Antalya Nekropol Müzesi sık sık kuş ölümleriyle gündeme gelmeye devam ediyor. Attalos Pati Gönüllüleri, Antalya Nekropol Müzesi’nde onlarca çağrıya rağmen hala kuşların ölmesine isyan etti. Attalos Pati Gönüllüleri, şu sözlere yer verdi;
“Antalya’nın göbeğinde, aylardır hatta yıllardır dile getirdiğimiz bir yaşam hakkı sorunu hâlâ devam ediyor. Nekropol Müzesi’nde kuşlar ağlara takılıyor, ağlarla çatı arasında sıkışıyor; çıkış yolu bulamadıkları için açlık, susuzluk, sıcaklık ve korku içinde can veriyor.

ÇALIŞMA YAPILMALI
Bu sorun bugün ortaya çıkmadı. Defalarca dile getirildi, görüntülerle belgelendi, ilgili kurumlara başvurular yapıldı, kamuoyu bilgilendirildi. Buna rağmen kuş ölümleri devam ediyor. Bizlere zaman zaman “somut adımlar atılıyor”, “önlemler alınıyor” deniliyor. Peki soruyoruz: Kuşlar hâlâ ölüyorsa bu somut adımlar neyi çözdü? Bir önlemin adı değil, sonucu önemlidir. Sonuç ortadaysa ve kuşlar hâlâ aynı ağlara takılıp ölüyorsa, artık “çalışma yapılıyor” açıklamalarının arkasına sığınılamaz.

Kamuoyuna daha önce çeşitli düzenlemeler ve kuşları uzaklaştırmaya yönelik sistemler uygulanacağı açıklandı. Ancak bizim talebimiz son derece nettir: Kuşları kovmak değil, onları öldüren düzenekleri ortadan kaldırmak istiyoruz. Ultrasonik seslerle, yeni engellerle ya da başka yöntemlerle kuşları yaşam alanlarından uzaklaştırmak çözüm değildir. Çözüm, ölüm tuzağına dönüşen ağların ve tehlikeli düzeneklerin tamamen kaldırılmasıdır.

KAÇ KUŞ DAHA ÖLECEK
Kaç kuş daha ölmeli? Kaç kuş daha ağlarda çırpınmalı? Kaç görüntü, kaç başvuru, kaç uyarı daha gerekiyor? Ve alınan önlemlere rağmen ölümler devam ediyorsa, bunun hesabını kim verecek? Artık yeni açıklamalar değil, somut sonuç istiyoruz. Kuşların neden öldüğünün, bugüne kadar kaç kuşun yaşamını kaybettiğinin, hangi önlemlerin alındığının ve neden hâlâ yeterli olmadığının kamuoyuna açık ve belgeli biçimde açıklanmasını istiyoruz. Çünkü burada yalnızca bir müzenin teknik düzenlemesinden söz etmiyoruz. İnsan eliyle oluşturulmuş bir sistem nedeniyle yaşamını kaybeden canlılardan söz ediyoruz. Bir kuş ağlara takıldığında çırpınıyor, kurtulmaya çalışıyor, gücü tükeniyor ve sonunda ölüyor. Bunu görüp hiçbir şey olmamış gibi yürüyüp gidebilir miyiz? Biz gidemeyiz.

Çünkü vicdan yalnızca acıyı görmek değil, gördüğün acının devam etmesine itiraz etmektir. Nekropol Müzesi’nde tek bir kuşun daha ölmemesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Artık söz değil, sonuç istiyoruz. Kuşları uzaklaştırmayın, ölüm tuzaklarını kaldırın. Ağları kaldırın. Yaşam hakkına saygı gösterin. Çünkü mesele yalnızca kuşlar değildir. Mesele, gözümüzün önünde bir canlı ölürken bizim ne yaptığımızdır.”




