Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, iktidara yüklenerek sert eleştirilerde bulundu. Komisyona getirilen düzenlemeyle en düşük emekli aylığının 2025’in ikinci yarısında 16 bin 881 lira olarak uygulanmasının ardından, 1 Ocak 2026’dan sonra 20 bin liraya çıkarıldığını belirten Coşar, artış miktarını sert bir dille eleştirdi. AKP’nin emeklilere ilişkin politikalarına adeta ateş püsküren Milletvekili Coşar, yıllarca çalışarak ülkeye değer katan milyonlarca emeklinin, mevcut iktidar döneminde hayatta kalma mücadelesi vermek zorunda bırakıldığını vurguladı. Yıllarca çalışan emeklilerin borç, geçim sıkıntısı ve yokluk sarmalında debelendiğine dikkat çeken Coşar, “İktidar, emekliyi yük olarak görüyor. Emekliye bilinçli ve planlı olarak milli gelirden pay vermiyor. Kendiniz yarattığınız ekonomik krizin faturasını vatandaşa kesen iktidar tercihini emekliden, alın terinden yana değil ranttan saraydan ve yandaştan yana kullanıyor. Bu düzende sosyal devlet yoktur. Sosyal adalet yoktur. Emeklilerimiz sadaka değil, hakkını istiyor. Lütuf değil, adalet istiyor” dedi.

Aliye Coşar (3)-7

“İKTİDAR EMEKLİYE SEFALETİ REVA GÖRÜYOR”

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda dikkat çeken açıklamalar yapan Milletvekili Coşar, şu ifadelere yer verdi:

Ülkemizde milyonlarca insanın yıllarca çalışıp, üreterek ve alın teri dökerek hak ettikleri ve karşılığında insanca yaşam sürecekleri emeklilikleri, AKP iktidarında hayatta kalma mücadelesine dönmüştür. Emeklilerimiz yoksulluk, geçim derdi ve borç sarmalındadır. AKP’nin yarattığı ekonomik tablo emekliyi yok saymaktır. Komisyona getirilen teklifte 2025 yılının ikinci yarısında 16 bin 881 lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığı 1 Ocak 2026’dan sonra geçerli olmak üzere 20 bin liraya çıkarılıyor. Bin liralık artışı lütuf gibi buraya getiriyorsunuz. Emeklinin aklıyla alay eder gibi sadece bin lira. Emekli hak ettiği şekilde onuruyla yaşamak istiyor. İktidar ise sefaleti reva görüyor.

“EKONOMİK KRİZİN FATURASINI EMEKLİYE VE EMEKÇİYE ÖDETİYORSUNUZ”

İktidar, emekliyi yük olarak görüyor. Emekliye bilinçli ve planlı olarak milli gelirden pay vermiyor. Temmuz ayında en düşük maaş alan emekli sayısı 3.7 milyondu bugün bu rakam ise 4.9 milyon oluyor. 6 ay gibi kısa bir sürede bir milyon 200 bin vatandaşımızı daha sefalet sınırının altına itiyorsunuz. İktidar yoksulluğu bir politika olarak uyguluyor. Zenginlikte değil, yoksullukta eşitleniyoruz. Açlık sınırını 30 bin 143 TL, yoksulluk sınırının 90 bin 188 TL olduğu günümüzde ekonomik krizin faturasını emekliye ve emekçiye ödetiyorsunuz.

Aliye Cosar-7

“EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI: ASGARİ ÜCRET KADAR OLMALIDIR”

Cumhuriyet Halk Partisi olarak en düşük emekli aylığı için teklifimiz nettir; En düşük emekli maaşı: Asgari ücret kadar olmalıdır. Bununla birlikte seyyanen zam ve intibak yasası çıkarılmalıdır. AKP emekli için böyle bir kaynak yok diyor ama sadece bu bütçede faiz ödemesine 2.7 trilyon TL gidecek vazgeçilen kurumlar vergisi miktarı ise 768 milyon liradır. Faiz lobisine ve yandaş milyarderlere verilen desteği kesin, emekliye verin. Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekillerinin emekliler için Meclis’te nöbet tutma eylemine şov diyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı önce yönetim beceriksizliklerine bakıp kendi bir özeleştiri yapsın. Ülkenin gerçeklerini görmezden gelenleri vatandaş sandıkta gerçekleri gösterecektir. Ülkede yokluk var, yoksulluk var. emekliye reva görülen sefalet ücreti var, açlık sınırının altında yaşayan milyonlar var birde bunları ne görmek isteyen ne de duymak isteyen saray iktidarı var.

“EKONOMİK KRİZİN BİR DİĞER YÜZÜ DE ADALET KRİZİDİR”

Kendiniz yarattığınız ekonomik krizin faturasını vatandaşa kesen iktidar tercihini emekliden, alınterinden yana değil ranttan saraydan ve yandaştan yana kullanıyor. Bu ekonomik krizin bir diğer yüzü de adalet krizidir. İktidardan güç alan bir kesim azınlık lüks içinde yaşarken, milyonlarca emekli geçinemiyorsa, burada bir adalet krizi vardır. Market raflarına pazar tezgahlarına iç çektirip bakıp giden, torununa harçlık veremeyen, kirayı ve faturaları düşünen emekliler bir yanda, servetine servet katan bir yanda da diğer servetçiler var.

Emekli-7

“BU İŞKENCEDİR, ZULÜMDÜR”

Bugün ülkemizde yaşamının geri kalanını rahat ve huzurlu bir şekilde geçirmek isteyen emeklilerimiz maalesef geçimini sağlayamadığı için bu yaşta çalışmak zorunda kalıyor. Bu düzende sosyal devlet yoktur. Sosyal adalet yoktur. Emeklilerimiz sadaka değil, hakkını istiyor. Lütuf değil, adalet istiyor. TÜİK’in gerçek dılşı enflasyon rakamları ile bugün yaşanan ekonomik krizi sosyal krize dönüştüren AKP iktidarıdır. Yıllarca verilen emeğin karşılığında hak edilen hayat bu değildir. Bu işkencedir, zulümdür.

Kaynak: HABER MERKEZİ