İklim krizi çoğu zaman kaçınılmaz bir kader gibi anlatılsa da bilim insanları bu anlatıya itiraz ediyor. Antalya’da düzenlenmesi beklenen COP31 süreci öncesi iklim adaleti kent genelinde masaya yatırıldı. İklim zirvesi öncesinde iklim krizi ve gerçekleri yenide tartışma konusu olurken Müze Çalışma Grubu’ndan Prof. Dr. Hilmi Uysal, iklim krizinin geri döndürülebilir bir süreç olduğunu ifade ederek, asıl sorumluların halklar değil; doğayı tahrip eden politik ve ekonomik tercihler olduğunu belirtti. “Doğa bize saldırmıyor, verdiğimiz tahribata cevap veriyor” diyen Uysal, yaşanan sel, yangın ve depremlerin doğal afet değil; insan eliyle yaratılmış yapay felaketler olarak tanımlanması gerektiğini söyledi.

Antalya’da Cop31 Öncesi Uyarı! İklim Krizi Kader Değil (1)-2

“İKLİM KRİZİ BİR KADER DEĞİL”

“İklim krizi bir kader gibi sunuluyor” diyen Müze Çalışma Grubu’ndan Prof. Dr. Hilmi Uysal, “Aslında yanlış bilmiyorsam, bilimsel veriler hâlâ iklim krizinin geri çevrilebileceğini gösteriyor. Dolayısıyla geri çevirebileceğimiz, insanlığın geri çevirebileceği olağanüstü bir şeyle karşı karşıyayız. Bence “bunu geri çevirebiliriz” fikrini de katmak lazım. Yani halklar direnirken bu iklimdeki, doğadaki değişikliği yapan sürecin sorumluları halklar değil ama insanlar çekiyor” dedi. Prof. Dr. Uysal, konuşmasın şu sözlerle sürdürdü: “Bu bir kaderimiz değil, bunu değiştirebiliriz. Dolayısıyla “bunu değiştirebiliriz” fikrini savunabilirsek, çocuklar ve gençler bu işin içerisinde daha da yayılabilirler. Çünkü onların kaderleriyle ilgili bir şey; onların kaderlerini de değiştirebiliriz.”

Antalya’da Cop31 Öncesi Uyarı! İklim Krizi Kader Değil (3)

“ÖĞRETMENLERİ SÜRECE KATMAK LAZIM”

Gençleri ve çocukları özellikle dahil edilmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. Uysal, “Dolayısıyla öğretmenleri sürece katmak lazım. Yani Eğitim-Sen ve Eğitim-İş kolundaki sendikalar bu sürecin içerisinde olurlarsa ve onlar bu sürecin bilimsel kısmını anlatabilirlerse bence önemli bir katkıları olabilir” dedi.

Antalya’da Cop31 Öncesi Uyarı! İklim Krizi Kader Değil (4)

“DOĞAL AFET YAPAY AFET”

Yaşanan çevresel felaketlere ve doğal olayların ‘doğal afet’ olarak tanımlanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Uysal, bu afetlerin ‘doğal değil, ‘yapay afet’ olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Uysal, ““Doğal afet” deniyor ya, bence buna karşı da bir şey yapmamız lazım. Aslında büyük bir yapay afetle karşı karşıyayız. Yani onu yapan doğa değil, doğa sadece bir cevap veriyor. Dolayısıyla yapay afete karşı çıktığımızı ifade etmek lazım. Belki bu da bir fikir olarak kavram olabilir. Yapay afetlerin müsebbipleri vardır. Eğer bir yerde felaket oluyorsa, oradaki kayıpların sebebi doğa değil; oradaki ağaçları kesenlerdir. Depremde de aynısı. Yani bunları “yapay felaket” olarak tanımlayabiliriz” ifadelerini kullandı.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ