdaki hukuk kurallarıyla izah edilemiyorsa bu operasyonların siyasi olduğunu düşündürür. Rejimi yeniden eski yerine oturtmak lazım. Adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dediğimiz sistemin, başkanlık sistemi ile de benzerliği yok ve sürdürülebilir değil. Demokratik parlamenter sisteme bir an önce geçmenin çabası içinde olmalıyız”.





