Antalya Özgür Üniversite Hareketi ve Kaldıraç Attalos Meydanı’nda Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) programının “meslek edindirme” adı altında çocuk işçiliğini yasallaştırdığını savunarak dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Lise çağındaki çocukların haftanın büyük bölümünde çalıştırıldığını, eğitim hayatından koparıldığını ve ağır koşullarda düşük ücretlerle patronların insafına bırakıldığını vurgulayan açıklamada, MESEM’in asıl amacının sermayeye ucuz ve güvencesiz iş gücü sağlamak olduğu savunuldu.
Açıklamada, çocukların geri dönülemez bir noktaya girdiğine vurgu yapılırken, “ Devlet ve aile kurumu tarafından 'meslek öğren' şeklinde MESEM'e yöneltilen çocuklar, haftada 1 kez gördüğü okullarından hızlıca soğuyup okula bile gitmeyerek lise öğrenimlerine son vermektedir. Hızlıca eğitim hayatından soğutup sermayeye tam zamanlı ucuz işgücü yaratmak bu programın asıl amacıdır” sözlerine yer verildi.

“ÇOCUKLAR SERMAYEDARLARA PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR”
Attalos Meydanı’nda yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“MESEM çocuk işçiliği yasalaştıran programın adıdır. Lise çağındaki çocuklar MESEM’e kaydolup haftanın 4 günü çalıştırılıp 1 gün ise okula gidiyor dense de biliyoruz ki birçoğu haftada 6 gün patronları tarafından zorla ve karşılıksız çalıştırılmaktadır. 'Meslek öğreniyorlar' şeklinde pazarlanan bu uygulama, lise çağındaki çocukları sermayedarlara peşkeş çekip çocukları eğitimden kopartmaktadır.
“ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN 3-4 MİLYONA YAKLAŞTIĞI BİLİNİYOR”
Kaydolduğu günden itibaren hızlıca eğitim hayatında boşluklar ve yaralar açılan çocuklar geri dönülemez bir noktaya girmiş oluyor. Devlet ve aile kurumu tarafından 'meslek öğren' şeklinde MESEM'e yöneltilen çocuklar, haftada 1 kez gördüğü okullarından hızlıca soğuyup okula bile gitmeyerek lise öğrenimlerine son vermektedir. Hızlıca eğitim hayatından soğutup sermayeye tam zamanlı ucuz işgücü yaratmak bu programın asıl amacıdır. MESEM öğrencileri, kayıt dışı çalışanlar ve 15 yaş altı çocuklar da eklendiğinde çocuk işçiliğinin 3-4 milyona yaklaştığı biliniyor.
“ÇALIŞMA SAATLERİ VE KOŞULLARI İSE PATRONLARIN İNSAFINA BIRAKILMIŞ DURUMDA”
Özellikle ailesi geçim sıkıntısıyla boğuşan çocuklar, erken yaşta hane gelirine katkıda bulunmak için MESEM’e kayıt yaptırmak zorunda kalmaktadır. Çalışma saatleri ve koşulları ise patronların insafına bırakılmış durumda. Bunca emeğe karşılık 1 ayın sonunda çocuklara verilen ücret ise Asgari ücretin %23'üne tekabül eden 6.600 TL. Çalıştırılan çocukların sigortasını devlet yapmakla birlikte verilen ücretin yarısı da devlet tarafından sübvanse ediliyor.
“GÜN GELECEK, DEVRAN DÖNECEK, AKP HALKA HESAP VERECEK”
MESEM'in sermayedarlara faydası saymakla bitmez. işyerinizdeki gerekli tedbirleri almadığınız takdirde bir çocuğu katletseniz bile sorumlu tutulup ceza almıyorsunuz. Tekirdağ'da çalıştığı fabrikada ateş yakarak ısınmak isterken hayatını kaybeden 16 yaşındaki Mustafa Eti'nin davası 5 Aralık’ta görüldü. Davada yargılanan iki sanık da adli kontrol şartı ve yurtdışı yasağı kararı ile tahliye edildi.
“ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLAR İHMALLER SONUCU VAHŞİCE CAN VERMEKTEDİR”
İş yerlerindeki işçi sağlığı ve güvenliği koşullarını yaratmak patronlar için ‘gereksiz masraf’ olarak görüldüğünden, çalıştırılan çocuklar ihmaller sonucu vahşice can vermektedir. Sadece 2025 yılında ise bildiğimiz 91 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti ve bu cinayetlere her gün yenisi eklenmekte. Murat Can Eryılmaz ve Alperen Enes Ural 17, Zekai Dikici ve Alperen Uygun 16 yaşındaydı. Çalıştığı inşaatlardan düşerek öldüler. 14 yaşındaki Arda Tonbul, kafası sac büküm makinasına sıkıştı. 16 dakika boyunca can çekişti. Hastaneye kaldırıldığında beynine oksijen gitmediği için kalbi durmuştu. 6 gün hastanede kaldıktan sonra hayatını kaybetti. Cansu Esatoğlu, Nisa Taşdemir ve Tuğba Taşdemir, Dilovası’nda kaçak imalat yapan bir kozmetik fabrikasında yanarak öldüler. Olaydan tam bir yıl önce, fabrikanın levhasının olmadığı, iş güvenliği önlemlerinin bulunmadığı, çocukların işçi olarak çalıştırıldığı ve işçilerin çoğunun sigortasız olduğu için ‘resmi’ olarak şikâyet edilmişti.
“İŞ CİNAYETLERİNE KURBAN GİDEN KARDEŞLERİMİZİN HESABINI SORACAĞIZ!”
Milli Eğitim Bakanlığı'nın İstanbul'da düzenlediği etkinlikte MESEM programını ‘Çocukların Kanı Elinizde’ pankartıyla protesto eden 16 TİP’li sıra arkadaşımıza ise tutuklandıktan 23 gün sonra tahliye kararı verildi. Çocuk işçiliğine son vereceğiz. MESEM’i kaldıracağız. Liseleri ve üniversiteleri özgürleştireceğiz. İş cinayetlerine kurban giden kardeşlerimizin hesabını soracağız!”





