Türkiye’nin en önemli sektörlerinden tarımda üreticilerin içinde bulunduğu durum dikkat çekiyor. Tarım Sanayici ve İşinsanları Derneği (TARSİD) Başkanı Ziraat Mühendisi Özgür Küçüksarı, Tarım sektörünün kredi borcunun 2025’te 1 trilyon lirayı aştığını belirtti.
ÜRETİCİNİN BORCU 8 KAT ARTTI
2020’de yaklaşık 25 milyar TL civarında olan borcun, kullanılan krediler ve yanlış politikalar nedeni ile katlanarak büyüdüğünü belirten Küçüksarı, “Üreticilerimizin kullandığı sübvansiyonlu krediler, şu an yaklaşık 8 kat artarak 23 milyar dolara çıktı. Bu çiftçinin gitgide eridiğini ve borcunu ödeyemez duruma geldiğinin ifadesidir. 2026’daki rakam artarak büyüyecek ve ödenemez noktaya gelecektir” diye konuştu.
MEVCUT DURUM SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL
Üreticilerin paraya ulaşma konusunda ciddi sıkıntı yaşadığını belirten TARSİD Başkanı Özgür Küçüksarı, şunları söyledi: “Paraya ulaşabilmesi için ürünlerinin değerinde satılması gerekiyor. Bu nedenle tarım ürünlerinde taban fiyatının olması lazım. Çiftçi çünkü cebinden harcayarak ürettiği ürünleri, vatandaşlarımızın sofrasına ulaştırıyor. Ancak ürettiği ürünü zararına satıp satamayacağını bilmeden üretime başlıyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil”.
ÜRETİMDEN VAZGEÇİLİRSE İTHAL ÜRÜNE MECBUR KALIRIZ
Türk çiftçisinin vefalı olduğunu belirten Küçüksarı, şunları söyledi: “Ürünü para etmeyince bir sene sineye çeker, kabul eder ama maalesef ikinci, hatta üçüncü sene de aynı durum tekrar ederse bu üretim yapılmaz. Çiftçi üretmekten vazgeçer ve ithal ürün tüketmek zorunda kalırsak çok daha pahalı yemek durumunda kalırız. Bu durum hiçbir ülkenin istemeyeceği bir tablodur. Bu nedenle üreticilerin içinde bulunduğu durumu anlayıp bir an önce taban fiyat uygulamasına geçmeliyiz. Üretime başlanırken o ürün için belirlenecek taban fiyatın altında satış yapılmamalı”.








