Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde bu yıl 63'üncüsü düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24-31 Ekim tarihleri arasında sinema dolu bir haftaya sahne oldu. Festival, açılış gününde gerçekleştirilen geleneksel kortej, kırmızı halı geçişi ve görkemli törenle başladı.

Altin Portakal Soleni Sona Erdi (3)

ANTALYA’DA ALTIN PORTAKAL COŞKUSU

Festival Başkanı Büşra Özdemir'in de katıldığı açılışta, oyuncu Meryem Uzerli kortejde Antalya'yı simgelerken, gecenin sunuculuğunu Pınar Altuğ ve Emre Kınay üstlendi. Açılış töreninde Türk sinemasının usta isimleri ve genç yeteneklerine ödülleri verilirken, bir hafta boyunca Antalyalılar sinemayla bir araya gelerek Altın Portakal coşkusunu yaşadı.

Altin Portakal Soleni Sona Erdi (4)

ALTIN PORTAKAL’DA KAPANIŞ TÖRENİ

Bir hafta boyunca film gösterimleri ve ünlü sanatçıların katıldığı galalarla devam eden festival süreci, 31 Ekim'de gerçekleştirilen kapanış töreniyle sona erdi. Gecede ödüller sahiplerini bulurken, kırmızı halıda Meryem Uzerli, Demet Özdemir, İlhan Şen ve Büşra Pekin boy gösterdi.

Altin Portakal Soleni Sona Erdi (1)-1

Ünlü oyuncu Pınar Altuğ ve Emre Kınay'ın sunuculuğunu üstlendiği kapanış töreninde bir hafta boyunca kentte sinema şöleni yaşandı.

VEKİL ÖZDEMİR'DEN "DAİMA" VURGUSU

Kapanış töreninde konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Altın Portakal'ın sinemayla olan bağına değinerek, 'Daima' sloganıyla film festivalinin devam edeceğini ifade etti. Özdemir, sinemanın ve sanatın Atatürk'ün yolunda 'daima' süreceğini dile getirdi.

Altin Portakal Soleni Sona Erdi (5)

BÜŞRA ÖZDEMİR ÖDÜL GECESİNDE KONUŞTU

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir törende şu sözlere yer verdi:

“Sinemanın ışığının Antalya’dan yükseldiği, emeğin sanatla buluştuğu, ustalarımızla genç yeteneklerimizin aynı heyecanı paylaştığı bu özel gecede; Türkiye’nin en köklü ve en prestijli sanat buluşmalarından biri olan 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin ödül törenine hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.

DÜNYANIN DÖRT YANINDAN YAPIMLAR SERGİLENDİ

Tarihine, geleneklerine ve sinemaya yakışır şekilde dolu dolu bir Altın Portakal’ı geride bırakıyoruz. Dünyanın dört bir yanından özenle seçtiğimiz uluslararası yapımlar ve sinemamızın son dönemdeki nitelikli filmleri sekiz gün boyunca festival salonlarımızdaydı. Bu yıl da sinemanın evrensel diliyle dünyaya açıldık. İnsanı, hayatı ve farklı coğrafyalardan nice hikâyeyi beyaz perde aracılığıyla bir araya getirdik.

Altin Portakal Soleni Sona Erdi (2)

“DAİMA”

Bir portakalın güneşle olan bağı gibi bazı bağlar hiç kopmaz. Işık göze değer, gördüğümüz hayale dönüşür; hayal bir hikâyeye, hikâye başka hayatlara karışır. Yıllar geçer, yüzler değişir, hikâyeler değişir, sinema değişir; ama o bağ hep sürer. Bir filmle, bir salonla, bir alkışla, bir ödülle; altmış üç yıldır o ödüle uzanan her yeni elle geleceğe taşınan bir bağdır bu. İşte Altın Portakal’ın sinemayla kurduğu bu güçlü bağa duyduğumuz inançla, altmış ikinci yılımızda sanatla aramızdaki samimi sevgiyi yürekten ifade etmiştik. Bu yıl da aynı bağlılık ve sorumluluk bilinciyle; aynı özveri, inanç ve kararlılıkla festivalimizin geçmişten aldığı gücü geleceğe taşımak üzere “Daima” dedik.

Altin Portakal Soleni Sona Erdi (1)-3

“HİKÂYE DAİMA DEVAM EDER”

Çünkü bir film, birileri için daima ilk filmdir. Bir kamera, birileri için daima ilk hayaldir. Bir set, birileri için daima ilk cesarettir. Ve bir ödül, birileri için daima ilk gururdur. Sonra her yıl bir başkasının gururu olur. Birinin ilki, bir festivalin altmış üç yıllık hikâyesine karışır ve hikâye daima devam eder. Bizim Altın Portakal’ı, sinemanın ışığını, sanatın birleştirici gücünü ve kültürel belleğimizi yaşatma kararlılığımız da daima sürecektir. Antalya, bu kararlılıkla geleceğe umutla bakan bir şehir olduğunu bir kez daha göstermiştir. Çünkü Antalya, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda, sanatın ve sanatçının yanında olmayı sürdürecektir.

“FESTİVALİN GERÇEK KAHRAMANLARIDIR”

Az sonra birbirinden değerli jüri üyelerimizin kararları açıklanacak ve sinemanın en iyileri Altın Portakal heykelcikleriyle buluşacak. Festivalde izleyici karşısına çıkan bütün filmlere ve bu filmlerde emeği geçen herkese, emeklerini bizimle paylaştıkları için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki Altın Portakal’dasınız. Ayrıca kapıda bizleri karşılayan görevlilerimizden hizmet personelimize, kamera arkasında ter döken teknisyenlerden perdeye ve kalbine emek koyan oyuncularımıza, programcılarımızdan sanat direktörümüze kadar bu festivale emek veren herkes bu festivalin gerçek kahramanlarıdır. Hepsine yürekten teşekkür ediyorum.

Altin Portakal Soleni Sona Erdi (3)-2

“ANTALYA’NIN KALBİNİ ATTIRAN FESTİVAL”

Bu topraklar; güneşiyle, deniziyle, insanıyla olduğu kadar sanatıyla da büyüktür. Altın Portakal bu ülkenin hafızasıdır. Yıllardır sinemaya inananların emeğiyle, geleceğe iz bırakanların hikâyesidir. Antalya’nın kalbini attıran bu festival, gelecek kuşaklara ilham vermeye devam edecektir. Bu sahnelerde daha nice yeni yönetmenler, yeni oyuncular aldıkları cesaretle kendi hikâyelerini anlatacaktır. İşte Altın Portakal’ın gerçek mirası da budur: Geçmişin ışığını geleceğe taşımak.

Ve şimdi, bugün, bu gece; bu kararlılığımızı altmış dördüncü yıla devrediyoruz. Nice festivallerde aynı samimiyetle buluşmak üzere; daima sinemayla, daima sanatla, daima umutla... Sinemanın ışığı hiç sönmesin. Yaşasın sinema, yaşasın sanat!”

ZAİM: “SİNEMA YALNIZ DEĞİLSİN DİYOR”

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı Derviş Zaim şu şekilde konuştu:

“Sinema, malum, yalnızca bir eğlence aracı değil. Aynı zamanda toplumsal olayları yansıtan bir ayna ve kitleleri harekete geçirme gücü olan güçlü bir araçtır. İnsanlığın karşı karşıya kaldığı çok boyutlu krizler karşısında sinemanın üretebileceği başlıca katkılar; empatiyi geliştirmek, farkındalık yaratmak ve manevi dünyayı korumaktır. Modern insanın en büyük sorunlarından biri olan yabancılaşmanın aşılması için sinema bize adeta şunu fısıldar: “Yalnız değilsin.”

“JÜRİ OLARAK DA SEYİRCİ OLARAK DA MUTLUYUZ”

63. Antalya Film Festivali’nde, toplumsal sorunlar karşısında derdini sahiplenen, bakan, araştıran, farklı anlatım tarzlarını deneyen; görünmeyeni görünür kılan, önyargıları kıran, toplumun yüzleşmekten korktuğu travmaları beyaz perdeye taşıyarak kolektif bir yüzleşme ve iyileşme alanı sağlayabilecek filmlerle karşılaşmış olmaktan dolayı, jüri olarak da seyirci olarak da mutluyuz.

“HARCANAN EMEĞE SAYGI DUYUYORUZ”

Ödül alsın ya da almasın, karşımıza getirilen her filmin biricikliğine ve beğenilen her film için harcanan emeğe saygı duyuyoruz. Her jüri gibi biz de kendi iç dünyamız içinde ulusal yarışmadaki 12 filmi değerlendirmeye çalıştık. Bir haftalık izleme sürecinin sonunda ortak ama öznel bir karar aldık. Kaçınılmaz olarak bazı filmler, değerlendirmemizde ön sıralara yerleşti.

“SİNEMA FARKINDALIK YARATIR”

Sinema, sorunları doğrudan sihirli bir değnekle çözmez. Ancak farkındalık yaratır, kamuoyu oluşturur, empati yeteneğini geliştirir ve insanların harekete geçmesini sağlayacak entelektüel ve duygusal bir zemin hazırlar. Bir problemi çözmenin ilk yolu, hepimizin de kabul edeceği üzere, onu anlamak ve görünür kılmaktır.

Sinemanın gelecekte alabileceği biçimleri, bu temel işlevlerini unutmadan inşa etmeliyiz. Nice sorunlarla boğuşan günümüz dünyasında savaşı, yıkımı ve silah seslerini asla savunamayız. Yaşasın dünya sineması diyorum ve yaşasın içimizi aydınlatan sanat.”

ALTIN PORTAKAL'DA ÖĞRENCİ FİLMLERİ ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında bu yıl üçüncü kez düzenlenen Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması'nın ödül töreninde genç sinemacıların başarılı çalışmaları ödüllendirildi. Türkiye genelindeki sinema okullarından katılan öğrencilerin filmlerinin değerlendirildiği yarışma, genç yönetmenlere destek olmayı ve eserlerini görünür kılmayı amaçlıyor.

Altin Portakal Soleni Sona Erdi (1)-4

JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ SELİN TOPRAK'A

Jüri üyeleri Nathalie Yeres, Nihan Okutucu ve Uğur Uçba'nın takdim ettiği törende, Jüri Özel Ödülü, ekolojik ve distopik temaları özgün bir bakış açısıyla yaratıcı bir animasyon diliyle buluşturan “Estetikteroyakılulu” filmiyle Eskişehir Anadolu Üniversitesi öğrencisi Selin Toprak'a verildi. Toprak, ödülün kendisi için büyük anlam taşıdığını belirterek danışmanlarına, ekip arkadaşlarına ve ailesine teşekkür etti.

EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ ORHAN KEMAL TARTAL'IN

Gecenin en prestijli ödülü olan En İyi Film Ödülü ise bireysel yas ile toplumsal ritüeller arasındaki çatışmayı yalın bir anlatımla işleyen “Dostlar Sağolsun” filmiyle İstanbul Gelişim Üniversitesi öğrencisi Orhan Kemal Tartal'ın oldu. Tartal, ödülünü film ekibine ve yarışmada yer alan diğer öğrencilere ithaf ederek, bir öğrenci için böyle bir festivalde yer almanın büyük önem taşıdığını vurguladı.

Öğrenci Filmleri Yarışması ödüllerinin açıklanmasının ardından festival programında Ulusal Kısa Film Yarışması adaylarının duyurusuna geçildi.

Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde kısa film ödülleri sahiplerini buldu. Ulusal Kısa Film Yönetmenleri Derneği'nin ilk kez verdiği En İyi Yönetmen Ödülü'nü Porkatal filmiyle Gürdal Araylı kazanırken, Ana Jüri Özel Ödülü Anadolu filmiyle Melis Balcı'ya verildi. Festivalin En İyi Kısa Film Ödülü ise Kısa Akıl filminin yönetmeni Soner Alan'nın oldu.

Kazananlar, konuşmalarında ekiplerine ve destekçilerine teşekkür etti.

Belgesel film ödüllerinde Jüri Özel Ödülü, Çağatay Gürbüz ve ekibinin imzasını taşıyan “Kül ve Tuz” filmine verildi. En İyi Belgesel Film Ödülü'nün sahibi ise yönetmen Arda Sarıç'ın “Mükellef” adlı yapımı oldu.

Ödül konuşmasında Çağatay Gürbüz, ödülü Gazze'de bulunan ve filmin hikâyesinde emeği olan kişilere ithaf ederken, Arda Sarıç ise ödülü sinemada yeterince temsil edilmediğini düşündüğü işçi sınıfı adına aldığını söyledi.

EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ TAŞ VE TÜY’E

En İyi Film ödülünü Ragıp Türk’ün yönettiği Taş ve Tüy filminin oldu. Türk, “2003 Yılında İstanbul'a müzisyen olmak için gelmiştim ve birkaç yıl içinde tutunamayan bir müzisyen olarak dolaşmaya başladım. Fakat gelirken ilk şey yapmıştım, dedim üniversiteye de gideyim ve en azından öğrenciliğin nimetlerinden faydalanayım diye sınava geldim. Ve İstanbul Üniversitesi Sinema Televizyonu kazanmıştım. Bu okula ilk başladığımda gerçekten sinema yapmakla ilgili bir düşüncem yoktu. Ve birkaç yıl sonra işsiz işsiz dolaşırken tesadüfen bir filmin setinde bir iş buldum. O sette gerçekten sinemanın ne olduğunu anlamaya başladım.

“HAYRANLIK DUYMAYA BAŞLADIM”

Gerçekten oradaki yönetmeni çok gözlemledim ve kendisine çok büyük hayranlık duymaya başladım. Orada yönetmen olmaya karar verdiğimi biliyorum. Bana ilham olan Yeşim Ustaoğlu oldu, verdiğiniz ilham için ilk önce size teşekkür etmek istiyorum. Neden bir kadın hikayesi yaptığım üzerine çok soru geldi. Hep kadınlar var çevremde. Gerçekten her zaman yanımda olan, elimi hiç bırakmayan ve hem meslektaşım hem de yoldaşım olan Duygu’ya, kız kardeşime, yapımcımıza hepsine çok teşekkür ediyorum. Ekibime çok teşekkür ediyorum.

Gerçekten bana inandılar. Birlikte yola çıkarken gerçekten imkanlarımız çok kısıtlıydı. Hepsi gerçekten yüreğini koydu. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Oyuncu arkadaşlarıma, ekip arkadaşlarıma iyi ki varsınız. Kalbim hep sizinle. Ödülü Nazire'ye ilham veren kadına anneme armağan ediyorum” dedi.

En İyi Film ödülünü almak üzere sahneye çıkan yönetmen Artakalan filmiyle Yeşim Ustaoğlu’nun oldu.

Ulusal Uzun Metraj Film Kategorisi’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü Artakalan filmindeki performansıyla Öykü Karayel aldı.

“GÜZEL GÜNLER GELECEK”

En İyi Erkek Oyuncu ödülü filmindeki performansıyla Hakikatin Ölümü filminden Mehmet Günsür ve Mert Fırat’a verildi. Fırat ve Günsür, film ekibine ve ailelerine teşekkür etti. Fırat, “Hakikatin ölmediği, kimseyi karanlıkta bıraktığımız ve vicdanımızla yaşadığımız” ve Günsür, “Güzel günler gelecek, biz bunların filmini yapmaya devam edeceğiz, bunu yeni jenerasyonlara anlatmak lazım, biz buradayız, film yapmaya devam edeceğiz” diyerek alkış topladı.

En İyi Senaryo ödülünü senaryosunu yazdığı Taş ve Tüy filmiyle Ragıp Türk aldı.

En İyi Film Müziği Ödülü Kadim Mavi filminin müziklerini hazırlayan Can Kuman’ın oldu. En İyi Kurgu Ödülü “Taş ve Tüy” filminden Naim Kanat’a ve “Kadim Mavi” filminden Emir Ziyalar ve Jerome Pesnel’e verildi.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Bir Anne Hakkında filminde rol alan çocuk oyuncu Duygu Köse olurken, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Cinlerin Düğünü filmindeki performanslarıyla İlhan Şen ve Erol Babaoğlu’nun oldu. En İyi Görüntü Yönetmeni ödülünü Artakalan filmiyle Kırıl Prodonov aldı. En İyi Sanat Yönetmeni Artakalan filminin sanat yönetmenleri Osman Özcan ve Görkem Canbolat seçildi. Ulusal Uzun Metraj Film Kategorisi kapsamında Behlül Dal En İyi İlk Film Ödülü Büşra Bülbül’ün yönettiği “Bir Anne Hakkında” filmine verildi.

Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü ise Kadim Mavi filminin oldu. Sungu Çapan Ulusal Sinema Yazarları ödülünün sahibi “Taş ve Tüy” oldu. Film Yönetmenleri Derneği tarafından Ulusal Uzun Metraj Film Kategorisi’nde En İyi Film ödülünü Ragıp Türk’ün yönettiği “Taş ve Tüy” filminin oldu. Cahide Sonku Kadın Emek Ödülü bu yıl Taş ve Tüy filmiyle Melda Tuzluca’nın oldu.

Belgesel Film kategorisinde Ulusal Belgesel Film Yarışması Jüri Özel Ödülü Çağatay Yurt’un Yönetmenliğini yaptığı Kül ve Tuz filmine verilirken, En İyi Belgesel Film ödülü Arda Sarıgül’ün yönettiği Mükellef’e gitti. Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması'nda En İyi Yönetmen ödülünü “Porkatal” filmiyle Sis Gürdal’a, Jüri Özel Ödülü Anaokulu filmiyle Melis Balcı’ya, En İyi Kısa Film ödülü ise Kısa Akıl filmiyle Soner Alan’a verildi. Üçüncü kez düzenlenen Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması'nda Jüri Özel Ödülü “Dünya Günü Kutlu Olsun” filmiyle Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Selin Toprak’’ın, En İyi Film Ödülü ise “Dostlar Sağolsun” filmiyle İstanbul Gelişim Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Orhan Kemal Kartalı’nın oldu.

Uluslararası Yarışma'da En İyi Film ödülü George Ovashvili’nin yönettiği “Babalarımdan biri var” filmine giderken, The Riverstone filmiyle Mahendra Perera, Shyam Fernando, Randika Gunathilaka, Priyantha Sirikumara adlı 4 oyuncu En İyi Erkek Oyuncu seçildi. En İyi Kadın Oyuncu ödülü 6 haftalık veda filmiyle Magdalena Laubisch, En İyi Yönetmen Ödülü ise Nehir Treni filminin yönetmenleri Lorenzo Ferro ve Lucas Vignale’ye verildi. Jüri özel ödülüne Minotor filmi layık görüldü.

Sungu Çapan Uluslararası Sinema Yazarları Ödülü'nün sahibi “Siyah Tavşan, Beyaz Tavşan” filmine verildi.

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, ödül kazanan isimlerin toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ