Antalya'nın doğal alanları, tarım arazileri ve deniz ekosistemi üzerindeki baskılar kent gündemindeki yerini koruyor. Yeni Parti Muratpaşa ve Antalya Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gülen Ercan, Kaş, Demre, Finike, Kumluca, Elmalı ve Kemer'i kapsayan ruhsat sahalarındaki petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine ilişkin endişelerini dile getirirken, verimli tarım arazilerinin betonlaşmaya açılmasına ve denizlerdeki plastik kirliliğine de dikkat çekti. İklim krizi, kuraklık ve aşırı hava olaylarının Antalya açısından önemli riskler oluşturduğunu belirten Ercan, kentin doğal mirasının korunarak gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti. Ercan, çevresel tehditlere karşı daha güçlü ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

ACELE KAMULAŞTIRMA KARARINA TEPKİ
Antalya'nın denizi, ormanları ve tarım arazileriyle Türkiye'nin en şanslı kentlerinden biri olmasına rağmen, doğal zenginlikleri göz göre göre yok edildiğini savunan Ercan,” Antalya'da yürütülen petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri yeni bir aşamaya taşındı. Acele kamulaştırma kararı verilen ruhsat sahaları arasında Kaş, Demre, Finike, Kumluca, Elmalı ve Korkuteli ilçelerinin bulunması dikkat çekiyor. Söz konusu bölgelerin turizm ve örtü altı tarımsal üretim faaliyetleriyle öne çıktığını özellikle vurgulamak istiyorum. Geçmişte kamulaştırılan alanların amaçları dışında nasıl kullanıldığını hatırlatıyor, takdiri kamuoyuna bırakıyorum. Ancak Yeni Parti olarak bu sürecin takipçisi olacağımızı da belirtmek istiyorum” dedi.

TARIM ALANLARI VE DENİZLER TEHDİT ALTINDA
Antalya bu gerçeklerle karşı karşıyayken, bir yandan da verimli tarım arazileri betonlaşmaya açıldığını dile getiren Ercan, iktidarın iklim değişikliğiyle mücadele amacıyla düzenlediği etkinlikler ve açıklamalar ile tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması arasındaki çelişkiyi görmezden gelmeyeceklerinin altını çizdi. Denizlerdeki yoğun plastik kirliliğine değinen Ercan, “Atık yönetiminin doğru yapılamaması nedeniyle çok sayıda mikroplastik ve plastik atık sahillerimize ulaşıyor. Bu yaz, Gazipaşa sahillerinden Çıralı'ya kadar birçok noktada mikroplastik ve plastik atık yoğunluğu gözle görülür seviyelere ulaştı. Uzmanlar, bu durumun hem deniz yaşamı hem de insan sağlığı açısından ciddi tehlikeler oluşturduğunu belirtiyor” diye konuştu.

KENTİN TARİHSEL SORUNLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Antalya'nın deniz ekosistemini korumak ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yürütülen çalışmaları desteklediğini dile getiren Ercan, tarihsel olarak çözülemeyen sorunlara dikkat çekti. Aşırı turizm, plansız yapılaşma, kontrolsüz nüfus artışı ve iklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha fazla hissedildiğini dile getiren Ercan, “”Bir yandan belediyemizin yeşil alan miktarını artırma yönündeki çabalarını takdirle karşılıyoruz.

Ancak iklim krizinin etkileri kapımıza dayanmışken, kuraklık, aşırı hava olayları ve sıcaklık artışlarına karşı kapsamlı bir uyum ve direnç geliştirme stratejisinin olup olmadığını da merak ediyoruz. Bu konuda hazırlanmış bütüncül bir eylem planı var mıdır? Antalya'nın doğal zenginliklerini gelecek kuşaklara miras bırakmak zorunda olduğumuza inanıyoruz. Bu doğrultuda atılacak her olumlu adımı desteklemeye, eksikliklerin ise takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.




