Kaş Çevre ve Kültür Derneği, Kaş–Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içinde bulunan Limanağzı’nda çok sayıda koruma mevzuatı ile güvenceye alınmasına rağmen doğa ve kültürel mirasın ciddi derecede tahrip edildiğini açıkladı. Kaş Çevre ve Kültür Derneği, eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’ya ait olan araziye ulaşım sağlamak için orman arazisinden yol açıldığı ve izinsiz inşai faaliyetler yürütüldüğünü belirterek, yürütmeyi durdurmak amacıyla konunun yargıya taşındığını duyurmuştu. Dava sürecinin devam ettiğini ve yürütme durdurma kararının verilmediğini belirten dernek, dava sürecinde yol açık çalışmasının tamamlandığını duyurdu.
Koruma altında olan bölgenin tahrip edildiğine vurgu yapan dernek, doğal ve çok sayıda kültürel mirasın zarar gördüğünü aktararak, yürütmeyi durdurma kararının verilmesi için çağrıda bulundu.

BÖLGE KORUMA ALTINDAYDI
Verilen izinlerin hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Dernek, bölgenin 3. Derece Doğal Sit, içerisinde üç adet 1. Derece Arkeolojik Sit ve bir adet Tarihi Sit alanı bulunan, neredeyse tamamı orman ve zeytinliklerden oluştuğuna dikkat çekerek, çok sayıda koruma mevzuatı ile güvence altına alınmış kültürel miras olduğunu aktardı.
KURUMLARI GÖREVE DAVET ETTİLER
Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’ne seslenen dernek, projede kamu yararının nerede olduğunu ve yapılan yolun Kaş halkı için mi yoksa eski bakanın arazisine ulaşımını kolaylaştırmak için mi yapıldığını sordu. Yapılan yolun kamu için yapılmadığını rant için açıldığına dikkat çeken dernek, “Bu alanları korumakla yükümlü tüm kurumları, kişi ve makam ayrımı gözetmeksizin, hukukun ve kamusal sorumluluğun gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz” dedi.
“BÖLGE DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRASTIR”
Kaş Çevre ve Kültür Derneği yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi:
Kaş–Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içinde yer alan Limanağzı;
3. Derece Doğal Sit, içerisinde üç adet 1. Derece Arkeolojik Sit ve bir adet Tarihi Sit alanı bulunan, neredeyse tamamı orman ve zeytinliklerden oluşan, çok sayıda koruma mevzuatıyla güvence altına alınmış eşsiz bir doğal ve kültürel mirastır.

“HUKUKA AYKIRI İNŞAİ FAALİYETLER YÜRÜTÜLÜYOR”
Bu miras bugün, siyasi nüfuz ve kişisel çıkarlar uğruna geri dönülmez biçimde tahrip edilmektedir. Limanağzı’nda, eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’ya ait arazi üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı inşai faaliyetler yürütülmektedir.
NELER OLMUŞTU?
Türkiye’nin ilk kültür rotası olan Likya Yolu’nun geçtiği Limanağzı, 2015’ten bu yana defalarca “Eko Turizm Alanı” adı altında yapılaşmaya açılmak istenmiş, ancak yerel halkın ve sivil toplumun mücadelesiyle bu planlar yargı tarafından iptal edilmiştir. Yani bu bölgenin yapılaşmaya kapalı olduğu defalarca tescillenmiştir.
“ULAŞIM TEKNE SEFERLERİ İLE SAĞLANMIŞTIR”
Karayolu ulaşımı bulunmayan bölgede, sahilde faaliyet gösteren işletmeler bugüne kadar konaklamasız, günübirlik tesis statüsünde çalışmış; ulaşım yalnızca Kaş Limanı–Limanağzı arasında yapılan tekne seferleriyle sağlanmıştır.

ORMAN ARAZİSİNDEN YOL AÇILDI
2025 Aralık ayında Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, Limanağzı’ndaki 16 dönümlük özel firmaya ait bir araziye ulaşım sağlanması amacıyla, 3 bin 978 m² orman arazisinden yol açılmasına izin vermiş ve bu güzergâhı 29 yıllığına Egem Eko Turizm Yatırımları A.Ş.’ye kiralamıştır. İzin belgelerinde, bu yolun yalnızca söz konusu şirketin kullanımına tahsis edildiği ve gerekçe olarak “kamu yararı ve zaruriyet” ifadesinin yer aldığı görülmektedir. Şirketin sahibinin eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu olduğu kamuoyuna yansımıştır.”
ANTALYA ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ’NE KRİTİK SORULAR
Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’ne Soruyoruz: Kamu yararı nerede? Bu yol Limanağzı’nda zeytinliği olan Kaş halkı için mi açıldı yoksa eski bir bakanın özel arazisine ulaşımı kolaylaştırmak için mi? Halk için açıldıysa neden yol Bakanın şirketine 29 yıllığına kiralandı? Bu yol, kamu için değil; bir kişiye çıkar sağlayacak şekilde yani rant için açılmıştır.
ERKAN MUMCU: “HAK ETMEDİM”
Erkan Mumcu yapılan protestolar üzerine açıklamada bulunmuş “Çevre haini ilan edilmeyi haketmedim. İmar mevzuatının zorunlu kıldığı bir çalışma. Burada glamping tarzı bir işletme yapmayı hedefliyorum. Temelsiz yapılar olacak ama imar planının hazırlanması öncesi zemin etüdü yapılması yasal olarak zorunlu tutuluyor. Biz de zorunlu olarak arazide zemin etüdünü yaptırmak için orman arazisinden geçerek sondaj makinesini buraya getirmek zorundayız. İmar hakkı mülkiyet hakkının bir cüzüdür (ayrılmaz parçası)” açıklamasında bulunmuştu.

MUMCU’NUN AÇIKLAMASINA SERT TEPKİ
Erkan Mumcu’nun kamuoyuna yaptığı açıklamalar gerçeği yansıtmamaktadır. Limanağzı’nda:
Onaylı imar planı yoktur.
Konaklama izni yoktur.
Glamping dâhil hiçbir yapılaşma mümkün değildir.
İmarsız bir alanda “imar mevzuatının zorunlu kıldığı çalışma” olmaz. Bu açık bir hukuk çarpıtmasıdır.
YÜRÜTME DURDURMA TALEBİYLE DAVA AÇILDI
Derneğimiz, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından verilen bu iznin;
kamu yararından ziyade kişi çıkarına yönelik, hukuka açıkça aykırı olduğu
ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğuracağı gerekçesiyle iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açmıştır. Dava süreci devam etmekte olup, henüz yürütmeyi durdurma kararı verilmemiştir. Bu süreçte yol açım çalışması tamamlanmıştır.
“ZEYTİNCİLİK KANUNU’NUN VE KORUMA MEVZUATININ AÇIK İHLALİDİR”
Doğa ve Zeytin Katliamı Devam Ediyor. Yol yapımının ardından, herhangi bir onaylı imar planı ve izin bulunmaksızın, arazi üzerinde inşai faaliyetlerin sürmektedir.
– izinsiz taraçalandırma ve düzleştirme yapılmış,
– zeytin ağaçları sökülmüş,
– sahile paralel yollar açılmıştır.
Bu yapılanlar yalnızca doğa tahribatı değil, Zeytincilik Kanunu’nun ve koruma mevzuatının açık ihlalidir.
“HUKUKİ BİR KARŞILIĞI YOKTUR”
Limanağzı Bölgesi’nde, Erkan Mumcu’ya ait arazinin de bulunduğu alanda onaylı herhangi bir imar planı bulunmamaktadır. Dolayısıyla “imar mevzuatının zorunlu kıldığı çalışmalar” iddiasının hukuki bir karşılığı yoktur.
“FAALİYETLER USULSÜZ VE HUKUKA AYKIRIDIR”
İmarsız ve Günübirlik Tesis Alanı statüsündeki bu bölgede; zemin etüdü, glamping ya da herhangi bir konaklama yapısı yasal olarak mümkün değildir. Birden fazla koruma statüsüne sahip bir alanda, plan bulunmaksızın yürütülen bu faaliyetler usulsüz ve hukuka aykırıdır.
Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nün, yalnızca tek bir kişi ve şirketin yararlanacağı bir izni “kamu yararı” gerekçesiyle vermesi de kamu vicdanını yaralamış ve hukuk önünde ciddi soru işaretleri yaratmıştır.
“LİMANAĞZI’NI RANT’A TESLİM ETMEYECEĞİZ!”
Bu alanları korumakla yükümlü tüm kurumları, kişi ve makam ayrımı gözetmeksizin,
hukukun ve kamusal sorumluluğun gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz.”





