Soma faciasının 12. yıl dönümü nedeniyle yazılı açıklama yapan DEVA Partisi Antalya İl Başkanı Özlem Arlıer, 13 Mayıs 2014’te yaşamını yitiren 301 madenciyi rahmet ve özlemle andıklarını belirtti. Arlıer, Soma’da yaşananların yalnızca bir maden kazası olmadığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki ihmallerin acı bir sonucu olduğunu vurguladı. Madenciliğin yüksek risk taşıyan ve sıkı denetim gerektiren bir sektör olduğuna dikkat çeken Arlıer, bilimsel ve teknik kurallarda taviz verilmesinin işçilerin hayatını doğrudan tehlikeye attığını söyledi.

Deva Partili Arlıer’den Soma Açıklaması (1)

“12 YILA RAĞMEN ACIMIZ İLK GÜNKÜ GİBİ TAZEDİR”

DEVA Partisi Antalya İl Başkanı Özlem Arlıer konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Aradan geçen 12 yıla rağmen acımız ilk günkü gibi tazedir. Soma’da yaşanan bu büyük felaket, yalnızca bir maden kazası değil; aynı zamanda ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki ihmallerin, eksikliklerin ve yanlış politikaların acı bir sonucudur. Bu facia ne kaderdir ne de kaçınılmaz bir yazgıdır. Aksine, gerekli önlemler alınmış olsaydı önlenebilecek bir ihmaller zinciridir. Madencilik, yüksek risk barındıran ve en üst düzeyde uzmanlık, disiplin ve denetim gerektiren bir sektördür. Bu alanda bilimsel ve teknik kurallardan taviz verilmesi, insan hayatını doğrudan tehlikeye atmaktadır. Ancak ne yazık ki ülkemizde uzun yıllardır uygulanan politikalar, iş güvenliğini bir maliyet unsuru olarak gören anlayışı güçlendirmiş, denetim mekanizmalarını zayıflatmış ve emekçilerin yaşam hakkını ikinci plana itmiştir.

Deva Partili Arlıer’den Soma Açıklaması (1)-1

DENETİMSİZLİĞİN AÇIK BİR GÖSTERGESİ

Soma Faciası, yalnızca 301 madencimizi bizden koparan bir trajedi değil; aynı zamanda sistemsel sorunların, liyakat eksikliğinin ve denetimsizliğin açık bir göstergesidir. Aradan geçen yıllara rağmen iş kazalarının ve iş cinayetlerinin devam ediyor olması, bu alanda yeterli derslerin çıkarılamadığını ortaya koymaktadır. Bugün hâlâ madenlerde, inşaatlarda ve birçok iş kolunda emekçilerimiz güvencesiz, denetimsiz ve ağır çalışma koşulları altında hayatlarını riske atarak çalışmak zorunda bırakılmaktadır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği bir tercih değil, temel bir insan hakkıdır. Bu hakkın korunması; güçlü bir kamu iradesi, etkin ve bağımsız denetim mekanizmaları ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla mümkündür. İnsan hayatını merkeze almayan hiçbir üretim modeli sürdürülebilir değildir. Ekonomik büyüme, emekçilerin canı pahasına sağlanamaz.

Deva Partili Arlıer’den Soma Açıklaması (2)

GÜVEN DUYGUSUNU DA ZEDELİYOR

Öte yandan, Soma Faciası sonrasında yürütülen yargı süreçleri de toplum vicdanını tam anlamıyla tatmin edememiştir. Adaletin gecikmesi ya da eksik tecelli etmesi, yalnızca kaybettiğimiz canların hatırasını değil, aynı zamanda toplumsal güven duygusunu da zedelemektedir. Gerçek sorumluların hesap vermediği bir düzende, benzer acıların tekrar yaşanmasının önüne geçmek mümkün değildir.

MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ

DEVA Partisi olarak; emeğin değer gördüğü, insan hayatının her şeyin üzerinde tutulduğu, liyakatin esas alındığı ve denetim mekanizmalarının etkin şekilde işlediği bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Amacımız; hiçbir emekçinin işine giderken hayatını kaybetme korkusu yaşamadığı, güvenli ve insanca çalışma koşullarının hâkim olduğu bir ülkeyi hep birlikte inşa etmektir. Bu duygu ve düşüncelerle; Soma’da hayatını kaybeden 301 madencimizi ve tüm iş cinayetlerinde yitirdiğimiz emekçilerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Soma’yı unutmadık, unutturmayacağız.”

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ