Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, Antalya’nın iklim krizine karşı savunmasızlığına dikkat çekerek uyardı: "Su yönetimindeki başarısızlığımız sadece şehirleri su altında bırakmıyor, en verimli topraklarımızı ve tarımsal geleceğimizi de elimizden alıyor. Bu güne kadar biz suyu yönetemedik ve bugün su bizi yönetir hale geldi" dedi.

SU YÖNETİMİ STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR
Su yönetiminin stratejik önemine vurgu yapan Kaçın, doğru planlama ile tarımın çehresinin değişeceğini belirterek, “Eğer su yönetimini kontrol edebilseydik, bugün kuraklığa dayanıklı çeşitleri seçmek yerine, bölgemizde en yüksek verimi alacağımız çeşitlere odaklanacaktık. Tatlı su ve yer altı kaynaklarımızı yöneterek ekim-dikim programlarımızı buna göre yapabilir, sürdürülebilirliği sağlayabiliriz" şeklinde konuştu.

YAĞMUR SUYUNU DOĞRU YÖNLENDİRMEK ZORUNDAYIZ
Suyun bir yönetim meselesi olduğunu vurgulayan ZMO Şube Başkanı Kaçın, “COP31 toplantısı bu yıl Antalya’da yapılacak. Kentimiz tarımsal üretim açısından henüz iklimsel krizlere hazır değil. Şehir merkezlerinde ve tarımsal alanlarda yağmur suyunun doğru yönlendirilememesinin bedeli sadece sel baskınları değil. Yağmur suyunu yönetemediğimiz için topraklarımızın en verimli kısmı da yağmur suyuyla birlikte yok oluyor. Islah edilmeyen dere yatakları ve su yollarına yapılan müdahaleler, sel sularının evlerimize kadar girmesine neden oluyor. Suyumuzu yönetimdeki başarımız geleceğimizi belirler. Eğer suyu biz yönetemezsek, su bizi yönetir ve hayatımızı o şekillendirir" şeklinde konuştu.

BOĞAÇAYI’NDA DOĞAL AKIŞI İŞGAL ETMENİN BEDELİ
Konyaaltı’nda bulunan Boğaçayı bölgesindeki yapılaşmaya dikkat çeken Kaçın, "Doğal hayattaki suyun akışkanlığını, yani doğal yolunu işgal etmenin bedelini ödüyoruz. Boğaçayı üzerindeki TOKİ inşaatları gibi projeler, suyun akışını engelleyen ciddi birer risk faktörü. Doğanın yolunu kapatırsanız, su o yolu er ya da geç açar" dedi.
ÜRETİCİ SEZONU VE ZAMANINI KAYBETTİ
Tarımsal üretimde yaşanan felaketlerin ekonomik ve zamansal boyutuna değinen Ebru Kaçın, üreticinin içinde bulunduğu çıkmazı şu sözlerle özetledi: "Üreticilerimiz üst üste gelen felaketlerden dolayı aynı yeri 3. kez ekti ve 3 kez zarar gördü. Şimdi 4. dikime hazırlanıyorlar. Burada sadece ciddi bir ekonomik kaybın yanında, telafisi mümkün olmayan bir sezon ve zaman kaybı da söz konusu".
COP31 ÖNCESİ ACİL ÇAĞRI
Antalya'nın bu yıl COP31 toplantısına ev sahipliği yapacağını hatırlatan Başkan Kaçın, "Antalyamız tarımsal üretim olarak maalesef henüz iklimsel krizlere hazır değil. Bilimsel bir su yönetimi politikası oluşturulmadan atılan her adım, geleceğimizden çalmaktadır" diyerek sözlerini tamamladı.




