Dünyanın en büyük kiraz üreticisi konumundaki Türkiye, son yıllarda bu konuda ciddi kan kaybediyor. Kiraz üretiminde 2023 yılında 736 bin 791 tonluk üretimle tarihi rekor kırılan ülkede, 2025 yılında ise yaşanan don afeti nedeni ile 213 bin 300 ton üretim yapılabilmişti.

MALİYETLER ARTTI, FİYAT DÜŞTÜ
Doğal etkenlerin yanısıra girdi maliyetleri ve döviz kuru baskısı nedeni ile kiraz üreticilerinin ve ihracatçıların önemli sorunlarla boğuştuğunu belirten Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Ayşe Metin, 2025 yılındaki düşüşün sadece Türkiye’de değil; Avrupa’da da yaşandığını söyledi. Don afeti nedeni ile ürün arzında düşüş yaşanan 2023 yılında 4-5 Euro bandında satılan kirazın bu yıl 2-3 euro arasında satıldığını belirten Metin, fiyattaki düşüşe rağmen Türkiye’deki maliyetlerin çok arttığını söyledi.

TÜRK ÜRETİCİSİ REKABET EDEMEZ HALE GELDİ
Kiraz üretiminde Türkiye’nin en önemli rakiplerinden olan İspanya’da bir kilo kirazın maliyetinin 2-2,5 Euro olduğunu, bu maliyetin Türkiye için de geçerli olduğunu belirten Ayşe Metin, “Türkiye’de kur baskılandığı için, maliyetin karşılanması konusunda büyük sıkıntı yaşanıyor. Çünkü işçilik ve lojistik giderimiz İspanya’ya göre çok daha fazla. Bu nedenle kiraz ihracatında Yunanistan, İspanya ve İtalya ile rekabet edemez hale geldik” şeklinde konuştu.

KİRAZIN SADECE TOPLAMA MALİYETİ 40 LİRA
Kiraz toplayan işçilerin yevmiye fiyatlarının Bin 500 ila 3 bin lira arasında değiştiğini belirten Ziraat Mühendisi Ayşe Metin, şunları söyledi: “Bir işçi günlük 50 kilo kiraz toplayabilir, işçinin yevmiyesi 2-2,5 bin TL. Bir kilo kirazın sadece toplayan işçi maliyeti 40 Lira. Paketleme, yol, işçilik, ilaç, gübre, akaryakıt gibi gider kalemlerini ekleyince bazı üreticiler zarar etti. Üretici için ürünü toplamamak daha karlı hale geldi. İşçi bulmanın zor olduğu yerlerde yevmiyeler 3 bin liraya kadar çıkıyor. İhracatta rekabet ettiğimiz Avrupa’da ise üreticilere mazot desteği sağlanıyor."

ÜRETİCİ KİRAZI DALINDA BIRAKIYOR
Mevcut şartlarda birçok kiraz üreticisinin müşteri kaybetmemek için zararına satış yaptığını belirten Ayşe Metin, “Maliyetlerdeki artış ve ürünün değerinde satılmaması nedeni ile Isparta’da 60 dekar kiraz bahçesi bulunan bir üretici toplayacak işçi bulamadığı için ürünlerini dalında bıraktı. Üreticilerin bu duruma gelmesi tarım sektörü adına maalesef çok üzücü” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE DÜNYA LİDERLİĞİNİ KAYBETME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA
Kirazın Türkiye için en değerli tarımsal ürünlerinden biri olduğunu ve kiraz üretiminde yıllardır Dünya lideri olduğunu belirten Ayşe Metin, “Son yıllarda yaşanan don, kuraklık ve işçi problemi; bu üründe ciddi bir daralmaya sebep oldu. Üretim sadece bahçede başlamıyor; hasattan paketlemeye, kalite sınıflandırmadan ihracata kadar ciddi emek, teknoloji ve planlama gerektiriyor” şeklinde konuştu.

ÜRETİCİYE HAKETTİĞİ DESTEK VERİLMELİ
Üreticilerin desteklenmesi gerektiğini belirten Ayşe Metin, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu değeri korumak için üreticiyi de, ürünü de, tarım alanlarını da korumak zorundayız. Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre çiftçilere her yıl Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) en az yüzde 1’i oranında tarımsal destek verilmesi yasal bir zorunlulukken, bu oran yıllardır gerçekleşmemekte ve bütçeden ayrılan pay yasal sınırın altında kalmaktadır. 2025 yılında üreticilere verilen toplam tarımsal destek, GSYİH’nin yüzde 0,25'i oranında kalıyor. Bu da binde 2,5 oluyor. Daha geç olmadan çiftçiye gereken destek verilmeli ve önlemler alınmalı”.
Hasan Yavaşlar





