Antalya’da maden ve mermer ocakları işgali sürerken Akseki’de yapılması planlan GES projesi dikkatleri üzerine çekti. Akseki’deki 250 MW Kurulu gücündeki güneş enerji santrali ile 250 MWh kapasiteli elektrik depolama tesisinden oluşan Portakal GES projesine ilişkin hazırlanan ÇED raporunda yatırımın çevresel etkilerine yönelik önemli taahhütler yer aldı. Yapılması planlanan ve yatırım bedeli 3,3 milyar lira olarak açıklanan proje kapsamında yaklaşık 500 milyon kWh yıllık elektrik üretimi hedefleniyor.

KONYA SINIRINI AŞTIĞI İÇİN REVİZE EDİLDİ
Proje daha önce Konya il sınırını aştığı gerekçesiyle revize edilmesi istendi. Yaklaşık 494,5 hektar olarak öngörülen alan, yapılan revizyonla birlikte 259 hektara düşürüldü. Çevresel açıdan en dikkat çeken unsurlardan biri ise su kaynakları ve derelere ilişkin getirilen koruma şartları oldu.

DÜDEN VE DERE YATAKLARINA KORUMA SINIRI GETİRİLDİ
ÇED raporuna göre, proje alanında bulunan 2 kaynak ve 3 düdenin çevresinde 50 metre yarıçapındaki alanların mutlaka koruma alanı olarak bırakılması öngörüldü. Bu alanlarda güneş paneli kurulumu, yapılaşma veya hızlı müdahale yapılmayacak. Proje kapsamında dere yatakları için de koruma tedbirleri getirildi. Dere yatağı ve su basar alanlarının belirlenen sınırları korunacak; dere yatağının şev üstünden itibaren 20 metre sağında ve solunda koruma alanı bırakılacak. ÇED raporunda yeraltı su kaynaklarının korunmasına yönelik olarak atık su deşarjının yasak olduğu, suyun yönlendirilmesine izin verilmeyeceği belirtildi. İnşaat ve işletme dönemlerinde ihtiyaç duyulacak suyun tankerlerle sahaya taşınması planlanıyor.

3,3 MİLYARLIK TL’LİK PROJE SU KAYNAKLARI ÜZERİNDE
Güneş panellerinin yılda 4 kez temizlenmesi öngörülürken bu işlemde yalnızca iyonize su kullanılacağı ve panel temizliğinden kaynaklı atık su oluşmayacağı ifade edildi. Evsel atık suların ise sızdırmaz fosseptiklerde toplanarak arıtma tesislerine taşınması planlanıyor. Projenin inşaat aşamasında yaklaşık 150 bin 530 ton hafriyat ve bitkisel toprak oluşması bekleniyor. ÇED raporunda hafriyatın öncelikle saha düzenleme çalışmalarında kullanılacağı, ihtiyaç fazlasının ise depolama alanlarına gönderileceği belirtildi.

Ayrıca proje alanında yaban hayatı açısından kritik bölümlerde faaliyet yapılmayacağı, korunması gereken türlerin tespit edilmesi halinde ilgili kurumların belirleyeceği tedbirlerin uygulanacağı kaydedildi. Yaklaşık 3,3 milyar liralık yatırım ile hayata geçirilmesi planlanan projenin çevresel açıdan en kritik başlıklarının su kaynakları, dereler, dere yatakları, hafriyat ve yaban hayatının korunmasına yönelik taahhütlerden oluştuğu görüldü.





