CHP Antalya İl Başkanlığı, TOKİ tarafından Konyaaltı Çakırlar bölgesinde dere yatağına yapılması planlan toplu konut projesine tepki gösterdi. Çakırlar’daki TOKİ proje alanında yapılan basın açıklamasına CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, PM Üyesi Önder Kurnaz, Milletvekili ve YDK üyesi Aliye Coşar, il yöneticileri, ilçe başkanları, İl Gençlik ve Kadın Kolları ve partililer açıklama yaptı. CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Konyaaltı ilçesi Çakırlar Mahallesi’nde yapılması planan TOKİ projesine tepki gösterdi. Projenin ÇED alanının 56 bin 300 metrekare olduğunu ve bölgede 18 bini aşkın nüfusun yaşayacağının öngörüldüğünü belirten Kamacı açıklamada bulundu. Dere yatağı ve taşkın alanı üzerinde binlerce kişiyi barındıracak bir yerleşim alanı kurulmak istendiğini ifade eden Kamacı, projenin hem bilimsel raporlara hem de kamu güvenliğine aykırı olduğunu belirterek, “Buraya bina yapmak, riski bile isteye büyütmektir” ifadelerini kullandı

“BURASI DERE YATAĞIDIR”
Toplanma amaçlarının herkesin ortak geleceğini ilgilendiren bir konuda ses yükseltmek olduğunu söyleyen Kamacı, “Konu barınma hakkıdır, ki barınma hakkı anayasal bir haktır. Ve konu, gözünü ranta dikmiş, doymak bilmeyen bir anlayışın Antalya’nın göbeğinde bir dere yatağına toplu konut yapma ısrarıdır” dedi. Konuta karşı olmadıklarını, aksine her vatandaşın güvenli bir konuta erişiminin CHP’nin temel amaçlarından biri olduğunu belirten Kamacı, “Özellikle büyükşehirlerde ve Antalya’mızda konut yetersizliği söz konusu. En uygun kiralar bile 20–30 bin TL bandında. Eğer yetkililer vatandaşın konut ihtiyacını karşılamak isterlerse destekçileri oluruz. Lakin toplu konut yapılacak alan burası değil; burası dere yatağıdır. Bu inşaat, bu zeminde kolay kolay bitmez. Hadi bir şekilde bitti diyelim… Daha dün Konyaaltı merkezli 4.3 şiddetinde deprem oldu. Bu zeminde konut olmaz; beton tabut olur” dedi.

“ÇED RAPORU GERÇEĞİ ÖRTMÜYOR”
AK Parti iktidarının son 23 yılda defalarca büyük konut kampanyaları açıkladığını ancak büyük çoğunluğunun gerçekleşmediğini belirten Kamacı, verilen milyonluk konut vaatlerinin karşılıksız kaldığını söyledi. Kamacı, geçmiş yıllardaki TOKİ vaatlerini tek tek hatırlatarak, “Söz var, reklam var, tabela var… Konut yok. Depremzedeler hâlâ konteynerlerde. Gençler borçla hayata başlıyor. Milyonlar kira yükü altında eziliyor” dedi. Çakırlar’daki TOKİ projesinin ise bilimsel raporlara rağmen ısrarla devam ettirildiğini aktaran Kamacı, Alanya Tepe Mahallesi’ndeki 452 konutluk TOKİ projesinin olumsuz kurum görüşleri nedeniyle geçtiğimiz hafta iptal edildiğini ifade ederek, “Orada yanlıştan dönüldü; fakat burada hâlâ ısrar devam ediyor” dedi.

“ZEMİN UYGUNSUZDUR, TAŞKIN RİSKİ YÜKSEKTİR”
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1997’de İstanbul’daki bir sel baskını sonrası yaptığı “Dere yataklarına evler yapılmış. Bunun sorumlusu buna izin verenlerdir” sözlerini hatırlatan Kamacı, konuşmasında şu sözleri kullandı: “28 yıl sonra Antalya Çakırlar’dan sesleniyoruz: Bu alan nedir? Bu alan dere yatağıdır. Bu alan taşkın bölgesidir. Bu alan alüvyon zemindir. Bu alan eski kum ve çakıl ocağıdır. AFAD’ın İl Afet Risk Azaltma Planı bu bölgeyi açıkça ‘sel riski yüksek alan’ olarak tanımlıyor. ASAT’ın kurum raporu ‘konuta uygun değildir’ diyor. Jeoloji Mühendisleri Odası: ‘Bu yoğunlukta yapı bilimsel değildir, kamu güvenliği için risklidir.’ Mimarlar Odası: ‘Zemin uygunsuzdur, taşkın riski yüksektir.’ Ama ÇED raporunda ne yazıyor? ‘Sel riski yoktur.’ Bu, bilime aykırıdır. Bu, resmî risk raporlarına aykırıdır. Bu, halkın güvenliğine aykırıdır” diye konuştu. TOKİ’nin geçmişte Bursa Mustafakemalpaşa Lalaşahin projesinde yaşanan bitmeyen inşaatlar, su baskınları ve zemin kayması nedeniyle yıkılan binaları hatırlatan Kamacı, Manavgat Devlet Hastanesi’nde de benzer bir “beceriksizlik” gördüklerini belirtti: “Bitiş tarihi 2025 Aralık dendi; hâlâ temelden çıkılamadı. Bu zihniyet halkın parasını heba ediyor. Neden? Sebebini yeni Manavgat Devlet Hastanesi çevresinde inşaat öncesi alınan arsalardan görebilir miyiz? Daha önce ormanları, sit alanlarını, doğal alanları ranta kurban eden zihniyetin ürünü olduğunu varsayabilir miyiz?”

“CHP İKTİDARINDA DERE YATAKLARINA BİNA YOK”
CHP’nin iktidar programında barınmanın bir ayrıcalık değil, temel insan hakkı olduğunun altını çizerek, planlanan konut politikalarını sıralayan Kamacı, “Sağlıklı, güvenli, altyapısı tamamlanmış konuta erişimi devlet görevi yapacağız. Kent rantını belli odaklara değil, halka aktaracağız. Uzun vadeli ve ödenebilir finansman sağlayacağız. Dar ve orta gelirli yurttaşın öz kaynak ve faiz yükünü devlet üstlenecek. TOKİ’yi piyasacı yapıdan çıkarıp yeniden sosyal devlet kurumu yapacağız. Her projede yüzde 30–40 sosyal konut payını zorunlu kılacağız. Ve en önemlisi: Dere yataklarına bina yapmayacağız. Kentleşme bizim için doğayı ezmek değildir; doğayla birlikte nefes alan yaşam alanları kurmaktır” sözlerini kullandı. “Biz hem Antalya’da hem Türkiye’de adil kentlerin, güvenli evlerin, doğayla barışık bir geleceğin sözünü veriyoruz” diyen Kamacı, “Biz sadece bir projeye değil; bilimi yok sayan, raporları yok sayan, doğayı yok sayan bir zihniyete itiraz ediyoruz. Antalya bizim ortak yuvamızdır ve biz yuvamızı savunacağız. Bugün burada kurduğumuz her cümle, yarın daha güçlü bir Türkiye’nin adımıdır. Antalya susmadı, Antalya teslim olmadı, Antalya geleceğine sahip çıktı. Boyun eğmek yok, teslim olmak yok. Cumhuriyetimizi, doğamızı, vatanımızı birlikte koruyacağız. Beraber başaracağız” sözleriyle tamamladı.





