Sebze ve meyve fiyatlarının izlenebilir ve daha düşük olması için 4 Bakanlık, Hal Yasası Taslağı’nı hazırladı. Ticaret, Tarım ve Orman, Hazine ve Maliye ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının ortak çalışmasıyla hazırlanan taslağın önümüzdeki günlerde kanun teklifi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilmesi bekleniyor.

VERGİ TEŞVİKİ İLE DESTEKLENECEK
Taslakta zincir marketlere yerli sebze ve meyve satışı yükümlülüğü getirilmesi, muz, sarımsak ve limon ithalatında kota uygulanması ve hallerin dijital olarak izlenmesi yer alıyor. Taslakta, zincir marketlere yerli sebze ve meyve satışı konusunda yükümlülük getirilmesi ve bu uygulamanın vergi teşvikleriyle desteklenmesi öngörülüyor.

KOOPERATİF SAYISI 2 KATINA ÇIKACAK
Düzenlemeyle tarımsal kooperatiflerin güçlendirilmesi ve üretici ile tüketici arasındaki aracı sayısının azaltılması amaçlanıyor. Türkiye’deki 8 bin 933 tarımsal amaçlı kooperatifin kısa vadede 2 katına çıkarılması hedefleniyor. Hazırlanan taslak kapsamında, toptancı hallerindeki işlemlerin dijital ortamda izlenmesi ve denetimlerin sıkılaştırılması, hallerdeki idari personelin veri aktarımı, stok takibi ve gıda güvenliği denetimlerindeki sorumluluklarının artırılması planlanıyor. Bu adımlarla kayıt dışı ticaretin önlenmesi ve fiyat oluşumunun daha yakından takip edilmesi amaçlanıyor.

AYŞE METİN: TEDARİK ZİNCİRİ BAŞTAN SONA YENİLENMELİ
Dört bakanlığın ortak çalışmasıyla hazırlanan yeni Hal Yasası’nın orijinal taslak metnini büyük bir merakla beklediğini belirten Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu yedek üyesi Ziraat Mühendisi Ayşe Metin, beklentisinin yalnızca yeni bir Hal Yasası değil, tarımsal tedarik zincirinin baştan sona yeniden yapılandırılması olduğunu söyledi.
EN BÜYÜK SANCIYI ÜRETİCİ YAŞAYACAK
“ÇKS’den B-Reçete’ye, oradan Hal Kayıt Sistemi’ne uzanan; üretimi, kullanılan girdileri, ticareti ve ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar tüm süreçleri birbirine bağlayan entegre, şeffaf ve izlenebilir bir sistem kurulmalı” diyen Ayşe Metin, “Bu dönüşümün en büyük sancısının üretici tarafında yaşanacağını şimdiden öngörüyorum. Yeni yükümlülükler, kayıt süreçleri ve dijital uyum, sahadaki gerçekler dikkate alınmadan yönetilemez” şeklinde konuştu.

TEK BİR EKSİKLİK, TÜM SİSTEMİ ETKİLEYECEK
Sistemin başarısının, tüm paydaşların doğru, eksiksiz ve zamanında veri girmesine bağlı olduğunu vurgulayan Metin, “Zincirin tek bir halkasındaki eksik veya hatalı kayıt, bütün sistemin güvenilirliğini sorgulatır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da bu dönüşümün parçasıysa tarımsal iş gücünün kayıtlılığı ve izlenebilirliği de sistemin ayrılmaz bir unsuru olmalı” ifadelerine yer verdi.
BAŞARIYI MASA BAŞI DEĞİL, SAHA BELİRLEYECEK
En büyük beklentisini de açıklayan Ziraat Mühendisi Ayşe Metin, şunları söyledi: “Sadece ticari hareketlerin kayıt altına alındığı değil, üretimin, kullanılan girdilerin, iş gücünün ve ürün hareketlerinin birbiriyle doğrulanabildiği bütüncül bir yapı kurulması. Bu dönüşümün başarısını masa başında hazırlanan düzenlemeler değil, sahadaki uygulanabilirliği belirleyecek. Yeni taslağı bu gözle değerlendireceğim. Çünkü asıl reform, kanunun değişmesi değil, sahadaki işleyişin gerçekten değişmesidir”.





