Antalya’da ulaşım krizi günden güne artarken ortaya çıkan çözümler sürekli sınıfta kaldı. Özellikle iş çıkış saatlerinde ve yağışlı günlerde ulaşım ile trafik nedeniyle Antalya’da hayat adeta durma noktasına gelirken yaşanan kriz kent sakinlerini isyan ettirdi. Konuya ilişkin Antalya Dayanışma Grubu’ndan makine mühendisi Prof. Dr. İbrahim Atmaca, Antalya Sürdürülebilirlik Raporu kapsamında dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Prof. Dr. Atmaca, artan nüfus ve turizm baskısına rağmen imar kararlarının ulaşım planlarıyla bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Trafik yükünün artarak devam ettiğini kaydeden Prof. Dr. Atmaca, özellikle kent genelinde raylı sistemlerin ulaşımın ana omurgası olması gerektiğini ifade etti. Ayrıca altyapı, enerji ve güvenlik boyutunu da ele aldıklarını ifade eden Prof. Dr. Atmaca, ulaşımın Antalya için son derece önemli bir konu olduğunu söyledi.

“İMAR KARARLARI ULAŞIM PLANLAMALARI İLE EŞLENİK DEĞİL”
Ulaşımda verimliliğin artırılması ve trafik yönetimini iki başlık altında incelendiğini aktaran Prof. Dr. Atmaca, deniz ulaşımı ve havalimanı yönetimini ulaşım başlığı altında yer olduğunu söyledi. Antalya’nın hızlı bir nüfus artışına maruz kaldığını dile getire Prof. Dr. Atmaca, “Antalya’da yoğun turizm baskısı var. Ama en önemlisi, imar kararları ulaşım planlamaları ile eşlenik, bütünleşik bir şekilde değil. Bu da ciddi bir trafik yoğunluğuna ve verim kaybına neden oluyor. Trafikte sorun var. Turizm baskısıyla dinamik olarak değişen yükle birlikte artan bir trafik baskısı söz konusu. Zaten nüfus artışı var ama en önemlisi, bütünleşik olmayan ulaşım planlaması ve imar kararları” diye konuştu.
UZUN VADELİ BİR ULAŞIM MASTER PLANI GEREKİYOR
Antalya’da ulaşım rahatlaması için uzun vadeli bir ulaşım master planına hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Atmaca, “Antalya’da çok fazla master plan yapıldı fakat uygulanırken hep değişiklikler oldu. Artık bunun bilimsel bilgiye ve dijital verilere dayanması gerekiyor. Her büyüyen şehirde olduğu gibi raylı sistemler ile toplu taşımaya yönelik yatırımlar önceliklendirilmeli ve hızlandırılmalı” ifadelerini kullandı.

“TOPLU TAŞIMA SİSTEMİ OTURMADI”
Trafik yönetiminin de ayrı bir boyut olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Atmaca, araç sahipliğinde ciddi bir artış olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Atmaca, “Antalya’da kişi başına düşen araç sayısı ortada. Plansız bir kentleşmemiz var. Turizm kaynaklı yoğunluk mevcut toplu taşımanın cazibesini de azaltıyor. Aslında toplu taşımamız tam anlamıyla oturmuş değil. Mevcut olanın cazibesini de bu tür handikaplarla yok ediyoruz. Ana durumlardan biri şu: Raylı sistemin olduğu hatta yan tarafta aynı güzergâhta otobüsün de gittiğini görebiliyoruz” sözlerine yer verdi.
ANTALYA’DA RAYLI SİSTEM ÖNCELİKLİ OLMALI
Büyüyen ve hızla nüfusu artan çözümün raylı sistemde olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Atmaca, “Raylı sistem ana omurga olarak modellenmek zorunda. Lastik tekerlekli araçlarla çakıştığı noktalarda öncelik raylı sistemin olmalı. Raylı sistemin cazibesi artırılmalı. Ama burada bütüncül bir kentsel ulaşım planına ihtiyaç var. Raylı sistemlerin ana duraklarında büyük park alanlarına “park et-devam et” uygulamaları yapılmalı. Raylı sistem oturduktan sonra yayalaştırma ve yayalaştırılan yol üzerinde kesintisiz bisiklet yolları düşünülmeli. Bunların bütüncül olarak ele alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.





