Türkiye’de son 24 saatte Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da bulunan 2 okula silahlı baskın yapılmıştı. Kahramanmaraş Onikişubat ilçesinde Ayser Çalık Ortaokulu'nda 14 yaşındaki bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda 9 kişinin hayatını kaybettiği açıklanırken, 13 kişinin ise yaralandığı belirtilmişti. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde ise dün eski bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda ise 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis ve 1 kantin işletmecisi yaralanmıştı. Olayların ardından velilerin gözü ise Milli Eğitim Bakanlığı’na çevrildi.

Antalyada Iki Annenin Feryadi Maras Ve Urfadan Ders Almadik (1)-2

ANTALYA’DA OKUL KABUSU DEVAM EDİYOR

Antalya’da ise Muratpaşa ilçesinde bulunan Vali Saim Çotur İlköğretim Okulu’nda Ram öğrencisi 2 çocuğun 10 gündür şiddet ve tehdide maruz kaldığı ileri sürülmüştü. Geçtiğimiz günlerde çocuklarının can güvenliğinin olmadığını belirterek yetkililere seslenen Anne Sinem Özcan ve Gamze Gülhan şok eden yeni iddialarda bulundu. Geçtiğimiz günlerde Ram öğrencisi çocuklarının 10 gün boyunca tehdit, şiddet ve zorbalığa maruz kaldığını ileri süren Anne Özcan ve Gülhan, bu kez ise kendilerine kumpas kurulduğunu ileri sürerken, çocuklarını okula dahi göndermekten korktuklarını dile getirdi. 10 gün boyunca hem fiziksel hem de psikolojik olarak yapılan eziyetlere isyan eden anneler, çocuklarının can güvenliğinin olmadığını söyleyerek yetkililerden bir kez daha yardım istedi.

SES KAYDI DELİL OLARAK SUNULDU

Olay nedeniyle yeniden okula çağrıldıklarını belirten anneler, çocuk şubeden gelen emniyet güçlerinin güvenlik kameralarını incelediklerini belirtirken, çocuklarını tehdit eden öğrencinin bugün şikayetinizi geri çekin baskısı yaptığını iddia ettiler. Kendilerine kumpas kurarak iftira atılmasından endişelenen anneler, konuyla ilgili ellerinde ses kaydı olduğunu ve yetkililere delil olarak kayıtları verdiklerini ifade etti.

“ÇOCUKLARIMIZIN TOPRAĞINA SARILMAK İSTEMİYORUZ”

Çocukları için çok endişeli olduklarını vurgulayan anneler, çocuklarını okula dahi göndermekten korktuklarını ama mecbur olduklarını söylerken, “Çocuğumuz ölsün istemiyoruz. Bugün Kahramanmaraş’ta meydana gelen olay gibi bizde çocuklarımızın toprağına sarılmak istemiyoruz” sözleri ile feryat etti.

Antalyada Iki Annenin Feryadi Maras Ve Urfadan Ders Almadik (2)

“BİZİM ÜZERİMİZE KUMPAS KURULUYOR”

Çocukları için yardım çağrısında bulunan Anne Sinem Özcan ve Gamze Gülhan şu ifadelere yer verdiler:

“Bugün biz yine okula çağrıldık. Çocuk şubeden polisler gelmiş, kamera güvenlik kayıtlarına baktılar. Ve bu çocukların duracağı yok. Bıçakla tehdit eden şahıs sabah okula gelip sınıfa girerek, “Çocuğumun şikayetini geri çekeceksin” demiş. Diğer arkadaşları da gelmiş, plan proje yapmışlar. “Biz de ailelerin bizi tehdit ettiğini söyleyelim, iftira atalım” diye konuşmuşlar. Yani şu an bizim üzerimize kumpas kuruluyor.

“URFA VE MARAŞ’TA YAŞANANLARIN BURADA DA MI OLMASI LAZIM?”

Urfa’da, Kahramanmaraş’ta yaşananların burada da mı olması lazım? Biz bunu anlamıyoruz İnanın psikolojimiz tamamen bozuldu. Bu çocuklar ailelerinin yönlendirmesiyle hareket ediyor. Kesinlikle bu kumpası düşünecek zekâda değiller. “Biz ölümle tehdit edildik” diyerek şikayetçi olmayı planlamışlar. Bunun ses kayıtları da var. Ben yarın tekrar çocuk şubeye gitmek zorunda kalacağım.

“ÇOCUKLARIMIZI OKULA GÖNDERMEYE KORKUYORUZ”

Ben bunlarla uğraşmak zorunda mıyım? Üstelik bu kadın çocuğunu hâlâ okula göndermeye devam ediyor. Biz çocuklarımızı okula göndermekten korkuyoruz. Ben çocuğumu okula göndermiyorum, gönderemiyorum. Okul yönetimi diğer velilerle görüşmüş. Müdürümüz, diğer çocuğun velisini arayıp “Yarın çocuğunu alıp çocuk şubeye gideceksin” demiş. Elinden geleni yapmaya çalışıyor ama kanuni yollar bizi neredeyse haksız çıkarıyor. Sırf cezai ehliyet yaşı olmadığı için devlet bize, “Çocuğun ölse de bu suçlu kadar değeri yok” demiş oluyor. Biz ne yapacağız? Kendi adaletimizi kendimiz mi sağlayalım?

Antalyada Iki Annenin Feryadi Maras Ve Urfadan Ders Almadik (1)-1

“SUÇLU BENİM ÇOCUĞUMMUŞ GİBİ DAVRANILIYOR”

Resmi makamlar bu aileyi kontrol edemiyorsa, çocukları aileden alıp yetiştirme yurduna veya ıslah evine vermeli. Ama “Savcılık karar verir” deniyor. Bugün güvenlik kamera kayıtlarını incelemek için geldiler. Benim kızımın yanında o çocuk, abisine bıçak çekip “Kardeşin de bu okuldaymış, dediğimi yapmazsan ona göre” demiş. Bu resmi ifadeye geçmedi, sözlü ifadede kaldı. Yarın tekrar gidip ek ifade vermek zorundayım. Suçlu benim çocuğummuş gibi davranılıyor. Biz niye uğraşacağız bu çocuklarla bu çocuklar ceza almayacaksa, ben niye kendimi yırtıyorum?

“DOSYAYA DELİL OLARAK ALINACAK”

Bize şu anda kumpas kuruluyor. Ses kaydı elimizde. Çocuklar aralarında plan yapmış: “Biz müdürün odasından çıktığımızda veliler bizi sıkıştırdı. Bizi ölümle tehdit etti diyelim, biz de şikayetçi olalım.” Ben bu kaydı okul müdürünün ve polislerin yanında dinlettim. Dosyaya delil olarak alınacak. Benim maddi gücüm yok. Kirada oturuyorum, otizmli çocuğum var. Dört çocuğum okula gidiyor ama diğerlerini gönderemiyorum. Bu olay yüzünden diğerlerini ihmal ediyorum. Benim çocuğum okul müdürünün odasında fenalaştı.

“BEN ÇOCUĞUM ÖLSÜN İSTEMİYORUM”

Ben çocuğum ölsün istemiyorum. Ben diğer anneler gibi onun toprağına sarılmak istemiyorum. Müdür beyin odasında annesi çağırıldığı zaman Annesi, “Ben çocuğumu yurt dışına göndereceğim, okuldan alacağım” dedi. Biz müdüriyetten çıkmadan önce çocuğunu alıp gitti.

“OLAY 10 GÜNDÜR DEVAM EDİYORMUŞ”

Ben çocuğumu okula gönderemezken, onlar daha hala çocuğunu okula gönderiyor. Ben şu anda çocuğumu aşağı indirmiyorum. Korkuyorum başına bir şey gelecek diye. Bizim dün haberimiz oldu. Çocuklar okul dışına çıktığında dışarıda gruplaşma oluyormuş. Müdür yardımcısı sağ olsun o gruplaşmayı dağıtıp bizim öğrencilerimizi öyle evine gönderiyormuş. Ve bu durum 10 gündür devam ediyormuş.”

Muhabir: YAPRAK ÖZER