Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri, Nekropol Müzesi’nde bulunan koruma ağlarına takılarak yaşamını yitiren kuşlar için 41 gündür nöbet tutuyor. Koruma ağlarına tepki gösteren Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri, nöbetlerinin 41. gününden yetkililere bir kez daha seslendi.
Kuşların can çekişerek öldüklerini belirten hayvan hakları savunucuları, yaşananların yalnızca kuşların meselesi olmadığını, insanlığın meselesi olduğunu vurguladı. Bütün vatandaşlara seslenerek destek isteyen hayvanseverler, “Bugün yalnızca kuşların değil, kendi vicdanınızın da sesini duyun. Çünkü yarın çok geç olabilir” dedi.

“KUŞLAR GÖZ GÖRE GÖRE ÖLÜYOR”
Kuşların yaşam hakları için 41 gündür mücadele veren hayvan hakları savunucuları şu ifadelere yer verdi:
“Sevgili yaşam hakkı savunucuları, değerli dostlar, Bugün burada tam 41 gündür aynı acının, aynı utancın ve aynı vicdan sınavının tanıklarıyız. Tam 41 gündür Nekropol Müzesi'nde kuşlar ağlara takılıyor, çırpınıyor, susuz kalıyor ve göz göre göre ölüyor. Tam 41 gündür onların çığlıkları gökyüzüne yükseliyor. Ama ne yazık ki o çığlıklar, duyması gerekenlerin vicdanına ulaşmıyor. Belki duyuyorlar… Ama duymamayı tercih ediyorlar. Çünkü duyulmuş olsaydı, bugün hâlâ bu ölüm ağları burada olmazdı. Bugün hâlâ kuşlar can çekişerek ölmezdi.
“CANLILARIN ÖLÜMÜNÜ SEYREDEN BİR KURUM GEÇMİŞİ NASIL KORUYABİLİR?”
Artık gerçekten söyleyecek söz bulamıyoruz. Bir kurum, tarihi mezarları korumak adına canlıların ölümünü seyrediyor. Oysa yaşamı koruyamayan bir anlayış, geçmişi koruduğunu nasıl söyleyebilir? Taşlara gösterilen özen, canlılara gösterilmiyorsa orada kültürden değil, vicdansızlıktan söz edilir.

“SADECE KUŞLARIN MESELESİ DEĞİL”
Bugün Nekropol Müzesi'nde yaşananlar sadece kuşların meselesi değildir. Bu, insanlığın meselesidir. Çünkü bir toplum, en savunmasız canlılarına nasıl davranıyorsa, aslında kendi vicdanının da fotoğrafını çekiyordur. Ama bizi en çok yaralayan yalnızca kurumların sessizliği değil… Toplumun sessizliğidir.
“BAŞKALARININ ACISINI İZLEMEK SIRADANLAŞTI”
41 gündür buradayız. 41 gündür aynı yerde, aynı saatte, aynı acıyı anlatıyoruz. Peki kaç kişi durup merak etti? "Bu insanlar neden her gün burada?" "Hangi kuşlardan bahsediyorlar?" "Neden 41 gündür vazgeçmiyorlar?" Ne yazık ki çok az kişi…Çünkü duyarsızlık artık alışkanlık oldu. Başkalarının acısını izlemek sıradanlaştı. Vicdan sustu. Oysa kötülük sadece onu yapanlarla değil, onu görüp sessiz kalanlarla da büyür.

Bugün kuşlar ölüyor. Yarın başka canlılar… Sonra çocuklar… Sonra insanlar… Haksızlık karşısında sessiz kalmak, haksızlığı güçlendirmektir. Bugün bu kötülüğe ses çıkarmayanlar, yarın kendi uğradıkları haksızlıkta ses verecek kimseyi bulamayabilir. Çünkü vicdan sadece bize dokunan acılarda çalışıyorsa, o artık gerçek vicdan değildir.
“TARAFINIZI SEÇİN”
Bugün hepimize düşen soru şudur: Dilsiz şeytan mı olacağız? Yoksa yaşamın, adaletin ve vicdanın yanında mı duracağız? Tarafınızı seçin. Çünkü hayat, insanı yalnızca yaptıklarıyla değil, yapmadıklarıyla da yargılar. Bugün sessiz kalan herkes, bu ölümlerin yükünden bir parça taşımaktadır. Ve unutmayın… "Zulme sessiz kalan, zalimin ortağıdır." Bir gün herkes, hangi tarafta durduğunun hesabını önce kendi vicdanına verecek.

“ÇÜNKÜ YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR”
Biz ise 41 gündür olduğu gibi bugün de yaşamın tarafındayız. Kuşların tarafındayız. Vicdanın tarafındayız. Bu ağlar kaldırılana, bu ölümler sona erene ve kuşlar yeniden özgürce gökyüzüne kanat çırpana kadar bu nöbetten vazgeçmeyeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki; "Bir toplumun gerçek uygarlığı, en güçsüz canlılarına gösterdiği merhametle ölçülür." Biz, bu ülkenin vicdanının tamamen susmadığını göstermek için buradayız. Ve son olarak buradan herkese sesleniyoruz: Bugün yalnızca kuşların değil, kendi vicdanınızın da sesini duyun. Çünkü yarın çok geç olabilir.”





