Ceza Ve Tevkifevleri Memurları Derneği Genel Başkanı ve Cezaevi Sendikası Kurucu Başkanı Mustafa Balık’ın yaptığı paylaşım dikkat çekti. Hakkında açılan davalara dikkat çeken Balık, ‘kendini avukat olarak tanıtma’ ve sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle açılan davaların iftira olduğunu söyledi. Yürütülen soruşturmalara dair yazılı açıklamada bulunan Balık, hakkında yürütülen işlemlerin hukuka aykırı olduğunu savundu.
İDDİALARA YANIT GELDİ
Ceza Ve Tevkifevleri Memurları Derneği Genel Başkanı ve Cezaevi Sendikası Kurucu Başkanı Mustafa Balık, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Hakkımda sözde kendimi avukat olarak tanıttığım ve dolandırıcılık yaptığım iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, Türkiye genelinde farklı ceza infaz kurumlarında görev yapan çok sayıda meslektaşımızın ifadeleri alınmıştır. İfadeleri alınan kişilerden bir kişi hariç tamamı, şahsım ve dernek aracılığıyla hukuki konularda kendilerine yardımcı olunduğunu, herhangi bir mağduriyet ya da maddi zararlarının bulunmadığını; aksine birçok arkadaşımızın aile birliğinin ve düzeninin kurulmasına katkı sağlandığını beyan etmiş, takdir ve teşekkürlerini ifade etmişlerdir. Ancak bunlardan bir kişi, tarafıma whattaptan mesaj göndererek, derneğimizden hukuki yardım talep etmiş, derneğimiz aracılığıyla dernek avukatımızca davası açılmış ve bu dava halen devam etmekte olmasına rağmen, kendisinin dolandırıldığı iddiasıyla şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir. İlgili şahıs, sonradan ne aklına geldiyse ve ne düşündüyse yakın bir tarihte mahkemeye şikâyetçi olmadığını, şikâyetini geri çektiğini belirten bir dilekçe sunmuştur. Anlaşılan o ki, iddiasının iftira olduğunun farkına varmış. Ancak şikâyetin geri çekilmesiyle iş işten geçmiş olup, şahsın dolandırılmadığı açık olduğu gibi, davasının son derece düşük ekonomik koşullarla açıldığı ve halen devam ettiği de ortadadır. Buna rağmen, birbirini izleyen ve her biri delilsiz olarak şahsıma yönelik iftiralarda bulunduğu sabittir. Bu nedenle, iftira suçunu işlemiş olması, şikâyetini geri çekmesiyle ortadan kalkmayacaktır.”
İDDİALAR GERÇEĞİ YANSITMIYOR
Zaman içinde kimi kişilerce şahsına yönelik ağır sözler ve tehditler yöneltilmiş olsa da, bunları kişisel olarak çoğu zaman affettiğini vurgulayan Balık, “Birçok arkadaşımızla bu tür sorunları geride bırakıp barıştık ve helalleştik. Ancak dolandırıcılık gibi, kişiliğime, yaşam tarzıma ve değerlerime tamamen aykırı, son derece ağır bir iftirada bulunan bu kişiyi kesinlikle affetmeyeceğimi özellikle belirtmek isterim. Bu olayla bağlantılı olarak, hakkımda basit yargılama usulüne tabi bir ceza davası açılmıştır. Ancak bu dava, dolandırıcılık ya da herhangi bir hileli fiil iddiasına dayanmamaktadır. Savcılık, Avukatlık Kanunu’nun ilgili maddesi kapsamında avukata iş yönlendirme iddiasında bulunmuştur. Bu iddia tamamen soyut olup gerçeği yansıtmamaktadır. Zira dernek avukatımıza iş yönlendirme söz konusu değildir; Üyelerin bizzat beni arayarak ulaşmaları ve dosyaları hakkında dernek avukatına bilgi verilmesi, kanun kapsamında “iş temini” olarak değerlendirilemez” diye konuştu.
PAYLAŞIM ÜZERİNE SORUŞTURMA
“İşbu soruşturma ileri sürülerek Akseki T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna hizmet gereği ataması yapıldıktan sonra, izinli ve istirahatli olduğu bir günde, sosyal medya platformu Twitter’da Adalet Bakanı’nın “yargının her zamankinden daha bağımsız olduğu” yönündeki açıklamasına istinaden, Anayasa’nın 26. maddesi kapsamında düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde, şahsi görüşümü eleştiri mahiyetinde dile getirdim” diyen Balık, “Bu paylaşımım üzerine, nisan ayında hakkımda adli ve idari soruşturma başlatılmış; yaklaşık 8 aydır görevden uzaklaştırılmış bulunmaktayım” dedi.
ANTALYA’DA SÜREÇ YENİDEN BAŞLADI
Soruşturma Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmüş ve “yargıyı alenen ağılamak” iddiasıyla Manavgat’ta ceza davası açıldığın söyleyen Balık, “Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince bu tür davaların suçun işlendiği yer mahkemesinde açılması gerekirken, yetkisiz mahkemede dava açılmıştır. Tarafımdan yapılan yetki mahkeme itirazı üzerine ilgili mahkeme yetkisizlik kararı vermiş, dava dosyası Antalya’daki yetkili ceza mahkemesine gönderilmiş olup süreç yeniden başlayacaktır. Paylaşımımda herhangi bir kişiye, mahkemeye ya da kuruma yönelik hakaret, tehdit veya iftira bulunmamaktadır; yalnızca şahsi görüş ve eleştiri ifade edilmiştir. Normal şartlarda “şahsi olarak düşüncem” ile başlayan bu tür bir açıklama için bırakın dava açılmasını, savcılık makamınca ifadeye dahi çağrılmamak gerekirdi. Ancak ifadeye çağrılmak bir yana, yakalama ve gözaltı kararı uygulanmıştır. Oysaki o gün gece vardiyasında nöbet tutmam gerekecekken emniyet nezarethanesinde güzelce dinlenmiş oldum” ifadelerine yer verdi.
ESKİ GÖREVE GERİ DÖNÜŞ
“Bu dosyanın da beraatle sonuçlanması gerektiği açıktır” diyen Balık, “Her iki olayla ilgili disiplin soruşturmaları halen devam etmektedir. Ancak özellikle vurgulamak gerekir ki; bu soruşturmaların hiçbiri kurumdaki görevim veya hizmetimle ilgili değildir, tamamen görev ve hizmet dışı iddialara dayanmaktadır. İlk soruşturma gerekçe gösterilerek Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan, Akseki T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na yapılan hizmet gereği atama işlemine karşı açtığım davada, Antalya İdare Mahkemesi yakın zamanda iptal kararı vermiştir. Mahkeme kararı doğrultusunda, yakın bir sürede eski görev yerim olan Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na dönüşüm sağlanacaktır. Hakkımda açığa alma işlemini gerçekleştiren Manavgat Adalet Komisyonu olup, mahkeme kararınca görevime döndüğümde Antalya Adalet Komisyonu emrine gireceğimden, Antalya Komisyon Başkanlığı göreve iade edebileceği gibi takdiren açığa alma işlemini uzatma kararı alabilecektir. Buna rağmen, Komisyon Başkanlığına başvurarak hakkımda soruşturma sonuçlanıncaya kadar açığa alınma kararı verilmesini talep etmeyi değerlendirmekteyim” ifadelerini kullandı.

“İFTİRA ATMAK BASİT İNANLARIN İŞİDİR”
Hakkında çıkan asılsız iftiralara değinen Balık, “Son dönemde hakkımda, asılsız, iftira ve karalama amaçlı olarak; bilerek ya da bilmeyerek bazı idareciler ve memurlar tarafından dedikodu yapıldığı duyum ve bilgisine ulaşmam üzerine, siz değerli arkadaşlarımı doğru bilgilendirmek ve gerçeği ortaya koymak amacıyla bu açıklamayı yapma gereği duydum. Son olarak şunu ifade etmek isterim: “İftira atmak, dünyanın en ahlaksız, en onursuz, en namussuz ve en basit insanların işidir. Atalarımız neler demiş; “Doğru duvar yıkılmaz”, “Çiğ süt içmeyenin başı ağrımaz.”, “Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz.” İfadeleriyle sözlerine son verdi.





