Antalya'nın simge alanlarından Kuğulu Park'ın geleceğine ilişkin tartışmalar devam ediyor. Müze Çalışma Grubu adına basın açıklamasını okuyan Prof. Dr. Hilmi Uysal, 576 milyon 300 bin 431 TL tahmini bedelle satışa çıkarılan, ardından Akdeniz Üniversitesi'ne devredilen Kuğulu Park ile ilgili park önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Söz konusu arazinin geleceğine yönelik tartışmalar sürerken Uysal, Kuğulu Park'ın halkın ortak kullanımına açık bir kent parkı olarak korunmasını istedi. Ayrıca Konyaaltı falez bandının Varyant'a kadar uzanan bölümünün imar planlarında park alanı olarak tescil edilmesi çağrısında bulundu.
Müze Çalışma Grubu adına açıklamayı okuyun Prof. Dr. Hilmi Uysal, şu sözlere yer verdi;
“Antalya’nın ikonik mekanlarından biri olan, Konyaaltı Caddesi ile falezler arasında yer alan Kuğulu Park, kentin hafızasında ve sosyal yaşamında vazgeçilmez bir yere sahiptir. Konyaaltı Caddesi’nin kentin ana arterlerinden biri haline gelmesi, Bahçelievler mahallesinin nüfus artışı ve yerli-yabancı turist yoğunluğu, bu eşsiz koruluğun tanınırlığını ve ziyaretçi sayısını zamanla artırmıştır. 70’li ve 80’li yıllarda bölgenin imara açılması, Kuğulu Park’ı da içine alan falez bandının yerleşim alanlarıyla bütünleşmesini hızlandırmıştır.

Konyaaltı Caddesi’nin kentin odak alanlarından biri haline gelmesindeki en önemli dönüm noktası, Antalya Müzesi’nin Kaleiçi’nden bu cadde üzerindeki yeni binasına taşınmasıdır. İnşasına 1965’te başlanan, 1971’de tamamlanan ve 25 Kasım 1972’de ziyarete açılan müze ile birlikte bölge cazibe merkezi haline gelmiş; Kuğulu Park olarak anılan koruluk da kent merkezinden müzeye ve Konyaaltı kumsalına ulaşan güzergahın en önemli duraklarından biri olmuştur.
Kuğulu Park ve Müze’nin kaderleri başlangıçta bu kadar güzel kesişmişken, 2020’li yıllara gelindiğinde kaygı verici gelişmeler yaşanmıştır. 2024 yılında Kuğulu Park’tan varyanta kadar olan falezlerin SİT derecesi düşürülmüş, 2025 yılında müze depreme dayanıksız olduğu bahanesiyle yıkılmıştır. Aynı bölgedeki Karayolları lojmanları ve Uygulama Oteli için de depreme dayanıksız raporu çıkarılmıştır. 2026 yılında nostaljik tramvay seferleri durdurularak, müzenin tam karşısında bulunan nostaljik tramvay ring sahası boşa çıkarılmıştır. Tüm bu yapılanları haritaya işlediğimizde Antalya için kaygı verici bir tablo ortaya çıkmaktadır. Kuğulu Park – Varyant arası falez bandı ve kuzeyinde müzeyi de içine alan kamu kurum arazileriyle ilgili büyük bir planın varlığı sorusu Antalyalıların zihnini meşgul etmektedir.

Kuğulu Park kamucu anlayışın egemen olduğu dönemde halkın kaynaklarıyla halk yararına yapılmış tesislere güzel bir örnektir. Ancak ilerleyen zaman içinde bakımsız bırakılmış, çöpü dahi toplanamaz hale getirilmiştir. Tüm falez bandının bütünleşik bir kent parkı haline dönüştürülmesi gerekirken Kuğulu Park özel firmalara kuralsız ve kontrolsüz bir şekilde kiralatılmıştır. Kamucu anlayışla koruluk haline getirilen, halktan beğeni almış peyzaj düzenlemesi yapılan Kuğulu Park’a hafriyat kamyonları girmiş, konteyner ve derme çatma yapılar eklenmiş, beton dökülmüş, ticathaneye dönüştürülmeye ve kimliğinden uzaklaştırılmaya çalışılmıştır. Kamusal alan üzerinden para kazanmak için Kuğulu Park’a zarar vermek için seferber olanlar ne yazık ki parkın çöpünü toplamak ve temiz tutmak söz konusu olduğunda ortadan kaybolmuştur. Mahalleli ve çevre gönüllüleri belirli dönemlerde bir araya gelmekte ve alandan çöp toplamaktadır. Kamucu anlayış terk edildikten sonra yeni bir anlayış egemen olmuştur: “bakımsız bırak, tahribata göz yum, mezbeleliğe dönüştüğünü iddia ederek satış veya rant odaklı kiralamaya kamuoyunu razı et”. Bu yeni rantçı anlayışın bir örneği ne yazık ki Kuğulu Park’ta da gözlenmektedir.

PARKIN ADINI HALK KOYMUŞTUR
1970’lerde, Selahattin Tonguç’un belediye başkanlığı döneminde Atatürk Parkı’ndan falezler boyunca uzanan yeşil kuşak koruma altına alınmaya çalışılırken; Karayolları alanındaki falez koruluğu ve içindeki kuğular bulunan süs havuzu/peyzaj düzenlemeleri kentliler tarafından "Kuğulu Park" adıyla benimsenmiştir. Alan mülkiyet olarak Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait bir taşınmaz olsa da, hiçbir zaman çitlerin arkasında kapalı kalmamış; halkın ziyaretine ve kullanımına açık bir buluşma noktası olmuştur.

NEDEN BU BASIN AÇIKLAMASINI YAPMAK GEREKTİ?
8 Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ihale ilanı ile bu eşsiz alanın 576 milyon 431 bin TL tahmini bedelle satışa çıkarıldığını ve ihale tarihinin 26 Ekim 2026 olarak duyurulduğunu büyük bir şaşkınlıkla öğrendik. İhalenin duyurulduğu ilk andan itibaren kentte meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve tüm duyarlı vatandaşlar tepki göstererek Kuğulu Park’ın halkın parkı olduğunu ve satılamayacağını güçlü bir şekilde dile getirmiştir.

PAHA BİÇİLEMEZ KUĞULU PARK’A FİYAT BİÇİLEBİLİR Mİ!
İhale ilanında biçilen 576 milyon TL’lik tahmini fiyatın hangi kriterlere dayandırıldığını anlamak mümkün değildir. Taşınmazın tapu kayıtlarındaki "tarla" niteliğinde ise alanın gerçekliğiyle çelişki içindedir. Antalya’da 9 dönüm tarla 576 milyon eder mi? Satın alan kişi bu tarlada ne ekip biçecektir? Yasal olarak bu taşınmaz üzerine bina yapılması imkansızdır; çünkü alanın yaklaşık %85’i Kesin Korunacak Hassas Alan, kalan %15’i ise Nitelikli Doğal Koruma Alanı statüsündedir. Her iki koruma statüsü de gelir getirici yapılaşmaya kesinlikle izin vermemektedir. 1960’lı yıllardan bu yana var olan bu koruluğun ağaçlarının kesilmesi, yerine bina dikilmesi hukuken ve vicdanen mümkün değildir.
BİR KENT PARKI ALACAĞA MAHSUBEN DEVREDİLEMEZ
8 Ekim 2026’daki ihale duyurusunun ardından gelen yoğun toplumsal tepkiler üzerine, 9 Ekim sabahı basına yansıyan haberlerde satıştan vazgeçildiği ve taşınmazın başka bir kamu kurumunun alacağına mahsuben ve sosyal tesis yapılmak üzere devredileceği duyurulmuştur. Bu durum "kamusal alan kamuda kaldı" şeklinde lanse edilmiştir. Oysa falez bandı üzerinde başka kurumların sosyal tesis uygulamaları mevcut olup, bu alanların halkın özgürce yararlanabileceği bir kent parkı niteliğini taşımadığı bir gerçektir.
Kent parkları, toplumun tüm kesimlerinin kesintisiz ve ortak kullanımına açık buluşma noktaları olmalıdır. Konyaaltı Falez bandının varyanta kadar kesintisiz bir bütünlük sağlaması mümkünken; halihazırda var olan, halkın belleğinde yer etmiş kültürel bir değerin işlevinin değiştirilmesi kabul edilemez. Kurumun borçları veya mülkiyet gerekçeleriyle böylesi bir tapu devri yapılması, falez bandının jeolojik, biyolojik, doğal peyzaj, kültürel miras ve kent kimliği değerlerine zarar verecek; falez bandının diğer kesimleri için de kötü bir emsal oluşturacaktır.
Kamuya ait bir arsanın tepkiler üzerine "kamuya kalsın" diye başka bir kamu kurumuna aktarılmasının mantıklı bir açıklaması bulunmamaktadır. Dolayısıyla şeffaflığın da olmadığı bu süreçte karar vericilerin emellerin ne olduğuyla ilgili sorular ister istemez doğmaktadır.

KUĞULU PARK İMAR PLANINDA RESMEN "PARK" OLARAK İŞLENMELİDİR
Bugün bizlere düşen temel görev, halkın sesine kulak vermek ve Kuğulu Park’ı resmi belgelerde de hak ettiği kamusal statüyü korumaktır. Konyaaltı Caddesi güneyindeki tüm falez bandının Konyaaltı varyantına kadar olan kısmının imar planında kesinlikle park alanı olarak tescil edilmesi gerekmektedir. Bu adım; nostaljik tramvay ring alanını, Konyaaltı Kumsalı seyir terasını, Cumhuriyet dönemi şehitler anıtını ve dünyada eşi benzeri olmayan Antalya Tufa Kıyı Falezleri’ni kapsayan muhteşem kent parkımızın resmiyete kavuşmasını sağlayacaktır. Bu park da bu kent de Antalyalılarındır. Öncelikle bu şehrin emanetçileri olan Antalya Büyükşehir ve Muratpaşa Belediyeleri’ne seslenmek istiyoruz. Bu kente sahip çıkması gereken ilk kurumlar sizin kurumlarınızdır. İki yıldır bu bölgede Falezlerde, Antalya Müzesi’nde, Karayolları arazisinde, Turizm Uygulama Oteli’nde yaşananlara karşı sessiz kalınmıştır. Antalyalılar artık sorunlara çözüm aramanızı, ortak önerileri uygulamanız için gayret göstermenizi, onların yanında olmanızı, sesinizi yükseltmenizi, kamu alanlarını korumada sizlere güvenmeyi istiyorlar. "Dünyanın en güzel kenti" olması, Antalya’nın, "rantı en yüksek kenti" olarak, kötü kaderine dönüşmemesi için kentin yönetici ve karar vericilerine sesleniyoruz; yüzünüzü güzel Antalya’mıza ve Antalyalılara dönünüz. Kuğulu Park halkındır, park olarak kalmalıdır, kalacaktır. Konyaaltı falez bandının varyanta kadar kesintisiz bir kent parkı niteliği korunmalı ve acilen imar planına işlenmelidir.”

YENİ BİR İMAR PLANI DEĞİL
Akip Sözcüsü Av. Dr. Fevzi Özlüer, “Burada ihtiyaç duyulan şey yeşil alanı daraltacak yeni bir imar planı değildir; yürürlükteki imar planının arkasından dolanılmasına ve falez bandının fiilen işgal edilmesine son verilmesidir. Falezleri esas alan dik kıyı çizgisinden itibaren planlara işlenmiş olan kesintisiz yaya yolu sürekliliği; dökülen hafriyat, derme çatma yapılar, konteynerler ve ticari işletmelerle kesintiye uğratılmış, falezler tahrip edilmiştir. Dolayısıyla bu alan için bir plan değişikliği değil, mevcut plan kararlarını hayata geçiren, falez tahribatını gideren, alanı işgallerden temizleyen ve dik kıyı boyunca yaya sürekliliğini yeniden sağlayan acil bir sıhhileştirme ve rehabilitasyon süreci zorunluluktur.
ANTALYA KENT İZLEME PLATFORMU OLARAK TALEPLERİMİZ
Satış, Devir ve Yeşil Alanı Daraltacak Plan Girişimlerine Son Verin: Meri imar planında Park Alanı olan Kuğulu Park üzerindeki her türlü satış, takas, devir veya yeşil alanı daraltarak yapılaşmanın önünü açacak imar planı tadilatı girişimleri derhal ve koşulsuz olarak durdurulmalıdır. İşgallere Son Verin ve Falez Tahribatını Giderin: Park alanına sokulan hafriyat, beton, konteyner ve ticari kaçak yapılar derhal kaldırılmalı; falez morfolojisine verilen zararlar giderilerek alan özgün doğal peyzajına kavuşturulmalıdır.

Kıyı Yaya Sürekliliğini Sağlayacak Sıhhileştirme: Falezlerin dik kıyı çizgisini esas alan ve imar planında yaya yolu olarak öngörülen hattın kesintisizliğini bozan tüm engeller temizlenmeli; Kuğulu Park’ın tüm Antalyalıların eşit, engelsiz ve ücretsiz yararlanacağı bir kentsel müşterek olarak kullanımını güvenceye alan katılımcı bir sıhhileştirme projesi hayata geçirilmelidir. Müze Aksındaki Rant Senaryolarını Durdurun: Yıkılan Antalya Arkeoloji Müzesi parselinden Varyant’a kadar uzanan alanda "müze-otel" ve kamusal alanları tasfiye eden rant projelerinden vazgeçilmeli; müze alanı yalnızca ve yalnızca bağımsız, kamusal bir arkeoloji müzesi olarak kente kazandırılmalıdır. Kuğulu Park halkındır; bir parsel ya da kurum mülkiyeti değil, Antalya’nın kentsel müştereğidir! Tüm Antalyalıları, kent hakkımıza, falezlerimize ve ortak belleğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz” dedi.
Aygün Ayşe Tonguç, okunan metnini şu sözlerle tamamladı: “Bu eşsiz doğa mirasını beton yapılaşmayla zedelemeden, güzellikleri kaybetmeden gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur. Dileğim, Antalya’nın kıyılarının, falezlerinin ve doğal güzelliklerinin aynı anlayışla ve duyarlılıkla korunmaya devam edilmesidir. Antalya’ya ne kadar hizmet edilse azdır.”





