Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Şubat Ayı Olağan toplantısı, ATSO Meclis Salonu’nda Meclis Başkanı Ahmet Öztürk Başkanlığı’nda gerçekleştirildi.

DÖVİZ REZERVİ ARTTIKÇA FİYATLAR İNECEKTİR

Gündem maddelerinin ardından konuşan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, enflasyonun bekledikleri gibi geçtiğini belirterek, “Ocak ayında yüksek geldi, Şubat’ta da yüksek gelecektir. 1 Ocak-24 Şubat arasında Dolar’da yüzde 2, Euro’da yüzde 2.7 artış oldu. Yıl içinde döviz rezervleri arttıkça bu artışlar düşecektir” diye konuştu.

Antalya’da Düşmeyen Konut Fiyatlarına Formül Bulundu (2)

ENFLASYONLA MÜCADELE GÖREVİ SADECE MERKEZ BANKASINA AİT DEĞİL

Enflasyonla mücadelenin en önemli gündem maddeleri arasında olduğunu belirten Hacısüleyman, şunları söyledi: “Enflasyonla mücadelenin, Merkez Bankası’nın görevi olduğunu düşünüyoruz. MB elindeki birkaç aracı kullanarak yönlendirmeye çalışıyor. Bunlardan birisi politika faizi. Enerji maliyeti ve hayat pahalılığı bu çalışmaları sekteye uğratabiliyor ve politika faizini de etkiliyor”.

Antalya’da Düşmeyen Konut Fiyatlarına Formül Bulundu (1)

SAVAŞLAR ÖZELLİKLE 3 SEKTÖRÜ DOĞRUDAN TETİKLİYOR

Türkiye’nin altında ve üstünde devam eden savaşların ülke ekonomisine ciddi etkilerinin olduğunu belirten ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “4 yıldır Rusya ile Ukrayna savaş halinde. Bu başta tarım ve turizm olmak üzere her şeyimizi etkileyen bir savaş anlamına geliyor. Kuzeyimizde bu savaş, güneyimizdeki ülkelerdeki gelişmeler ticaret güvencemizi tetikliyor. Tarım, turizm ve sanayide ihracat yapan firmaların kapasitelerini etkiliyor. Gazze planı henüz ortaya konmadı ve ne olacağını bilmiyoruz. İran ile ABD arasındaki gerginlik, bölgedeki istikrarı olumsuz yönde etkileyecek. Petrol ve doğalgaz fiyatları konusunda etkili olacaktır. Bunu yanında, yılda 3 milyon turist gönderen İran ile aramızdaki turizmi etkileyecektir” diye konuştu.

Antalya’da Düşmeyen Konut Fiyatlarına Formül Bulundu (3)

GSYH’DA SANAYİNİN PAYI DİP NOKTADA

GSYH’da sanayinin payının sadece yüzde 18 olduğunu belirten Yusuf Hacısüleyman, bu tablonun tarihi bir dip nokta anlamına geldiğini söyledi. TOKİ’nin çalışmaları ile düşük faiz ve uzun süreli kredi uygulamasının sanayi için de uygulanması gerektiğini belirten Hacısüleyman, üretim yapan sanayi sektörünün, uzun vadeli düşük faizli kredilerle yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Sanayide makinelerimizi yenileyip yeni yazılımlar edinmeliyiz. Bunun için de maddi kaynağa ihtiyaç var. Aksi takdirde işletmelerin çoğu bu finnasal baskı altında ezilmeye devam edecektir” dedi.

TÜRKİYE ULUSLARARASI TİCARETTE SÖZ SAHİBİ OLMAK ZORUNDA

Türkiye’nin AB’nin kendi içindeki ticaretinin içinde mi, dışında mı olduğunun hala belirsiz olduğunu belirten Hacısüleyman, “Türkiye olarak mutlaka uluslararası ticaret anlaşmalarında yer almalıyız. AB ile Hindistan arasında işbirlikleri yapılıyor. Çünkü Hindistan’da işgücü maliyeti çok düşük. Bu anlaşma ülkemizi ve Antalya’yı olumsuz etkileyebilir. Ürettiğimiz aynı ürünlerin satışında ciddi sıkıntı yaşayabiliriz. Bu nedenle ülke olarak uluslar arası anlaşmaların içinde olmak zorundayız” dedi.

Antalya’da Düşmeyen Konut Fiyatlarına Formül Bulundu (4)

HAZİNA ARAZİLERİNE KONUT PROJESİ GÜNDEME GELMELİ

“Konut üretim maliyetleri bir türlü düşmüyor ama bunu yapmak zorundayız” diyen Başkan Hacısüleyman, şunları söyledi: “TOKİ’nin yaptığı 500 bin sosyal konuk projesinin Antalya ayağını inceledik. Güzel bir çalışma. 13 bin 213. Toplam başvuru 113 bin. 85 bin kişi daha konut hayali ile yaşarken bu karşılanamadı. Bu ihtiyacı gidermemiz lazım. ABD, Çin ve İngiltere başta olmak üzere birçok ülkede hazine arazileri konut yapımı için tahsis yapılıyor. Bu sistemin ülkemizde uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Hazine arazileri inşaat firmalarına tahsis edilerek, arsa devletin olmak şartıyla oturanlar kira öder gibi konut sahibi olabilir. Kıyılardaki otellerin yüzde 90’nında arazi tahsis edilmiştir ve devletindir. Turizmde uygulanan modelin benzeri konut için hayata geçirilebilir”.

TAKSİTLE YAŞAYIP, ÖDEMELERİ YAPAMIYORUZ

2025 yılında banka ve kredi kartı ile yapılan harcama toplamının 23 trilyon 232 milyar lira olduğunu belirten Hacısüleyman, konuyla ilgili şunları söyledi: “Yemek için harcama 1,4 trilyonluk tutar, toplam harcamanın yüzde 6’sını oluşturdu. Konaklama ve seyahat için 875 milyar, eğitim ve kırtasiye için de 614 milyar lire harcama yaptık. Turizm sektöründe de borçlanarak tatil yapıyoruz. Taksitle tatil yapar hale geldik. Avrupa’da olmayan bu harcama sistemi sürdürülemez. Ödeme zamanı geldiğinde minimum ödeme tutarını zor ödeyebilen bir toplam haline geldik. Bu sistemi gözden geçirip düzeltmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

SOSYAL MEDYA KISITLAMASI GETİRİLMELİ

Sosyal medya kullanım yaşının 15 yaşında başlamasını kararlaştıran ülkeler olduğunu, bazı ülkelerin de bu konuyu gündemlerine aldığını belirten Hacısüleyman, “Biz de bu konuda bir söyleşi düzenledik. Sosyal medyanın insan üzerindeki etkilerinin konuşulduğu etkinliğimizde, “Telefonun içinde bize ait olmayan başkalarının dünyasını seyrediyor, inceliyoruz. Bazen oradaki dünyanın daha iyi olduğunu düşünerek kendi dünyamızda mutsuz oluyoruz. Sosyal medyada alına beğeni kadar toplumda beğenildiğimizi düşünür hale geldik. İnsanların ne yaptığını artık sosyal medyalarından takip eder hale geldik. Sosyal medyada aslında kendimizi ifşa ediyoruz. Sosyal medyanın yararları olduğu kadar zararlarının da olduğunu bilmeliyiz. Satış, pazarlama ve ürün tanıtımında kullandığımız sosyal medyanın olumlu yönleri olduğu gibi, zararlı yönlerinin olduğunu unutmamalıyız. Sosyal medya konusunda özellikle çocuklara yönelik bir kısıtlama gelmesini önemli buluyoruz” dedi.

Muhabir: HASAN YAVAŞLAR