Antalya’da çeşitli kurumlarda üretim danışmanlığı yapan Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm, zorluklar yaşamasına rağmen tarımın hiçbir zaman bitmeyeceğini ve insanların sofrasına meyve ve sebze girmeye devam edeceğini söyledi. Ekonomi yönetiminin uygulamalarının üretime sekte vurmasına rağmen üretimin devam edeceğini belirten Kuruüzüm, tarladan manava kadar herkesin inisiyatif kullanması ile sektörün ayakta kaldığını, bunun bedelinin de fakirleşme olduğunu söyledi.

Antalya’da Hale Giren Ürün Miktarı Düştü Fiyatlar Arttı (1)

HAL YASASI VE YÖNETMELİKLERİN SEKTÖRÜ ETKİSİ

Sektörlerle ilgili yapılacak düzenlemelerde, düzenlemenin o alanla ilgili işleyişin, üretimin ve tedarik zincirinin daha kolay ve verimli çalışmasına olanak sağlaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm, “2010 yılında yaş meyve ve sebze piyasasının üretimini ve ticaretini etkileyen bir Hal Yasası çıkarıldı. Bu yasa 2 yıl sonra uygulamaya kondu. Bu bekleme sürecinde Antalya ve benzeri kentlerindeki birlik ve kooperatifler, düzenlemenin önerilerini sundu. Ancak hiçbir etkisi olmadan uygulamaya girdi. Bu düzenleme ve yönetmeliklerle düzenleme ağı örüldü” diye konuştu.

Antalya’da Hale Giren Ürün Miktarı Düştü Fiyatlar Arttı (3)

AB’YE UYUM YASALARININ ÇIKARILIŞ NEDENLERİ

“AB’ye uyum yasaları çerçevesinde zorunlu olan konuların analiz edilip raporlanması gerekiyordu” diyen Kuruüzüm, “Bu yapılmadı. Bu düzenlemede amaç; piyasanın etkin şekilde işleyişi ve serbest rekabetini sağlamak, malların standartlara uygun şekilde işlem görmelerini sağlamak, toptancı haller arasında ortak bilgi paylaşımı ve iletişimini temin etmek, toptancı hallerin çağdaş bir sisteme kavuşturmak ve üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatlerini korumak için bu kanun çıkarıldı” şeklinde konuştu.

Antalya’da Hale Giren Ürün Miktarı Düştü Fiyatlar Arttı (4)

İŞLEM MİKTARININ YARISI KAYBEDİLDİ

2015 yılına göre miktar endeksleri sürünürken, fiyat endekslerinin fırladığını belirten Kuruüzüm, “Antalya’da 19 tane hal var. Bu hallerde işlem gören ürünlerin işlem miktar ve fiyat eğilimleri, 2021 yılından itibaren koptu. Her ikisi birbirinden bağımsız çalışır hale geldi. 2015’te 100 kilo olan işlem miktarı bugün yarı yarıya azaldı. 10 yılda işlem miktarının yüzde 50’sini kaybettik. Bu kanunu çıkarmaktaki amaç piyasanın etkin işleyişini sağlamaktı. Arz-talep ilişkisine göre hareket edilecekti, 10 yılın sonunda üretim yüzde 50 artarken, hale giren ürün miktarı yarısını bulmadı. Yani en baştan belirlenen amaçlar çökmüş durumda” ifadelerini kullandı.

FİYATLAR, PİYASADAKİ ÜRÜNLERİN YARISI ÜZERİNDEN BELİRLENİYOR

Fiyat belirlemedeki miktar derinliği yarı yarıya azaltılırsa, az işlem miktarı ile fiyat belirlemeye çalışılırsa olumlu sonuç alınamayacağını belirten Kuruüzüm, konuyla ilgili şunları söyledi: “Yine halde fiyatlar belirleniyor ancak 100 kilo yerine 50 kilo üzerinden fiyatlar belirleniyor. Antalya’da belirlenen domates fiyatı tüm Türkiye’de uygulanıyor. Hale girmeyen ürünler için de aynı fiyat geçerli oluyor. Halde işlem görme miktarı azaldıkça fiyat belirleme işlemi etkinsizleşiyor. Tarımda çok fazla sayıda üretim yapan küçük ölçekli insan var. Halde arz azaldığı için fiyatı yükselten kişiler olarak görülebiliyor” dedi.

TÜKETİCİYE ALIM GARANTİSİ VERİLMELİYDİ

Tarımsal üretimin planlanması için Antalya’da yapılan toplantılarda, planlanan ürünler için üreticiye alım garantisi verilmesini önerdiklerini belirten Kuruüzüm, konuyla ilgili sözlerini şöyle tamamladı: “Yoksa girdi maliyetleri ve fiyat politikasını üretici belirleyemez. Üreticiye belirli bir kazancı garanti edecek fiyat düzenlemesi mekanizması kurulmasını önerdik. Ancak yönetmelikte böyle bir garanti çıkmadı. Haller arasındaki bilgi paylaşımını artırma maddesi vardı”.

Muhabir: HASAN YAVAŞLAR