Mart ayı toplantısına başkanlık eden ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, Ortadoğu'daki savaşa dikkati çekerek, “Atatürk'ün de ifade ettiği gibi, savaş ancak zorunlu olduğunda meşru kabul edilebilir. Bu anlayışla bölgemizde son dönemde artan gerilimleri ve özellikle İran merkezli gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz. Orta Doğu'da yaşanan çatışma ortamı, güvenlikten enerji arzına, ticaretten turizme kadar birçok alanda sadece bölge ülkelerini değil, ülkemizi de yakından etkileyebilecek sonuçlar doğurmaktadır. Türkiye olarak en büyük temennimiz, bölgemizde barışın, istikrarın ve diplomatik çözüm yollarının hâkim olmasıdır. Çünkü savaş ve çatışma ortamları ekonomik, sosyal ve insani boyutlarıyla tüm bölge için ağır sonuçlar doğurmaktadır" dedi.

“YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ”

Ülkemizin özellikle ticaret, lojistik ve enerji hatları açısından stratejik bir konumda bulunduğunu ifade eden Öztürk, “Ülkemiz için bölgede barış ve istikrarın korunması büyük önem taşımaktadır. İş dünyası olarak bizler de gelişmeleri dikkatle takip ediyor, ülkemizin ekonomik dengeleri ve bölgesel istikrar açısından barışçıl çözümlerin öncelikli olması gerektiğine inanıyoruz. Atamızın izinde 'Yurtta barış, dünyada barış' ilkesinin bugün her zamankinden daha fazla önem taşıdığını bir kez daha vurguluyor; bölgemizde tansiyonun bir an önce düşmesini ve diplomasi yoluyla kalıcı bir barış ortamının sağlanmasını temenni ediyorum" diye konuştu.

A T S O M E C L I S I N D E G U N D E M S A V A S 1227674 365162

EKONOMİYE ETKİSİ KONUŞULDU

Savaşın ekonomi ve turizme yönelik etkileri hakkında değerlendirmede bulunan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman ise savaştan en çok etkilenen birimin petrol olduğunu kaydetti. Hacısüleyman, “Özellikle petrol fiyatları, özel Hürmüz Boğazı'ndaki yolun geçişin kapanmasıyla birden bire arttı. Bir savaş öncesi bir grafik var. Savaş içinde bir grafik var ve savaş sonrası bir şey gösterebileceğiz ama şu anda baktığımız zaman 60 dolardan bugün baktım grafiğe dün 99, bugün 107'de petrol varil fiyatı. Dolayısıyla tabii bu çok büyük bir artış ve enflasyon rakamlarına, kurlara ve politika faizine sirayet edecek olan gelişmeler. Bu şekilde mart ayının enflasyon konusunda iyi bir beklentide olmamızı engelliyor bu rakamlar. Çünkü bu her yerde var" dedi.

GÖZLER TURİZM SEKTÖRÜNDE

Bugünlerde sorulan ikinci sorunun da turizm olduğunu anlatan Hacısüleyman, katıldıkları Berlin ve Moskova fuarlarından da bahsederek, “Genelde dünyada olumsuz bir şey olduğu zaman yaklaşık 1 ay rezervasyon akışında azalma olur. Bu doğaldır. Bu hepimiz için geçerli. İnsani duygularımızla sorun olan bir yere seyahat etmekte imtina ederiz. Hele hele şu anda Antalya'mızda erken rezervasyon dönemi bitmek üzereyken yani 31 Mart'a kadar aileler rezervasyon yaparken eğer çoluk çocuğunuz varsa bu ihtiyat bir kat daha yükseliyor. Çünkü insanın kendisinden sorumlu olması başka, çoluk çocuğundan sorumlu olması başka. Dolayısıyla bu rezervasyonlardan bir miktarını geri döndüremeyeceğiz. Bunu da bilmemiz lazım. Bu süreç ne kadar uzar onu hiçbirimiz bilemiyoruz. Şu anda görüşmelere tekrar başlayabiliriz gibi medyada çıkan haberleri ben de okuyorum. Ancak savaşan taraflardan biri diyor ki 'Benim henüz işim bitmedi. Ben devam etmek istiyorum' diyor. Dolayısıyla bu sürecin ne kadar uzayacağını hiçbirimiz bilemiyoruz. Uzadıkça ne olur? Seyahat bir moraldir. İnsana neşe getirir, insanı mutlu eder, gittiğiniz yerde dinlenirsiniz. Günlük sorunları unutursunuz ama bu devam ettiği sürece bunları unutma şansımız yok. Dünyada olup bitenleri unutma şansımız yok. Dolayısıyla bir miktar doluluk kaybı ve turizmden bir miktar ziyaretçi kaybı yaşayabiliriz" dedi.

A T S O M E C L I S I N D E G U N D E M S A V A S 1227675 365162

NİSANDA NET RAKAMLAR

Kayıp oranlarının yüzde 30-50'ler değil tek haneli oranlarda kalmasını dileyen Hacısüleyman, “Tek haneli bir eksilmemiz olabilir. Savaşlardan ve doğal afetlerden yararlanmak gibi bir duyguya sahip değil hiç kimse. Bunu hepimiz insani duygularımızla hissederiz. Fakat bazı bölgelerde doğal felaketler, afetler olduğu zaman veya savaş senaryoları olduğu zaman veya jeopolitik riskler olduğu zaman o ülkelerin turizm potansiyeli de genelde başka ülkelere dağılıyor. Dolayısıyla burada da bir döngü olduğunu, genel seyahate çıkan dünya nüfusunda bir azalma beklemediğimi söylemem lazım. Ama bunun dağılımı nerelere gider? Bunu yakında görebiliriz. Nisan ayının sonuna doğru bu konuda daha net rakamlar verebiliriz. Önümüzü daha iyi görebiliriz" diye konuştu.

RESTORAN YENİDEN AÇILACAK

Öte yandan mecliste ATSO'nun hizmet binasında daha önce de restoran olarak kullanılan ve sonra kapatılan alanda açılmak istenen restoran da görüşüldü. ATSO iktisadi işletmesi olarak açılması planlanan restoran içeriğini anlatan Hacısüleyman, sınavların da yapılacağı akademik mutfak, yeme-içme ünitesi, kafe ünitesi ve salondan oluştuğunu kaydetti. Antalya'nın yöresel lezzetlerinin sunumunun da yapılacağı anlatılan işletme için mecliste yapılan oylama, iki üyenin şerhi nedeniyle oy çokluğuyla kabul edildi.

Kaynak: DHA