Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ATSO) 18 Ekim’de yapılacak genel kurulu öncesi adaylıklarını açıklayan 4 isim, üyelerin şikayetçi olduğu aidatlar konusunda yapacaklarını Antalya Gündem’e anlattı. 49 meslek grubunda 70 bin üyesi bulunan ATSO’nun, önümüzdeki dönem üye aidatının ne kadar olacağını değerlendiren eski başkan Davut Çetin ile mevcut yönetimde yer alan Hatice Öz, hayatını kaybeden eski başkan Ali Bahar’ın kardeşi Berkay Bahar ve diğer aday Reşat Güney, aynı konuyu Antalya Gündem için değerlendirdi.
ATSO adaylardı, “Başkan olmanız halinde, en düşük üye aidat konusunda nasıl hareket edeceksiniz, 70 bin üyeye bu konuda ne söylemek istersiniz?” sorusunun cevabını, www.antalyagundem.com.tr muhabiri Hasan Yavaşlar’a açıkladı.

HATİCE ÖZ: “AİDATLAR YATIRIMA DÖNÜŞECEK”
“Tüccarımız, esnafımız ağır ekonomik şartlar altında eziliyor. Üyelerimiz yıllardır aidat ödüyor ama karşılığında bir tebrik mesajı ve evrak onayından başka birşey göremiyor. Üye aidatlarının ve ödeme koşullarının kolaylaştırılması yönünde çalışmalarımız var.
Ancak hepsinden önemli olanın şu olduğunu düşünüyorum; bizim anlayışımızda aidat; sadece bir masraf kalemi olmaktan çıkacak, üyenin katbekat fazlasıyla geri kazandığı bir 'yatırıma' dönüşecek. Mevzuatın elverdiği en alt sınırdan ve en düşük oranlarda aidat düzenlemelerini hayata geçirmek için çalışacağız. Daha da önemlisi; üyelerimize tamamen ücretsiz sunacağımız dijital pazarlama, yapay zekâlı ihracat asistanlığı, hukuk danışmanlığı ve havalimanı lounge gibi ayrıcalıklarla, üyemizin cebinden çıkan her bir kuruşun karşılığını katbekat hizmet olarak işine geri döndüreceğiz.”

BERKAY BAHAR: “NE ALDIĞIMIZ DEĞİL, NE VERDİĞİMİZ ÖNEMLİ”
“Aidat konusunda üyelerimize karşı gerçekçi olmak zorundayız. Yapamayacağımız bir indirimi vaat ederek alkış almak istemem. Mevzuat yıllık aidat için bir alt ve üst sınır belirliyor. Bugün ATSO’nun en düşük aidat grubu zaten bu yasal alt sınıra oldukça yakın.
Dolayısıyla önce mevzuatı, ATSO’nun bütçesini ve bütün aidat kademelerini birlikte inceleyeceğiz; üyemizin üzerindeki yükü mümkün olan en makul seviyede tutmak için ne yapılabiliyorsa yapacağız. Ama benim aidat konusuna bakışımın ikinci bir tarafı daha var. Asıl mesele üyeden ne kadar aldığımız kadar, karşılığında ne verdiğimizdir.
Bir üyemiz ATSO sayesinde yeni bir müşteri buluyorsa, ortak satın alma avantajlarından yararlanıyorsa, finansmana veya teşviğe daha kolay ulaşıyorsa, ihracat bağlantısı kuruyorsa ve yaşadığı sorun takip edilip çözülüyorsa; ATSO üyeliğinin ekonomik karşılığını görmeye başlar. Biz üyeye yalnızca aidat ödeten değil, üyeliğini ekonomik değere dönüştüren bir ATSO kurmak istiyoruz.”

REŞAT GÜNEY: “ZARAR EDEN ÜYENİN YÜKÜ HAFİFLEYECEK”
“Aidat konusunda temel yaklaşımımız çok net: ATSO, üyesinin yanında olmalı. Üyesi ekonomik sıkıntı yaşarken yalnızca aidat tahsil eden bir oda anlayışını doğru bulmuyorum.
Biz ATSO’nun üyelerinin kârına ortak olduğunu düşünüyoruz. O halde üye zarar ettiğinde de bunu görmezden gelemeyiz. Bu nedenle zarar açıklayan üyeler için aidat konusunda mahsuplaşma modelini gündeme getiriyoruz. Daha önce de açıkladığımız gibi, dört yıllık dönemde bir defaya mahsus olmak üzere zarar eden üyelerin aidat yükünü hafifletmeyi planlıyoruz.
Burada amacımız yalnızca “aidatı düşürelim” demek değil. ATSO’nun parasını üyeye hizmet olarak geri döndürmek. Finansmana erişim, eğitim, danışmanlık, ihracat ve iş geliştirme alanlarında üyeye doğrudan ekonomik değer sağlayacağız.
Aidatın üyeye yük olmaktan çıkıp karşılığında somut hizmet alınan bir yapıya dönüşmesi gerekiyor. Benim için mesele yalnızca rakam değil; üyenin ödediği aidatın karşılığını görüp görmediğidir.”

DAVUT ÇETİN: “İLK 2 YIL ARTIŞ YAPMAYACAĞIZ”
“İş dünyasının son yıllarda ne kadar zor bir dönemden geçtiğini hepimiz biliyoruz. Finansmana ulaşmanın zorlaştığı, faizlerin ve işletme maliyetlerinin arttığı bir ortamda odaların üyelerinin yükünü artırmak yerine o yükü hafifletmeye çalışması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle kampanyamızın ilk başından bu yana hatta ilk beyanatlarımdan biri de bu konuda olmuştu. Göreve geldiğimizde ilk iki yıl üye aidatlarına artış yapmayacağız.
Üyelerimizin mümkün olan en düşük aidat seviyesinden yararlanabilmesi için gerekli düzenlemeleri yapacağız. Odanın güçlü bir bütçesi varsa bunun karşılığını öncelikle üyemiz görmeli. ATSO bütçesi yalnızca para biriktiren değil, gerektiğinde üyesine, kentine destek sağlayan, finansmana erişimini kolaylaştıran ve sektörlerin önünü açan bir bütçe olmalıdır.
Nefes Kredisi benzeri finansman modellerini yeniden geliştirmek, kentin ticaretini ve ekonomisini geliştirebilecek yatırımları yapmak, gençlere, girişimcilere yatırım yapmak… Kısacası ATSO’nun kaynaklarını üyelerimizin finansman imkanlarını geliştirmek ve kente bir imza atmak için kullanmak lazım. Bunun için de yüksek aidat ile üyemize yük değil, doğru bir bütçe planlaması yapmak ve bunu bilmek lazım.”




