Türkiye'nin hem turizm hem de tarım merkezi olan Antalya'da kentsel büyüme ile tarımsal üretim arasındaki denge giderek daha kritik hale gelmeye başladı. Kentte 119,5 milyar liralık üretim hacmine ulaşan tarım sektörü, ülke ekonomisinde önemli bir paya sahipken konut ve sanayi yatırımlarının artması tarım arazileri üzerinde baskı oluşturmaya başladı. Uzun yıllardır devam eden yapılaşma nedeniyle kentin önemli noktalarındaki tarım arazileri konut projelerine açılmaya başlamış, bu da tarım alanlarının tehdit altında kalmasına yol açmıştır. Konu ile ilgili açıklamada bulunan Harita Mühendisi Okan Hançer, sürdürülebilirlik için tarımsal dönüşümün şart olduğunu vurgularken doğru arazi planlaması ile hem şehirleşmenin hem de üretimin birlikte korunabileceğine işaret etti.

“TARIMSAL DÖNÜŞÜME DAHA ÇOK İHTİYAÇ VARDIR”
Tarımsal dönüşüm konusuna değinen Harita Mühendisi Okan Hançer, “Antalya sadece bir kent değil, aynı zamanda bir tarım kentidir. Dolayısıyla yalnızca kentsel alanlardan bahsedemeyiz. Antalya’nın tarım potansiyeli oldukça yüksek ve bu nedenle tarımsal dönüşüme daha çok ihtiyaç vardır” ifadelerini kullandı.

“TARIMSAL TARAF TAMAMEN ALLAH’A EMANET DURUMDA”
“Kentsel alanlarda imar planı eksikliklerini gidermeye çalışıyoruz ama tarımsal taraf tamamen Allah’a emanet durumda” diyen Hançer, konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Burada kastettiğim şey arazi kullanımının amacına uygun hale getirilmesidir. Yani nerede ekim yapılacak, nerede dikim yapılacak, nerede üretim olacak, nerede yaşam alanı kurulacak? Bunların bir düzene konması gerekiyor. Bu yapıldığında tarım arazilerini korumanın en güzel yolu da sağlanmış olacaktır.”

“ADA PARSEL BAZLI DÖNÜŞÜM ŞART”
Kentsel dönüşüm uygulamalarını ada, parsel ve bölge bazında hayata geçirildiğinde şehirde doğal olarak büyük bir inşaat ihtiyacı doğacağını ifade eden Hançer, “İnşaat ihtiyacı olunca müteahhitlerin tarım alanlarına yönelik klasik yapılaşma baskısı da ortadan kalkacak. Böylece şehirde inşaat yapılması gereken birçok alan ortaya çıkacak ve tarım alanlarımız kendiliğinden korunmuş olacak. Tarımsal alanlar baskıdan kurtarılacak” sözlerine yer verdi.





