Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümü, Antalyalı kadınları sokaklara döktü. Attalos Meydanı’nda toplanan Antalya Kadın Platformu, kadın ölümlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kadın eğitim emekçilerinin yaşam hakkı, can güvenliği, çalışma koşulları ve kamu kurumlarının koruma yükümlülüğün açısından ciddi soru işareti barındırdığını vurgulayan platform, şüpheli ölümün her türlü yönden soruşturulması için çağrıda bulundu.

Irmak Ayse Koparan Icin Antalya Tek Yurek Oldu (3)

“CİDDİ SORU İŞARETLERİ BARINDIRIYOR”

Antalya Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Eğitim-Sen Antalya Şubesi Kadın Sekreteri Özlem Yavuz şu ifadelere yer verdi:

“Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan kadın öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümü, yalnızca bir ölüm haberi olarak geçiştirilemez. Bu olay, kadın eğitim emekçilerinin yaşam hakkı, can güvenliği, çalışma koşulları ve kamu kurumlarının koruma yükümlülüğü açısından ciddi soru işaretleri barındıran ve kamuoyunun vicdanını derinden yaralayan bir durumdur.

“ETKİLİ POLİTİKALAR GELİŞTİRİLMEDİĞİ GÖRÜLMEKTEDİR”

Kadın eğitim emekçileri özellikle görev yaptıkları birçok bölgede barınma sorunları, yalnızlaştırma, güvencesizlik, sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, idari baskılar, ayrımcı uygulamalar gibi çeşitli şiddet biçimleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Ancak kamu otoriteleri tarafından bu sorunların görmezden gelindiği ve sorunların çözümüne yönelik kalıcı ve etkili politikalar geliştirilmediği görülmektedir.

Irmak Ayse Koparan Icin Antalya Tek Yurek Oldu (4)

“SORUŞTURMA TİTİZLİKLE YÜRÜTÜLMELİ”

Kadınların yaşam hakkını tehdit eden koşullar kesinlikle münferit değildir. Kadınların eşitlik, güvenlik ve özgürlük taleplerini görmezden gelen politikalar, toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı söylemler, İstanbul Sözleşmesi gibi kadınları koruyan uluslararası mekanizmalardan uzaklaşılması, şiddet faillerini cesaretlendiren cezasızlık uygulamaları ve kamu kurumlarında yaygınlaşan erkek egemen yönetim anlayışı, kadınların yaşam hakkını sistematik biçimde ihlal eden vahim bir durum yaratmıştır. Kadın cinayetlerinin, şüpheli kadın ölümlerinin ve kadınlara yönelik şiddetin hiç olmadığı kadar arttığı böylesi bir ortamda, her ölümün titizlikle soruşturulması ve kamuoyunun tatmin edici biçimde bilgilendirilmesi devletin temel sorumluluğudur.

“YAŞAM KOŞULLARINI SAĞLAYACAK TÜM ÖNLEMLER ACİLEN ALINMALIDIR”

Kadınların yaşam hakkını savunmak, şiddete, baskıya, mobbinge, ayrımcılığa ve cezasızlık politikalarına karşı mücadele etmeyi, eşitlikçi ve özgür bir yaşamı savunmayı gerektirir. Şüpheli kadın ölümleri tüm yönleriyle aydınlatılmalı, olaylarla ilgili tüm iddialar etkin, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalı, varsa ihmali, sorumluluğu veya kusuru bulunan kişi ve kurumlar açığa çıkarılarak gerekli işlemler yapılmalı, güvenli çalışma ve yaşam koşullarını sağlayacak tüm önlemler acilen alınmalıdır.

Irmak Ayse Koparan Icin Antalya Tek Yurek Oldu (2)

“MÜNFERİT DEĞİLDİR”

Irmak öğretmenin ölümü de münferit değildir. Tıpkı Antalya'da son aylarda yaşanan kadın ölümlerinin münferit olmadığı gibi... 7 aylık hamile hemşire Esra Uğur evinde ölü bulundu. Yaşamının baharında, doğmamış bebeğiyle birlikte yaşamdan koparıldı. Ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, kadınlar olarak gerçeğin açığa çıkmasını talep ediyoruz. Kübra Yapıcı günlerce kayıp olarak arandı. Ardından öldürüldüğü ortaya çıktı. Bir kadın daha erkek şiddetinin hedefi oldu. Henüz üç aylık evli olan Helin Kutlay yaşamını yitirdi. Ardından yürütülen soruşturma kapsamında eşi tutuklandı. Bir kez daha gördük ki kadınların yaşam hakkı en yakınlarındaki erkekler tarafından tehdit edilebiliyor. Sera işçisi Vahda Ş. evinde silahla vurulmuş halde bulundu. Göçmen kadınlar hem kadın olmaktan hem de göçmen olmaktan kaynaklı çoklu ayrımcılık ve şiddet riski altında yaşam mücadelesi veriyor.

Irmak Ayse Koparan Icin Antalya Tek Yurek Oldu (1)-1

“KADINLARI YAŞATACAK OLAN AİLEYİ KUTSAYAN POLİTİKALAR DEĞİLDİR”

Bu isimler yalnızca son aylarda kamuoyuna yansıyan kadınlardır. Her gün yeni bir kadın cinayeti, her gün yeni bir şüpheli kadın ölümü haberiyle uyanıyoruz. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasıyla birlikte kadınların yaşam hakkını koruyan mekanizmalar daha da zayıflatılmış, kadınlar "aile" söylemi içinde görünmez hale getirilmeye çalışılmıştır. Oysa kadınları yaşatacak olan şey aileyi kutsayan politikalar değil, kadınların özgür ve eşit yaşam hakkını güvence altına alan politikalardır.

“KADINLARIN YAŞAM HAKKININ GÖRMEZDEN GELİNMESİNE ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Antalya Kadın Platformu olarak, Irmak Ayşe Koparan’ın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Tüm şüpheli ölümler gibi üzerinin örtülmesine, gerçeğin karartılmasına, sorumluların korunmasına ve kadınların yaşam hakkının görmezden gelinmesine asla izin vermeyeceğiz.

ANTALYA KADIN PLATFORMU’NDAN KRİTİK SORULAR

Antalya Kadın Platformu olarak soruyoruz: Irmak Ayşe Koparan'ın ölümüne giden süreçte neler yaşandı? Kadınların maruz kaldığı mobbing, baskı ve şiddet neden ciddiye alınmıyor?

Neden her ay onlarca kadın erkekler tarafından öldürülüyor ya da şüpheli koşullarda yaşamını yitiriyor? Neden koruyucu ve önleyici mekanizmalar etkin biçimde işletilmiyor?

“NORMALLEŞTİRMİYORUZ”

Bir kez daha haykırıyoruz: Kadın cinayetlerini de şüpheli kadın ölümlerini de normalleştirmiyoruz! Irmak için, Esra için ,Kübra için. Helin için,Vahda için adalet istiyoruz! Yaşamdan koparılan, şüpheli koşullarda kaybettiğimiz, erkek şiddeti sonucu aramızdan alınan tüm kadınlar için adalet istiyoruz! Gerçekler açığa çıkana, sorumlular hesap verene ve kadınlar özgürce yaşayabilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşasın kadın dayanışması!”

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ