Ekonomik krizin her geçen gün daha da derinleştiği Türkiye’de en ağır bedeli emekliler ödüyor. Temel gıda ürünlerinden kiraya, faturalardan sağlık harcamalarına kadar artan yaşam maliyetleri karşısında aylık yalnızca 16 bin TL ile hayatta kalmaya çalışan emekliler adeta bir yaşam mücadelesi veriyor. 2025 yılı için açıklanan maaş artışının beklentilerin çok altında kalması, milyonlarca emekliyi isyan noktasına getirmişti.
Bu tabloya dikkat çekmek ve taleplerini kamuoyuna duyurmak isteyen Tüm Emekliler Sendikası Antalya Şubesi, Attalos Meydanı’nda bir araya gelerek “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz”, “Aylıklara 20 bin TL seyyanen zam şart" ve “Örgütlen, diren değiştir” sloganları ile düşük maaşlara ekonomik tepkilerini dile getirdi. Attalos Meydanı’nda eylem gerektiren emeklilere ise CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı ve CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı destek verdi.

Antalya’dan ‘Geçinemiyoruz’ Sesleri Yükseldi (6)

“TÜİK İKTİDARIN İSTEDİĞİ ENFLASYONU AÇIKLIYOR”

Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen, her yıl iki defa olmak üzere enflasyon oranında emekli maaşları, aylıkları memur maaş katsayısına ya da işçilere göre verildiğini hatırlatarak, "Ancak ne yazık ki her geçen yıl emekli maaşlarının eridiğini hep beraber gözlemliyoruz. TÜİK denen bir kurum var. O kurum, her yıl bizim de yaptığımız istatistiklere göre emeklilerin hak kaybına neden olmaktadır. TÜİK gerçek bir enflasyon açıklamıyor; iktidarın istediği enflasyonu açıklıyor. Ve o oranda da güya bizim emekli maaşlarımıza, işçilerin ve memurların maaşlarına artırım geliyor. Ama görünen şu ki giderek kayıplarımız derinleşmektedir. İstanbul’dan İzmir’e, Antep’ten Batman’a, Eskişehir’den Artvin’e kadar birçok yerde arkadaşlarımız karda, kışta, yağmurda, soğukta; yaz kış demeden sokaklara çıkarak haklarına sahip çıkıyorlar. Eğer biz haklarımıza sahip çıkmazsak, emeğimizin yani bedenimizi peşin ödediğimiz çalışmanın karşılığını alma noktasında birleşemezsek, onlara sahip çıkamazsak bu AKP iktidarı ve ortakları bugüne kadar yaptıkları gibi bugünden sonra da bizi sefalete mahkûm edecekler" diye konuştu.

Antalya’dan ‘Geçinemiyoruz’ Sesleri Yükseldi (3)

HEDEF, BU KÖTÜLÜK İKTİDARININ GÖNDERİLMESİ

"Emekliler olarak bu sefalete karşı, bu yoksulluğa karşı Türkiye’nin her yerinde ayağa kalktık ve mücadelemiz devam edecektir. İleriki günlerde daha sürpriz mücadelelerimiz olacaktır. Onları zamanı geldiğinde paylaşacağız. Ama şunu bir kez daha söyleyelim, bir kez daha altını çizelim: Türkiye’de artık bu iktidarın gitme zamanı gelmiştir. Bu iktidarın bize vereceği hiçbir şey, halka vereceği hiçbir şey kalmamıştır. Bu iktidar bir avuç sermayeye, çetelere, yandaşlara para aktarmaktadır. Tercihini onlardan yana kullanmaktadır, halktan yana kullanmamaktadır. Dolayısıyla bu iktidara karşı toplumun bütün kesimleri; ezilenler, dışlananlar, ötekiler, demokratlar, devrimciler birleşmek ve birleşik bir muhalefeti yaratmak zorundadır. Hiç öyle ayrımız gayrımız olmadan bundan sonra bütün örgütler, bütün demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler tek bir hedefe kilitlenmelidir. O hedef, bu kötülük iktidarının gönderilmesi olmalıdır. Bu iktidar gönderilmeden demokratik yollarla bizim geleceğimiz söz konusu değildir" diye konuştu.

Antalya’dan ‘Geçinemiyoruz’ Sesleri Yükseldi (4)

EMEKLİYE AÇLIK, YANDAŞA SALTANAT

Attalos Meydanı’nda eylem gerçekleştiren emekliler adına basın açıklamasını Tüm Emekliler Sendikası Antalya Şubesi Genel Sekreteri Ferzan Sarsılmaz okudu. Sarsılmaz açıklamada şu sözlere yer verdi:
"Türkiye’de emeklilik, iktidarın bilinçli tercihiyle onurlu ve güvenceli bir yaşam hakkı olmaktan çıkarılmış; sefalete mahkûmiyetin adı haline getirilmiştir. Milyonlarca emekli bugün yoksullukla, borçla ve barınma kriziyle boğuşuyorsa bunun nedeni ekonomik zorunluluklar değil; tek adam rejimi ve neoliberal yağma politikalarıdır. Bu ülkede emeklilik artık bir huzur ve güvence dönemi değil, açlıkla ölmemek mücadelesidir. Yıllarca çalışmış, üretmiş, bu ülkenin tüm değerlerini yaratmış emekçiler; bugün bilinçli bir sınıf politikasıyla açlığa itilmiştir. Tek adam rejimi altında uygulanan neoliberal ekonomi programı; sosyal devleti tasfiye etmiş, kamusal kaynakları sermayeye ve ayrıcalıklı bir azınlığa aktarmış, emeklileri ise cezalandırılması gereken bir “yük” olarak görmüştür. Bu bir yönetim hatası değil, bilinçli bir tercihtir."

Antalya’dan ‘Geçinemiyoruz’ Sesleri Yükseldi (5)

MİLYONLARCA EMEKLİ AÇLIĞA MAHKÛM EDİLDİ

Mart 2025 itibarıyla Türkiye’de emekli ve hak sahiplerinden oluşan 16,8 milyonu aşkın insanın 4,5 milyonu, 16 bin 881 TL gibi bir sefalet aylığına mahkûm edildiğini ifade eden Sarsılmaz,
"Bir o kadar dul ve yetim hak sahibi ise bu tutarın çok daha altında aylık almaktadır. Bu rakamlar açlık sınırının altındadır, hatta yer yer yarısının bile altına düşmektedir. Bunun adı derin yoksulluktur. Emeklilere fiilen “aç kal” denmekte, sendika hakkı gasp edilerek “sus” denmektedir. Bu, emekçilerin yaşam onuruna yönelmiş açık bir saldırıdır" dedi.

Antalya’dan ‘Geçinemiyoruz’ Sesleri Yükseldi (2)

“ASGARİ ÜCRET AÇLIK VE YOKSULLUK GERÇEĞİ”

2026 yılı için açıklanan net asgari ücret 28 bin 075 TL olduğunu vurgulayan Sarsılmaz, "İktidar bu rakamı bir “iyileştirme” olarak sunmaktadır. Oysa bu ücret, daha açıklandığı anda açlık sınırının altına düşmüştür. Araştırmalar, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenebilmesi için gereken tutarın asgari ücreti aştığını; barınma, ulaşım, sağlık ve eğitim giderleriyle birlikte yoksulluk sınırının 100 bin TL bandına dayandığını ortaya koymaktadır. Bu tablo, asgari ücretin bir geçim ücreti olmaktan çıkarılıp yoksulluğun taban ücreti haline getirildiğini göstermektedir. Bugün Türkiye’de çalışanların yaklaşık yarısı asgari ücret ve civarında gelirle yaşamaktadır.
Yani milyonlarca emekçi daha çalışırken yoksullaştırılmakta, emeklilik ise bu yoksulluğun derinleştirilmiş hâli olarak dayatılmaktadır. Bu bir tesadüf değil; tek adam rejimiyle bütünleşmiş neoliberal bir yoksullaştırma stratejisidir" ifadelerini kullandı.

Antalya’dan ‘Geçinemiyoruz’ Sesleri Yükseldi (7)

“ENFLASYONA EZDİRMEDİK” YALANI

İktidarın “asgari ücreti enflasyona ezdirmedik” iddiası gerçeği yansıtmadığını ifade eden Sarsılmaz, "2024’te resmi enflasyon yüzde,4 iken asgari ücret artışı yuzde 30’da kalmıştır. 2025’te beklenen yaklaşık yüzde ’lik enflasyona karşı artış yüzde olmuştur. Asgari ücret, iki yılda yalnızca resmi enflasyon kadar artırılsaydı bile 28 bin 075 TL değil, 32 bin 156 TL olmalıydı. Aradaki yaklaşık 4 bin 100 TL, emeğin nasıl bilinçli biçimde ezdirildiğinin açık kanıtıdır. Büyümeden pay verilmemiş, geçim koşulları tamamen yok sayılmıştır" ifadelerinin kullandı.

Antalya’dan ‘Geçinemiyoruz’ Sesleri Yükseldi (1)

ENFLASYON YALANI, ZAM MASALI

TÜİK’in açıkladığı makyajlı enflasyon oranları, emeklinin ve emekçinin yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını aktaran Sarsılmaz, "Gıda, kira, enerji ve sağlık harcamalarındaki gerçek artışlar gizlenmekte; düşük zamlar bu sahte verilerle meşrulaştırılmaktadır. Bu açık bir emek gaspıdır. Ocak 2026’da; İşçi ve Bağ-Kur emeklilerine yapılması planlanan artışların yüzde 12–13, Memur emeklilerine ise yüzde 18’ler bandında kalacağı görülmektedir. Bu bir artış değil; yoksulluğun güncellenmesi, sefaletin kalıcılaştırılmasıdır" sözlerine yer verdi.

Antalya’dan ‘Geçinemiyoruz’ Sesleri Yükseldi (10)

BARINMA HAKKI FİİLEN ORTADAN KALDIRILIYOR

Ekonomik yıkım barınma krizini derinleştirdiğine vurgu yapan Sarsılmaz, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
"Büyük şehirlerde binlerce emekli; pansiyon ve ucuz otel odalarında, sağlıksız yapılarda, hatta kamusal alanlarda yaşamaya zorlanmaktadır. Sosyal konut üretmeyen, barınmayı piyasanın insafına bırakan neoliberal anlayış, emekliler için barınma hakkını fiilen ortadan kaldırmıştır."

Antalya’dan ‘Geçinemiyoruz’ Sesleri Yükseldi (8)

EMEKLİYE SEFALET, YANDAŞ BÜROKRATA KIYAK

Tüm bu yıkım yaşanırken üst düzey bürokratlar için 30 bin TL’ye varan seyyanen zamlar gündeme getirildiğini söyleyen Sarsılmaz, "Kamuoyu tepkisi üzerine şimdilik geri çekilen bu düzenleme, gerçeği değiştirmemektedir. Emekliye gelince “bütçe disiplini”, sermayeye ve bürokrasiye gelince ayrıcalık ve saltanat devreye sokulmaktadır. Bu bir çelişki değil; rejimin sınıfsal karakteridir. Tüm Emeklilerin Sendikası olarak taleplerimiz nettir: Tüm emeklilere derhal 20.000 TL seyyanen zam yapılsın. Bu artış, kök aylık oyunlarına kurban edilmeden tüm emekli aylıklarına eşit biçimde yansıtılsın. En düşük emekli aylığı, yeni işe başlayan memur aylığına eşitlensin. Enflasyon kayıpları tam olarak telafi edilsin, refah payı eklensin. Sağlıkta soyguna son verilsin: katkı payları, muayene ücretleri ve ilaç farkları kaldırılsın. Emekliler ve dar gelirli yurttaşlar için barınma ve kira desteği sağlansın, kamusal sosyal konutlar derhal hayata geçirilsin. Emeklilerin ve emekçilerin örgütlenme, ifade ve demokratik hakları üzerindeki tüm baskılar sona erdirilsin. Tek adam rejimi ve neoliberal politikalar bu ülkede çalışmayı yoksulluk, emekliliği sefalet haline getirmiştir. Emekliler sadaka değil, gasbedilen haklarını istiyor. Bu düzen değişecek. Bu yağma rejimi yıkılacak" sözlerine yer vererek konuşmasına son verdi.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ