CHP Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır, yatırım fonlarına ilişkin yaşanan mağduriyetleri Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’na taşıdı. Emekliden anneye, anneden esnafa kadar binlerce vatandaşın yatırım fonları karşısında yaşadığı mağduriyete ilişkin genel kurulda konuşan Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır, yaşananlar karşısında insanların kendi paralarına neden ulaşamadıklarını sorguladığını ifade etti.

Vatandaşların yıllarda emek verip çalışarak kazandığı birikimlerinin yalnızca bankadaki parası olmadığını geçmişi, alın teri, rızkı ve geleceğe dair umudu olduğunu belirten Milletvekili Çorabatır, vatandaşların devletin düzenlediği ve denetlediği finansal sisteme güvenerek yatırım yaptığını söyledi.

“GELECEĞE DAİR UMUDUDUR”
Genel kurulda konuşan CHP Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır, şu sözlere yer verdi:
“Sizlere bugün sadece rakamlardan değil de vatandaşlarımız adına bir ömrün nasıl bitirildiğini, bir insanın yıllarca çalışarak kazandığı parasına ulaşamadığında neler hissedebileceğini anlatmak istiyorum. Bir insanın birikimi sadece bankadaki parası değildir. O para onun geçmişidir, alın teridir, fedakârlığıdır, rızkıdır, geleceğe dair umududur.

“ÇALIŞACAK 35 YILLARI DAHA YOK”
Bir emekliyi düşünün. 35 yıl çalışmış, belki çocuklarına istediği ayakkabıyı alamamış, belki ailesiyle bir tatilini ertelemiş, belki kendi ihtiyaçlarından vazgeçmiş. Neden? Yaşlandığında kimseye muhtaç olmamak için. Şimdi o emekli birikimine ulaşamıyor ve içinden haykırıyor: “Benim yeniden çalışacak 35 yılım daha yok.” diyor.
Bir anneyi düşünün. Çocuğu dünyaya geldiği günden beri onun geleceğini düşünmüş, kendisine bir şey almamış, çocuğuna ayırmış. Belki yıllarca biriktirdiği parayla çocuğunu okutacaktı, evlendirecekti. Ve şimdi o anne yine soruyor: “Ben çocuğumun geleceğini kime emanet ettim?”

“KENDİ PARASININ AKIBETİNİ ÖĞRENMEYE ÇALIŞIYOR”
Bir babayı düşünün. Hayatı boyunca çalışmış, bir ev sahibi olmanın hayalini kurmuş, eşine ve çocuklarına daha güvenli bir gelecek bırakmak istemiş. Şimdi kendi parasının akıbetini öğrenmeye çalışıyor ve soruyor: “Ben aileme ne söyleyeceğim? Benim emeğimin hesabını kim verecek?”
Bir esnafı düşünün. Vergisini ödemiş, çalışanın maaşını ödemiş, biriktirmiş, üç beş kuruşu değerlendirmek istemiş. Şimdi parasına ulaşamıyor. Kirası geliyor, borcu geliyor, çalışanın maaş günü geliyor ama ne yazık ki ödeyemiyor. Ve o esnafımız soruyor: “Benim borcumun vadesi var da benim paramın hâlâ neden bir ödeme tarihi yok?”

“HUKUKUN KENDİLERİNİ KORUYACAĞINA İNANIYORLARDI”
Bu vatandaşlarımızın bir kısmı belki hayatında ilk defa yatırım fonuna para yatırdı. Finans uzmanı değillerdi, portföy yöneticisi hiç değillerdi, karmakarışık finansal işlemleri bilen insanlar da değillerdi. Ama bir şeye inanıyorlardı: Devletin kurallar koyduğuna, kurumların denetlediğine, hukukun kendilerini koruyacağına inanıyorlardı.
“VATANDAŞ SORGULUYOR”
Şimdi soruyorlar: “Ben paramı sokakta tanımadığım birine mi verdim?” Şimdi soruyorlar: “Ben de devletin düzenlediği finansal sisteme girmekte suç mu işledim? Ben yasaların geçerli olduğu bir para piyasasına yatırım yaptım, hata mı ettim? Devletime güvenmek benim suçum muydu?”




