CHP’nin 38. Kurultayı’na verilen mutlak butlan kararı tartışmaları devam ederken, CHP Genel Merkez tarafından il başkanlıklarının görevden alınmasıyla birlikte tartışmalar sürüyor. CHP içindeki bu karışıklık Antalya’ya da sıçramıştı. Genel Merkez tarafından görevden alınan Nail Kamacı’nın yerine Hasan Şahin atanmıştı. Tepkilerin odağında yer alan Hasan Şahin’in CHP il binasına gelerek görevine başladı.

CHP Antalya İl Başkanlığına atanan Hasan Şahin, partililerle bir araya geldi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Konyaaltı Belediyesi meclis üyesi Hür Diren Dağ ve Kemer Belediyesi eski Başkanı Mustafa Gül, Konyaaltı Belediyesi eski Başkanı Semih Esen ve Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Hasan Şahin’e destek olmak için il binasına geldi. Hasan Şahin basın açıklaması öncesinde Partilileri makam odasında ağırladı.
HASAN ŞAHİN’DEN İLK AÇIKLAMA
İl başkanlığından yaptığı açıklamada konuşan Hasan Şahin şu sözlere yer verdi:
“Çok değerli Cumhuriyet Halk Partili ailem. Çok değerli parti büyüklerim. Yıllardır beraber omuz omuza mücadele etmiyorlar arkadaşlarım. Biliyorsunuz çok önceden tanıdığım birisinin böyle konuşmalarına çok açık değilim. Ben örgüte daha yakın konuşmalar yapan bir insanım. Zaten burada da bir protokol yok. Siz Cumhuriyet Halk Partili ailelerim, kardeşlerim, abilerim, yol arkadaşlarım, dava arkadaşlarım var. Çok değerli Cumhuriyet Halk Partililer. Ben konuşmama başlamadan önce öncelikle önceki dönemli il başkanımız Sayın Nail Kamacı'ya yönetimine daha önce partide görev yapan tüm belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz, yol arkadaşlarımıza sonsuz teşekkür ediyorum. Sağ olsun Nail Başkan'ım, Nail abim bu süreçte Türkiye'nin birçok yerinde yaşadığımız olumsuzluklara tarafı olmayarak Cumhuriyet Halk Partisi'ne yakışır bir şekilde partinin devir teslimini kendileriyle gerçekleştirdik.

“PARTİMİZ OPERASYONLARLA ANILIYOR”
Dört gündür il başkanlığımızdayız. Dört gündür bir takım fiziki hazırlıklar, görsellerimiz genel merkezimin resimleri, sosyal medya hesaplarımız, mesaj hesaplarımız, bunların hemen tamamlanması ve bugün sizlerle buluşmamız şeklinde bir araya geldik. Bu kürsülerden değil, sizlerden uzak kalmış olmaktan heyecanlıyım. Maalesef partimiz son dönemde mutlak butlan atama kararları çeşitli belediyelere yönelik operasyonlar bir takım iddialarla anlıyor. Ben hepinizin huzurunda açıkça ifade etmek istiyorum ki yıllarca örgütte görev yaptım. 1992 Yılından beri bu partinin üyesiyim. Babadan dededen Cumhuriyet Halk Partiliyim. Maalesef hiçbir şekilde düşünmediğim il başkanlığı görevine atama kararıyla gelmiş bulunmaktayım. Ama bu atama kararına gelirken süreci de hep birlikte incelemek gerekiyor.
“MUTLAK BUTLAN NİÇİN VAR OLDU?”
Partimizi bu sürece getiren nedir? Mutlak butlan niçin var oldu? Hiçbir siyasi partiye yargı müdahalesi yapılmasını doğru bulmuyorum. Ama maalesef ki bu duruma neden geldi? Maalesef mutlak butlan yaşandı. Bu Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu duruma düşmesinden sorumlu olanlar Cumhuriyet Halk Partisi'nin bugün bu tartışılmanın içine çekenler elbette yargı önünde Cumhuriyet Halk Partisi vicdanında ve hepinizin huzurlarında hesap vereceklerdir. Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet döneminde Atatürk'ün bizlere emanetiyle birlikte ilk defa böyle bir tartışma içerisine çekildi.

“BEN CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NİN ÖZ EVLADIYIM, ÖZ”
Bugün bunları burada son kez konuşacağım. Daha sonra daha önce ifade ettiğim gibi Birlik Beraberlik Günü hep birlikte omuz omuza mücadele edeceğiz. Ama Günlerdir taraflıca, yandaş medyaca yapılan yayınlarla tarafımıza butlancı, satılmış, hain diyorlar. Bunu da buradan kınıyorum. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin öz evladıyım, öz. Önce karşısındakini hain hitabıyla sorgulamak için karşısındaki insanı tanıyacak. Ben bu partiye çocuklarımdan, ailemden daha çok zaman verdim. Ben bu AKP'yle daha çok mücadele ettim. Neredeydiniz?
“BİZLER DEMOKRASİNİN PARTİSİ, KONGRELERİN PARTİSİYİZ”
Bugün parti geldiği noktada yoksulluğu konuşamıyorsa, asgari ücreti konuşamıyorsa, çiftçinin durumunu konuşamıyorsa, bugün partiyi bu hale düşürenler utansınlar. Ama umutsuzluğa kapılmayın. Cumhuriyeti Halk Partisi 103 yıllık bir çınar. Bu zor günleri daha çok zor günleri hep beraber omuz omuza aştık. Ve bunda sizlerin de desteğiyle aşacağımıza yürekten inanıyorum. Bir takım eleştiriler var sosyal medyada. Bizler demokrasinin partisi, kongrelerin partisiyiz. Eleştirilere sonuna kadar demokratik her türlü eleştiriye sonuna kadar saygı duyuyorum. Ama biraz önce ifade ettiğim gibi eleştirinin de sınırları var. Bu arkadaşları Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı makamında birebir konuşmaya bu süreci tartışmaya davet ediyorum.

MUHİTTİN BÖCEK’İN O KONUŞMASINI HATIRLATTI
Sosyal medya mecralarında Cumhuriyet Halk Partisi tartışmakla Cumhuriyet Halk Partili olunmuyor. Şimdi konuya daha değinmek istiyorum. Cumhurbaşkanlığı seçiminde hepimiz geçen dönem bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu belirledik. Bu süreç nasıl oldu? Biz Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce Kemer'de bir örgüt buluşması yaptık genel başkanın öncülüğünde. Tüm ilçe başkanları, il başkanı, milletvekilleri, parti meclislerimiz toplantıdaydı. Sayın başkanlarım da oradaydılar. Orada Muhittin Başkan bir konuşma yaptı. Dedi ki “gönlümüzün de yüreğimizin de adayı sayın genel başkanımız Kemal” konuşması bu, Cumhurbaşkanlığı'nı kaybetti.
“HİÇ KİMSENİN CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NE İHANET ETMEYE HAKKI YOKTUR”
Kaybettiğimizde genel başkan kaybetmedi. Hepimiz kaybettik. Çok mücadele verdik. Sokak sokak çalıştık. Ben o zaman Muratpaşa ilçe örgütüydüm. O örgüt benim arkamda kale gibi çalıştı. Naz ablam vardı. Deniz Mahallesi'nde girmedik mahalle bırakmadık. 38 bin haneyi ziyaret ettik. O örgüt buradaydı. Ama bazıları neredeydi? Cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu'dur diyen arkadaşlar daha Cumhurbaşkanı adayı belirlendiğinde partinin genel başkanlığı hesabı yaptılar. Bu gerçekleri partinin herkes öğreniyor. Herkes bilecek. Hiç kimsenin Cumhuriyet Halk Partisi'ne ihanet etmeye hakkı yoktur. Hiç kimsenin Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı dışında bir adaya çalışmaya hakkı yoktur. Bu süreçte hepimiz de bu zorlukları aşacağız.
“BEN KİŞİLERE ODAKLI SİYASET YAPMIYORUM”
Daha sonra kurultay süreci başladı biliyorsunuz. Cumhurbaşkanlığı seçimi bu süreçte biz ve bazı arkadaşlarımız Antalya'dan Kılıçdaroğlu'na bazı arkadaşlarımız Sayın Özgür Özel'e destek verdiler. Sonuçta kurultay o tarihte bugün malum öğrendiğiniz sebeplerle Özgür Özel'ce kazanıldı. Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Geldim iki gün sonra ilçe başkanlığımıza yönetimli toplantıya çağırdım. Dedim ki bizim genel başkanımız Sayın Özgür Özel'dir. Genel başkanımız seçilmiştir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun resmini partiden indirdim. Parti bilinciyle Sayın Özgür Özel'in resmini ilçe başkanlığı makamını astım. Ben o zaman da Cumhuriyet Halk Partili'ydim. Bugün de Cumhuriyet Halk Partili'yim. Ben kişilere odaklı siyaset yapmıyorum. Ben bu siyaseti dedemden, ben bu siyaseti babamdan öğrendim.

“İHRAÇ EDİLDİĞİM PARTİYE DÖNMEK İÇİN İKİ SENE HUKUK MÜCADELESİ VERDİM”
Daha sonraki süreçte bildiğiniz belediye meclis üyesiyle genel merkez ön seçim yapmıştık. Belediye meclis üyesiyle genel merkezler istihbaratında bir takım aksaklıklar, bir takım anlaşma sorunları oldu ve tarafım disiplin kuruluna sevk edildi. İlk önce iyi disiplin kurulu kararıyla uyarı cezasıyla cezalandırıldım ama genel merkez yönetimi aynı gün toplanıp beni Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk etti ve devamında ihraç etti. Uluslararası Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi'nde vardır. Bir insanı iki kere yargılayamazsın. Örgütün beni uyarı cezasıyla cezalandırdı. Ama tatmin olmadı genel merkezimiz. Beni ihraç etti. Ben ihraç edildiğim partiye dönmek için iki sene hukuk mücadelesi verdim. Niye? Babamın partisi, dedemin partisi ama en önemlisi Atatürk'ün partisi. O zamanlar O zaman da Cumhuriyet Halk Partisi'ne küsmedim. Yarın da küsmeyeceğim.
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ KİŞİSEL BEKLENTİLERİN SİYASET ALANI DEĞİLDİR “
Genel başkanlar, bizler, belediye başkanlarımız seçilmişler. Her gün değişiyor. Gelecek yıllarda da değişecek. Benim çocuklarım benden sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapacak. Sizlerin çocukları da Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapacak. Tekrar söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi kişisel ikballerin siyasetleri değildir. Cumhuriyet Halk Partisi kişisel beklentilerin siyaset alanı değildir. 35 yıldır bu partide kongreler yaparız. Çok kongre kaybettik. Çok kongre kazandık. Ama hiçbir zaman partimize küsmedik. Kaybettiğimiz seçimlerin ertesi günü döndük. Partimizin başarısı için tekrar çalıştık. Ve çalışmaya devam ettik.

“EN DEMOKRATİK YÖNTEM SEÇİMDİR”
Daha önceki kongrelerde de ilk kongrelerinde Deniz Bey döneminde Kemal Bey döneminde genel başkanlarımız kongreleri genel merkezin işte bu aday daha iyidir, bu aday daha iyidir diye yönlendirmeleri elbette ki oluyordu. En demokratik yöntem seçimdir. Ama bu seçim nasıl oldu arkadaşlar? Dediğim gibi otuz beş yıldır partideyim. Son İl Kongresi'nde seçime bir gece kala genel başkan yardımcımız o dönemdeki Özgür Karabat ve bir takım genel başkan yardımcıları gelerek on dokuz ilçe başkanını bir salonda toplayıp karşı adayın listesine destek olmayacaklarına dair listede bulunmayacaklarına dair ıslak imzalı istifa dilekçeleri imzaladı. Demokrasi bu mudur? Böyle seçimle mi gelmiş oluyorsunuz? Yani bunları unutmadık.
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NİN TEK ÇIKIŞ YOLU KURULTAYLARINI TOPLAMAKTIR”
Dün bugün bunların kavgasını verecek değiliz. Gün birlik günü. Ama biraz doluyum. Bunları da ifade edemeden geçmek istemiyorum. Geldiğimiz noktada Cumhuriyet Halk Partisi'nin tek çıkış yolu kurultaylarını toplamaktır. Sizlerle birlikte hep birlikte parti meclisimizin aldığı karar doğrultusunda Eylül ayından itibaren kongre süreci genel merkezimizde başlıyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin sadece kongreler yapması, Cumhuriyet Halk Partisi'nin sorunlarına çözüm olmayacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'ne yakışan, Cumhuriyet Halk Partili delegenin, üyenin iradesini ortaya koyan demokratik bir tüzüğe ihtiyaç vardır. Ben son kurultayla ifade etmiştim ki gitmiştik. Hem Sayın Özgür Özel hem genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu konuşmalarını yapmıştı. Orada dediler ki Sayın Özgür Özel Bundan sonra örgüt iradesi hakim olacak. Çok güzel. Hep arz ettiğimiz hepimizin arz ettiği şey. Dedi ki ben size burada ön seçim için namus şeref sözü veriyorum dedi. Belediye başkan adaylarını hangi yöntemle belirledin? Antalya'nın belli ilçelerinde yirmi tane, otuz tane, on beş tane, beş tane aday varken daha sonra adaylık müracaatı alıp nasıl belediye başkanı belirledin? O örgütün iradesinin yok sayıldığı dönemler sizlerin de desteğiyle inşallah hep birlikte son verecek.
“BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI HANGİ YÖNTEMLE BELİRLEDİN?”
Çünkü biz Muratpaşa da bunu belediyenin söylediklerinde örgüt seçimlerinde her zaman sandığının önünde, sandığı önünüze getirerek yerine getirdik. Şimdi kısaca bir bilgi vereyim. Malumunuz il başkanlığımız burada kiracıyız. Nail Başkanımızın öncülüğünde bir il başkanı inşaatımız var. bugüne kadar geldi. Şu anda inşaat bekleme noktasında. Aşağı yukarı yüzde ellisi tamamlandı. Ben buradan il binasının yapımında emeğe geçen başta Nail Başkanım'a ve emek veren herkese tekrar teşekkür ediyorum. Bizler ondan bayrağı sizlerin de desteğiyle genel merkezimizin de desteğiyle il binamızı hızla bitirip orada hizmet vermeye, partimizin başarıları için omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğiz.
“HESAP VERİLEBİLİR BİR İL BAŞKANLIĞI YAPACAĞIZ”
Hesap verilebilir bir il başkanlığı yapacağız. Örgütünü hesap verecek il başkanları. Hem mali konularda hem çalışma konularında. Başım dik, alnım açık, bu yaşıma kadar en büyük sermayem ve bundan sonra bu şekilde yaşamaya devam edeceğim. Bugün bizlerle bir araya geldiniz. İnanılmaz destek verdiniz. Birtakım arkadaşlar yönetim kurulu oluşturamazlar. parti tabanının desteğini alamazlar. Yani burada sayısal yarışlara girecek değiliz. Çok çok büyük bir kalabalık var. Sağ olun hepinizin ayağına sağlık. Oradaki arkadaşlarımız da Cumhuriyet Halk Partisi'nin birer evladı. Aramıza bir takım nifak tohumları sokulmuş olabilir. Aramıza bir takım kavga tohumları ekilmiş olabilir. Bizler kardeşiz. Aynı yolda mücadele ettik. Aynı yolda omuz omuza kavga ettik. Yarın bir araya geleceğiz. Kırmayalım birbirimizi.”




