Antalya’nın Aksu ilçesi Yeşilkaraman Mahallesi’nde bulunan Karataş Mağarası’nda 10 Ocak’ta yapılması planlanan Tekno Parti Organizasyonu, medya organlarında mağaranın zarar görebileceği yönündeki iddialarla gündeme gelirken kamuoyunda tartışma konusu olmuştu. Konuyla ilgili mülk sahiplerinden açıklama geldi. Karataş Mağarası 2011 yılında Orman Yüksek Mühendisi Nasuh Karataş tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle restore edilmişti. Karataş ailesinden Deniz Karataş, mağaranın yaklaşık 30 yıl önce ihale yoluyla özel mülkiyet olarak satın alındığını, tapulu ve ticari bir işletme statüsünde olduğunu ifade etti. Karataş, mağaranın işletmesinin ve organizasyonunun arazinin kiracısı olan başka bir kişi tarafından yürütüldüğünü, mülkiyetin ise hâlâ Karataş ailesine ait olduğunu aktardı.

Deniz Karataş açıklamasında, söz konusu alanların bir SİT alanı olmadığını; iş yeri açma ruhsatı, iskan ve içki ruhsatları dâhil olmak üzere tüm yasal belgelerinin bulunduğunu vurguladı. Yaklaşık 15 yıldır aktif olarak faaliyet gösteren işletmenin yeni bir yapı olmadığını söyleyen Karataş, mağaranın jeolojik sınıflandırma açısından ‘D grubu mağara’ statüsünde yer aldığını ve Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi’nin de bu yönde değerlendirmeleri bulunduğunu aktardı.

MAĞARA İHALE YOLUYLA ÖZEL MÜLKİYETLİ OLARAK ALINDI
1998 yılında özel mülkiyet olarak ihale yoluyla alındığını söyleyen Deniz Karataş, “Mağaranın mülkiyeti bizde ama işletmesini yapan farklı bir kişide, biz kiraya verdik. Mülk sahibi hâlâ Karataş ailesidir, organizasyonu yapan ise başka bir firma dolayısıyla bezimle bir ilgisi yok; kiraya verdik orayı. 1998 yılında özel mülkiyetli olarak aldık, yani ihale yoluyla aldık. Kim sorarsa bunu söylüyoruz. Bizim sadece mağara değil, o arazinin tamamı yani tapulu bir bölüm” ifadelerini kullandı.

YASAL BELGELERİ OLAN BİR İŞLETME
İhale yoluyla 30 sene önce satın alındığını ve 15 yıldır işletme olarak yasal izinler çerçevesinde turizm amaçlı kullanıldığını aktaran Karataş, “15 yıldır da orada bir işletme var. Aslında tamamen yasal bir süreçten ibaret. Bir mekân gibi ticari bir yerdir orası. İş yeri açma ruhsatı vardır, içki ruhsatı vardır, alkol ruhsatı, tabelası, iskan ruhsatları… Tüm belgeleri tam; her şey orada yeni bir yer değil. Yıllardır çalışmakta olan ticari, tapulu, özel mülk bir arazidir” sözlerine yer verdi.

“DENGE İÇERİSİNDE SAHİP ÇIKILMALI”
Karataş, mağaranın D grubu mağara statüsünde olduğunu ifade ederek, “Mağara sit alanı değil. Ama işte her mağara aynı değil. Bir Damlataşı ve diğer mağaralar içerisinde sarkıtın, dikitin olması veya mağaranın özellikleri farklılık gösteriyor. Türkiye’de yüz binlerce mağara var. Bazı mağaralar sadece kayalık bir yapıdan ibarettir. Ama bazıları hakikaten içinde farklı şeyler barındırır. Burası D grubu bir mağara. Zaten Jeoloji Mühendisleri Odası açıklaması var bu konuda. Buralar bir şekilde halkın kullanımında hem koruyarak hem kullanarak bir denge içerisinde yürütülmesi gereken yerlerdir. “Korunmasın” diyemez hiç kimse. “Hem korunsun ama kullanılmasın” da denilmemeli. Böyle bir denge içerisinde sahip çıkılmalı. Sahip çıkmak, herhangi bir gerekçeyle tamamen kapatalım anlamı doğurmamalı. Hangi şekil ve şartlarla ilerlenmeli ona bakılarak neticede hizmet vermeli” ifadelerini kullandı.





