COP31 sürecinde iklim değişikliğinin Antalya’daki küçükbaş hayvancılığa etkileri gündeme gelirken, Antalya İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Zeliha Öztürk’ten su kaynaklarının korunması çağrısı geldi. Öztürk, Toroslar’ın eteklerinden zirvelerine kadar hayvancılığın sürdürülebilmesi için su kaynaklarının büyük önem taşıdığını belirterek, kuraklığa karşı dağların başında önlem alınması gerektiğini ifade etti.

"SU OLMAZSA ÜRETİM YAPILAMAZ"

COP31 kapsamında iklim değişikliği konuşulurken artan sıcaklık ve kuraklığın, Antalya’daki koyun ve keçi yetiştiriciliği üzerindeki etkisi değerlendiren Öztürk, "Malum, iklim değişikliği her şeyden önce kuraklığa sebep oluyor ve su, küçükbaş yetiştiriciliği için hayati öneme sahip. Su olmazsa üretim yapılamaz. En önemli kriter, kırsalda hayvancılık yapıldığı için özellikle doğal su kaynaklarının tahrip edilmemesi ve doğal ortamlarında korumalı" dedi.

Kuzular Anneleriyle Bulustu Resim (Medium)

"YÖRÜKLERİN TEMEL SU KAYNAKLARIDIR"

Torosların hem eteklerinde hem de zirvesinde hayvancılık yapıldığını hatırlatan Öztürk, bu nedenle birçok kez su kaynaklarının tahrip edildiği ve azaldığını görüldüğünü dile getirdi. Dağlarda çıkan sular, yaylalara çıkan yörüklerin temel su kaynağı olduğunu söyleyen Öztürk:

"Bu kaynaklar, koyun ve keçi üretiminde özellikle peynirimizin, kuzumuzun ve oğlağımızın etinde doğrudan etkilidir. Kuraklığın önlemlerini dağların başında almak ve bu konuda aksiyon alarak uygulamaya koymak gereklidir" ifadelerini kullandı.

COP31'İN VARLIĞI BİR FIRSAT

COP31'in ardından Antalya'da su alanlarının farkındalık bilinciyle korunmaya devam edilmesi gerektiğinin altını çizen Öztürk, "COP31’den sonrası da önemlidir. Her şeyden önce farkındalık çok önemlidir. Eğer kötü giden bir şeyler varsa ve bunların farkındalığını ortaya koyabiliyorsak bu önemlidir. COP31’in varlığı da bu anlamda bir fırsattır" şeklinde konuştu.

Sillyon Antik Kenti Hayvanlar (1)-1

"ANTALYA İÇİN BÜTÜNCÜL SU POLİTİKASI HAYATA GEÇİRİLMELİ"

Doğal su kaynaklarının korunması, özellikle dağlardan çıkan suların korunması büyük önem taşıdığını vurgulayan Öztürk, Bu yıl itibarıyla ciddi bir yağış rejimi yaşandı. Bunun da su kaynağı olarak görülmesi ve birçok projenin geliştirilmesi önemlidir. COP31’de bu projelerin finansal kaynaklarının sağlanması kritik olacaktır. Toplu olarak yapılacak projelerde suyun hayat olduğu gerçeğiyle empati kurarak, Antalya adına bütüncül bir su politikası geliştirmek gerekmektedir. Doğal su kaynaklarının yukarı bölgelerde de korunması, yağmur hasadı gibi projelerle alternatif su kaynaklarının hazırlanması ve uygulanması gerektiği düşünülmeli" ifadelerine yer verdi.

Muhabir: HASAN YAVAŞLAR