Kiracılar Dayanışma Derneği Başkanı Cengiz Kul, Türkiye’de her geçen gün derinleşen barınma krizine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Belediye başkanlarına, TBMM üyelerine, milletvekillerine, bakanlara ve tüm bürokratlara açıkça seslenen Başkan Kul, kiracıların sorunlarına seyirci kaldıklarını belirtti. Yapılanların ihmal değil görev suistimali olduğuna dikkat çeken Başkan Kul, kiracıların açlık, borç ve evsiz kalma korkusuyla yaşamaya mahkûm edildiğini belirtti.

Fahiş kira artışlarının önüne geçilmediğini ve tahliyelerin engellenmediğini aktaran Başkan Kul, konuya ilişkin iktidara ve kamu yöneticilerine yüklendi. Sosyal medya hesabı üzerinden açık çağrıda bulunan Kul, “Barınma hakkını yok sayan her makam, halkın öfkesinin muhatabı olacaktır. Bu düzen ya değişecek, ya da değiştirilecektir. Susmuyoruz. Boyun eğmiyoruz. Geri adım atmıyoruz” dedi.
“İHMAL DEĞİL, GÖREV SUİSTİMALİDİR”
Resmi sosyal medya hesabı üzerinden dikkat çeken açıklamalarda bulunan Kiracılar Dayanışma Derneği Başkanı Cengiz Kul, şu ifadelere yer verdi:
“Belediye başkanlarına, TBMM üyelerine, milletvekillerine, bakanlara ve tüm bürokratlara açıkça sesleniyoruz:
Türkiye’de kiracılar açlığa, borca ve sokağa atılma korkusuna mahkûm edilirken, iktidar makamları bilerek ve isteyerek seyirci kalmaktadır. Bu artık ihmal değil, görev suistimali ve toplumsal sorumluluk ihlalidir.

“SORUMLULUK MAKAMLARINDA OTURAN HİÇ KİMSE MASUM DEĞİLDİR”
Fahiş kiralar durdurulmamaktadır. Tahliyeler engellenmemektedir. Barınma hakkı korunmamaktadır. Çünkü tercih edilmemektedir. Bir maaşın ev kirasına yetmediği, emeklinin barınamadığı, çocukların güvencesizliğe itildiği bir ülkede sorumluluk makamlarında oturan hiç kimse masum değildir.

“BU DÜZEN YA DEĞİŞECEK, YA DA DEĞİŞTİRİLECEKTİR”
Buradan ilan ediyoruz: Bu yoksulluk kader değil, sizin eserinizdir. Bu sessizlik tarafsızlık değil, suça ortaklıktır.
Kiracılar Dayanışma Derneği olarak uyarıyoruz: Barınma hakkını yok sayan her makam, halkın öfkesinin muhatabı olacaktır. Bu düzen ya değişecek, ya da değiştirilecektir. Susmuyoruz. Boyun eğmiyoruz. Geri adım atmıyoruz.”





